WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/226 E.  ,  2024/313 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/226
Karar No:2024/313

TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Bankası A.Ş.
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri Vekili …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Rekabet Kurulunun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararı ile Türkiye'de faaliyet gösteren banka ve finansal kuruluşların ve bunların temsilciliklerinin mevduat, kredi, döviz, tahvil, bono, hisse senedi ve aracılık hizmetlerine ilişkin faaliyetlerinde 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'u ihlâl edip etmediklerinin tespit edilmesi amacıyla yürütülen önaraştırma çerçevesinde, davacıdan talep edilen bilgi ve belgelerin süresi içerisinde Rekabet Kurumu'na verilmemesi nedeniyle, davacıya 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin (c) bendi uyarınca 2019 mali yılı sonunda oluşan gayri safi gelirlerinin binde biri oranında idari para cezası verilmesine dair … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idare tarafından yürütülen önaraştırma kapsamında, 05/02/2020 tarihli yazıyla davacıdan “teşebbüsün ve teşebbüslerinin bağlı bulunduğu ana grup dahil olmak üzere, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) ve İngiltere’de istihdam edilen, Türk Lirası ile alım–satım işlemleri yapan traderlarının (Türk Lirası) TL kotasyonlu işlem hacmi en çok olan ilk 10 traderının (her bir ülke için ayrı olmak üzere) … ve … platformlarında 01/01/2018-17/01/2020 tarihleri arasında yaptıkları yazışmaların ilgili platformlardan temin edilerek elektronik formatta gönderilmesi(nin)” istendiği, davacı şirketin söz konusu bilgi talebine ilişkin olarak gönderdiği 17/02/2020 tarih tarihli cevabi yazısında, özetle, ana ortak olan ... traderlarının bankalarının istihdamında yer almadığı, traderların istihdam edildikleri ...’nın bulunduğu ülke kanunlarına tabi olduğu, ...’ya ait talep edilen bilgilere doğrudan ulaşma imkânlarının bulunmadığı, ilk bilgi talebine istinaden sunulan konuşmalar arasında ...’nın Türkiye’de TL kotasyonlu yaptığı işlemlere ilişkin konuşmalara da yer verildiğinin belirtmesi üzerine, Kurul'un … tarih ve … sayılı kararıyla, davacı şirkete talep edilen bilgilerin sağlanmaması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 2019 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin binde biri oranında olmak üzere idari para cezası uygulanmasına, talep edilen bilgilerin 16/07/2020 tarihi mesai bitimine kadar iletilmemesi halinde, talep edilen bilgilerin Kurum kayıtlarına girmesine kadar yürütülmek üzere her gün için 4054 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca idari para cezası uygulanacağına ilişkin yazı gönderilmesi gerektiğine karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı;
4054 sayılı Kanun kapsamındaki tebligatların 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca yapılacağının düzenlendiği, bu kapsamda tebligatın yapılacağı devletler ile Türkiye Cumhuriyeti arasında ikili veya çok taraflı adli yardım ve işbirliğine dair anlaşma yoksa veya tebligat işlemi konu itibariyle bu anlaşmaların dışında kalıyorsa, tebligatın Tebligat Kanunu'nda yer alan yurt dışı tebligata ilişkin hükümler çerçevesinde yapılması gerektiği, uyuşmazlık konusu bilgi ve belge istenilmesine ilişkin evrakın idari işlem niteliğinde olması ve Lahey Sözleşmesi'nin kapsamının hukuki ve ticari konularda adli ve gayri adli belgelerin tebliğine yönelik olması nedeniyle Lahey Sözleşmesi'nin somut olayda uygulanma imkanı bulunmadığı, bu nedenle Tebligat Kanunu'nun yurt dışı tebligata ilişkin hükümleri uyarınca yapılacak tebligatın usulüne uygun olacağı, diğer yandan bağlı ortaklığın rekabet ihlâli niteliğindeki işlem veya eyleminden dolayı ana şirketinin sorumlu tutulmasına imkân tanınması gibi rekabet hukukuna özgü amaçlara hizmet eden ekonomik bütünlük yaklaşımının usule ilişkin bir konu olan ve mevzuatında ayrıntılı