Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1969 E. , 2024/486 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1969
Karar No:2024/486
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol Gıda İnşaat Nakliyat Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirkete, otomasyon sistemi çalışmayan tanktan akaryakıt sattığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 84.575,00-TL; dağıtıcısı dışında başka bir kaynaktan akaryakıt ikmal ettiğinin tespit edildiğinden bahisle aynı fıkra uyarınca 84.575,00-TL; ünvan değişikliğini geç bildirdiğinden bahisle aynı fıkra uyarınca 84.575,00-TL olmak üzere toplam 253.725,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; davacının otomasyon sistemi çalışmayan tanktan akaryakıt sattığı, dağıtıcı dışında başka bir kaynaktan akaryakıt ikmal ettiği ve unvan değişikliğini Kurum'a geç bildirdiği gerekçesiyle idari para cezası uygulanmakla birlikte söz konusu para cezalarının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da getirilmediği anlaşıldığından, herhangi bir kriter gözetilmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle Kanun'da öngörülen üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 28/12/2022 tarih ve E:2019/1820, K:2022/5014 sayılı kısmen gerekçeli onama, kısmen bozma kararının bozulan kısmına uyularak bu kısım yönünden verilen kararda; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde, bir kısım fiillere yönelik idarî para cezaları fıkralar hâlinde sayıldıktan sonra, yukarıda belirtilenlerin dışında kalan, ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verileceğinin kurala bağlandığı, kanun koyucunun bu düzenlemeyle, Kanun'a aykırı hiçbir fiilin yaptırımsız kalmamasını sağlamayı amaçladığı; Anayasa Mahkemesi'nin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla, 5015 sayılı Kanun'un 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle değiştirilen 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin "Aşağıdaki hâllerde sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idarî para cezası verilir:" bölümünün, 8. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesine ve iptal hükmünün de kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği; Anayasa Mahkemesi tarafından verilen 07/04/2016 tarihli iptal kararının yürürlüğü 03/05/2016 tarihinden itibaren dokuz ay ertelenmesine rağmen bu süre içerisinde, iptal edilen kısma ilişkin yeni bir yasal düzenlemenin yürürlüğe girmediği, bu nedenle, davalı idare tarafından, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmek fiilini işlediğinden bahisle, davacı hakkında 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası gereğince idarî para cezası uygulandığı;
5015 sayılı Kanun'un Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen hükmünün, bayilerin, bayisi olduğu dağıtıcı dışında başka bir dağıtıcıdan ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmamasına yönelik yükümlülüğe ilişkin olmayıp, bu yükümlülüğe aykırılık nedeniyle verilecek idarî para cezasının maktu olarak düzenlenmesinin adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmayacağından, bu fiili işleyenler hakkında uygulanacak ceza maddesine ve miktarına yönelik bir iptal kararı olduğu, söz konusu yükümlülüğe aykırı davranan bayiler hakkında Kurumca ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınarak işlem tesis edilebileceği;
Dava konusu işlemin esasına yönelik değerlendirmeye gelince;
Uyuşmazlık konusu olayda, davacıya ait ... Mahallesi, ... Sokak, No:... (Ada:... , Pafta:... , Parsel:... ) Edremit/BALIKESİR adresinde bulunan akaryakıt istasyonunda 16/02/2016 tarihinde yapılan denetim neticesinde düzenlenen tutanaklarda, istasyonda 22.000 lt kapasiteli 5 adet yer altı tankı bulunduğu, bir tankta benzin, üç tankta motorin, bir tankta gaz yağı olduğu, 01/12/2015-31/12/2015 tarihleri arasında toplam 357.584 It motorin alışına dair dağıtıcısı ... Akaryakıt Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından tanzim edilmiş faturaların sunulduğu, tesiste 18.404 lt gaz yağı bulunduğu, gaz yağına ilişkin ... Petrol Ürünleri İnşaat Taşımacılık Otomotiv Dağıtım Pazarlama Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından istasyonun devri sırasında tanzim edilmiş 15/05/2015 tarihli faturanın sunulduğu, 2015 yılından 66.275 It motorin devredildiğinin envanter raporundan anlaşıldığı, 2016 yılında dağıtım şirketinden motorin alımı yapılmadığı, Z raporlarından 2016 yılında 6.119 lt motorin satışı yapıldığının görüldüğü, istasyonda 66.275-6.119=60.156 It motorin bulunması gerekirken yer altı tanklarında yapılan ölçümde 10.580 lt motorin bulunduğu, 60.156-10.580 = 49.576 litrelik motorin satışına ilişkin herhangi bir veriye ulaşılamadığı, 01/0/2016-16/02/2016 tarihleri arasındaki otomasyon bilgileri dökümü incelendiğinde ilgilinin dağıtıcı firmadan alım yapmamasına rağmen dönem başı stok miktarlarında artışlar olduğu, bayi tarafından otomasyon sistemine erişimin engellenmesi nedeniyle dağıtıcı firma tarafından 22/01/2016, 29/01/2016, 04/02/2016 ve 09/02/2016 tarihlerinde aykırılık beyanında bulunulduğu, bu şekilde davacı şirketin bayisi olduğu dağıtıcı haricinde başka bir yerden akaryakıt tedarik ettiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmek fiili nedeniyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık, dava konusu işlemin bu cezaya ilişkin kısmının iptaline dair İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin davacı şirketin dağıtıcı dışında başka bir kaynaktan akaryakıt ikmal ettiğinden bahisle 84.575,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin bu kısım yönünden iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararında dava konusu işlemin hukuka uygun olduğuna ilişkin gerekçe oluşturulmasına rağmen hüküm fıkrasında işlemin iptal edilmesine karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava, bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirkete, otomasyon sistemi çalışmayan tanktan akaryakıt sattığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 84.575,00-TL; dağıtıcısı dışında başka bir kaynaktan akaryakıt ikmal ettiğinin tespit edildiğinden bahisle aynı fıkra uyarınca 84.575,00-TL; unvan değişikliğini geç bildirdiğinden bahisle aynı fıkra uyarınca 84.575,00-TL olmak üzere toplam 253.725,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istemiyle açılmıştır.
... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla dava konusu Kurul kararının iptaline karar verilmiş, davalı idarece anılan karara yönelik istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla, Mahkeme kararının, otomasyon sistemi çalışmayan tanktan akaryakıt ikmali gerçekleştirildiği gerekçesiyle tesis edilen idari para cezasının iptaline ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılarak bu kısım yönünden davanın reddine; davacı şirketin dağıtıcı dışında başka bir kaynaktan akaryakıt ikmali gerçekleştirildiği gerekçesiyle tesis edilen idari para cezasının iptaline ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun gerekçeli reddine; davacı şirketin ünvan değişikliğini mevzuatta belirlenen süre içerisinde Kurum'a bildirilmediği gerekçesiyle tesis edilen idari para cezasının iptaline ilişkin kısmı yönünden ise istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; davalı idarenin anılan kararın iptale ilişkin kısımlarına yönelik temyiz başvurusu üzerine Dairemizin 28/12/2022 tarih ve E:2019/1820, K:2022/5014 sayılı kararıyla, Bölge İdare Mahkemesi kararının, dağıtıcı dışında başka bir kaynaktan akaryakıt ikmali gerçekleştirildiği gerekçesiyle idarî para cezası uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddine dair kısmının bozulmasına; Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacı şirketin ünvan değişikliğini mevzuatta belirlenen süre içerisinde bildirilmemesi nedeniyle idarî para cezası uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kısmının gerekçeli onanmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 28/12/2022 tarih ve E:2019/1820, K:2022/5014 sayılı kısmen gerekçeli onama, kısmen bozma kararının bozulan kısmına uyularak bu kısım yönünden, ... tarih ve E:... , K:... sayılı görüşme tutanağında kararın sonucu "Bozmaya Uyma-İstinaf Başvurusu Kabul, Kaldırma, Ret" olarak belirtilmesine rağmen gerekçeli kararda "davacının istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırması ve dava konusu işlemin iptali" yönünde hüküm kurulmuştur.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Davaların karara bağlanması" başlıklı 22. maddesinde, "1. Konular aydınlandığında meseleler sırasıyla oya konulur ve karara bağlanır.
2. 15. maddede sayılan sebeplerden biri ile veya yargılama usullerine ilişkin meselelerde azınlıkta kalanlar işin esası hakkında da oylarını kullanırlar. Azınlıkta kalanların görüşleri, kararların altına yazılır."; "Tutanaklar" başlıklı 23. maddesinde, "Her dava dosyası için görüşmelere katılan başkan ve üyelerin, Danıştay'da düşünce veren savcının, tetkik hakiminin ve tarafların ad ve soyadlarını, incelenen dosya numarasını, kısaca dava konusunu ve verilen kararın neticesini, çoğunlukta ve azınlıkta bulunanları gösteren bir tutanak düzenlenir. Bu tutanaklar görüşmelere katılanlar tarafından aynı toplantıda imzalanır ve dosyalarında saklanır."; "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinde ise, "Kararlarda: (...) e) Kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hüküm; tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarı, (...) belirtilir. (...)" kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanun'da, davalar karara bağlanırken konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı, her dava dosyası için görüşmelere katılan başkan ve üyelerin, Danıştay'da düşünce veren savcının, tetkik hâkiminin ve tarafların ad ve soyadlarını, incelenen dosya numarasını, kısaca davanın konusunu ve verilen kararın neticesini, çoğunlukta ve azınlıkta bulunanları gösteren bir tutanak düzenleneceği, bu tutanakların görüşmelere katılanlar tarafından aynı toplantıda imzalanıp dosyalarında saklanacağı, Mahkeme kararlarında kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hükmün, tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarının yazılacağı kurala bağlanmış olup, dava dosyası karara bağlanırken düzenlenen "Görüşme Tutanağı"nda yer alan "Karar Sonucu" ile gerekçeli kararda yer alan hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu ve çelişkisiz olması gerektiği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı ıslak imzalı görüşme tutanağında karar sonucunun "Bozmaya Uyma-İstinaf Başvurusu Kabul, Kaldırma, Ret" olarak belirtildiği, temyize konu gerekçeli kararda ise bozma kararına uyulduğu belirtilerek "davacının istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırması ve dava konusu işlemin iptali" yönünde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesi'nin gerekçeli kararı ile görüşme tutanağında belirtilen karar sonucu arasında uyumsuzluk ve çelişki bulunduğu dikkate alındığında, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usûl hükümlerine uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusu neticesinde verilen temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 01/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!