Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2524 E. , 2024/389 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2524
Karar No:2024/389
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Fonu (FON) (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:…, D:…. bulunan taşınmazın 17/12/2015 tarihinde yapılan devir işleminin mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığından bahisle taşınmazın satış/devir işleminin geçersiz sayılmasına ilişkin Fon Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … Holding ve bağlı şirketler hakkında yürütülen soruşturma kapsamında Holding ve bağlı şirketlerine silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'ye finasman sağladıklarından bahisle kayyım atandığı, bu kapsamda … Tekstil Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile … Tekstil Ticaret Sanayi A.Ş.'nin ortaklarından olan …'ın tüm mal varlığına ... Sulh Ceza Hakimliği'nin … tarih ve … D.İş sayılı kararı ile, tedbir konulmasına ve tüm mal varlıklarının idaresine TMSF'nin kayyım atanmasına karar verildiği, bu süreçte 17/12/2015 tarihinde ... tarafından, İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:…, D:… bulanan daire nitelikli taşınmazın davacıya devredildiği, ...'a atanan kayyım temsilciliğinin … tarih ve … sayılı yazısında, davaya konu taşınmazın, … Holding A.Ş ve bağlı şirketleri hakkında başlatılan soruşturmanın tarihinden 1 ay sonra ... tarafından oğlu ...'a devredildiği, söz konusu işlemin gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadığı, mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı belirtilerek ilgili mevzuat kapsamında anılan taşınmazın satış/devir işleminin geçersiz sayılmasının talep edilmesi üzerine Fon Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararıyla, Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134. maddesi uyarınca anılan taşınmazın satış/devir işleminin geçersiz sayılmasına karar verildiği, bu işlemin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı; her ne kadar davacı tarafından, davaya konu taşınmazın ... hakkındaki soruşturmadan önce devrinin yapıldığı, mal kaçırma amacının ve muvazaanın söz konusu olmadığı ileri sürülmüş ise de ... Holding'e bağlı şirketler hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, … Tekstil Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile … Tekstil Ticaret Sanayi A.Ş.'nin ortaklarından olan ...'ın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile irtibatının tespit edildiği, söz konusu Holdinge bağlı şirketlere 17/11/2015 tarihinden itibaren … Ceza Hakimliklerince kayyım atandığı, devir yapılan davacının ise adı geçenin oğlu olduğu, konum ve hısımlığı itibarıyla ...'ın ortağı olduğu ... Tekstil Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile ... Tekstil Ticaret Sanayi A.Ş. hakkında soruşturma olduğu ve mal varlıklarına tedbir konulduğu, ilerleyen süreçte şirket ortağı olan babasının da mal varlıklarına el konulabileceğini bilebilecek durumda olduğu, bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu durumda, ortada muvazaalı bir satış/devir işlemi bulunduğu anlaşıldığından, İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:…, D:… bulunan taşınmazın 17/12/2015 tarihinde davacıya yapılan devir işleminin gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadığı ve mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı değerlendirilerek satış/devir işleminin geçersiz sayılmasına ilişkin Fon Kurulu'nca tesis edilen dava konusu … tarih ve … sayılı kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, mülkiyet hakkının ihlâl edildiği, dava konusu devir işleminin geçersizliğine sebep olabilecek hiçbir muvazaanın söz konusu olmadığı, OHAL dönemi sona erdiğinden OHAL döneminde çıkan KHK'ların davaya konu karara dayanak olamayacağı, ... hakkındaki soruşturmanın 2017 yılında başladığı, dava konusu satış işleminin ise 2015 yılında gerçekleştiği, maliki olduğu taşınmaza haksız bir şekilde el konulduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu taşınmazın düşük bedelle ...'ın oğlu olan davacıya devrinin muvazaalı olduğu, devir/satış işleminin mal kaçırma saikiyle yapıldığı, bu duruma ilişkin emsal Yargıtay kararlarının bulunduğu, Kurumun yasalarla verilen görevlerini ifa ederken kamu yararı amacıyla hareket ettiği, tapu müdürlüğünün yapılan işlemin muvazaalı olup olmadığı hususunu denetlemek gibi bir görevinin bulunmadığı, kayyımlığı yürütülen şirketlerin/kişilerin haklarını korumak ve ekonomiye kazandırmak amacıyla üstün bir gayret sarfedildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... Holding ve bağlı şirketler hakkında yürütülen soruşturma kapsamında Holding ve bağlı şirketlerine 17/11/2015 tarihinden itibaren FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'ne finansman sağladıklarından bahisle … Sulh Ceza Hakimliklerince kayyım atanmış, bu kapsamda ... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... tarih ve... D.İş sayılı kararı ile; ... Tekstil Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile ... Tekstil Ticaret Sanayi A.Ş.'nin ortaklarından olan ...'ın, tüm mal varlıklarının idaresine TMSF'nin kayyım atanmasına karar verilmiş; ... Malvarlığı Değerleri Kayyım Temsilciliği'nin … tarih ve … sayılı yazısında, 17/12/2015 tarihinde ... tarafından, İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:15, D:8'de bulunan taşınmazın davacıya devredildiği, davaya konu taşınmazın ... Holding A.Ş ve bağlı şirketleri hakkında başlatılan soruşturma tarihinden 1 ay sonra ... tarafından oğlu ...'a devredildiği, söz konusu işlemin gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadığı, mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı belirtilerek ilgili mevzuat kapsamında anılan taşınmazın satış/devir işleminin geçersiz sayılmasının talep edilmesi üzerine Fon Kurulu'nun 29/03/2018 tarih ve 2018/184 sayılı kararıyla, ...'a 17/12/2015 tarihinde yapılan devir işleminin gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadığı ve mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı değerlendirilerek 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 20. maddesi ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134. maddesi uyarınca taşınmazın satış/devir işleminin geçersiz sayılmasına karar verilmiş, anılan kararın iptali istemiyle de bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Temel hak ve hürriyetler arasında yer alan "mülkiyet hakkı" Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenmiş olup, ilgili maddede herkesin, mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu, bu hakların ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı belirtilmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 1 numaralı Ek Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlığını taşıyan 1. maddesinde ise, "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." kuralı yer almıştır.
Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesinde, "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır."; 1025. maddesinde ise, "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır." kuralı yer almaktadır.
6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasında, "bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 133'üncü maddesi uyarınca kayyım atanmasına karar verilen şirketlerde görev yapan kayyımların yetkilerinin, hakim veya mahkeme tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredileceği ve devirle birlikte kayyımların görevlerinin sona ereceği; 20. maddesinde ise, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından devralınan şirketler ve bunların varlıkları ile ilgili olarak Fona verilen yetkilerin, bu Kanun Hükmünde Kararname ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na verilen kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde, bu şirketlerin yahut bunların sahiplerinin Fona borçlu olup olmadığına ve varlıkları üzerinde Fon haczi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir.
6758 sayılı Kanun'un 20. maddesinin atıfta bulunduğu 5411 sayılı Kanun'un 134. maddesinde,
"...
Bu Kanunun 71'inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükmü uyarınca faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankalar ile tasfiyeye tâbi tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan bankaların, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen gerçek ve tüzel kişiler ile gerçek kişilerin kan ve kayın hısımlarının edindikleri ve/veya bu suretle üçüncü kişilere edindirdikleri para, her türlü mal, hak ve alacakların banka kaynağı kullanılmak suretiyle edinildiği ve/veya edindirildiği kabul edilir. Bu gerçek kişiler ile tüzel kişiler tarafından edinilen para, her türlü mal, hak ve alacaklar hakkında bu madde hükümlerini uygulamaya Fon yetkilidir. Bu suretle edinildiği ve/veya edindirildiği kabul edilen para, her türlü mal, hak ve alacaklar üzerinde ilk kredinin ve/veya banka kaynağının kullanıldığı tarihten sonra üçüncü kişilere yapılan satış, devir ve temlik, sınırlı aynî hak tesisi gibi işlemler ile üçüncü kişiler lehine tesis edilen aynî ve şahsi her türlü hak Fona karşı hüküm ifade etmez. Bu hukuki işlemlere taraf olan, küllî ve cüz'i halefleri dâhil tüm şahısların, yukarıda belirtilen işlemlerin gerçekleşmesinden sonra edindikleri ve/veya edindirdikleri para, her türlü mal, hak ve alacaklar hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.
...
