Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3093 E. , 2023/4635 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/3093
Karar No:2023/4635
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: LPG otogaz bayilik lisansı sahibi davacıya 5307 sayılı Kanun uyarınca verilen 280.000,00-TL idari para cezasının tahsiline yönelik olarak düzenlenen … tarih ve … sayılı tahakkuk fişinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 24/07/2009 tarihinde yapılan denetimde davacının otogaz istasyonunda tüp dolumuna yarayan alet bulundurduğu gerekçesi ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından 280.000,00- TL idari para cezası verildiği, bu cezanın iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 17/04/2012 tarih ve E:2010/1768, K:2012/781 sayılı kararı ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere davanın reddine karar verdiği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun 26/01/2018 tarihli yazısı ile mahkeme kararının kesinleştiği belirtilerek idari para cezasının tahsilinin Ağrı Defterdarlığı'ndan talep edildiği, bunun üzerine iptali istenen tahakkuk fişinin düzenlendiği, anılan işlemin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı; davacının gerek dava dilekçesinde gerekse 23/05/2018 tarihli dilekçesinde, 12/02/2018 tarihli dilekçe ile kanun yararına temyiz talebi ile Danıştay Başsavcılığına müracaat ettiğini belirttiği, dolayısı ile idari para cezasının iptaline ilişkin davanın temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu durumda, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan idari para cezasına karşı açılan davanın reddedildiği, davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmadığı, her ne kadar Danıştay Başsavcılığına kanun yararına temyiz talebi ile başvuruda bulunulduğu belirtilmiş ise de yapılan bu başvurunun 2577 sayılı Kanun'un 51/2. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine etkisinin bulunmadığı, bu itibarla, kesinleşen idari para cezasının, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda vadesinin belirlenmesi, ödeme emrinin düzenlenmesi ve nihayetinde tahsiline yönelik olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 22/04/2022 tarihli ara kararıyla davalı idareden, "fiilin işlendiği 2009 yılından bir önceki yılda lisansa konu LPG faaliyetine ilişkin davacının net satış hasılatının miktarı"nın sorulduğu, davalı idare tarafından ara karara cevap olarak davacının 2008 yılı gelir vergisi beyannamesinin gönderildiği, ayrıca gelir vergisi beyannamesi ekinde yer alan belgeden tahakkuk miktarının 10.000,00-TL olarak belirlendiğinin anlaşıldığı,
12/05/2023 tarihli ara kararıyla ise davalı idareden, "davacıya uygulanması gereken idarî para cezasının nasıl hesaplandığı, 10.000,00-TL idarî para cezası miktarının nasıl bulunduğu"nun sorulduğu, ara karara verilen cevapta, "bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kurul kararına bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idarî para cezaları, işlenen fiil için bu kanunla birlikte daha düşük bir idarî para cezası uygulanmasının öngörülmesi hâlinde, ilgili vergi dairesince 16. maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgarî maktu hadden tahsil edilir" hükmü gereğince uygulanacak idarî para cezasının alt sınır olan 10.000,00-TL olarak belirlendiğinin belirtildiği,
Bu durumda, yapılan araştırma sonucunda uygulanması gereken idarî para cezası miktarının 10.000,00-TL olduğu, belirlenen bu miktarın dava konusu idarî para cezasına göre davacının lehine olduğu ve bu miktarla sınırlı olarak tahakkuk fişi düzenlenebileceği anlaşıldığından, davacı adına düzenlenen 280.000,00-TL tutarlı tahakkuk fişinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına; 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davalı idare tarafından, tespitin yapıldığı tarihte görevli oldukları, yapılan işlem hakkında Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın haberdar olduğu, savcılık tarafından el koyma kararı verildiği, denetimde petrol ofisinde çalışan ve tüp dolumu yapan S.D. nezdinde şüpheli sıfatıyla düzenlenen ifade tutanağında piknik tüpünün dolumunun kendisi tarafından yapıldığını beyan ettiği, iş yerinde aşçı olarak çalışan M.T.'nin de anılan beyanı teyit ettiği, davacının itiraz hakkının kısıtlanmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Davacıya ait LPG otogaz istasyonunda 24/07/2009 tarihinde yapılan denetimde, LPG tüp dolumu yapıldığının tespit edilmesi üzerine Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından … tarihli ve … sayılı Kurul kararı ile 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 280.000,00-TL idari para cezası verilmiştir.
İdari para cezasına yönelik Kurul kararının iptali istemiyle açılan dava Dairemizin 17/04/2012 tarih ve E:2010/1768, K:2012/781 sayılı kararıyla reddedilmiş, söz konusu karar davacı tarafından temyiz edilmeyerek 17/05/2012 tarihinde kesinleşmiş, idari para cezasının tahsil edilmesinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nca … tarih ve … sayılı yazı ile Ağrı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden talep edilmesi üzerine … tarih ve … sayılı tahakkuk fişi düzenlenmiştir.
