Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2388 E. , 2023/4225 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/2388
Karar No:2023/4225
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA):
1- … Pazarlama A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
2- … Ticaret A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Pazarlama A.Ş. (...) ile ... Ticaret A.Ş.'nin (...) rekabete duyarlı bilgi değişimi yoluyla 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlâl edip etmedikleri iddiasıyla gerçekleştirilen soruşturma sonucunda adı geçen teşebbüslerin eylemlerinin rekabeti sınırlayıcı anlaşma, uyumlu eylem ve karar niteliğinde bulunmaması nedeniyle haklarında idarî para cezası uygulanmasına gerek olmadığı yönünde verilen … tarih ve … sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; soruşturmaya taraf olan teşebbüslerin, Ocak 2014-Şubat 2017 ihlale konu dönemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen soruşturma rapor ve eklerinden, fiyat belirlemeye yönelik olarak her iki tarafın üst düzey yöneticiler aracılığıyla faaliyet konusu olan beyaz eşya ürün gurubunda temas hâlinde olduğu, söz konusu ürünlerin maliyet, fiyat, kredi kartı komisyon oranları, perakende satış verileri, bayi satış adetleri ve ciroları, güncel/gelecek dönem zam oranları, özel satış uygulamaları ve güncel/gelecek kampanyalar gibi hassas bilgiler üzerinden yönetim seviyesinde e-posta aracılığıyla bilgi alışverişinde bulunulduğu, piyasanın şeffaflaştırılarak rekabetçi parametrelerin ortadan kaldırma iradesinin sergilendiği, ihlâlin varlığı sonucuna varabilmek için amaç unsurunu göstermenin yeterli olduğu;
Öte yandan, soruşturma konusu bilgi değişiminin piyasadaki etkisi yönünden incelendiğinde, teşebbüslerin bilgi değişiminin on dokuz adet ürün gurubunun dokuz adet ürün grubunda ... lehine daha yüksek ortalama reel fiyat düzeyi gösterdiği, aynı ihlâl döneminde ... ürün gurubunda ise dört adet ürünün yüksek ortalama reel fiyat düzeyi gösterdiği, bilgi değişiminin piyasada etki gösterdiğinin açık olduğu, dava konusu bilgi değişiminin, amaç ve etki yönüyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında olduğu, teşebbüsler arasındaki üst düzey yöneticiler tarafından e-posta yolu ile bilgi sızdırma şeklinde gerçekleşen bilgi değişiminin anlaşma ve uyumlu eylem kapsamında olduğu anlaşıldığından dava konusu Kurul kararının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; uyumlu eylemin ortaya konulması için, teşebbüsler arası koordinasyon ya da işbirliğinin taraflar arasındaki doğrudan veya dolaylı bir bağlantıdan kaynaklanması gerektiği, bilgi alışverişinin hemen sonrasında, rekabet ihlâli niteliğindeki pazar davranışlarının ortaya çıkmasının, firmalar arası bağlantıya ilişkin delillerin uyumlu eylemi ispatlamasındaki gücünü artırdığı;
...’ten ...'e bir bilgi akışının olduğu açık olmakla birlikte, uyuşmazlığın, bu durumdan iki teşebbüsünde her türlü planlama ve strateji belirleme konusunda görev ve yetkisi bulunan birim görevlilerinin bu durumdan haberdar olup olmadığı, bu bilgi akışının, yazışmalarının bu teşebbüs yönetimlerinin bilgi ve kontrolü dâhilinde gerçekleşip gerçekleşmediği veya bu duruma zımnen de olsa onay verilip verilmediği ve bu bilgiler kullanılarak ... ve ... arasında uyumlu eylemin varlığının ortaya konulması yanında rekabet içerisinde olup olmadıklarının hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi hususunda toplandığı;
