WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/63 E.  ,  2024/161 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/63
Karar No : 2024/161

DAVACI : ...Bağcılık ve Şarapçılık A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı (E- Tebligat)
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN_KONUSU : Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) 09/09/2015 tarih ve 9782 sayılı kararı ile anılan kararın ekinde yer alan davacıya ait "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "..." ve "..." isimli alkollü içki markalarının kullanımının yasaklanmasına ilişkin 13/11/2015 tarih ve 30892 sayılı Alkollü İçkiler Piyasası Dairesi Başkanlığı işleminin ve Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 19. maddesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
4250 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 9. fıkrasının alkollü içecek markalarının alkolsüz içeceklerde kullanılmamasına yönelik olduğu, anılan yasa maddesinde geçen vesair kavramının kapsamına alkollü içecek dışındaki tüm ürünlerin dahil edilmesinin düzenlemenin amacını aşacağı, idarece yapılan geniş yorumla tüm ürünler yönünden yapılan araştırmanın kanuna aykırı olduğu, aynı markanın ayrı sınıflarda tesciline hukuken bir engel bulunmadığı, dava konusu işlemin mülkiyet hakkına kısıtlama oluşturacağı ve kazanılmış hakkın kullanmasını engelleyeceği, söz konusu markalar ile piyasaya arz edilmiş ürünlerin toplatılmasının mümkün olmadığı, Kurul kararı doğrultusunda tesis edilen işlemin kanunların geriye yürümezliği ilkesi ile çeliştiği, geçmişe yönelik uygulamanın kamu düzeni ve hukuk güvenliğini ihlâl edeceği, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI :
4250 sayılı Kanun'un 6. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka tanıtıcı ve ayırt edici işaretinin alkollü içkilerde kullanılmasının yasaklandığı, bu hükmün uygulanmasına yönelik olarak Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 19. maddesiyle gerekli düzenlemelerin yapıldığı, başka firma veya şahıslar tarafından da tescil edilmiş olan markaların sorgulaması yapılırken, durumu müddet olanlar iptal sayıldığından dikkate alınmadığı, birebir eşit markaların sorgulandığı, hizmet sınıflarının (nice sınıfı 35 ve üstü olanlar) dikkate alınmadığı, markaya ait oluşan listede firmanın tescil tarihinden başlayarak önceki tarihlerin dikkate alındığı, tescil tarihi olmayan markalarda koruma tarihinin esas alındığı, belirtilen ilkeler çerçevesinde dava konusu Kurul kararının alındığı, dava konusu kararın ilgili mevzuat çerçevesinde Kurumun piyasada düzenleme ve denetleme yetkisinin gereği olarak tesis edildiği, kanunla verilen görevler çerçevesinde tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'UN DÜŞÜNCESİ : Dava; Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 09/09/2015 tarih ve 9782 sayılı kararı ile, bu kararın bildirilmesine ilişkin Alkollü İçkiler Piyasası Daire Başkanlığı'nın 13/11/2015 tarih ve 30892 sayılı işleminin, Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 19. maddesinin iptali istemi ile açılmıştır.
4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 6. maddesinin dokuzuncu fıkrasında; "Alkollü içkilerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti, alkolsüz içki ve sair ürünlerde; alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti de alkollü içkilerde kullanılamaz." kuralına yer verilmiştir.
Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 19. maddesinin birinci fıkrasında da aynı düzenlemeye yer verilmiştir.
Kanunlar, yürürlüğe girdikleri tarih ile yürürlükten kalktıkları tarih arasında meydana gelen olaylara uygulanır. Kanunların zaman bakımından uygulanmasına ilişkin temel ilke bu olmakla birlikte, Kanun koyucu bazı istisnaî durumlarda, haklı beklentiler ve kazanılmış hakları koruyarak, Kanun hükümlerinin geçmişe dönük uygulanmasına karar verebilir. Ancak bu durumun Kanunda açıkça düzenlenmesi gerekir.
