Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2028 E. , 2023/4920 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/2028
Karar No:2023/4920
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş.
(Eski unvanı: … Grup Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş.)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Elektrik toptan satışı faaliyetiyle iştigal eden davacı şirket tarafından, Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs 2012 dönemlerinde oluşan dengesizlik kaynaklı borç faturasını vade tarihinde ödemeyerek temerrüt durumuna düştüğünden bahisle kendisine teminat çağrısı yapılması sonrasında, teminatını sunması ve/veya tamamlaması hususunda ihtar edilmesi üzerine verilen 30 günlük süre içinde de teminat göstermemesi nedeniyle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 1.000.000,00-TL idari para cezasının aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince bir önceki cezanın iki katı oranında artırılarak 2.000.000,00-TL idari para cezası verilmesine ve devam eden aykırılığın 30 günlük süre içerisinde giderilmesinin ihtar edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … gün ve E:… , K:… sayılı kararda; dava konusu işleme dayanak teşkil eden 03/03/2012 tarih ve 28222 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1., 2., 3., 4., 5., 6., 7., 8. ve 9. maddelerinin iptali ve yürütmenin durdurulması istemi ile Dairemizin E:2012/1511 sayılı esasına kayden açılan davada, "Bu Yönetmelik 01/02/2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer" şeklindeki 9. maddesi yönünden, dava konusu değişikliğin 03/03/2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmasına karşın, 01/02/2012 tarihi itibarıyla uygulanacağının belirlenmesi nedeniyle, düzenlemenin geçmişe yürümezlik ve belirlilik unsurlarını içeren hukukî güvenlik ilkesiyle bağdaştırılmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle 13/11/2013 tarihinde yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın kaldırılması istemiyle yapılan itirazın İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 02/06/2014 tarih ve İtiraz No:2014/183 sayılı kararı ile reddedildiği görüldüğünden, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği'nde yer verilen düzenlemeler uyarınca davacı adına dengesizlik kaynaklı borç faturası düzenlenmesine ve bahse konu borcun vadesinde ödenmemesi üzerine temerrüde düşüldüğünden bahisle tesis edilen dava konusu işleme dayanak oluşturan kuralın yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiği ve bu şekilde hukuka aykırılığı tespit edilen genel düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Ayrıca, dava konusu işlemin dayanağı olan davacı şirket adına tahakkuk eden Şubat 2012 dönemine ilişkin faturaları vadesinde ödemediğinden bahisle yapılan birinci ihtar üzerine verilen 30 günlük mühlet içinde yine ödemede bulunmaması ve teminat da göstermemesi nedeniyle 6446 sayılı Kanun'un 16/1-b bendi uyarınca 500.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Kurul'un … tarih ve … sayılı kararının … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile, yine aynı aykırılığın yazılı ihtara rağmen eksik teminatını 30 günlük süresi içerisinde tamamlamaması nedeniyle 6446 sayılı Yasa'nın 16/1-(b) maddesi uyarınca 500.000,00-TL idari para cezasının aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince bir önceki cezanın iki katı oranında artırılarak 1.000,000-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Kurul'un … tarih ve … sayılı kararının ise … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile iptal edildiği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 07/04/2022 tarih ve E:2018/254, K:2022/1558 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; mezkûr Yönetmelik'te değişiklik yapan 03/03/2012 tarih ve 28222 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin yürürlük maddesinin Dairemizce yürütmesinin durdurulması nedeniyle, hukuka aykırılığı tespit edilen genel düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış ise de, piyasa katılımcılarının teminatlarını tamamlama yükümlülüğüne aykırı davranışlarının yaptırıma neden olacağı düzenlemesinin hem fiil (Ocak-Mayıs 2012) hem de işlem (Eylül 2015) tarihinden çok önce 06/11/2010 tarihinden beri Yönetmelik'te yer aldığı, Mahkemece dava konusu işlemin esasının incelenerek karar verilmesi gerektiği, dava konusu işlemin hukuki dayanağının kalmadığından bahisle iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı, ayrıca, uyuşmazlığa