WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/2116 E.  ,  2024/4438 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/2116
Karar No:2024/4438

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Faktoring A.Ş. (...) pay piyasasında 07/04/2022-22/04/2022 döneminde meydana gelen olağandışı fiyat ve miktar hareketlerine ilişkin olarak yapılan incelemeler sonucunda, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107/2. maddesinde sayılan fiillerin işlendiğine dair makul şüphe bulunması nedeniyle anılan Kanun'un 1. maddesi çerçevesinde yatırımcıların hak ve yararlarının korunmasını teminen 6362 sayılı Kanun'un 101. maddesinin birinci fıkrası ve V-101.1 sayılı Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrası ile 6. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 26/04/2022 tarihli işlemlerden başlamak üzere borsalarda 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanmasına dair ... tarih ve ......... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; "... " isimli Twitter hesabı ile Twitter hesabının bibliyografi kısmına ekli ".../..." isimli Telegram kanalından ... hisselerine yönelik paylaşımlar yapıldığı, "..." kanalları üzerinden paylaşılan ekran görüntüsünün ... isimli veri dağıtıcısına ait olduğu, veri dağıtıcısına ait hesabın ... isimli aracı kuruma ait bir bireysel yatırım hesabına bağlı bulunduğu, davalı idarece aracı kurumla yapılan yazışmalar neticesinde söz konusu yatırım hesabının B.Ç.'ye ait olduğunun ortaya konulduğu, davacının B.Ç., H.A., M.K., B.Ç., M.K. ve M.A. isimli şahıslarla IP eşleşmesinin bulunduğu, davacının ... pay piyasasına yönelik olarak 20 kişilik bir oluşumla doğrudan veya dolaylı olarak bağlantısının bulunduğu, söz konusu 20 kişinin aralarında pay virmanı, para transferi, pay devri, IP eşleşmesi ve akrabalık ilişkilerinin bulunduğu, söz konusu grubun ... pay piyasasının %7,14'lük kısmıyla alım ve satım işleri gerçekleştirdiği, 22/04/2022 tarihi itibarıyla grubun elinde toplam 6.976.851 adet borsaya kote edilmiş payın bulunduğu, 25/04/2022 tarihi itibarıyla ... pay piyasasının toplam miktarının %3,32'lik kısmının B.Ç.'nin, %2,11'lik kısmının ise davacının mülkiyetinde bulunduğu, sırasıyla ... paylarını elinde bulunduran en büyük dördüncü ve beşinci yatırımcılar olduğu, 8 farklı aracı kurum ile farklı şahıslar vasıtasıyla yapılan işlemler ile işlemlerin sonunda grup arasında gerçekleştirilen pay virmanı, para transferi, pay devri ve IP eşleşmesinin bireysel yatırımcıların olağan yatırım anlayışıyla uyumlu olmadığı, başka bir anlatımla, bireysel yatırımcılar tarafından, uyuşmazlığa konu olayda yer alan şekilde bir organizasyon oluşturulmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, "..." isimli twitter ve telegram kanalından yapılan paylaşımlar ile 20 kişilik grubun borsada yaptığı işlemlerin, ... pay piyasasında yapay hacim ve pay piyasası oluşturacak düzey ve büyüklükte olduğu, dolayısıyla ... pay piyasasında yapay pay piyasası oluşmasına iştirak eden davacının, eylemine uyan cezayla tecziye edilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 6362 sayılı Kanun'un 106. ve 107. maddelerinde sayılan fiilleri işlediğine dair makul şüphe bulunan kişilerin Kurul tarafından borsalarda geçici olarak işlem yapmasının yasaklanabileceği, geçici işlem yapma yasağının sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan ya da bunları yayan ve bu suretle menfaat sağlayanlardan bu fiilleri işlediğine dair makul şüphe bulunanlar hakkında uygulanabileceği; anılan Kanun'un 107/2. maddesi ile 101/1. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, 101/1. maddenin 107/2. maddede tanımlanan fiilin işlenmesine yönelik makul şüpheyi geçici işlem yasağının sebebi olarak düzenlediği, 107/2. maddede tanımlanmayan ancak bu fiile iştirak kapsamında başka iş ve işlemler gerçekleştirildiğine yönelik makul şüphenin ise "107/2. maddede tanımlanan fiilin işlenmesine yönelik makul şüphe" kapsamında değerlendirilemeyeceği, aksi düşüncenin kanunilik ilkesine aykırılık oluşturacağı;