Dava konusu Yönetmelik ve Kurul kararının dayanağı olan 4250 sayılı Kanun'un 6. maddesinin dokuzuncu fıkrasında, Kanunun yürürlük tarihinden önce tescil edilmiş olan markaları da kapsadığına ilişkin bir açıklık bulunmayıp, yorum yoluyla da aksinin kabulü, Anayasa'da yer bulan mülkiyet hakkı, mülkiyet hakkına saygı ve hukuk devleti ilkelerine de aykırılık oluşturur.
Dava konusu Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu kararına dayanak alınan 4250 sayılı Kanun'un 6. maddesinin dokuzuncu fıkrası, davalı idareye, geçmişe dönük düzenleme yapma yetkisi vermemesine rağmen, uyuşmazlık konusu Kurul kararıyla, 4250 sayılı Kanun'un öngörmediği bir yetki kullanılmak suretiyle, alkollü içki markalarının kullanımına yönelik geçmişe dönük düzenleme yapıldığı ve alkollü içki üreticisi ve ithalatçısı firmaların kullandıkları markaların kullanılamaz hâle getirilmesine ve hatta ortadan kaldırılmasına yol açacak şekilde karar alındığı açıktır.
Açıklanan nedenlerle, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 09/09/2015 tarih ve 9782 sayılı kararı ile, bu kararın bildirilmesine ilişkin Alkollü İçkiler Piyasası Daire Başkanlığı'nın 13/11/2015 tarih ve 30892 sayılı işleminde hukuka uyarlık, Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 19. maddesinde de hukuka aykırılık görülmediğinden, uyuşmazlığın; Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 19. maddesine ilişkin kısmının reddi, uyuşmazlığın Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 09/09/2015 tarih ve 9782 sayılı kararı ile, bu kararın bildirilmesine ilişkin Alkollü İçkiler Piyasası Daire Başkanlığı'nın 13/11/2015 tarih ve 30892 sayılı işlemine yönelik kısmının kabulü ile buna ilişkin 09/09/2015 tarih ve 9782 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu kararı ile Alkollü İçkiler Piyasası Daire Başkanlığı'nın 13/11/2015 tarih ve 30892 sayılı işleminin iptali gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 81. maddesinde, "Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte kapatılmıştır. Kurum'un taraf olduğu davalar ve icra takiplerinde devir durumuna göre ilgili idare kendiliğinden taraf sıfatını kazanır." kuralı ile 78. maddesinde "Bu Kanun hükümleri çerçevesinde aşağıda belirtilen görevler Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yürütülür." kuralına yer verildiğinden, kapatılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun yerine Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın davalı sıfatıyla bakılan davada taraf olduğu, ancak 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın, Tarım ve Orman Bakanlığı adı altında yeniden yapılandırıldığı anlaşıldığından, mülga Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yerine Tarım ve Orman Bakanlığı'nın hasım mevkiinde olduğu görülerek esasın incelenmesine geçildi.

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 09/09/2015 tarih ve 9782 sayılı kararı ile, "1. Başka firma veya şahıslar tarafından da tescil edilmiş olan Alkollü İçki Dağıtım Yetki Belgesini haiz üretici/üretici ve ithalatçı firmaların ekli listede yer alan markalarının tescil tarihinden önce başka ürünler için tescil edilmiş olması hâlinde; 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 6. maddesinin dokuzuncu fıkrası ile Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 19. maddesi gereğince kullanılmasının yasaklanması, söz konusu markalı ürünlerin 31/12/2015 tarihinden sonra piyasada bulundurulmaması hususunun ilgili firma ve/veya marka sahiplerine bildirilmesi,
2. Alkollü içki dışındaki ürün markaları yönünden ise tescil tarihleri dikkate alınarak alkollü içki markalarının tescili tarihinden sonra başka ürünler için tescil edilmiş olması hâlinde; 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 6. maddesinin dokuzuncu fıkrası ile Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 19. maddesi gereğince gerekli işlemlerin yapılarak söz konusu markaların kullanımının engellenmesinin sağlanmasına" karar verilmiştir.