Bilgi akışının, ... ve ...'in ilgili yönetim kademesinin ortak iradesiyle gerçekleştiğine dair hukuken kabul edilebilir somut bir tespit mevcut olmadığı, ... kampanyasının ... tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle yakınmada bulunulduğu ve dolayısıyla söz konusu bilgi akışı ve yazışmalardan ... yönetiminin haberinin olmadığını açıkça ortaya koyduğu, yine başka belgelerinde bu çıkarımı desteklediği;
Öte yandan, ... ve ... arasında söz konusu yazışmalar dayanak yapılarak karşılıklı olarak birbirlerinin davranışlarından haberdar olup olmadıkları için başvurulacak önemli delillerden birisi de yakın tarihli ve eş zamanlı fiyat artışlarının somut olay kapsamında el alınması gerektiği, ... ve ...'e ait değişik ürün gruplarının değişik zaman aralıklarındaki reel fiyat analizleri olacağı, davalı idare tarafından yapılan analizler sonucu elde edilen verilere göre, bu iki teşebbüsün değişik ürün gruplarına ait değişik zaman aralığındaki fiyatlarının, sürekli olarak, hiç bir teşebbüsün lehine olacak şekilde gerçekleşmediği, değişik ürün gruplarına ait reel fiyatların kimi zaman birinin kimi zaman diğerinin lehine ve aleyhine olacak şekilde gerçekleştiği, dolayısıyla bu iki teşebbüsün birbirleriyle uyumlu bir biçimde hareket ettiklerinden söz edilemeyeceği, davacı tarafından ileri sürülen hususların da bu durumun aksini ispat edecek nitelikte ve yeterlilikte olmadığı, ileri sürdüğü iddiaların hukuken kabul edilebilecek somut içerikte bilgi ve belgeler barındırmadığı;
Bu itibarla, belirtilen bilgi aktarımının/bilgi paylaşımının, her iki teşebbüsün ortak iradeleriyle gerçekleştirildiğine dair her türlü şüpheden uzak hukuken kabul edilebilir, somut delillerle ispatlanamadığı anlaşıldığından, davalı idare ile davalı idare yanında müdahillerin istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, geleceğe yönelik fiyat vb. bilgiler ile rekabete duyarlı diğer bilgilerin dört yıl gibi uzun bir süre boyunca karşılıklı olarak değiştirdiklerini gösteren çok sayıda delilin bulunduğu, ... yetkililerinin durumdan haberdar olduğu, ... Genel Müdürünün de haberdar olduğu, içtihatlar uyarınca bu bilgi değişiminin etkisine bakılmaksızın kartel kabul edilmesi gerektiği, ayrıca piyasanın da bu bilgi değişiminden etkilendiği, ...’ten sızdırılan bilgilerin ... tarafından fiyatları artırmak amacıyla kullanıldığı, Kurul tarafından, daha az ve zayıf delillerle idarî para cezası uygulandığı, ... üst yönetiminin E.Ö.T’nin bilgi sızdırdığını bilmese de bu kişinin ...’den bilgi aldığını bildiği, birçok defa rekabete duyarlı ... bilgilerinin de ...’e aktarıldığı, ... yönetiminin bilgiyi almak istemediklerini belirtmediği, aksine teşvik ettikleri, benzer uyuşmazlıklarda uygulanan idarî para cezasının hukuka uygun bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı idare yanında müdahil ... tarafından savunma verilmemiştir.
Davalı idare yanında müdahil ... tarafından, davacının iddialarının Kurul ve Bölge İdare Mahkemesi kararından yeterince değerlendirildiği, teşebbüslerin üst yönetiminin bilgi alışverişinden haberdar olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı, bilgi aktarımına karışan çalışanların ... tarafından işten çıkarıldığı, ...’in pişmanlık başvurusunda, bilgi aktarımından haberdar olmadığını açıkça belirttiği, dosyadaki tüm belgelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, kararın tüm rekabet hukuku göz önüne alınarak verildiği, üst yönetimin durumdan haberdar olmadığını gösterir birçok belgenin bulunduğu, bilgi değişiminin iki taraftan birinin haberi olmaksızın gerçekleştiği, Kurul’un benzer uyuşmazlıklarda soruşturma açılmamasına karar verdiği, ispat standardının önemli olduğu dava konusu Kurul kararı ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 19/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!