Davacı tarafından 12/02/2018 tarihli dilekçe ile Dairemizin 17/04/2012 tarih ve E:2010/1768, K:2012/781 sayılı kararı kanun yararına temyiz edilmiş, bu talep Danıştay Başsavcılığı'nın 18/04/2018 tarih ve E:2018/52 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Anılan tahakkuk fişinin iptali istemiyle 19/02/2018 tarihinde bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, otogaz bayilerinin, "Otogaz istasyonlarında LPG tüpü dolumu ve satışı yapmamak, LPG tüpü dolumuna yarayan hiçbir alet, makine ve teçhizatı istasyon dâhilinde bulundurmamak" ile yükümlü oldukları, dava konusu işleme ilişkin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde, bu Kanun'un 5, 6 ve 7. madde hükümlerinin ihlâli halinde sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verileceği kuralı yer almıştır.
7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesi yeniden düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi ile 7. maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinin ihlâli hâlinde otogaz bayilik lisansı sahiplerine yüzbin Türk Lirasından az olmamak ve beşyüzbin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onu oranında idarî para cezası uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
7164 sayılı Kanun'un 37. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddesinin ikinci fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kurul kararına bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idarî para cezaları, işlenen fiil için bu Kanunla birlikte daha düşük bir idarî para cezası uygulanmasının öngörülmesi hâlinde, ilgili vergi dairesince 16. maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgarî maktu hadden tahsil edilir. Kısmen veya tamamen tahsil edilen idarî para cezaları iade edilmez." kuralına yer verilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 tarihli, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında da, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Belirtilen hükümler uyarınca, idarî yaptırımlar bakımından ceza verilmesinin dayanağı kuralın yürürlükten kaldırılması veya lehe düzenleme yapılması yoluyla ortaya çıkan yeni hukukî durumun tahsilat aşamasında da dikkate alınması gerekir.
Dava konusu tahakkuk fişinin davacıya ait istasyonda LPG tüp dolumu yapıldığının tespit edilmesi nedeniyle verilen idarî para cezasının tahsili amacıyla düzenlendiği; ancak, söz konusu idarî para cezasının verildiği tarihten sonra yürürlüğe giren 7164 sayılı Maden Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinde yapılan değişiklikle, dava konusu tahakkuk fişinin dayanağı idarî para cezasına konu eylem nedeniyle, yüzbin Türk Lirasından az olmamak ve beşyüzbin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onu oranında idarî para cezası uygulanabileceği; ayrıca, anılan Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, Kurulca karara bağlanmış ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idarî para cezalarının, işlenen fiil için bu Kanunla birlikte daha düşük bir idarî para cezası uygulanmasının öngörülmesi hâlinde, ilgili vergi dairesince 16. maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgarî maktu hadden tahsil edileceği anlaşılmaktadır.
5307 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi ile her ne kadar idarî para cezasının ilgili vergi dairesince tahsilat aşamasında asgarî maktu hadden tahsil edileceği düzenlenmiş ise de, tahakkuk fişinin iptali istemiyle açılan işbu davada lehe kanunun varlığının tespitinin yargı organlarınca yapılması, idarî para cezalarına ilişkin düzenlemeler incelendiğinde özellikle alt ve üst sınırın belirlendiği ve nispî oranda cezalandırmanın öngörüldüğü düzenlemelerde yargı organlarınca gerekli araştırma yapılarak tespit edilecek miktarın verilen idarî para cezasına göre lehe olduğunun tespiti hâlinde tahakkuk fişinin iptaline karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi'nce yapılan ara kararlara verilen cevaplara istinaden dava konusu işlemin 10.000,00-TL tutarında düzenlenmesi gerektiği gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ise de, dava konusu işleme dayanak Kurul kararında belirtilen fiile yönelik uygulanan ceza bakımından lehe düzenleme bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirme yapılması gerektiği, 5307 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle dayanak Kurul kararında belirtilen fiile ilişkin olarak idari para cezasının alt sınırının 100.000,00-TL, üst sınırının 500.000,00-TL olmak üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu LPG piyasası faaliyetine yönelik net satış hasılatının binde onu oranında idari para cezası verilebileceği, davalı idarece davacının 2008 yılına ait kârının 38.989,83-TL olduğunun beyan edildiği, 2008 yılına ait kâr üzerinden yapılan hesaplamada çıkan sonucun 100.000,00-TL'nin altında olduğu dikkate alındığında, dava konusu işlemin fiil için belirlenen idari para cezasının asgarî maktu hadden 100.000,00-TL olarak düzenlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline yönelik temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 08/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!