Anılan karar ekinde yer alan listede davacı şirkete ait "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "..." ve "..." isimli alkolü içki markalarının başka firma veya şahıslar adına tescilli olduğuna ilişkin bilgilere yer verilmiştir.
Anılan Kurul kararı uyarınca davacı şirkete ait olup, davacı şirketin tescil tarihinden önce başka firma veya şahıslar tarafından alkollü içki dışındaki ürünler için tescil edilen söz konusu markaların kullanılmaması ve 31/12/2015 tarihinden sonra ürünlerin piyasada bulundurulmaması, aksi hâlde davacı şirkete idari para cezası uygulanacağı yönünde Alkollü İçkiler Piyasası Dairesi Başkanlığı'nın 13/11/2015 tarih ve 30892 sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 3. maddesinde, Kurulun görev ve yetkileri "a) Bu Kanun gereğince Kurum tarafından yürütülecek görevler ile ilgili düzenlemeleri yapmak ... e) Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili sektörel düzenlemeler yapmak ... l) Görev alanı ile ilgili konularda gerekli gördüğü her türlü bilgiyi, tütün, tütün mamulleri ve alkollü içkiler piyasasında mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bunların her türlü birliklerinden istemek, m) Kanunlarla verilen diğer görevleri yürütmek ..." olarak belirlenmiştir.
4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 6. maddesinin dokuzuncu fıkrasında, "Alkollü içkilerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti, alkolsüz içki ve sair ürünlerde; alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti de alkollü içkilerde kullanılamaz."; Geçici 1. maddesinin üçüncü fıkrasında, "6. maddenin sekiz, dokuz ve onuncu fıkraları kapsamına giren ürünler, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından çıkarılacak ikincil düzenlemelerin Resmî Gazete’de yayımından itibaren on ay içinde anılan fıkralardaki hükümlere uygun hâle getirilir. Uygun olmayan ürünler, bu tarihten itibaren piyasaya arz edilemez." kuralına yer verilmiştir.
Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 19. maddesinin birinci fıkrasında, "Alkollü içkilerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti, alkolsüz içki ve sair ürünlerde; alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti de alkollü içkilerde kullanılamaz. Kurumca bu fıkranın uygulanmasında;
a) Karşılaştırılacak iki unsurun, ambalaj veya içerik yönünden aynı şekil ve tasarıma sahip olup olmadığı veya iki unsur arasında marka, tanıtıcı ve ayırt edici işaretlerin içerdiği ögeler yönünden açık ve doğrudan bir ayniyet, benzerlik veya çağrıştırma olup olmadığı,
b) Karşılaştırılacak iki unsurun, doğrudan veya dolaylı olarak bir alkollü içkiyi tanıtmayı veya başka bir ürün veya firmaya ait unsurlar üzerinden alkollü içkileri dolaylı olarak tanıtmayı amaçlayıp amaçlamadığı ya da alkollü içki kullanımını doğrudan veya dolaylı olarak teşvik edip etmediği veya özendirici etkisinin olup olmadığı,
c) Karşılaştırılacak unsurları kullananlar arasında hukuki veya fiili bir bağlantı ya da menfaat bağı olup olmadığı hususlarından birinin mevcudiyeti aykırılık için yeterli kabul edilir." kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Sözlük anlamı ile "düzenli hâle koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek" olarak tanımlanan "düzenleme", kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise; sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren bir içeriğe sahiptir.
İdare, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahiptir. "Kural işlemler" üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idarî işlemlerdir. Düzenleme yetkisi kullanılarak tesis edilen işlemlerin kanunda gösterilen usûle uygun olarak yürürlüğe konulması ve üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesi zorunludur.
Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 19. maddesinin iptali isteminin incelenmesi:
4733 sayılı Kanun ile 4250 sayılı Kanun'un aktarılan düzenlemelerinden, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun, alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işaretinin alkollü içkilerde kullanılmamasını sağlamaya yönelik olarak ikincil düzenlemeler yapmaya, bu düzenlemelerin Resmî Gazete’de yayımından itibaren on ay içinde alkollü içki piyasasında kullanılan markaların kanun hükümlerine uygun hâle getirilmesini ve uygun olmayan ürünlerin bu tarihten itibaren piyasaya arz edilmemesini sağlamaya yetkili kılındığı anlaşılmaktadır.
Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 19. maddesinin birinci fıkrasında yer alan dava konusu düzenlemenin ilk cümlesinin "alkollü içkilerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti, alkolsüz içki ve sair ürünlerde; alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti de alkollü içkilerde kullanılamaz." şeklinde olduğu ve birebir kanun maddesi ile aynı olduğu, aynı fıkranın devamında yer alan (a), (b) ve (c) bentlerinin ise düzenlemeyle ilgili uygulamanın nasıl olacağına dair somut bir çerçeve çizmeye yönelik düzenlemeler içerdiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, kanun maddesi ile aynı düzenlemeyi içeren ve kanun maddesi ile ortaya konulan hükmün uygulanması ile ilgili somut kıstaslar ortaya koyan, kanun maddesi ile çizilen çerçeve dahilinde uygulamanın somut ve belirli bir şekilde yürütülmesine yönelik olarak düzenleme içeren dava konusu Yönetmelik maddesinde üst hukuk kurallarına aykırılık bulunmamaktadır.
Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) 09/09/2015 tarih ve 9782 sayılı kararının incelenmesi:

4733 sayılı Kanun uyarınca piyasaya ilişkin faaliyetleri düzenlemeye ve denetlemeye yetkili bulunan davalı idare tarafından, çerçevesi kanunla çizilmiş alanda düzenleme yapılabileceği; davalı idarenin tütün ve alkol tüketiminden kaynaklanan kamusal, toplumsal ya da tıbbî nitelikteki her türlü zararlı etkileri önleyecek düzenlemeleri yapmak, bunlarla ilgili kararları almak konusunda yetkili olduğu; 4250 sayılı Kanun ile Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin aktarılan hükümleri uyarınca, gereklilikleri taşımayan mevcut ürünlerin, bu maddenin Resmî Gazete’de yayımı tarihinden itibaren on ay içinde anılan fıkralardaki hükümlere uygun hâle getirileceği kuralı dikkate alındığında, dava konusu Kurul kararı ile kullanılması yasaklanan alkollü içki markalarına ait ürünlerin 31/12/2015 (16/12/2015 tarihli karar ile uygulama tarihi 30/06/2016 olarak değiştirilmiştir) tarihinden sonra piyasada bulundurulmamasına ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Davacıya ait alkollü içki markalarının kullanımının yasaklanmasına ilişkin 13/11/2015 tarih ve 30892 sayılı Alkollü İçkiler Piyasası Dairesi Başkanlığı işleminin incelenmesi:
09/09/2015 tarih ve 9782 sayılı Kurul kararında, alkollü içki markalarının incelenmesinde, 4250 sayılı Kanun'un 6. maddesinin dokuzuncu fıkrası ile Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 19. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, başka firma ve şahıslar tarafından da tescil edilmiş markaların Türk Patent Enstitüsü'nün www.tpe.gov.tr internet adresinden sorgulanacağı, sorgulamada, durumu "müddet" şeklinde ifade edilenlerin koruma kapsamında olmadığından dikkate alınmayacağı, birebir aynı adı taşıyan markaların sorgulanacağı, markaların hizmet sınıflarının dikkate alınmayacağı, tescil tarihi diğerinden önce olana üstünlük tanınacağı, tescil tarihi belirtilmeyen markalarda koruma tarihinin dikkate alınacağına yönelik ilke ve esaslar belirlenmiştir.
