WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/2617 E.  ,  2023/3733 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/2617
Karar No:2023/3733

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren ...'a ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, otomasyon sisteminin doğru ve tutarlı veriler içermediği, bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.066.327-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu kararın bildirimine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemde yer alan "5015 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesinin 5'inci fıkrası uyarınca, ilgili Vergi Dairesine idari para cezası tutarı kadar teminat mektubu verilmesi hâlinde tahsil işlemlerine başlanmayacağı, aksi hâlde tek başına dava açılmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağı" ibaresinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayilerinin akaryakıt satışlarını kayıtlardan silerek vergi kayıp ve kaçağına sebebiyet verdiklerinin tespit edilmesi üzerine başlatılan ve Körfez Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen … sayılı soruşturma kapsamında; davacının eski bayisi olan …'a ait akaryakıt istasyonunda, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlar Daire Başkanlığı tarafından imaj alma işlemi neticesinde elde edilen disklerin bilirkişi tarafından incelenmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, "istasyon otomasyon sistemi üzerinde çalışan casus yazılımın olduğu, mükellefin ilgili takvim döneminde bazı motorin satışlarına ilişkin ÖKC fişlerinin casus yazılım marifetiyle hafızaya kaydedilmeden silindiği" hususlarının tespit edildiği... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu ile bu hususların doğrulandığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'nca bayi hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Görüş ve Öneri Raporunda da, “..otomasyon firmasının (... Otomasyon ve Bilişim A.Ş.) ilgili dağıtım şirketleri ve istasyonlar ile anlaşarak dolum ve satış bilgilerini manipüle etmek sureti ile değiştirdikleri, değiştirilen bilgileri de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve emniyet birimlerine gönderdikleri, ayrıca manipüle etmiş oldukları veriler üzerinden Maliye Bakanlığı ve EPDK'ya beyanda bulundukları ve bu suretle devlet kurumlarını zarara uğrattıklarının Körfez Cumhuriyet Başsavcılığı'nca değerlendirildiği. ... ... unvanlı firmanın 07/12/2017 tarihinde Euroil Enerji Dağıtım Şirketi'ne geçtiği, 01/05/2017-21/12/2017 tarihleri arasında 97.251,0583 litre akaryakıtın otomasyon sisteminden silindiği" hususlarına yer verildiği,
Akabinde davacı şirket hakkında soruşturma başlatılarak 06/08/2021 tarihli ve 694 sayılı soruşturma raporunun hazırlandığı, dosyadaki tespitler ve vergi tekniği raporu incelendiğinde, davacı şirketin 01/09/2017 ile Şubat 2018 tarihleri arasında ... Otomasyon ve Bilişim A.Ş.'ye ait yazılım sistemini kullandığı, daha sonra ... Otomasyon Bilişim A.Ş.'den otomasyon hizmeti satın aldığı, davacı şirketin bayisi hakkında Körfez Cumhuriyet Başsavcılığı'nca alınan bilirkişi raporu, vergi tekniği raporu ile Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'nca düzenlenen raporda da belirtildiği üzere 01/09/2017 ile 31/10/2018 tarihleri arasında otomasyon sistemi yazılım firması olan ... Otomasyon ve Bilişim A.Ş. ile davacı şirketin anlaşarak, yazılım firması tarafından bayilerin otomasyon sistemine casus yazılım kullanılarak dışarıdan müdahale edildiği, istasyonlardaki pompalardan satışı yapılan akaryakıta düzenlenen fişlerin mali hafızaya kaydedilmeden silindiği, davalı Kurumca başlatılan soruşturma kapsamında Kurum kayıtlarının incelenmesi neticesinde ilgili bayide, "Kurum kayıtlarında yer alan 08/12/2017-31/12/2017 tarihleri arasındaki düzeltilmiş istasyon otomasyon sistemi verilerini içeren otomasyon verileri üzerinde yapılan incelemede; 08/12/2017 tarihinde motorin bazında dönem başı stok miktarının 4.542,23 lt. olduğu, 31/12/2017 tarihine kadar toplam dolumun 10.233,33 lt. ve satışın 9.985,28 lt. olduğu, 31/12/2017 tarihinde dönem sonu stok miktarının 7.030,68 lt. olduğunun görüldüğü A-1b, A-1a tablosunda yer alan veriler üzerinden 08/12/2017-31/12/2017 tarih aralığında yapılan hesaplamada, motorin ürünü için yaklaşık 2.240,40 lt. miktarda veriler arasında tutarsızlık bulunduğu"nun tespit edildiği, davacı şirket tarafından da bayisindeki sorunlarla ilgili Kuruma herhangi bir bildirimde bulunulmadığının anlaşıldığı,
