Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/4694 E. , 2023/3882 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4694
Karar No:2023/3882
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği - …
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara ili, Keçiören ilçesi, … Mahallesi, … ada, … numaralı parselde bulunan … Blok … numaralı bağımsız bölümde yer alan kamu konutunun 19/06/2020 tarihli satış ihalesinin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin kesinleşmiş Mahkeme kararının kaldırılarak, ilgili yargılamada müdahil olarak bulunan ...'un hile kullandığı ve buna ilişkin belgelerin yargılamadan sonra elde edildiğinden bahisle yeniden yargılama yapılması istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 15/06/2022 tarih ve E:2022/185, K:2022/2662 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, davacı tarafından yargılamanın yenilenmesi talebi dilekçesinin ekine Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, ..., … Gaz A. Ş. gibi su, elektrik, doğalgaz dağıtıcı firmalarından elde edilen yazılar eklendiği ve bunların sonradan elde edildiğinin belirtildiği, ayrıca davalı idare yanında müdahil olarak lehine karar verilen ...'un hile kullandığı ileri sürüldüğü, yargılamanın yenilenmesi talebi dilekçesi ekinde sunulan belgeler her an ilgili yerlere müracaat edilerek elde edilebilecek belgeler olduğu, anılan belgelerin sonradan elde edilen bilgi veya belgeler olarak kabulü mümkün olmadığı, bunların zorlayıcı bir nedenle elde edilemediğinden bahsedilemeyeceği, davacı tarafından müdahil ... tarafından hile kullanıldığı ileri sürülmüşse de iddia edilen hususların ...'un ihale sonucu mülkiyetini elde etmeye hak kazandığı dava konusu işlemin esasına yönelik durumlar olduğu ve bunların Mahkemece yapılan yargılamada da ileri sürülmüş olduğu ve hâliyle değerlendirilmiş olduğu, davacının yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yer alan yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında yer almadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, müdahilin konut tahsis tarihinden on beş gün içinde taşınması gerekirken kamu konutuna taşınmadığı, elektrik, su, sabit telefon, internet aboneliğinden bu hususun anlaşılacağı, sadece mernis sistemi üzerinden adres değişikliği yapıldığı ama kamu konutunda oturulmadığı, aile fertleri ile başka bir ikametgahta oturulduğu, su aboneliğinin ASKİ'den alınan yazıdan anlaşılacağı üzere 01/06/2021 tarihinde yapıldığı, dolayısıyla müdahil tarafından ihale tarihinde ilgili konutta oturma şartının sağlanmadığından öncelikli alım hakkının olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usûl ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinin 1. fıkrasında, yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği hâller tahdidi olarak sayılmış, "Yargılamanın Yenilenmesi Usulü" başlıklı 55. maddesinde de; "(...) 2. Karşı tarafın savunması alındıktan sonra istekler incelenir ve kanunda yazılı sebepler varsa davaya yeniden bakılarak karar verilir. 3. Yargılamanın yenilenmesi istemleri, kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise, istemin reddine karar verilir. (...)" kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde; "Yargılama giderleri şunlardır: ... ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti.(...)", 326. maddesinde; "(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.(...)" kuralı yer almıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinde; "Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder."; kuralına yer verildiğinden, avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade etmektedir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu ile atıfta bulunulan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yargılama giderlerine ilişkin kurallarına göre avukatlık ücretinin yargılama giderlerine dahil olduğu, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği ve avukatın yargılamadaki hukukî yardımının karşılıksız bırakılamayacağı sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, Kanunda yargılamanın yenilenmesi istemlerinin reddi hâlinde vekâlet ücretine hükmedilmesini sınırlandıran veya yasaklayan bir kural bulunmamaktadır. Keza Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde de, yargılamanın yenilenmesinin talep edilmesi hâlinde vekâlet ücretine hükmedilmeyeceği hususunda bir kurala yer verilmemiştir.
