WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/2825 E.  ,  2025/316 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/2825
Karar No:2025/316

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yayıncılığı A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait ''... ...'' logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde saat ...'da yayınlanan "... ..." adlı programda, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde yer verilen ''Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz (...)'' şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle aynı Kanun'un 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 30.415,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu programın canlı yayınlanan bir tartışma programı olduğu, sözlerin konuk tarafından söylendiği, konuğun konuşmalarının kendi kişisel görüşleri olduğu hususunda duraksama bulunmamakta olduğu, ancak yayının bütünü incelendiğinde program sunucu tarafından B.K.'nin açıklamalarına karşı herhangi bir müdahalede veya düzeltme talebinde bulunulmadığı, B.K.'nin söylemleri karşısında programa konuk olan T.K.'nin tepkilerini dile getirdiği ve bu söylemlerine itiraz ettiği, bu haliyle yayın kuruluşunda ekrana getirilen söz konusu yayın ile haberciliğin en temel esaslarından olan, soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberlerin, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamayacağı ilişkin yayın ilkesine aykırı bir tutum sergilendiği gözetildiğinde, söz konusu yayının 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde düzenlenen yayın ilkesinin ihlal edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, verilen idari para cezasının ifade ve basın özgürlüğünü ihlal ettiği, programda yer alan ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında olduğu, ülkenin gündemi ve siyaset hakkında yapılan haberler ile yorumların ülke aleyhine olabileceği, kışkırtmaya başvuran, muhalif olan, çarpıcı gelen veya rahatsız eden haber ve iddialara yer verilebileceği, programa konuk olan kişinin yaptığı yorum üzerinden kendilerinin bir kusuru veya herhangi bir yayın ilkesine aykırı davranışlarının bulunmadığı, ifade özgürlüğünün sınırlayıcı önlemlerin ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı etki doğurabileceği, yaptırıma konu programda sunucu tarafından konuğun beyanlarına müdahale edilmiş olsaydı tarafsızlık ilkesine aykırı hareket edilmiş olacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
... tarih ve ... sayılı Üst Kurul kararıyla, davacı şirkete ait ''...'' logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde saat ...'da yayınlanan "..." adlı programda, program konuğu tarafından uluslararası ilişkiler ve politikalar ile ilgili kullanılan ifadeler sonucunda, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer verilen yayın hizmetleri ''Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olmaksızın yayınlanamaz'' ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle idari para cezası verilmesine karar verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan Üst Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın ''Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti'' başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde, ''Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.''; ''Basın hürriyeti'' başlıklı 28. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, ''Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.'' kurallarına yer verilmiştir.
6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde, yayın hizmetleri, ''Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz...''; 32. Maddenin ikinci fıkrasında ise ''8'inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı gözönünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdari para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.'' kuralları yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İfade özgürlüğü, bireylerin serbestçe haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine ulaşabilmesi, edindiği düşünce ve kanaatlerden dolayı kınanmaması ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi, anlatabilmesi, savunabilmesi, başkalarına aktarabilmesi ve yayabilmesi anlamına gelmekte olup, ifade özgürlüğü, sadece ''düşünce ve kanaate sahip olma'' özgürlüğünü değil, aynı zamanda sahip olunan ''düşünce ve kanaati (görüşü) açıklama ve yayma'', buna bağlı olarak ''haber veya görüş alma ve verme'' özgürlüklerini de kapsamaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yerleşik hale gelen içtihadında, sadece toplumun ve devletin olumlu, doğru ya da zararsız gördüğü ''haber'' ve ''düşüncelerin'' değil, devletin veya toplumun bir bölümünün aleyhinde olan, onlara çarpıcı gelen, onları rahatsız eden haber ve düşüncelerin de serbestçe ifade edilebilmesi ve bireylerin bu ifadeler nedeniyle herhangi bir yaptırıma tabi tutulmayacağından emin olmaları gerektiği; ifade özgürlüğünün, çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin temeli olduğu ve bu özgürlük olmaksızın ''demokratik toplumdan'' bahsedilemeyeceği ifade edilmektedir (Handyside/Birleşik Krallık, B.No: 5493/72, 07.12.1976).
İfade özgürlüğü, büyük ölçüde eleştiri özgürlüğünün güvence altına alınmasını hedeflemektedir ve düşüncelerin açıklanması ve yayılması sırasında kullanılan ifadelerin sert olması doğal karşılanmalıdır. Öte yandan, siyasi tartışma özgürlüğünün “tüm demokratik sistemlerin temel ilkesi” olduğu göz önüne alındığında diğer ifade türlerine nazaran, politikaları ve siyasileri eleştiren, politikaları muhalif bir tarzda ele alan siyasi ifade özgürlüğüne ayrıca önem vermek gerekmektedir (AYM kararı, Tansel Çölaşan, B. No: 2014/6128, Karar tarihi: 07/07/2015, §64).
Programda yer alan ve dava konusu Üst Kurul kararında yaptırıma esas alınan konuklardan B.K'nin değerlendirmeleri bir bütün olarak ele alındığında, B.K tarafından dış politika konusunda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile olan ilişkilerin, ABD'nin terör örgütü YPG ile ilişkileri üzerinden eleştirildiği, bu eleştiriler kapsamında ABD'nin terör örgütü YPG'ye verdiği silahların Türkiye üzerinden götürüldüğüne ilişkin çıkarımda bulunulduğu, bunun üzerine diğer konuk tarafından bu iddiaya karşı çıkıldığı, her ne kadar program sunucusu tarafından bir müdahalede bulunulmamış olsa da programda her iki görüşün de anlaşılabilir biçimde, tez/antitez şeklinde ve kesintiye veya müdahaleye uğramadan yer aldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, söz konusu programın siyasi hususlarda fikirlerin ileri sürüldüğü bir tartışma programı olduğu, farklı fikirlerin kamuoyuna sunulmasının toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmayacağı, doğruluğu ispatlamaya tabi tutulamayacak değer yargıları ve eleştiriler ile bu kapsamdaki çıkarım ve fikirlerin aktarılmasının ifade özgürlüğü kapsamında korunduğu dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/01/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.