WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/88 E.  ,  2023/4495 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/88
Karar No:2023/4495

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 47. maddesinde tanımlanmış olan güveni kötüye kullanma suçunun oluşmadığından bahisle davacı tarafından yapılan şikâyet hakkında işlem yapılmamasına yönelik … tarih ve … sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 23/01/2019 tarih ve E:2017/328, K:2019/145 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için, kayden veya fiziken tevdi veya teslim edilen sermaye piyasası araçları, nakit ve diğer her türlü kıymeti, kişinin kendisi veya başkasının menfaatine satması ya da rehnetmesi veya her ne şekilde olursa olsun kullanması, gizlemesi yahut inkâr eylemesi veyahut bu amaca ulaşmak ya da bu fiillerini gizlemek için bilgisayar ortamında tutulanlar dâhil kayıtları tahvil ve tağyir etmesi gerektiği; olayda davacıya ait hisse senedi ve nakit virmanlarının tamamının davacının emriyle gerçekleştiği, davacı adına yapılan alım/satım işlemlerinin 15 tanesinde davacının asgari unsurları taşıyan emri bulunduğu, 63 tanesinde ise asgari unsurları taşımasa da onayının bulunduğu, davacı ile müşteri temsilcisi arasında geçen konuşmalardan davacının bu işlemler yönünden de onayının olduğunun anlaşıldığı, aracı kurum ve müşteri temsilcisinin mevzuata aykırı işlemleri nedeniyle uyarılmasının tek başına güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğu anlamına gelmeyeceği, davacının son ekstre döneminde 19.158,61-TL kâr elde ettiği, dosyada bulunan bilirkişi raporunun aracı kurumun tazminat sorumluluğunu tespit etmek için düzenlenen bir rapor olduğu, aracı kurumun tazminat sorumluğunun olması ile tazminat sorumluluğunu doğuran fiillerin suç vasfını taşıyıp taşımadığının birbirinden ayrı ve bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği hususları dikkate alındığında, suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle şikâyet hakkında işlem yapılmaması yönünde tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararda sınırlı inceleme yapılması gerekirken "suçun unsurlarının oluşmadığı" şeklinde bir gerekçeye yer verilerek davanın esası yönünden inceleme yapıldığı, şikâyete konu olayla ilgili ceza yargılamasının ceza mahkemesince yapılması gerektiği, sorumlular hakkında ceza davası açılması için gerekli şartların bulunduğu, suçun işlendiği yönünde kanaat oluşturacak yeterli delil bulunduğu, aracı kurumun kendilerine tevdi edilen mevduatı kendi menfaatine kullandığının sabit olduğu, hisse senetleri aracı kurumun uhdesindeyken emir ve talimatı olmaksızın birçok kere hukuka aykırı işlem yapıldığı, usulsüz birtakım işlemler nedeniyle zarara uğradığının açık olduğu, bu usulsüz işlemlerin aynı zamanda suç da oluşturup oluşturmadığının ceza yargılaması ile ortaya konulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Mahkemenin önceki iptal kararı üzerine kararın uygulanması amacıyla uyuşmazlığa konu olayın soruşturulmasına izin verildiği, dava konusu işlemin iptalinde hukukî yarar kalmadığı, Kurulca yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda güveni kötüye kullanma suçunun oluşmadığı sonucuna ulaşıldığı, dava konusu Kurul kararı ile temyiz edilen Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 02/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.