Bu durumda, davacı şirketin bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermediği ve bayisinin otomasyon sisteminin usul ve esaslara uygun olacak şekilde çevrim içi olmamasına rağmen ilgili bayiye akaryakıt ikmali yapıldığı anlaşıldığından, davacı şirketin lisanslı bayisine ait istasyondaki akaryakıt alım satım hareketlerini otomasyon sistemi aracılığıyla etkin biçimde izlemediği, otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı çalışmasını sağlayacak gerekli tedbirleri almadığı fiillerinin sabit olduğu, bu itibarla, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından, otomasyon sistemindeki sorunun ... firması tarafından uygulanan casus yazılım nedeniyle olduğu, bu konuda bir kusurunun bulunmadığı iddia edilmiş ise de, Körfez Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma kapsamında yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, casus yazılım programı kullanılarak yapılan kayıt dışı akaryakıt alış satışının dağıtıcı firmaların bilgisi dahilinde yapıldığına dair görüş bildirildiği, fiile ilişkin yargılamanın Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ettiği anlaşıldığından, davacının bu iddiasının yerinde görülmediği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bayileri ile imzalanan sözleşmenin 08/12/2017-31/12/2017 tarihleri arasında 20 günlük süreci kapsadığı, denetim yapılan bayinin otomasyon verilerindeki usulsüz işlemlerin ise 7 aylık (01/05/2017-31/12/2017) bir süreç boyunca devam ettiği, usulsüzlükleri bilmeyen ve bilebilecek durumda olmayan şirketlerinin 20 günlük süreçte ilgili bayiye akaryakıt temin etmiş olmasından dolayı sorumlu tutulamayacağı, bayinin tüm dijital ve kayıtlı mali verileri üzerinde dağıtıcı şirketin herhangi bir denetleme yetkisi bulunmadığı, bu bilgilerin bayi tarafından dağıtıcıyla paylaşılmasının da söz konusu olmadığı, söz konusu edilen usulsüzlüğün dağıtıcı firma ile dava dışı bayi arasındaki akaryakıt alımı sürecinden çok daha önce de devam ettiği, bayinin kendilerinden akaryakıt temin ettiği dönemde başka bir yerden de akaryakıt temin ettiği ve bunun kayıt altına alınmasını önlemek için otomasyon sistemine müdahale ettiği, dava dışı bayilerle bu konuda kayıt dışı ikinci bir sistem dahi kurulduğu, kendilerinin dava dışı bayileri tarafından yapılan otomasyon sistemine casus yazılımla müdahale edilmesinden elde ettiği bir menfaatin söz konusu olmadığı, firmanın dava dışı bayilerine vermiş olduğu akaryakıtla ilgili olarak da herhangi bir manipülatif durumun yaşamadığı, tamamen dava dışı bayilerin firmadan başka yasal olmayan yollardan temin ettiği akaryakıtı otomasyon sistemine casus yazılımla müdahale ederek silme girişimi ve bu yolla dava dışı bayilerin elde ettiği bir maddi menfaatin söz konusu olduğu, dağıtıcı olan kendilerinin mevzuatın kendisine yüklediği tüm sorumlulukları yerine getirdiği, otomasyon sistemine kurulan casus yazılımın bilinmesinin mümkün olmadığı, bayinin yazar kasaları üzerinde denetim yapma yetkileri bulunmadığından silinen satış kayıtlarının tespitinin mümkün olmadığı, dağıtıcı lisans sahiplerinin sorumlu tutulabilmesi için otomasyon sisteminin çalışmasını engelleyen ve aykırılık teşkil eden bayilerin otomasyon firmaları ile anlaşarak yaptıkları usulsüzlüklere ilişkin hususların dağıtıcı lisans sahipleri tarafından bilindiğinin ya da bilinmesi gerektiğinin ortaya konulması gerektiği, denetimde tespit edilen aykırılıkların dağıtıcı lisans sahibi tarafından bilindiği veya bilinmesi gerektiği tespit edilemediğinden kendilerine bu fiil nedeniyle idari para cezası verilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'nca düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Raporda, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren ...'a ait akaryakıt istasyonunun otomasyon sistemine 01/09/2017 ile 31/10/2018 tarihleri arasında casus yazılım kullanılarak dışarıdan müdahale edildiği, istasyonlardaki pompalardan satışı yapılan akaryakıta düzenlenen fişlerin mali hafızaya kaydedilmeden silindiği, ...'