Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3712 E. , 2023/5102 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3712
Karar No:2023/5102
TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) … Kurumu …
VEKİLİ : Av. …
2. (DAVACI) …Hizmetleri A.Ş. …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2009-2013 ile 2014 ve 2015 yıllarına ait kullanım hakkı ücretleri ile gecikme zammı bedellerinin KDV dahil olmak üzere kullanım hakkı bedeli ve faiz tutarının ayrı şekilde belirtilerek yatırılmasının istenilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 23/03/2021 tarih ve E:2016/3971, K:2021/1032 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu işlemin kullanım hakkı ücretlerinin yatırılmasının istenmesine dair kısmının incelenmesinden, R/L frekanslarından bazılarının geçmişten belirli zamanlara kadar aynı lokasyonda hem dikey hem de yatay polarizasyonda kullanıldığı, söz konusu kullanımın frekansların tekrarlanarak kullanımı kapsamında kullanım hakkı ücretine tabi olduğu ve bu ücretlerin ödenmediğinin tespit edildiğinden bahisle 2009-2013 yıllarına ilişkin 1.117.508,84-TL ücretin yasal faizleriyle birlikte tahsil edilmesine ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine ilişkin kararının Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 23/03/2021 tarih E:2016/3975, K:2021/1031 sayılı kararıyla onandığı ve kesinleştiği; bu durumda, kendisine tahsisli frekansın farklı polarizasyonda kullanılması nedeniyle eksik kullanım hakkı ücreti ödenmesine sebebiyet verildiği göz önüne alındığında, dava konusu işlemin kullanım hakkı ücretlerinin yatırılmasının istenmesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı;
Dava konusu işlemin, gecikme zammı bedellerinin ayrı şekilde belirtilerek yatırılmasının istenilmesine ilişkin kısmının incelenmesine gelince, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 11. maddesinin 6. fıkrasında, zamanında ödenmeyen kullanım hakkı ücretlerinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsil olunacağının belirtildiği, Kanun'da kullanım hakkı ücretlerinin ödeme zamanına (vade) ilişkin olarak herhangi bir düzenleme yapılmadığı, dolayısıyla geçmiş dönemlerde ödenmediği tespit edilen kullanım hakkı ücretlerinin ödenmesi için 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesine göre usûlüne uygun tebligat yapılarak bir aylık süre verilmesi gerektiği, ödenmeyen kullanım hakkı ücretlerine bir aylık sürenin bitim tarihinden itibaren gecikme zammı uygulanacağı; bu itibarla, bahsi geçen usul izlenmeksizin ve bir aylık vade süresi dolmaksızın gecikme zammının ayrı bir şekilde belirtilerek yatırılmasının istenmesine ilişkin dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin kullanım hakkı ücretlerinin yatırılmasının istenmesine dair kısmı hukuka uygun bulunarak bu kısım yönünden davanın reddine, gecikme zammı bedellerinin ayrı şekilde belirtilerek yatırılmasının istenilmesine ilişkin kısmı ise, hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin bu kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın reddine ilişkin (ana para) kısmı yönünden, ayrı ücret alınması yolunda Kanun'da düzenleme bulunmadığı, bilirkişi incelemesi talebinin dikkate alınmadığı, frekansın farklı polarizasyonda tekararlanarak kullanılmasında artanın bant genişliği değil kapasite olduğu, kapasitenin değil, frekans tahsisinin ücretlendirildiği; davalı idare tarafından, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden, kullanım hakkının verilmesinin "kullanım hakkı ücretinin ödenmesine" bağlı olduğu, kaynağın bir yıl süre ile kullanılmasının sonunda ödenen bir ücret değil, kaynağın kullanılabilmesi için en başta eksiksiz olarak ödenmesi gereken bir ücret olduğu, ödeme tarihinin yetkilendirmeye ilişkin Yönetmelikte belirtildiği, 5809 sayılı Kanun'a göre ikincil düzenlemeyle belirlenebileceği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, temyize konu İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davacı tarafından, temyize konu İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY:
Davacı şirket hakkında … tarih ve … sayılı makam Oluru ile inceleme başlatıldığı, yapılan denetim neticesinde alınan bilgi, belge ve açıklamalar, LİTAS (Lisanslı Telekomünikasyon Altyapı Sistemleri) üzerinden yapılan bildirimler ve ilgili mevzuatın incelenmesi sonucunda Altyapı İşletmeciliği Hizmeti (AİH) yetkilendirmesi kapsamında kendilerine tahsisli bulunan R/L frekanslarından bazılarının geçmişten belirli zamanlara kadar aynı lokasyonda hem dikey hem de yatay polarizasyonda kullanıldığı; söz konusu kullanımın frekansların tekrarlanarak kullanımı kapsamında kullanım hakkı ücretine tabi olduğu ve bu ücretlerin ödenmediğinin tespit edildiğinden bahisle Kurul'un … tarih ve …sayılı kararı ile eksik ödendiği tespit edilen 2009-2013 yıllarına ilişkin 1.117.508,84-TL ücretin yasal faizleriyle birlikte tahsil edilmesine karar verildiği, dava konusu işlem ile de 2009-2013 ile 2014 ve 2015 yıllarına ait kullanım hakkı ücretleri ile gecikme zammı bedellerinin KDV dahil olmak üzere kullanım hakkı bedeli ve faiz tutarının ayrı şekilde belirtilerek yatırılmasının istenilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 124. maddesinin 1. fıkrasının dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan hâlinde, "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu işlem tarihindeki