Bu Kanunun 71'inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükmü uyarınca faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankanın hâkim ortakları, yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri, genel müdür, genel müdür yardımcıları ve bunların eş ve çocukları ile evlatlıklarının, bunların diğer kan ve kayın hısımlarının ve imzaya yetkili banka mensuplarının kendi aralarında veya üçüncü kişilerle yaptıkları taşınır ve taşınmaz rehni, ipotek, üst hakkı, intifa hakkı ve oturma hakkı gibi her türlü sınırlı aynî hak tesisine ilişkin sözleşmeler mahsus siciline veya defterine kayıt ya da şerh edilmiş olsun veya olmasın her türlü şahsi haklar ve/veya zilyetliğin devrine dair sözleşmeler dâhil her türlü tasarrufları ile kara, hava ve deniz taşıtları gibi taşınır ve yalı, villa, ada, site, tüm eklentileri ile çiftlik gibi taşınmazlarla ilgili adi ve hasılat kira sözleşmeleri, taşınır veya taşınmaz mal, finansal kiralama sözleşmeleri, uydu ve kablolu yayın kanalı kullanma hakkı, televizyon kanalı ile gazetelerin yayım hakkı, marka ve lisansı devir ve kullanma hakkı veren sözleşmeleri, idare ve hizmet vekâleti ile Avrupa Birliği standartları üzerinde prim ödemek suretiyle yapılan hayat, bireysel emeklilik, ihtiyarlık ve sağlık sigorta sözleşmeleri ve limitli veya limitsiz kredi kartı ile ATM kartı sözleşmeleri ile münferit veya karşılıklı verilen banka teminat mektupları, kabul kredileri ve avaller ile her türlü hisse devir sözleşmeleri Fon Kurulunun kararıyla geçersiz sayılır. Bu sözleşmelerin geçersizliğinden dolayı karşı tarafça açılacak tazminat davalarında sözleşmede muvazaa bulunmadığını ve sözleşmeyle ödenen bedelin muvazaalı olmayan rayiç bedel olduğunu ispat yükü davacıya aittir." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, ... Tekstil Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile ... Tekstil Ticaret Sanayi A.Ş.'nin ortaklarından olan ...'ın tüm mal varlığına ... Sulh Ceza Hakimliği'nin … tarih ve … D.İş sayılı kararıyla Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 128. maddesi uyarınca tedbir konulduğu, aynı Kanun'un 133. maddesi uyarınca tüm mal varlığının idaresi için TMSF'nin kayyım olarak atandığı; … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararıyla, ...'ın maliki olduğu İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:…, D:… bulunan taşınmazın 17/12/2015 tarihinde davacıya yapılan devir işleminin muvazaalı olduğu gerekçesiyle söz konusu devir işleminin geçersiz sayılmasına karar verilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Aktarılan mevzuat hükümleri dikkate alındığında, mülkiyet hakkının Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile teminat kapsamına alınarak keyfi müdahalelerden korunmak istendiği açıktır. Üçüncü kişiler yani devlet, idare, kamu kuruluşları, gerçek ve tüzel kişiler, mülkiyet hakkına haksız yere müdahaleden, bu hakkın kullanılmasını engellemekten kaçınmak zorundadır.
Anayasa'da mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceği öngörülmüş olup, davalı Fon tarafından dava konusu taşınmazın satış işleminin geçersiz sayılarak tekrar eski malik olan ... adına tescil edilmesine ilişkin işlemin dayanağı olarak gösterdiği 5411 sayılı Kanun'un 134. maddesinde mülkiyete ilişkin tescilin tapudan terkin edilebileceğine dair açık bir hüküm bulunmamaktadır.
Medeni Kanun'a göre taşınmaz mülkiyeti kural olarak tescil ile kazanılır. Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan yolsuz tescil ise ancak bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimsenin tapu sicilinin düzeltilmesi için açacağı dava sonucundaki Mahkeme hükmünün kesinleşmesi ile tapudan terkin edilebilir.
Bu durumda, davalı Fon tarafından, muvazaalı olduğu iddia edilen satış işleminden dolayı yukarıda aktarılan Medeni Kanun hükümleri doğrultusunda adli yargıda tapu iptali ve tescili davası açılabileceği açık olup, 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesinin atıfta bulunduğu 5411 sayılı Kanun'un 134. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazla ilgili tapu kaydının terkininin yapılamayacağı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 31/01/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!