Yargılamanın yenilenmesi olağanüstü kanun yolları arasında düzenlenmekte ise de, esasen kanun yolu olarak niteliği tartışmalıdır ve diğer kanun yollarından ayrılır. Şöyle ki, nihâî bir kararın denetlenmesini sağladığından kanun yolları arasında düzenlenmekle birlikte, diğerlerinden farklı olarak kesinleşen bir kararın yeniden ele alınmasını sağlamakta ve dava şeklinde görülen bir hukukî çare olarak karşımıza çıkmaktadır. (ÖZEKES, Muhammed, Pekcanıtez Usûl Medeni Usûl Hukuku, C. III, 15. Bası, İstanbul, 2017, s.2324)
Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nin "Avukatlık ücretinin kapsadığı işler" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, tarifede yazılı avukatlık ücretinin, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığı olduğu ifade edildiğinden, Mahkemece hükmedilen vekâlet ücretinin hüküm kesinleşinceye kadar avukatça yapılan hukukî yardımın karşılığı olduğu, hüküm kesinleştikten sonra yapılan hukukî yardımları kapsamadığı açıktır. Yargılamanın yenilenmesi istemi kesinleşen kararı yeniden ele almaya yarayan, yeni bir dava gibi tekemmül sürecine tâbi olan ve istemin reddi veya kabulü yönünde verilen kararın olağan kanun yolu incelemesine tâbi kılındığı bir hak arama yolu olduğundan, hükmün kesinleşmesinden sonra vâki olan yargılamanın yenilenmesi talebinin incelendiği safhada yapılan hukukî yardım Tarifenin anılan hükmüne göre yeni bir vekâlet ücretini gerektirmektedir.
2577 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, yargılamanın yenilenmesi istekleri karşı tarafın savunması alındıktan sonra incelendiğinden, yargılamanın yenilenmesi isteminin niteliği, Kanun'da belirlenen bu özel usûl ve tarifedeki ifade ile birlikte değerlendirilmelidir. Kesin hüküm elde edildikten sonra başvurulan ve yeni bir dava gibi görülen bu istem üzerine karşı tarafın avukat aracılığı ile savunma verdiği durumlarda yeni bir avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekmektedir.
Aksi yaklaşım, kesinleşmiş bir mahkeme kararının sınırlı sayıda sebeple yeniden tartışmaya açılmasına neden olan yargılamanın yenilenmesi isteminin olağanüstü ve istisnaî niteliği nazara alındığında da isabetli olmayacaktır. Zira, yargılamanın yenilenmesi talep edildiğinde kesinleşen mahkeme kararı nedeniyle karşı tarafın hukukî durumunda beklenmedik ve istenmeyen bir değişimin ortaya çıkması ihtimali söz konusu olacağından, karşı taraf bu hususa karşı savunma yapılması için bir avukatın hukukî yardımına başvurabilecektir.
Bu itibarla, yargılamanın yenilenmesi istemine karşı davalı idare vekili savunma verdiği için yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığından bahisle istemin reddedilmesi üzerine davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş olması usûl hükümlerine uygundur.
Nitekim, Danıştay İdarî Dava Daireleri Kurulu'nun 24/02/2020 tarih ve E:2020/48, K:2020/62 sayılı "Bölge İdare Mahkemesi Kararları Arasındaki Aykırılığın Giderilmesi İstemi Hakkında Kararı"nda, "... Mahkemece yargılama sonucunda, koşulları oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiş olsa da, bu süreçte ilgili dava dilekçesinin kendisine tebliğinden sonra süresi içinde vekili aracılığıyla savunma veren tarafça yapılan hukukî yardımın karşılıksız bırakılamayacağı, dolayısıyla, söz konusu taraf lehine, uyuşmazlığın çözümünde göstermiş olduğu emek ve çabaların karşılığı olarak vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği..." belirtilmiştir.
Öte yandan, Yargıtay uygulamasının da yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığından bahisle reddi hâlinde vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönünde olduğu görülmektedir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 18/05/2022 tarih ve E:2022/3628, K:2022/4647 sayılı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2022 tarih ve E:2022/3501, K:2022/5304 sayılı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 26/05/2022 tarih ve E:2021/1353, K:2022/2900 sayılı, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2022 tarih ve E:2021/4358, K:2022/3680 sayılı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 25/05/2022 tarih ve E:2022/5746, K:2022/6449 sayılı, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 25/05/2022 tarih ve E:2022/2419, K:2022/7879 sayılı kararları)
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 05/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
(Vekâlet Ücreti Yönünden)
Yargılamanın yenilenmesi müessesesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlara Karşı Başvuru Yolları" başlıklı Üçüncü Bölümünde düzenlenmiş olan ve Kanun'da yazılı sebeplerin varlığı hâlinde kesinleşmiş hükmün, yine hükmü veren Mahkeme tarafından ortadan kaldırılmasına ve "davaya yeniden bakılmasına", uyuşmazlık ile ilgili olarak "yeni bir karar verilmesine" imkân tanıyan bir kanun yoludur.
Anılan Kanun'da bu müessese, Kanun'da sayılan şartlar gerçekleştiği zaman davanın yeniden incelenmesine imkan tanıyan "olağanüstü kanun yolu" olarak düzenlenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine Mahkemece öncelikle yeni bir yargılamaya gidilip gidilemeyeceğine dair bir inceleme/değerlendirme yapılarak ilgili uyuşmazlığın yeniden dava konusu edilebilmesine ilişkin koşulların varlığı veya yokluğu tespit edilmektedir.