6362 sayılı Kanun'un 107/2. maddesinde geçici işlem yapma yasağı uygulanabilmesi için "yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla sözlü ya da yazılı herhangi bir beyanda bulunmak ya da başkalarının beyanlarını yaymak" suretiyle menfaat sağlamak olarak tanımlanabilecek bir fiilin işlendiğine dair makul şüphe bulunması gerektiği, davacı hakkında sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi verdiği, söylenti çıkardığı, haber verdiği, yorum yaptığı veya rapor hazırladığı ya da bunları yaydığı ve de bu suretle menfaat sağladığı yönünde makul şüphe oluşturacak bir tespit ya da değerlendirmenin davalı idarece yapılmadığı, Twitter ve Telegram isimli sosyal paylaşım mecralarında ... payına ilişkin olarak yatırımcıları yönlendirici paylaşımların "@..." adlı Twitter hesabından ve "..." ve "..." adlı Telegram Kanalını yönettiğine ilişkin makul şüphe oluşan B.Ç. ve "... #... #..." adlı Telegram Kanalını yönettiğine ilişkin makul şüphe oluşan M.O.S. isimli kişiler tarafından yapıldığı tespitlerine yer verildiği, davacı hakkında ise yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla sözlü ya da yazılı herhangi bir beyanda bulunduğu ve bu suretle menfaat sağladığı yönünde bir tespitte bulunulmadığı, davacı hakkında tespit edilen ... pay piyasasına ilişkin yorumların paylaşıldığı Telegram grubuna üye olmak ve anılan pay piyasasında işlem gerçekleştirmek fiillerinin ise 107/2. maddede tanımlanan fiil kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, davacı hakkında 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, söz konusu tedbirin ileriye dönük olarak piyasa dolandırıcılığı fiiline iştirak edenlerin işlem yapmaya devam ederek piyasayı ve yatırımcıları zarara uğratmalarını önlemeye yönelik olduğu, makul şüphe değerlendirmesinin piyasanın işleyişinin olumsuz yönde etkilenmesi potansiyelinin bulunup bulunmadığı, yapılan işlemlerin bu yönde bir elverişliliğe sahip olup olmadığına yönelik olduğu, diğer yatırımcıların işlem yapmaya devam edebilmelerini teminen Kurulun sahip olduğu takdir yetkisinin bir uzantısı olduğu, Kurul kararının yerindelik denetimine tabi tutulamayacağı, işlem yasağı için aranan makul şüphe kriteri bakımından 6362 sayılı Kanun'un 107/1 ve 107/2 maddeleri arasında herhangi bir ayrım bulunmadığı, geçici işlem yasağının 107/2. madde uyarınca değil, 101. madde uyarınca tesis edildiği, tedbir kararının 101. maddeye ek olarak 107. maddenin hangi fıkrası kapsamında değerlendirildiğinin bir önemi bulunmadığı, davacı ile diğer grup üyelerinin pay fiyatını etkileme amaçlı manipülatif nitelikteki işlemlerin iştirak halinde gerçekleştirildiği konusunda makul şüphe oluşması için gerekli verilerin ortaya koyulduğu, bilgi paylaşan kişiyi sosyal medyadan takip eden, yapılan paylaşımları takiben piyasada başlayan fiyat ve miktar hareketlerini gözlemleyerek işlem yapan kişilerin olası kast ile hareket ettikleri gerekçesiyle söz konusu kişilerin iştirak zinciri içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, fiil üzerinde hakimiyetin tipik fiiller dışındaki fiillerle de gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu, yapılan paylaşımları müteakip alım satım gerçekleştirerek, paylaşımlar doğrultusunda piyasanın hareketlenmesine katkıda bulunan kimselerin de suçun işlenmesine katkıda bulunmuş oldukları, davacı hakkında işlem yasağı uygulanmasına dayanak makul şüphenin davacının söz konusu sosyal medya kullanıcıları ile birlikte hareket etmesi ve pay fiyatını etkilediği görülen şüpheli işlemleri gerçekleştirmesi suretiyle 107/2. maddede düzenlenen suça iştirak etmesi olduğu, menfaat elde edilmiş olması şartının aranmadığı, kâr veya zarar edilmesinin herhangi bir önemi bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun "Piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı incelemelerinde uygulanacak tedbirler" başlıklı 101. maddesi uyarınca Kurul'un, 104., 106. ve 107. maddelerde sayılan fiilleri işlediğine dair makul şüphe bulunan gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişilerin yetkilileri ile ilgili sermaye piyasası araçlarına ilişkin olarak; borsalarda geçici veya sürekli olarak işlem yapılmasının yasaklanması tedbirini almaya yetkisi bulunmaktadır.