Davacıya ait "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "..." ve "..." isimli alkollü içki markalarının kullanımının yasaklanmasına yönelik dava konusu işlemin, Anayasa, kanun ve ilgili yönetmelik düzenlemelerine uygun bulunan 09/09/2015 tarih ve 9782 sayılı düzenleyici Kurul kararında belirlenen ilke ve esaslara uygunluğunun irdelenmesi amacıyla Dairemizin 16/10/2023 tarihli ara kararıyla Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan, anılan markaların adıyla başvurusu yapılmış, tescil edilmiş, koruma süresi devam eden veya süresi sona ermiş bütün marka, tanıtıcı ve ayırt edici işaretlere ilişkin başvuru, tescil ve sona ermeye yönelik tüm bilgi ve belgeler istenilmiş; davalı idareden ise, davacı adına tescil edilmiş bu markalar ile diğer firma veya şahıslar tarafından daha önce tescil/koruma altına alındığı belirtilen aynı isimli markalar arasında hangi unsurlar yönünden ilişki kurulduğu sorularak, bu hususa ilişkin tespit ve değerlendirmelerin yer aldığı bilgi ve belgeler ile konuya ilişkin ayrıntılı açıklamalar istenilmiştir.

Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davalı idare ve Türk Patent ve Marka Kurumu'nun ara kararına cevap yazılarının birlikte incelenmesinden, alkollü içki markaları ile diğer markalara ilişkin araştırmanın Türk Patent ve Marka Kurumu'nun veri tabanındaki kayıtlar kullanılarak yapıldığı, davacıya ait markaların tescil/koruma tarihinden önce başka firma veya şahıslar tarafından tescil/koruma altına alındığı için söz edilen markaların kullanılmasının yasaklandığı, "...", "..." "..." ve "..." isimli alkollü içki markaları için davacı adına tescil kaydının bulunmadığı, alkollü içki dışındaki başka bir ürün markası olarak başka firmalar adına kaydının bulunduğu ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte anılan markaların koruma altında olduğu; "..." isimli alkollü içki markasının davacı adına 30/04/2008 tarihinde tescil edildiği, buna karşılık aynı isimli markanın başka firmalarca alkollü içki dışındaki başka bir ürün markası olarak 07/03/1997 ve 23/01/2004 tarihlerinde tescil edilmiş olduğu ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte anılan markanın koruma altında olduğu; "..." isimli alkollü içki markasının davacı adına 30/04/2008 tarihinde tescil edildiği, buna karşılık aynı isimli markanın başka firmalarca alkollü içki dışındaki başka bir ürün markası olarak 04/04/2001, 11/03/2003 ve 26/05/2004 tarihlerinde tescil edilmiş olduğu ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte anılan markanın koruma altında olduğu; "..." isimli alkollü içki markasının davacı adına 11/02/2005 tarihinde tescil edildiği, buna karşılık aynı isimli markanın başka firmalarca alkollü içki dışındaki başka bir ürün markası olarak 05/07/2000, 02/02/2001, 07/01/2002 ve 31/10/2002 tarihlerinde tescil edilmiş olduğu ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte anılan markanın koruma altında olduğu; "..." isimli alkollü içki markasının davacı adına 26/12/2005 tarihinde tescil edildiği, buna karşılık aynı isimli markanın başka firmalarca alkollü içki dışındaki başka bir ürün markası olarak 26/06/1998 ve 26/12/2003, tarihlerinde tescil edilmiş olduğu ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte anılan markanın koruma altında olduğu; "..." isimli alkollü içki markasının davacı adına 20/04/2007 tarihinde tescil edildiği, buna karşılık aynı isimli markanın