WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/2972 E.  ,  2023/4491 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/2972
Karar No:2023/4491

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Tavukçuluk ve Tarım Ürünleri Ticaret Sanayi A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Rekabet Kurumu (Kurum) tarafından piliç eti üretiminde faaliyet gösteren teşebbüslerin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlâl ettikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma neticesinde, davacıya “29/03/2016 – 23/05/2017 tarihleri arasında Ege Bölgesinde arzın kontrolüne yönelik bilgi paylaşımında bulunmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlâl ettiğinden” bahisle 6.942.865,82-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; idarî para cezasına konu soruşturma raporunda; "2011 - 2017 yılları arasında piliç eti üreticilerinin fiyat tespiti ve arz kontrolüne yönelik olarak iletişim içerisinde oldukları, fiyat listelerini birbirlerine gönderdikleri, fiyat artışlarının uyumlu eylemlerle gerçekleştiği, yapılan zamlardan önce fiyat artışları konusunda görüşme yapıldığı, fiyat listelerindeki değişikliklerin bir iki gün arayla yapıldığı, teşebbüslerin rakiplerinin fiyat listelerine daha uygulanmadan önce sahip oldukları ve buna göre fiyat belirledikleri, önceki Kurul kararlarıyla verilen cezalardan dolayı fiyat listelerinin doğrudan rakip teşebbüsler arasında paylaşılmayıp bayiler aracılığıyla edinildiği, nitekim bayilerin bu listeleri herhangi bir pazarlık veya indirim kazanma amacı gütmeden rakip firmaya ilettiği, fiyat belirlenirken rakip firmanın fiyat listesinin en önemli veri olduğu, bunun da bağımsız fiyatlama kararlarının yerine geçtiği, ileri tarihli fiyat listelerine teşebbüslerin rekabetçi bir tepki verme eğilimi göstermediği, … üyesi üreticilerin fiyat grafiklerinin çok uyumlu olduğu, üretim planlamasındaki bilgilerin de paylaşıldığı, bir e-postada verilerin günlük kesim miktarlarına uymadığı belirtilerek "bilgiler yanlış mı veriliyor" şeklinde sorgulandığı, arzın kısılmasına yönelik olarak 18/07/2014 tarihli e-postada, bir gün önce yapılan ve davacının da katıldığı toplantıda Türkiye'deki piliç üreticilerinin yurt içi arz fazlasını bertaraf etmek için kâr beklemeksizin ihracata yöneldiğinin ve her şirketin üretim planını hiç ihracat yapmayacakmış gibi gözden geçirmesi gerektiğinin kabul edildiğinin belirtildiği, 13/06/2016 tarihli e-postadan sonra yurt içi arzın önemli derecede azaldığı, bu e-postadan sora Temmuz 2016'da 15.000 ton ihracat yapıldığı, Ağustos 2016'da 23.000 ton ihracat yapıldığı, yurt içi kilo fiyatı 5,59.TL iken 3,41.TL'den ihracat yapıldığı, ihracatın yurt içi fiyatları yüksek tutmak amacıyla yapıldığı, ihracattan çoğu zaman kâr elde edilmediği, bazen de zarar edildiği, üreticilerin ihracata yönelme kararını birlikte vermelerinin yurt içi fiyatları artırmaya yönelik bir eylem olarak değerlendirildiği, soruşturma kapsamındaki tüm teşebbüslerin rekabete duyarlı bilgi paylaşımının tarafı olduğu, davacı da dahil … yönetiminde temsil edilen tüm teşebbüslerin fiyatlama davranışları bakımından rakipler arası iletişim yoluyla rekabete aykırı uyumlu eylemde bulundukları, davacı dahil üreticilerin Nisan 2016 - Mayıs 2017 döneminde Ege Bölgesi entegreler toplantıları kapsamında üretim planlarına dair ayrıntılı bilgileri paylaştıkları, Ege Bölgesindeki arzı birlikte kontrol ettikleri, davacının 18/07/2014 tarihli belgeye yansıyan toplantıya katıldığı, 18/11/2016 tarihli toplantıya katıldığının değerlendirildiği, davacının Ege Bölgesindeki arz miktarının rakiplerle birlikte belirlendiği bir anlaşma içinde olduğu, rekabete aykırı uyumlu eylemler içinde olduğu, belirleyici etkiye sahip olduğu, kartel tanımı kapsamında olduğu, ileri tarihli rakip fiyat listelerini temin eden teşebbüslerin bu listelerin uygulanacağından emin oldukları, bu listeleri doğrudan kendi listesini