WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/2011 E.  ,  2024/238 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/2011
Karar No:2024/238

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Telekomünikasyon A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bingöl Belediyesi tarafından 2015 yılı yer altı saha dolabı (menhol) yer kullanım bedelinin tahsili amacıyla davacı şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan Bingöl Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ve bu karara dayanılarak hazırlanan ... tarih ve ... sayılı tahakkuk işleminin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği anlaşıldığından kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce Dairemizin 26/09/2022 tarih ve E:2022/3550, K:2022/3345 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı tahakkuk işlemi ile Bingöl Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , ... sayılı kararıyla iptal edildiğinden ve dava konusu ödeme emrinin dayanağı kalmadığından, ödeme emrinin de iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmelik gereği 27/12/2012 tarihinden sonra kurulmuş olan altyapı tesislerine ilişkin davacı tarafından davalı idareye herhangi bir başvuruda bulunulmadığı, belediye ekiplerince yapılan teknik tespit ve denetimler neticesinde 27/12/2012 tarihi sonrasında kurulan tesis, yapı ve altyapı tesislerinin tespit edildiği, geçiş hakkına ilişkin metraj hesabı çıkarıldığı, belediye mücavir alan sınırları içerisinde kalan alanlara kurulan yeraltı montajlı ve yerüstü saha dolaplarının yer kullanımlarına ilişkin geçiş hakkı bedelleri tahakkuk ettirilerek tahsil yoluna gidildiği, fiber optik kablolar için kullanılan toplam 115.000 metre geçiş hakkının genişliğinin 40 cm'den fazla olduğu, salt söz konusu hat üzerinde yer alan menhollerin ve saha dolaplarının genişliğinin 120 cm'den fazla olduğu, fiber optik kabloların geçişinde kullanılan eni 120, derinliği 100 cm olan menhollerin genişliğinin Yönetmelikte belirlenen 40 cm'nin 3 katı olduğu, Geçiş Hakkı Ücret Tarifesi Üst Sınırları Tablosu'nun açıklamalar kısmının 1 numaralı bendi uyarınca geçiş hakkı ücreti belirlenirken 1,79-TL'nin 3 çarpanı ile çarpılarak belirlenmesi gerektiği, hesaplamaların mevzuata uygun olduğu, verilen karar nedeniyle davalı idarenin kamu alacaklarını tahsil etmesinin imkânsız hâle geleceği, davacı tarafından 5809 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra belediyeye başvuru yapılarak geçiş hakkı sözleşmesi imzalanması gerekirken yapılmadığı; davacı tarafından Güngören Belediye Başkanlığı'na sunulan dilekçede yeraltı montajlı ve yerüstü saha dolaplarının yer kullanımlarına ilişkin geçiş hakkı bedellerinin her yıl belediyeye ödendiğinin ikrar edildiği; davacının kurduğu altyapı tesislerini diğer işletmecilere kullandırması karşılığından ücret tahsil ettiği, bu ücretlere ilişkin tarife ile belediye tarafından belirlenen ücret tarifesi kıyaslandığında belediye ücret tarifesinin aşırı olduğunun ileri sürülemeyeceği, ayrıca tesis paylaşımı için başvuruda bulunan işletmeciler tarafından survey ücreti, başvuru ücreti ve kabinetlere ilişkin yer kullanım ücretlerinin tesis sahibine ödenmesi zorunlu iken söz konusu alanda malik olan belediyenin evleviyetle bu bedelleri tesisi ilk kuran işletmeciden tahsil etmesinin zorunlu olduğu, metrajlar üzerinden hesaplanan geçiş hakkı ücretlerinin esas ücret, keşif, yer kullanım ücreti vb. ücretlerin tali ücret olarak belirlenmesinin mevzuatta bir dayanağının olmadığı; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesine dayanılarak belediye meclisince ücretlendirilen hizmetler için ilgililerin müracaatının gerekli olmasının, müraaat edilmeden belediyenin imkânlarından yararlanıldığının tespiti hâlinde belediyenin bedel tahsil etme yetkisini ortadan kaldırmayacağı; davacı şirketin imtiyazlı sözleşme sahibi olmasının mevzuatta belirlenen yükümlülüklerden muaf olduğu anlamına gelmediği, davacı şirkete belediyenin yetki ve sorumluluğu altında olan yerleri bedelsiz kullanma hakkı tanıyan objektif bir düzenleme de bulunmadığı, 406 sayılı Kanun ile davacı şirkete tanınan tüm ayrıcalıkların 5809 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile kaldırıldığı, davacının herhangi bir kazanılmış hakkının bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin davacı şirketle geçiş hakkı sözleşmesi imzalamadığı ve geçiş hakkına konu metraj hesabını yaparken davacı şirketle mutabık kalmadığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından geçiş hakkı sözleşmesi olmaksızın geçiş hakkı ücreti alınmaması gerektiği yönünde görüş bildirildiği, geçiş hakkı bedeline konu edilen kablo vb. gereçlerin toplam uzunluğunun davalı idarece tespit edilen rakamların yarısına dahi ulaşmadığı, menhol genişliği baz alınarak hesaplamalarda 3 çarpanı kullanılmasının mevzuattaki açıklamadan çıkarılamayacak bir sonuç olduğu, şirket menholleri ve saha dolaplarının elektronik haberleşme istasyonu olmadığı, Ortak Yerleşim ve Tesis Paylaşımına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ'in belediye tarafından tesis edilen işlemlere dayanak teşkil edemeyeceği, idarece başvuru bedeli, keşif bedeli, survey bedeli olarak nitelendirilen ücretlendirmelerin keyfi olduğu, geçiş hakkı ücretlerinin belirlenmesinde sadece kablo güzergâhının uzunluğunun dikkate alınması gerektiği, saha dolapları ve menholler için ayrıca ücret talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu, 5809 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra ikincil mevzuat olarak düzenlenen Yönetmelik'te yürürlük tarihinden önce kurulan elektronik haberleşme altyapısı ve şebekesinin geçiş hakkı bedeline konu edilmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 17/01/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.