V-101.1 sayılı “Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği”nin 4. maddesinin 1-g bendinde, “Makul şüphe”, sermaye piyasalarında; işlem gerçekleştiren kişilerin veya onlarla birlikte hareket edenlerin işlem kalıpları ve hesaplarında gerçekleştirilen transferler, sermaye piyasası araçlarının geçmiş dönem fiyat miktar analizleri, fiili dolaşım oranları, sermaye piyasası araçları ile ilgili haber ve açıklamalar, ihbar veya şikâyetler ile bunları destekleyen emareler dikkate alınarak yapılan incelemeler sonucunda Kanunun 106. ve 107. maddelerinde sayılan fiillerin işlendiğine dair oluşan şüphe olarak tanımlanmıştır.
Makul şüphe, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 116. maddesinde arama tedbirinin tatbiki için aranan şüphe seviyesi olup, Yargıtay tarafından “somut olgulara dayanma”, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında “objektif bir gözlemciyi ikna etme” şartı aranmıştır.
6362 sayılı Kanun'un “Piyasa dolandırıcılığı” başlıklı 107. maddesinin 2. fıkrasında ise, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan veya bunları yayan ve bu yolla menfaat sağlayanlar üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı kurala bağlanmıştır.
Suça iştirak, Türk Ceza Kanunu'nun 37-41. maddeleri arasında düzenlenmektedir. Ceza Hukukunda suça iştirak, bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kişi tarafından fikir ve eylem birliği içinde birlikte suç işlenmesini ifade etmektedir (TCK m.37). Suça iştirak, bir kişi tarafından işlenebilecek bir suçun aralarında anlaşmak ve işbirliği yapmak suretiyle birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesidir. Ancak kasten işlenen suçlar iştirak halinde işlenebilir.
Suça iştirak hallerinde “faillik” ve “şeriklik” olmak üzere iki kavram kabul edilmiştir. Fail, kanuni tipe uygun fiili icra etmesi nedeniyle işlenen suçtan doğrudan sorumludur. Buna karşılık, şeriklerin sorumluluğu doğrudan değildir, şerikler suçtan bağlılık kuralı gereğince sorumlu tutulurlar. Başka bir deyişle, şeriklerin suçla irtibatları failin şahsına ve işlediği fiile bağlılık arz etmektedir. Bu nedenle, şerikler kendilerince bilinen ve failin işlediği fiilden veya şahsından kaynaklanan nitelikli hallerden etkilenirler. Şeriklik, “yardım etme” ve “azmettirme” olmak üzere iki şekilde vücut bulur.
Türk Ceza Kanunu'nun 37. maddesinde düzenlenen faillik, “müşterek faillik” ve “dolaylı faillik” olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Müşterek faillik suretiyle suça iştirak, suçun vücut bulması için suçun işlenmesine katılan her bir failin eyleminin zorunlu katkısına ihtiyaç duyulması halinde söz konusu olmaktadır. Dolaylı faillik suretiyle suça iştirak ise, kişinin başkasını araç olarak kullanarak suç işlemesi halinde söz konusu olmaktadır. Dolaylı fail, asıl fail gibi cezalandırılmaktadır.
Bu kapsamda, 6362 sayılı Kanun’un 107. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen suçun işlenebilmesi için, failde saik, yani özel kast olması, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan veya bunları yayan, yani bu seçimlik hareketlerden birisinin icra edilmesi ve bu yolla menfaat sağlanmış olması gerekir. Fail bir kişi olabileceği gibi, birden fazla kişi de olabilir. Bu suçun, iştirak yoluyla birden fazla kişi tarafından fikir ve eylem birliği içinde birlikte işlenmesi, bu suça azmettirme veya yardım etme yoluyla iştirak edilmesi mümkündür. Zira, bu suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi ya da kişiler de sorumlu kabul edilmekte olup, bunun için asıl fail ile birlikte menfaat temin etmiş olması yeterlidir. Başka bir deyişle bu suça dolaylı fail olarak iştirakin mümkün olduğu gözükmektedir.