ın 01/05/2017-21/12/2017 tarihleri arasında 97.251,0583 litre akaryakıtı otomasyon sisteminden sildiği hususlarının Rapor'da davalı Kuruma bildirilmesi üzerine 02/08/2021 tarihli Başkanlık Oluru ile davacı şirket hakkında doğrudan soruşturma açılmasına karar verilmiş, yürütülen soruşturma sonucu hazırlanan 06/08/2021 tarihli ve 694 sayılı Soruşturma Raporu'nda, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olan ...'a ait bayi otomasyon bilgileri üzerinde yapılan incelemede, 08/12/2017-31/12/2017 tarihleri arasındaki düzeltilmiş istasyon otomasyon sistemi verilerine bakıldığında 08/12/2017 tarihinde motorin bazında dönem başı stok miktarının 4.542,23 litre olduğu, 31/12/2017 tarihine kadar toplam dolumunun 10.233,33 litre ve satışının 9.985,28 litre olduğu, 31/12/2017 tarihinde dönem sonu stok miktarının 7.030,68 litre olduğu, A-1b, A-1a tablosunda yer alan veriler üzerinden 08/12/2017-31/12/2017 tarih aralığında yapılan hesaplamada, motorin ürünü için yaklaşık 2.240,40 litre veriler arasında tutarsızlık bulunduğu tespitine yer verilmiştir.
Bu tespitler üzerine, davacı şirketin bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve tutarlı veriler içermediği ve bayisinin otomasyon sisteminin usul ve esaslara uygun olacak şekilde çevrim içi olmamasına rağmen ilgili bayiye akaryakıt ikmali yapıldığından bahisle 5015 sayılı Kanun'un idari para cezasına konu fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.066.327,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı alınmış, anılan kararın bildirimine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemde, 5015 sayılı Kanun'un idari para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararının alındığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 19. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, "ilgili vergi dairesine idari para cezası tutarı kadar teminat mektubu verilmesi hâlinde tahsil işlemlerine başlanmayacağı, aksi hâlde tek başına dava açılmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağı" belirtilmiştir.
Davacı şirket tarafından, idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile bu kararın bildirimine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemdeki, "5015 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesinin 5'inci fıkrası uyarınca, ilgili Vergi Dairesine idari para cezası tutarı kadar teminat mektubu verilmesi hâlinde tahsil işlemlerine başlanmayacağı, aksi hâlde tek başına dava açılmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağı" ibaresinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında ise suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun idari para cezasına konu fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 19. maddesinin beşinci fıkrasında, "Bu Kanunun kaçakçılık kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulması tahsil işlemlerini durdurmaz." kuralı yer almış; anılan kural, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan, 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 32. maddesiyle, "Bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulması, ilgili vergi dairesine idari para cezasına ilişkin banka teminat mektubu verilmesi durumu hariç tahsil işlemlerini durdurmaz. Teminat mektubunun miktarı, türü, hangi şartlarda paraya çevrileceği ve diğer hususlar Kurumca yapılacak düzenlemeler ile belirlenir." şeklinde değiştirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin kısım yönünden davanın reddine yönelik istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.
Dava konusu Kurul kararının bildirimine dair … tarih ve … sayılı işlemdeki "5015 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesinin 5'inci fıkrası uyarınca, ilgili Vergi Dairesine idari para cezası tutarı kadar teminat mektubu verilmesi hâlinde tahsil işlemlerine başlanmayacağı, aksi hâlde tek başına dava açılmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağı" ibaresine ilişkin kısım yönünden davanın reddine yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kısma gelince;
Suçta ve cezada kanunilik ilkelerinin bir yansıması olarak, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nda zaman bakımından uygulama ile ilgili olarak Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı vurgulanmış, ayrıca Kabahatler Kanunu'nun genel kanun niteliği belirtilerek, kanun yoluna ilişkin hükümleri dışındaki genel hükümlerinin, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı belirtilmiştir.
