WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/2200 E.  ,  2023/3712 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/2200
Karar No:2023/3712

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Fonu (…)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının ... Grubu şirketlerinden ... Holding A.Ş.'de kanuni temsilci olarak görev yaptığından bahisle hakkında 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi gereğince toplam 120.297.610,20-TL'nin tahsiline ilişkin olarak düzenlenen … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının ... Holding A.Ş.’de 05/01/2000-26/06/2000 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği, 20/01/2000-10/05/2000 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanlığı görevlerinde bulunduğu, bu şirketin 1999-2001 tarihleri arasında ... Bank A.Ş.’den kredi kullandığı, 5766 sayılı Kanun ile 5411 sayılı Kanuna eklenen geçici 26. madde uyarınca, Fon tarafından devralınan bankaların grup şirketlerinde bir dönem kanunî temsilci olarak görev yapmış olanların, grup şirketlerinin banka kaynaklarından kullandığı kredilerden doğan borcun devam ettiği dönem boyunca kanunî temsilci sayıldığı ve haklarında doğrudan 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinin uygulanmasının yolunun açıldığı, davacının ödenmeyen kredi borçlarından dolayı sorumluluğunun bulunduğu, bankacılık yapma izni kaldırılıp yönetim ve denetimini Fon’un üstlendiği ya da temettü hariç ortaklık hakları Fon’a intikal eden bankaların (katılım, kalkınma ve yatırım bankaları dahil) ve diğer kredi kuruluşlarının Bankacılık Kanunu'nun 15. maddesinin 7 (b) bendi kapsamında sayılan nedenlerden dolayı ortaya çıkan alacakları “Fon alacağı” sayıldığından bu alacakların 6183 sayılı Kanun uyarınca takip edileceğinde herhangi bir duraksama bulunmadığı, bu bakımdan, davacının kanuni temsilci sıfatını haiz yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı ... Holding A.Ş. hakkında 6183 sayılı Kanun kapsamında yapılan takipte malvarlığının borçları karşılayamaması nedeniyle, Fon'un söz konusu borçların tahsilini teminen 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi kapsamında ilgili şirketin kanuni temsilcisi olan davacı hakkında tahsil ve takibata girişebileceği açık olduğundan, davacı hakkında düzenlenen dava konusu ödemeye çağrı mektubunda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 10/07/2001 tarih ve 24458 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 10/07/2001 tarih ve 384 sayılı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararıyla, 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 14/3’inci maddesi kapsamında yükümlülüklerini vadesinde yerine getirmeyen, alınması gereken tedbirleri almayan, faaliyetine devamı mevduat sahiplerinin hakları ve mali sistemin güven ve istikrarı bakımından tehlike arz eden ... Bank A.Ş.’nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı ve temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildiği, davacının ... Bank A.Ş.'nin hakim ortaklarından ... Holding A.Ş.'de 05/01/2000-20/01/2000 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi, 20/01/2000-10/05/2000 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı, davalı idarenin 18/11/2016 tarihli savunma dilekçesinin 7. sayfasında yer alan tablolarda davacının sorumlu tutulduğu kredilerin gösterildiği, bu kredilerden bir kısmının davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı süreden önceki tarihlerde kullanıldığı ve görev süresinden önce kullanılan başka kredilerle kapatıldığı, daha sonra bu kredilerin bir kısmının ise görev süresinden sonra kullanılan krediler ile kapatıldığının anlaşıldığı;
Bu kapsamda, davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı süreden önce bahsedilen tabloda yer alan birtakım kredilerin kapatılması amacıyla 09/12/1999 tarihinde kullanılan 3.002.206-DEM tutarlı kredinin vadesinde (09/06/2000 - davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı süreden sonra) ödenmediği, 09/12/1999 tarihli kredinin 05/02/2001 tarihli protokole istinaden 26/02/2001 tarihinde kullandırılan kredi ile kapatıldığı, 26/02/2001 tarihli kredinin ödenmeyerek 28/08/2001 tarihinde kanuni takip hesaplarına aktarıldığı, yine davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı süreden önce 30/09/1999 tarihinde 91.053,00-TL tutarlı kredi kullandırıldığı, ancak söz konusu kredinin vadesinin ne olduğunun belirtilmediği, ayrıca ... Bank Off-Shore Ltd.'den yine davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı süreden önce 14/05/1999 tarihinde 1 yıl+1 hafta vadeli olarak kullanılan 4.750.000,00-USD tutarlı kredinin vadesinin davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı süreden sonraki bir tarih olan 21/05/2000 tarihine denk geldiğinin görüldüğü;
Bu itibarla, davacının sorumlu tutulduğu kredilerin bir kısmında ne kredinin kullanıldığı ne de kredinin vadesinin dolduğu tarihte söz konusu şirkette görev yapmadığı, bu nedenle davalı idarece sunulan tabloda yer alan kredilerin bir kısmından davacının sorumlu tutulmasına hukuken olanak bulunmadığı anlaşıldığından, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin daha önce verilen yargı kararlarında belirtilen ilke ve esaslar doğrultusunda tesis edildiği, davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediği ve tahsil imkânının bulunmadığı, şirket ile imzalanan protokolde belirlenen borç tutarı ödenmediğinden söz konusu protokolün yürürlüğe girmediği, borç tutarının davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı süreler dikkate alınarak ayrıştırıldığı, faiz tutarının mevzuata ve yargı içtihatlarına uygun olarak hesaplandığı, davacının sorumluluk tutarının tespitinde sadece kendi döneminden sonra kullandırılmış kredilerin hesaplamaya dahil edilmediği, görev süresinden önce kullandırılmış kredilerden de sorumlu tutulmasının Kanun'un Geçici 29. maddesi uyarınca zorunlu olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine 25/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.