6362 sayılı Kanun’un 107. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen suça iştirakin her şekli mümkün olup, anılan suç, iştirak bakımından bir özellik göstermemektedir. Mülga 2499 sayılı Kanun'un 47/A-2,3 bentlerinde, piyasa dolandırıcılığı suçunu işleyenler için “... gerçek kişilerle, tüzel kişilerin yetkilileri ve bunlarla birlikte hareket edenler” şeklinde bir ibare yer almaktaydı. TCK'nin iştirake ilişkin genel hükümlerinin, söz konusu ibareyi gereksiz kılması karşısında, yeni kanunda buna benzer bir düzenlemeye yer verilmemiştir. (Doç. Dr. Selman DURSUN, “6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun Suç ve Kabahat Düzenlemelerindeki Yenilikler”, Türk Ticaret Kanunu Ekseninde Sermaye Piyasası Hukuku Toplantı Serisi-7, İstanbul, 3 Mayıs 2017, s. 327)
Netice olarak, 6362 sayılı Kanun’un 107. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen suça iştirak eden faillere, azmettirenlere, yardım edenlere de ilgili sermaye piyasası araçlarına ilişkin olarak; borsalarda geçici veya sürekli olarak işlem yapılmasının yasaklanması tedbirinin uygulanabileceği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 3. maddesinde, “Birlikte hareket eden kişiler”, bir ya da birden fazla kişinin emir veya işlemleri, emir veya işlem planları ya da sahip oldukları sermaye piyasası araçları hakkında bilgi sahibi olarak; zımni, sözlü ya da yazılı bir anlaşmaya dayanarak; aynı kişi ya da kişilerin yönlendirmesiyle hareket ederek; bir ya da birden fazla kişiyi yönlendirerek; vekâlet alarak ya da almaksızın başkalarının hesaplarını kullanarak; aynı mekânı veya sanal ortam, bilgisayar, telefon, internet bağlantısı ya da iletişim kanallarından herhangi birini kullanarak emir ileten, işlem gerçekleştiren, nakit, nakit benzeri ya da sermaye piyasası aracı virmanı veya transferi yapan, hesap hareketi gerçekleştiren, bu fiilleri gerçekleştirenlere hesaplar, emirler, işlemler ya da şirketler hakkındaki bilgileri hukuka aykırı olarak veren kişiler veya her ne nam altında olursa olsun, doğrudan ya da dolaylı olarak, aralarında, hesaplar arasında veya yönettikleri ya da kullandıkları hesaplar arasında, nakit, nakit benzeri veya sermaye piyasası aracı virmanı ya da transferi gerçekleşen kişiler olarak tanımlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, 07/04/2022-22/04/2022 döneminde "..." adlı Twitter hesabından ve "..." adlı Telegram kanalından ... pay piyasasına yönelik paylaşımlar yapıldığı, "@..." adlı Twitter hesabı vasıtasıyla ulaşabilen "..." adlı Telegram kanalının 70 üyesi olduğu, "@..." adlı Twitter hesabından paylaşımlar yapılmadan önce söz konusu hesapta alım yapılmasına yönelik yönlendirici paylaşımlar yapıldığı, ... #... # ..." adlı kanalından, Borsa İstanbul A.Ş. tarafından 15/04/2022 tarihinde 7 yatırımcıya getirilen 18/04/2022 tarihinden itibaren 1 ay süreyle geçerli olacak "Açığa Satış ve Kredili işlem Yasağı", Brüt Takas" ve "İnternetten Emir İletilmesinin Kısıtlanması" tedbirleri sonrasında paylaşım yapılmaya başlandığı, yapılan paylaşımların yatırımcıların ... pay piyasasına emir iletmelerini telkin edici, pay fiyatını yükseleceğine yönelik olduğu ve payda talep oluşturmanın hedeflendiği, haklarında tedbir uygulanan M.A. İle F.Y.'a M.K. tarafından para transfer edildiği, haklarında terbir uygulanan M.A.D. ve Ş.G. hesapları üzerinden aynı tarihlerde çeşitli paylarda aynı IP adresinden emir iletildiği, Ş.G. İle M.