5326 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinde, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” kuralına yer verilerek, kanun değişikliği neticesinde fail lehine bir durum ortaya çıkıyorsa; yeni kanunun geriye yürüyeceği ve fiilin işlendiği zaman yürürlükte olmasa dahi olayda uygulama alanı bulacağı kurala bağlanmıştır. Ancak, burada bahsedilen geriye yürüme maddi ceza hukuku normları açısından benimsenmiş bir kural olup şekli ceza normları bakımından uygulama alanı bulmaz. Maddi ceza hukuku kurallarındaki değişikliklerde, failin lehine olduğu tespit edilen Kanunun, yürürlük tarihi öncesindeki olaylara uygulanmasına imkân tanınmıştır. Şekli ceza hukuku kurallarındaki değişiklikler ise, failin lehine olup olmadığı tahlil edilmeksizin, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanmaya başlar (Koca, Mahmut/ Üzülmez, İlhan, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 8. Baskı, Ankara 2015 s. 66, 67).
Bu bağlamda, usûl kanunlarının zaman bakımından uygulanmasında asıl olan, aksi kanunda açıkça düzenlenmiş bulunmadıkça "hemen ve derhal uygulanma" ilkesidir. Anılan ilke uyarınca usul işlemleri yapıldıkları sırada yürürlükte olan muhakeme kanunu hükümlerine tâbi olacaktır. Dolayısıyla ceza yargılaması sırasında, kanunlarda değişiklik yapılması veyahut dayanılan bir usul kuralına ilişkin kanun hükmünün Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesi hâlinde, yeni kanun veya iptal sonucu ortaya çıkan usul prosedürü, devam etmekte olan işlemlere uygulanmalıdır.(Yargıtay CGK, 21/12/2021 tarih E:2021/135, K:2021/655)
Bu çerçevede, adli cezaları vermekle görevli yargı makamlarını bağlayan muhakeme kuralları bakımından hâkim olan derhal uygulanma ilkesinin, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesi gereğince idari cezaları vermekle görevli idari makamları bağlayan usûl kuralları bakımından da uygulanması gerektiği açıktır.
Tüm bu hususlar göz önüne alındığında, idari para cezası verilmesine ilişkin süreçte uygulanan kanun hükümlerinde değişiklik olması durumunda, öncelikle söz konusu değişikliğin maddi hukuka mı yoksa usûl hukukuna mı yönelik olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir.
Dava konusu idari para cezasına konu fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca verilen idari para cezalarından kaçakçılık kapsamı dışında olanlara karşı dava açılmasının tahsil işlemlerini durduracağı; 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle yapılan değişiklikle, bu madde uyarınca verilen idari para cezalarına karşı dava açılmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağı kurala bağlanmıştır. Dolayısıyla, söz konusu değişikliğin, idari para cezasına konu fiilin niteliğinde ve cezalandırılması yönündeki iradede değişiklik yapmadığı, fiil için öngörülen ceza miktarlarını da değiştirmediği, yalnızca idari para cezasının tahsilinde takip edilecek usûle ilişkin olduğu ve maddî hukuka etkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, usûl hukuku kapsamında olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, usûl hukukuna hâkim olan derhal uygulanırlık ilkesi gereği, usûl hukukuna ilişkin hükümlerin tamamlanmış olan işlemler hariç olmak üzere yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal uygulanacağı dikkate alındığında, dava konusu idari para cezasının tahsilinde işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümleri uygulanacağından, idari para cezasının bildirimine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemdeki, "5015 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesinin 5'inci fıkrası uyarınca, ilgili Vergi Dairesine idari para cezası tutarı kadar teminat mektubu verilmesi hâlinde tahsil işlemlerine başlanmayacağı, aksi hâlde tek başına dava açılmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağı" ibaresinde hukuka aykırılık, belirtilen kısım yönünden istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 25/09/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.