başka firmalarca alkollü içki dışındaki başka bir ürün markası olarak 20/08/1991, 19/09/1996, 17/11/2000 ve 17/06/2003 tarihlerinde tescil edilmiş olduğu ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte anılan markanın koruma altında olduğu; "..." isimli alkollü içki markasının davacı adına 25/10/2012 tarihinde tescil edildiği, buna karşılık aynı isimli markanın başka firmaca alkollü içki dışındaki başka bir ürün markası olarak 16/01/2002 tarihinde tescil edilmiş olduğu ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte anılan markanın koruma altında olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, anılan alkollü içki markalarının ya davacı adına tescili olmadığı ya da davacı adına tescil tarihinden önce alkollü içki dışındaki başka bir ürün markası olarak tescilli olduğu anlaşıldığından, bu markaların kullanımının yasaklanmasına ilişkin dava konusu 13/11/2015 tarih ve 30892 sayılı işlem ile dayanağı Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL
yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 15/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dava, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) 09/09/2015 tarih ve 9782 sayılı düzenleyici kararı ile anılan kararın ekinde yer alan davacıya ait alkollü içki markalarının yasaklanmasına ilişkin 11/11/2015 tarih ve 134/30486 sayılı Alkollü İçkiler Piyasası Daire Başkanlığı işleminin ve Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 19. maddesinin iptali talebiyle açılmıştır.
Dava konusu Yönetmelik maddesinde ve düzenleyici Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davacıya ait markaların yasaklanmasına yönelik uygulama işlemine gelince;
4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 24/05/2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile yeniden düzenlenen 6. maddesinin birinci fıkrasında; alkollü içkilerin her ne surette olursa olsun reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtımının yapılamayacağı, bu ürünlerin kullanılmasını ve satışını özendiren veya teşvik eden kampanya, promosyon ve etkinlik yapılamayacağı, ancak, münhasıran alkollü içkilerin uluslararası düzeyde tanıtımına yönelik ihtisas fuarları ile bilimsel yayın ve faaliyetler düzenlenebileceği, alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayanların, her ne surette olursa olsun hiçbir etkinliğe ürünlerinin marka, amblem ya da işaretlerini kullanarak destek olamayacakları, açık alkollü içki satışı yapmaya ilişkin izin belgesi olan işletmelerde servis amaçlı materyallerde marka, amblem ve logo kullanılabileceği, televizyonlarda yayınlanan dizi, film ve müzik kliplerinde alkollü içkileri özendirici görüntülere yer verilemeyeceği; dokuzuncu fıkrasında; alkollü içkilerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işaretinin, alkolsüz içki ve sair ürünlerde; alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işaretinin de alkollü içkilerde kullanılamayacağı, ancak, ihraç amaçlı üretilenlerde bu fıkra hükmünün uygulanmayacağı; Geçici 1. maddesinin üçüncü fıkrasında, 6. maddenin sekiz, dokuz ve onuncu fıkraları kapsamına giren ürünlerin, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından çıkarılacak ikincil düzenlemelerin Resmî Gazete’de yayımından itibaren on ay içinde anılan fıkralardaki hükümlere uygun hâle getirileceği, uygun olmayan ürünlerin bu tarihten itibaren piyasaya arz edilemeyeceği kurala bağlanmıştır.
Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 11/8/2013 tarihli ve 28732 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değiştirilmiş ''Reklam ve Tanıtım'' başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasında, "Alkollü içkilerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti, alkolsüz içki ve sair ürünlerde; alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti de alkollü içkilerde kullanılamaz. Kurumca bu fıkranın uygulanmasında;
a) Karşılaştırılacak iki unsurun, ambalaj veya içerik yönünden aynı şekil ve tasarıma sahip olup olmadığı veya iki unsur arasında marka, tanıtıcı ve ayırt edici işaretlerin içerdiği ögeler yönünden açık ve doğrudan bir ayniyet, benzerlik veya çağrıştırma olup olmadığı,
b) Karşılaştırılacak iki unsurun, doğrudan veya dolaylı olarak bir alkollü içkiyi tanıtmayı veya başka bir ürün veya firmaya ait unsurlar üzerinden alkollü içkileri dolaylı olarak tanıtmayı amaçlayıp amaçlamadığı ya da alkollü içki kullanımını doğrudan veya dolaylı olarak teşvik edip etmediği veya özendirici etkisinin olup olmadığı,
c) Karşılaştırılacak unsurları kullananlar arasında hukuki veya fiili bir bağlantı ya da menfaat bağı olup olmadığı hususlarından birinin mevcudiyeti aykırılık için yeterli kabul edilir."; Geçici 8. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin 13. maddesinin yedinci ve 19. maddesinin birinci fıkralarında yer alan gereklilikleri taşımayan mevcut ürünler, bu maddenin Resmî Gazete’de yayımı tarihinden itibaren on ay içinde anılan fıkralardaki hükümlere uygun hâle getirilir, Uygun olmayan ürünler, bu tarihten itibaren piyasaya arz edilemez." kuralına yer verilmiştir.
Aktarılan Yönetmeliğin 19. maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemenin ilk cümlesi, "Alkollü içkilerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti, alkolsüz içki ve sair ürünlerde; alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti de alkollü içkilerde kullanılamaz." şeklinde olup, aktarılan Kanun maddesini aynen tekrar etmekte, aynı fıkranın devamında yer alan (a), (b) ve (c) bentleri ise uygulamanın nasıl olacağına dair somut bir çerçeve oluşturmaktadır. Dolayısıyla, alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işaretinin alkollü içkilerde kullanılamayacağı kanunla belirlenmiş olmakla birlikte, alkollü içki markalarının kanunla belirlenen çerçevede kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi amacıyla Yönetmelik bazı kıstaslar getirmiştir.
Yönetmelikle, karşılaştırılacak iki unsur, ambalaj ve içerik yönünden aynı şekil ve tasarıma sahip ise, iki unsur arasında marka, tanıtıcı ve ayırt edici işaretlerin içerdiği öğeler yönünden açık ve doğrudan bir ayniyet, benzerlik veya çağrıştırma var ise ya da karşılaştırılacak iki unsur doğrudan ya da dolaylı olarak bir alkollü içkiyi tanıtmayı veya başka bir ürün veya firmaya ait unsurlar üzerinden alkollü içkileri dolaylı olarak tanıtmayı amaçlamakta ise ya da alkollü içki kullanımını doğrudan veya dolaylı olarak teşvik etmekte veya özendirmekte ise, karşılaştırılan unsurları kullananlar arasında hukuki veya fiili bir bağlantı ya da menfaat bağı bulunuyorsa, alkollü içkilerin; marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işaretinin alkolsüz içki ve sair ürünlerde ya da aksi durumda alkolsüz içki ve sair ürünlerin hiçbir marka, tanıtıcı veya ayırt edici işaretinin alkollü içkilerde kullanılamayacağı açıklığa kavuşturulmuştur.
Uyuşmazlıkta ise, davalı idare tarafından detaylı bir inceleme yapılmadığı, kanun hükmünün yalnızca marka isimleri yönünden ele alındığı, markalar arasında kanunun aradığı anlamda bir benzerliğin varlığının yönetmelikte belirlenen ölçütler kullanılarak analiz edilmediği, markalar arasındaki benzerlik veya ayniyetin ancak yönetmelikte belirlenen ölçütler uyarınca bir araştırma ve analiz yapılarak ortaya konulabileceği, bu itibarla, davacı şirkete ait alkollü içki markalarının yasaklanmasına ilişkin Alkollü İçkiler Piyasası Daire Başkanlığı'nın 13/11/2015 tarih ve 30892 sayılı işleminde hukuka uygunluk bulunmadığından anılan işlemin iptali gerektiği oyu ile davanın reddine ilişkin kararın bu kısmına katılmıyorum.