Ç. tarafından aynı IP adresinden emir iletildiği ve aralarında akrabalık ilişkisinin bulunduğu, M.Ç. ile G.Y.'nin birlikte çalıştıkları, M.A.D. ile arasında para transferi tespit edilen İ.K.'nın paylarını davacıya devrettiği, davacı ile H.A tarafından aynı IP adresinden emir iletildiği, yine B.Ç. ile H.A., davacı ile M.K., davacı ile B.Ç. arasında aynı IP adresinden emir iletildiği gibi yapılan tespit ve değerlendirilmeler çerçevesinde, davacı ile "@..." Adlı Twitter hesabından ve "..." ve "..." adlı Telegram Kanalını yönettiğine ilişkin makul şüphe oluşan B.Ç. ve "... #... #..." adlı Telegram Kanalını yönettiğine ilişkin makul şüphe oluşan M.O.S. ve diğer on şahsın birlikte hareket ettiğine dair makul şüphe oluştuğu ve bu yatırımcıların grup olarak değerlendirildiği, grup tarafından inceleme döneminde 4.257.256 adet alış ve 2.101.037 adet satış işlemi olmak üzere toplam 6.358.293 adet işlem gerçekleştirildiği, 07/04/2022-13/04/2022 döneminde nette alım yönlü işlem yapılırken, 14/04/2022-22/04/2022 döneminde ise nette satım yönlü işlem yapıldığı, 06/04/2022 tarihinde 4,75-TL olan pay AOF'sinin %35,16 oranında artarak 6,42-TL'ye ulaştığı, aynı dönemde Endeksin ise %6,74 oranında değer kazandığı, 877.250 adet olan ortalama günlük işlem miktarının inceleme döneminde %466,20 oranında artarak 4.966.960 adet olarak gerçekleştiği, 358 kişi olan ortalama günlük yatırımcı sayısının inceleme döneminde %252,03 artarak 1.260 kişiye yükseldiği, davacı tarafından 90.574,32-TL menfaat elde edildiği tespit edilerek ... pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerde 6362 sayılı Kanun'un 107/2. maddesinde sayılan fiilin işlendiğine dair makul şüphenin oluştuğu sonucuna varılarak davacı hakkında 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Kurulca dava konusu işlem, davacının "@..." Adlı Twitter hesabından ve "..." ve "..." adlı Telegram Kanalını yönettiğine ilişkin makul şüphe oluşan B.Ç. ve "... #... #..." adlı Telegram kanalını yönettiğine ilişkin makul şüphe oluşan M.O.S. adlı şahıslarla ve diğer on şahısla birlikte hareket ettiği, aralarında virman, para transferi, iş ilişkisi, pay devri ve akrabalık bağlantıları bulunduğu, davacının söz konusu işlemler sonucunda 90.574,32-TL menfaat elde ettiği tespitlerine dayanılarak tesis edilmiştir.
Bu itibarla, incelenen dönemde ... payına yönelik yanıltıcı bilgi ve yorumlar içeren, yüksek fiyat hedefleri verilerek pay fiyatını artırmaya yönelik paylaşımlar yapılan "@..." Adlı Twitter hesabından ve "..." ve "..." adlı Telegram kanalını yönettiğine ilişkin makul şüphe oluşan B.Ç. ve "... #... #..." adlı Telegram kanalını yönettiğine ilişkin makul şüphe oluşan M.O.S. adlı şahıslarla ve diğer on şahısla birlikte hareket ettiği, aralarında virman, para transferi, iş ilişkisi, pay devri ve akrabalık bağlantıları bulunduğu, davacının söz konusu Telegram kanalının yönetici olan B.Ç ile aynı IP adresi üzerinden birçok kere emir ilettiği, söz konusu işlemler sonucunda davacı tarafından 90.574,32-TL menfaat elde edildiği dikkate alındığında, davacının 6362 sayılı Kanun'un 107/2. maddesinde sayılan fiillere asıl fail ve diğer grup ortakları ile birlikte menfaat temin etmek suretiyle iştirak ettiğine dair makul şüphenin oluştuğu sonucuna varıldığından, davacı hakkında 6 ay süreyle geçici işlem yapma yasağı uygulanmasına dair dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile aksi yöndeki karara katılmıyoruz.