Nitekim 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun "İadei muhakeme" başlıklı 10. maddesinde de, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü üzerine cereyan edecek davaların, yeni davalar gibi harca tabî olduğu kurala bağlanmıştır.
Kanun koyucu, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü üzerine cereyan edecek davaları, "yeni bir dava" gibi nitelendirmiş ve bu noktada kesinleşmiş yargı kararının ortadan kaldırılarak davaya yeniden bakılmasını, yargılamaya yeniden başlanılmasını öngörmüştür.
Yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesi durumunda ise, davaya yeniden bakılmasından ya da yeni bir yargılamadan ve yeni bir davanın varlığından söz etmek mümkün değildir. Çünkü yeniden yargılama yapılmasını gerektiren koşulların bulunmadığı sonucuna ulaşılmış olduğundan, "kesinleşmiş yargı kararı" varlığını sürdürmektedir. Bu aşamaya kadar olan süreç eski yargılamanın devamı niteliğindedir.
Bunun yanında, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinde vekâlet ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddenin son fıkrasında ise vekâlet ücretinin takdirinde hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı belirtilmiştir.
Diğer yandan, başvuruya konu mahkeme kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde, bu Tarifede yazılı avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin karşılığı olduğu ifade edilmiş, hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukatın bu ücretin tamamına hak kazanacağı kuralı getirilmiş, ancak olağan ve olağanüstü kanun yollarında faydalanılan avukatlık hizmeti nedeniyle (duruşma yapılması hariç) vekâlet ücretine hükmedileceğine dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Yukarıda yer verilen düzenlemelerin ve tarife hükümlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, bir davada haklı bulunan taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekâlet ücretine hükmedilebilmesi için avukatlık hizmetinin ilk derecede karar verilinceye kadar sunulmuş olması gerektiği, olağan ya da olağanüstü kanun yollarında verilen avukatlık hizmeti nedeniyle (duruşma yapılması hariç) vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği sonucuna varılmaktadır.
Yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulması üzerine karşı tarafın savunması alınmakla birlikte, istem kabul edilmedikçe davaya yeniden bakılamayacağından ortada görülüp karara bağlanmış yeni bir dava varmış gibi kabul edilerek vekâlet ücretine hükmedilmesi mümkün değildir. Yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiş olması, olağanüstü bir kanun yoluna başvurulup bir sonuç alınamaması anlamına geldiğinden karşı tarafın vekil aracılığıyla yaptığı savunma, taraf lehine olan kesinleşmiş yargı kararının varlığını sürdürmesine hukukî yardımda bulunulmasını ifade etmektedir.
Olağan kanun yolunun kullanılması üzerine yapılan savunma nedeniyle kanun yolu başvurusunun reddi üzerine vekâlet ücretine hükmedilmiyorsa, olağanüstü kanun yolunun kullanılması üzerine yapılan savunma nedeniyle istemin reddi üzerine de vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekir. Zira olağan kanun yolunun kullanılması üzerine yapılan savunma için vekâlet ücretine hükmedilmemesi noktasında idari yargı yerleri arasında bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır. Bu itibarla, olağan kanun yolu ile olağanüstü kanun yolu aşamasında yapılan savunma nedeniyle istemin reddi durumunda vekâlet ücretine hükmedilmemesi noktasında bir farklılık olmaması gerekir. Savunma ile yapılan hukuki yardımın birisi kesin hüküm elde edilmesine, diğeri de kesin hükmün korunmasına yönelik olup sağladığı hukuki fayda aynı niteliktedir. Aksine bir yorum, aynı kesin hüküm için bir yerine iki kez vekâlet ücretine hükmedilmesi sonucunu doğuracaktır.
Bu kapsamda, Mahkemece, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunan tarafça ileri sürülen sebepler yerinde bulunmayarak istemin reddedilmesi nedeniyle yeni bir yargılama sürecinin başlamasına gerek görülmediğinden, bir başka deyişle, bu aşamaya kadar olan süreç eski yargılamanın devamı niteliğinde olduğundan, karşı taraf lehine vekâlet ücreti takdirinde isabet bulunmamaktadır.
Bu itibarla, temyize konu Mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan "kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" ibaresinin 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca hüküm fıkrasından çıkarılması ve kararın bu şekilde düzeltilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmakla, çoğunluğun verdiği karara bu yönden katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!