oluşturmak için kullandıkları, bu şekilde irade uyuşması bulunduğu, normal şartlarda rakiplerin sahip olamayacağı ayrıntıdaki üretim bilgilerinin hemen her teşebbüs tarafından edinildiği, bu bilgi değişimlerinin teşebbüsler arası koordinasyona yol açtığı, davacının da aralarında bulunduğu teşebbüslerin yurt içi arz miktarını uyumlu eylemlerle kontrol ederek kanunun 4. maddesini ihlâl etiği, yurt içi fiyat düzeyini uyumlu eylemlerle kontrol ettiği, davacı ile bazı teşebbüslerin Ege Bölgesi entegreler toplantıları çerçevesindeki rekabete aykırı anlaşma ile Ege Bölgesindeki arzı kontrol ettiği"nin belirtildiği;
Dosya kapsamında yer alan belgelerin ve dosya eki CD içerisinde yer alan soruşturma raporunun, mevzuat hükümleriyle birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının, Ege Bölgesinde arzın kontrolüne yönelik bilgi paylaşımında bulunmak suretiyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettiği kanaatine ulaşıldığından davacıya idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 12/10/2022 tarih ve E:2022/164, K:2022/3641 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu Kurul kararının, davacının da katıldığı iddia edilen Ege Bölgesinde arzın kontrolüne yönelik bilgi paylaşımında bulunmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlâl edildiğine ilişkin kısmı incelendiğinde; …, …, …, …, … ve …'nun “Ege Bölgesi Entegreler Toplantıları” çerçevesinde bir araya geldiği, Kurul kararında rakipler arasında gerçekleşen bu toplantıların ve bilgi paylaşımının bir kısmının soruşturmaya taraf teşebbüslerce de ifade edildiği üzere biyogüvenlik amacıyla paylaşıldığının ifade edildiği, bununla birlikte paylaşılan bilgilerin geçmiş tarihli olduğu ve doğrudan fiyat veya fiyata ilişkin strateji olmadığının anlaşıldığı, bir takım verilerin ise teşebbüsler bakımından rekabete hassas nitelikte olabileceği, ancak, dava konusu Kurul kararında, söz konusu toplantıların ve paylaşılan bilgilerin rekabet ihlâli amacıyla yapıldığı yönünde açık bir tespitin veya elde edilen delillerde bu anlama gelecek bir ifadenin bulunmadığı, hakkında yaptırım uygulanan teşebbüsler bakımından bir anlaşmanın mevcudiyetinden de bahsedilmediği, soruşturma kapsamında piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik gösterdiğinin ortaya konulması gerektiği, bu kapsamda, ihlâle taraf olduğu değerlendirilen teşebbüslerin pazar davranışları, yakın tarihli veya eş zamanlı fiyat artışları gibi verilerin ihlâl tespiti kapsamında dava konusu Kurul kararında iktisadi delil olarak yer alması gerekirken, bu yönde bir çalışmanın “Ege Bölgesi Entegreler Toplantıları" başlıklı bölümde yer almadığı, başka bir anlatımla, somut olayda, elde edilen bilgi paylaşımına ilişkin delillerin ekonomik delil ve/veya verilerle desteklenmesi gerekirken, bu yöndeki verilerin kararın ilgili kısmında yer almamasının eksik incelemeye sebebiyet verdiği, bu eksiklik giderildikten sonra, elde edilen sonuca göre Kurul tarafından davacı hakkında yeniden yaptırım uygulanmasına herhangi bir engel bulunmadığı, bu itibarla, 4054 sayılı Kanunun 4. maddesini ihlâl ettiği sonucuna varılarak davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararının bu kısmında hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararının dayanağı olan delillerde rakipler arasında paylaşılan bilgilerin aylık bazda kapasite, performans ve finansal veriler olduğu, teşebbüslerin maliyetlerine ilişkin verilerinin paylaşıldığının açık olduğu, rakip teşebbüslerin bayiler aracılığıyla fiyat listelerine erişebildiği, bu şekilde rekabetçi belirsizlik doğuran hiçbir bilginin kalmadığı, dava konusu işlemin tesis edilme sürecinde herhangi eksik bir inceleme bulunmadığı, cezaya tabi tutulan davranışlara muafiyet tanınmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, dava konusu Kurul kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 02/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.