hâliyle 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "Yetkilendirme usulü" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında, elektronik haberleşme sektöründe yetkilendirmenin bildirim ve kullanım hakkı verilmesi usûlüyle yapılacağı; 13. fıkrasında, bildirim ve kullanım hakkı ile ilgili usûl ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenleneceği; "Yetkilendirme ücreti" başlıklı 11. maddesinde, yetkilendirme ücretinin, idarî ücretler ve kullanım hakkı ücretlerinden oluşacağı, kaynakların kullanım hakkının verilmesine ve söz konusu kaynakların etkin bir şekilde kullanılmasının teminine yönelik olarak kullanım hakkı ücretinin alınacağı, kullanım hakkı ücretlerinin asgari değerlerinin, Kurumun önerisi ve Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belirleneceği, kullanım hakkı ücretlerinin, 5369 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla Hazineye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimine yatırılacağı, zamanında ödenmeyen kullanım hakkı ücretlerinin, Kurumun bildirimi üzerine, 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, ilgili vergi dairesince tahsil olunacağı kurala bağlanmıştır. 5809 sayılı Kanun'un "İşletmecilerin hak ve yükümlülükleri" başlıklı 12. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, Kurum'un, kullanım hakkı ücretlerine ilişkin olarak işletmecilere yükümlülükler getirebileceği belirtildikten sonra, 4. fıkrasında, bu konuya ilişkin usûl ve esasların Kurum'ca belirleneceği belirtilmiş; Kurum'un görev ve yetkilerinin sayıldığı 6. maddesinde de, bu Kanun'la verilen görevlere ilişkin yönetmelik, tebliğ ve diğer ikincil düzenlemeleri çıkarmak Kurum'un görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Ödeme zamanı ve önce ödeme" başlıklı 37. maddesinde, "Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödenir. Hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekâletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günüdür. ..."; "Gecikme zammı, Nispet ve Hesabı" başlıklı 51. maddesinin 1. fıkrasında, "Amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı %4 oranında gecikme zammı tatbik olunur. ..." kuralları yer almıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştay'ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." kuralına yer verilmiştir.
5809 sayılı Kanun'un anılan maddelerinde yer alan yetkiye dayanılarak hazırlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle 18. maddesinin 4. fıkrasında, "İşletmeci yıllık kullanım hakkı ücretini her yıl Ocak ayının sonuna kadar öder. Ocak ayının bitimini takip eden iki aylık sürenin sonuna kadar kullanım hakkı ücretini (Katma Değer Vergisi dâhil olmak üzere) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51'inci maddesinde belirtilen gecikme zammı oranı kadar gecikme faiziyle birlikte yatırmaması durumunda kullanım hakkı, söz konusu iki aylık sürenin sonu itibariyle herhangi bir işleme gerek kalmaksızın iptal olmuş kabul edilir. ..." kuralı yer almıştır. Anılan Yönetmeliğin Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında, Kurum ile imtiyaz sözleşmesi imzalamış işletmeciler ile Altyapı İşletmeciliği Hizmeti ve Ortak Kullanımlı Telsiz Hizmeti sunan işletmecilerin, bu Yönetmeliğin yürürlük tarihine kadar kendilerine yapılmış olan numara, radyolink (R/L) ve frekans tahsislerinden doğan ve yetkilendirme yıldönümlerine kadar geçecek süre için kıst olarak hesaplanacak 2009 yılı kullanım hakkı ücretlerini, kullanım hakkı ücretlerinin Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakip 10 Mayıs 2009 tarihinden itibaren yetkilendirme yıldönümlerine kadar olan kıst ücretlerini işletmeciye tebliğini takip eden en geç bir ay içerisinde ödemekle yükümlü oldukları, imtiyaz sözleşmesi sahibi işletmeciler için yetkilendirme yıldönümü olarak her yılın 1 Ocak tarihinin esas alınacağı; 2. fıkrasında, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce yetkilendirilmiş ve bu maddenin 1. fıkrasında zikredilenler dışında kalan işletmecilerin, yetkilendirme tarihlerine tekabül eden tarihe kadar 2009 yılı kullanım hakkı ücretlerini ödemekle yükümlü oldukları; 3. fıkrasında, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce yetkilendirilmiş işletmecilerin, bu maddenin 1. ve 2. fıkralarında belirtilen sürelerin bitimini takip eden iki aylık sürenin sonuna kadar kullanım hakkı ücretini (Katma Değer Vergisi dâhil olmak üzere) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesinde belirtilen gecikme zammı oranı kadar gecikme faizi ile birlikte yatırmaması durumunda kullanım hakkı/ek kaynak tahsisinin, söz konusu iki aylık sürenin sonu itibarıyla herhangi bir işleme gerek kalmaksızın iptal olmuş kabul edileceği, iptal edilen kullanım hakkına/ek kaynak tahsisine ilişkin söz konusu iki aylık dönem için hesaplanacak kullanım hakkı ücreti (Katma Değer Vergisi dâhil olmak üzere) ve bu ücretin 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen gecikme zammı oranı kadar faizin Kanun'un 11. maddesinin 6. fıkrası uyarınca Kurum'un bildirimi üzerine ilgili vergi dairesince tahsil olunacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1- Dava konusu işlemin, 2009-2013 ile 2014 ve 2015 yıllarına ait kullanım hakkı ücretlerinin yatırılmasının istenmesine dair kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmında hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.