olarak düzenlenen tebligat işlemi yönünden uygulanmasının ise mümkün olmadığı, bu durumda, ...'nın ABD ve İngiltere'de istihdam edilen çalışanlarına ait kayıtların ana ortak olan ...'dan talep edilmesi gerekirken davacı şirket muhatap alınarak talep edilen bilgi ve belgelerin süresi içinde sunulmaması nedeniyle idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; 4054 sayılı Kanun'un uygulanması açısından ekonomik bütünlük kavramının merkezi bir öneme sahip olduğu, Kanunda teşebbüs tanımı yapılırken ekonomik bütünlük ilkesinin benimsendiği, yapılan değerlendirmelerde bir yavru şirketin tek başına değil, bağlı olduğu diğer şirket veya şirketlerle birlikte ele alınması gerektiği, diğer hukuk dalları açısından bağımsız olarak nitelendirilebilmesine rağmen, rekabet hukuku bakımından kararlarında bağımsız olmayan ekonomik birimin, kararları üzerinde kontrol sahibi olan kişi veya şirketlerle birlikte tek ekonomik bütünlük olarak kabul edildiği, buna göre, teşebbüs kavramı bakımından, bir iktisadi varlığın hukuki yapısının değil, iktisadi kontrolü ve ekonomik bir bütün teşkil etmesi üzerinde durulduğu, 4054 sayılı Kanun'un 2. maddesinde etki doktrini prensibine göre rekabet otoritesinin yetkisinin belirlenmesinde, teşebbüsün nerede yerleşik olduğunun, tabiiyetinin bir öneminin bulunmadığı, esasen teşebbüsün faaliyetinin Türkiye'de etkisinin olmasının önem arz ettiği, somut olayda, davacı şirketin "teşebbüs" olarak nitelendirileceği ve bu kapsamda AB hukukunda teşebbüsün ekonomik bütünlük içerisinde bulunduğu birlik bünyesinde Türkiye'de şubesi veya satış ofisi gibi bir varlığı varsa, söz konusu bilgi ve belgenin verilmesi ile ilgili talebin ekonomik bütünlük kapsamı içerisinde bağlı olduğu şirketlere yöneltilebileceği, ayrıca teşebbüsün AB bünyesinde ticari olarak bir varlığı bulunmasa bile AB bünyesinde iktisadi olarak bağlı olduğu ana teşebbüse tebligat yapılabileceğinin kabul edildiği dikkate alındığında davalı idarenin yetki ve görevi kapsamında önaraştırma yapılması için gerekli bilgi ve belgeleri vermekle sorumlu olduğu, bu durumda, davacının kendisinden istenen bilgi ve belgeleri gereği gibi eksiksiz biçimde davalı idareye ibraz etmediğinden dolayı hakkında 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nin dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararında bilgi ve belge talebinin iletileceği teşebbüse yapılacak tebligat konusunda yeterli bir gerekçeye yer verilmediği, ayrıca tebligatın yapılacağı kişi bakımından hatalı yorumda bulunulduğu, ekonomik bütünlük ve etki prensibinin sınırlarının son derece dar yorumlanmasının hatalı sonuca varılmasına sebebiyet verdiği, Kurulun bir teşebbüsten talep ettiği bilgi ve belgelerin, o teşebbüsün elinde olması yahut o teşebbüsün imkânları dahilinde ulaşabileceği nitelikte olması gerektiği, ancak somut olayda davalı idarenin talep ettiği bilgi ve belgeleri elinde bulunduran kişinin merkezi yurt dışında bulunan ... şirketi olmasına rağmen bu durumun göz ardı edildiği, anılan şirket yerine yurt içinde yerleşik teşebbüse tebligat yapılarak usule aykırı davranıldığı, tebligatın geçersizliğinin bütün işlemi geçersiz kıldığı gibi Anayasa ile güvence altına alınan temel insan haklarından olan adil yargılanma hakkı ve onun bir devamı niteliğindeki hukukî dinlenilme hakkının ihlâline de neden olduğu, davalı idarenin aynı konuda çelişkili uygulamaları olduğu, ekonomik bütünlük ve etki teorisi kavramlarının usul hukukuna yönelik bir kavram olan tebligat usulüne uygulanmasının mümkün olmadığı, gerek yasal düzenlemeleri gerekse davalı idarenin kendi tanımlamaları gereğince etki teorisi ve ekonomik bütünlük kavramlarının rekabet hukukunun maddi hukukta uygulama bulan ilkeleri olduğu, Kurul'un bilgi ve belgelerin sunulması için takdir ettiği sürenin makul olmadığı, dava konusu idari para cezasının belirlilik ve ölçülülük ilkelerine de aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 22/01/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.