ilişkin incelemenin İstinaf Mahkemesi'nce yapılması durumunda doğal hakim ilkesine aykırı hareket edilmiş olacağı, dereceli yargılama imkanının ortadan kalkacağı ve bu suretle adil yargılanma ilkesinin ihlal edilebileceği anlaşıldığından, dava dosyasının İdare Mahkemesine iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurularının kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesi’ne iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin bu tür soruşturma yapma yetkisinin bulunmadığı ve bulunduğunun kabulü hâlinde dahi süresinde soruşturmanın süresinde yapılmadığı, davalı idarenin TEİAŞ ile davacı arasında devam eden yargılamalarının sonucunu beklemesi gerektiği, TEİAŞ'ın kendilerine bildirimde bulunmaksızın üçüncü kişilere şirketin piyasadan çekildiği ilân ederek sattıkları elektriğin bedelini tahsil edememelerine sebep olduğu, dayanak Yönetmeliğin yürürlük tarihinin yayım tarihinden önce olarak belirlendiği ve bu sebeple iptaline karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Elektrik toptan satışı faaliyetiyle iştigal eden davacı şirket tarafından, Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs 2012 dönemlerinde oluşan dengesizlik kaynaklı borç faturasını vade tarihinde ödemeyerek temerrüt durumuna düştüğünden bahisle kendisine teminat çağrısı yapılması sonrasında, teminatını sunması ve/veya tamamlaması hususunda ihtar edilmesi üzerine verilen 30 günlük süre içinde de teminat göstermemesi nedeniyle 6446 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 1.000.000,00-TL idari para cezasının aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince bir önceki cezanın iki katı oranında artırılarak 2.000.000,00-TL idari para cezası uygulanmasına, ayrıca devam eden aykırılığın 30 günlük süre içerisinde giderilmesinin ihtar edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararı alınmış, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." kuralına, 4. fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.” kuralına, 5. fıkrasında ise, “Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.” kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanun'un 45. maddesini değiştiren 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 19. maddesinin gerekçesinde, "...Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verecektir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yapacak ve yine istinaf başvurusunun reddine karar verecektir. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verecektir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esasına girecek ve esas hakkında yeniden bir karar verecektir. İşin esasına girilerek yapılacak inceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilecektir. Bu durumda, istinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. Yukarıda belirtildiği gibi istinaf incelemesinde kural, ilk derece mahkemesince verilen kararda tespit edilen maddi veya hukuki eksikliklerin istinaf mercii tarafından tamamlanarak nihai kararın da istinaf mercii tarafından verilmesidir. Ancak bu kuralın bir istisnası söz konusudur. Şayet ilk derece mahkemesinin 2577 sayılı Kanun'un 14 ve 15'inci maddeleri uyarınca ilk inceleme üzerine vermiş olduğu bir karara karşı istinaf başvurusu yapılmış ve istinaf mercii bu başvuruyu haklı görmüş ise, istinaf mercii bu kararı bozacak ve dosyayı kararı veren mahkemeye geri gönderecektir. Bunun gibi, ilk derece mahkemesindeki davaya görevsiz ya da yetkisiz mahkeme tarafından yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması hâlinde de, istinaf mercii kararı bozmak suretiyle dosyayı geri gönderecektir. Bölge idare mahkemesinin bu kararları kesindir..." açıklamalarına yer verilmiştir.
6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle yapılan değişiklikle, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinde "itiraz usulü" kaldırılarak, "istinaf" kanun yolu getirilmiş olup, ilk derece mahkemelerinin kesinleşmemiş nihai kararlarının maddî ve hukukî yönlerden denetlenerek, hukuka aykırılıklarını ortadan kaldırmak amacıyla istinaf kanun yolu düzenlenmiştir.
İstinaf mercii tarafından, ilk derece mahkemesi kararı hukuka uygun bulunursa istinaf başvurusunun reddine, aksi hâlde ise kararın kaldırılmasına karar verilmesi, istinaf mercii tarafından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği durumlarda ise kural olarak, mahkeme kararında tespit edilen maddî veya hukukî eksiklikler tamamlanarak nihaî karar verilmesi gerekmektedir.
Bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun bulmayarak, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verdiği hâllerde, kural olarak, davanın esası hakkında yeniden bir karar vermesi, istisnaî olarak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde ise dosyayı ilgili mahkemeye göndermesi gerekmektedir. Başka bir anlatımla, istinaf merciinin, istinaf başvurusunu kabul edip, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırdıktan sonra, dava dosyasını yeniden karar verilmek üzere ilgili mahkemeye gönderebileceği hâller bunlarla sınırlıdır.
Nitekim Anayasa Mahkemesi; "uyuşmazlığın bir kısmı hakkında inceleme yapılmadan hüküm kurulması, dava hakkında eksik hüküm kurulması, dava dosyasının tekemmül ettirilmeden uyuşmazlık hakkında karar verilmesi, davanın konusunun hatalı nitelendirilmesi suretiyle yargılama yapılması, duruşma yapılmadan karar verilmesi, dava dilekçesinin reddini veya merciine tevdiini gerektiren sebeplerin bulunmasına rağmen esas hakkında karar verilmiş olması, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına veya davanın incelenmeksizin reddine dair kararların hukuka aykırı bulunması, eksik veya yanlış hasımla davanın görülmesi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında uyumsuzluk bulunması, görüşme tutanağı ile kararın çelişkili olması ve benzeri usule ilişkin durumlarda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının bu mahkemeye gönderilmesi gerektiği, bu eksikliklerin istinaf merciince giderilerek işin esası hakkında bir karar verilmesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesine, adil yargılanma hakkına, gerekçeli karar hakkına, kanuni hâkim ve iki dereceli yargılama ilkelerine aykırılık teşkil ettiği" iddialarıyla yapılan ve 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasının birinci cümlesinin "...İlk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde,..." bölümünün iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itirazın, temyize tâbi kararlar yönünden reddine karar vermiştir (AYM, E:2022/89, K:2022/129, Karar Tarihi: 26/10/2022, 29/12/2022 tarih ve 32058 sayılı Resmî Gazete). Anılan kararda, Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasında yer alan hâllerin dışındaki usul hatalarının bulunması durumunda bölge idare mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine gönderemeyeceği ve davanın esasını da kendisinin karara bağlayacağı gerekçesine yer verilmiş (§ 20), Kanun'da belirtilen hâller dışında istinafın gerekli incelemeyi yaparak nihaî karar vereceğinin açık olarak düzenlendiği vurgulanmıştır (§ 37).
Dosyanın incelenmesinden, … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, İdare Mahkemesi'nce dayanak Yönetmeliğin Dairemizce iptal edildiğinden bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, davalı idarenin istinaf başvurusunun ise reddedildiği, anılan kararın "Yönetmeliğin yürürlük maddesinin iptal edilmesine karşı uyuşmazlık konusu yükümlülüğün önceki Yönetmelik'te de yer aldığı ve fiil tarihinde yürürlükte olduğu" gerekçesiyle bozulduğu, Bölge İdare Mahkemesi'nin temyize konu kararında ise bozma kararına uyularak, dava konusu işlemin esasına ilişkin İdare Mahkemesi'nce bir değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle "istinaf başvurularının kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesi'ne iadesine" karar verildiği görülmektedir.
Anılan davada, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun haklı bulunması, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması istisnai hâllerinin gerçekleşmediği, bu bakımdan Bölge İdare Mahkemesi'nce ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermekle birlikte, davanın esası hakkında yeniden bir karar vermesi gerektiği, başka bir anlatımla, tarafların ileri sürdüğü iddialar dikkate alınmak suretiyle uyuşmazlığın esasının incelenmesi görevinin istinaf mercii olan Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'ne ait olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının yeniden bir karar verilmek üzere İdare Mahkemesi'ne iadesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usûl kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve dava dosyasının yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesi'ne iadesi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 20/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!