2- Dava konusu işlemin, gecikme zammı bedellerinin ayrı şekilde belirtilerek yatırılmasının istenilmesine ilişkin kısmının incelenmesine gelince;
Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Dairemizin 23/03/2021 tarih ve E:2016/3971, K:2021/1032 sayılı sayılı kararıyla, gecikme zammına yönelik iddialar değerlendirilmeksizin eksik inceleme sonucu verilen kararda hukukî isabet bulunmadığı gerekçesine yer verildiği; "davacı tarafından faiz tutarının (gecikme zammının) hukuka aykırı olduğu iddialarına yer verildiği, temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise bu hususun incelenmediği gerekçesiyle bozulduğu; Mahkemece her ne kadar Dairemizin bozma kararına uyularak karar verildiği belirtilmiş ise de, Dairemiz kararının gerekçesi dikkate alındığında, İdare Mahkemesi'nce anılan hususta ilk defa karar tesis edildiğinden temyize konu İdare Mahkemesi kararının bu kısmı bozma kararına uygunluk sınırıyla incelenmemiştir.
Kullanım hakkı ücretlerinin vade tarihlerinin Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin aktarılan kurallarına göre belirlendiği, bu vade tarihleri dikkate alınarak hesaplanacak gecikme zammı tutarlarının ise dava konusu işleminin tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde ödenmesinin istenildiği görülmektedir.
Aktarılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; 5809 sayılı Kanun'da bildirim ve kullanım hakkı verilmesine ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi noktasında davalı Kuruma yetki verildiği, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin de bu yetkiye dayanılarak hazırlandığı, kullanım hakkı ücretinin ödenme zamanının belirlenmesi noktasında davalı Kuruma ayrıca bir yetki verilmesine gerek bulunmadığı, 5809 sayılı Kanun'da bulunan ve davalı idareyi yetkilendiren hükümlerin, kullanım hakkı ücretinin ödeme zamanını belirleme yetkisini de kapsadığı, kaldı ki, Anayasa'nın 124. maddesi kapsamında, idarelerin kendi görev alanına giren konularda, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve kanunlara aykırı olmamak şartıyla, ayrıca bir yetkilendirmeye gerek olmaksızın yönetmelik çıkarma yetkilerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, kullanım hakkı ücretlerinin ödenmesine ilişkin usûl ve esasların yönetmelik ile belirlenmesinde üst hukuk kurallarına aykırılık bulunmadığı, idarenin bu konuda yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından, kullanım hakkı ücretlerine ilişkin olarak Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nde yer alan kurallara göre belirlenen vade tarihleri dikkate alınarak hesaplanacak gecikme zammının ödenmesinin istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Nitekim, benzer bir uyuşmazlıkta Dairemizce ilk derece sıfatıyla incelenen dosyada, kullanım hakkı ücretlerinin ödeme zamanına (vade) ilişkin olarak herhangi bir düzenleme yapılmadığı, dolayısıyla geçmiş dönemlerde ödenmediği tespit edilen kullanım hakkı ücretlerinin ödenmesi için 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesine göre usûlüne uygun tebligat yapılarak bir aylık süre verilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu yolundaki Dairemizin 09/11/2020 tarih ve E:2015/813, K:2020/3037 sayılı kararının davalı idarece temyizi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 27/04/2022 tarih ve E:2021/1000, K:2022/1653 sayılı kararında "Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nde yer alan kurallara göre belirlenen vade tarihleri dikkate alınarak hesaplanacak gecikme zammının ödenmesinin istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığına" karar vermiştir.
Bu itibarla, kullanım hakkı ücretlerine ilişkin olarak belirlenen vade tarihlerinin, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nde yer alan kurallara uygun olarak belirlenip belirlenmediğinin ayrıca değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemin gecikme zammına ilişkin kısmının iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kullanım hakkı ücretlerinin (ana paraya) yatırılmasının istenilmesi yönünden davanın reddine ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının bu kısmı ile davalı idare lehine hükmedilen vekâlet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
4. … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının gecikme zammına ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 28/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!