WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/536 E.  ,  2024/207 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/536
Karar No:2024/207

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrolcülük A.Ş.

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 06/06/2017 tarihinde Trabzon-Maçka Karayolu … Mevkiinde yapılan denetimde davacı şirket tarafından lisansının verdiği haklar dışında tanker ile istasyon sahası dışında araç harici yerlere ikmal yapıldığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca 87.815,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 06/06/2017 tarihinde Trabzon-Maçka Karayolu … Mevkiinde yapılan denetimde; ... plakalı tankerden M.K. isimli şahsa ait oto yıkamacıda bulunan varillere vidanjör yardımıyla akaryakıt dolumu yapıldığı, tanker şoförü Ü.G.'nin tankerdeki fazla yakıtı geçici olarak yıkamacıya bırakmak istediğini beyan ettiği, tankerden alınan numunelerde yapılan analiz sonuçlarına göre ulusal marker seviyesinin geçerli olduğunun tespit edildiği, olayla ilgili araştırmada nakliye firması yetkilisi S.S. ile görüşüldüğü ve durumun farkında olduğunun söylendiği, davacı şirket yetkilileri ile yapılan görüşmede de konu ile ilgili olarak araştırma yapılacağının bildirildiğinin tutanak altına alındığı, konu ile ilgili tanker şoförünün ifadesinde, "... araçta tonaj fazlası yakıt olduğu ve ilerde yolumun üzerinde bulunan Karayollarına ait tartı istasyonunda ceza yiyeceğimi düşünerek beni yakalamış olduğunuz yıkama yerinde biraz akaryakıt boşaltarak ceza yemekten kurtulmaya çalıştım. Tüm bu yaptıklarımdan firma yöneticilerinin haberi ve bilgisi vardır." şeklinde beyanda bulunduğu, oto yıkamacının sahibi M.K.'nın ifadesinde, "...tanker sürücüsü bana gelerek ...ödünç iki adet bidon istedi bende kendisine verdim. Bu aracın sürücüsü bana kesinlikle akaryakıt satmıyordu tekrar geri alacaktı... Ticari amaçlı akaryakıt depolamıyorum." şeklinde beyanda bulunduğu, olay sonrasında 08/06/2017 tarihinde tanker şoförünün işten çıkarıldığının görüldüğü,
Bu durumda, tankerden alınan numunelerde yapılan analiz sonuçlarına göre ulusal marker seviyesinin geçerli olduğu, olayın tanker şoförünün bireysel bir eylemi olduğu, davacı şirket ile olay arasında illiyet bağını kuracak somut bilgi belge olmaksızın işlem tesis edildiğinden, cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olarak davacı şirket hakkında 5015 sayılı Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte olan 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca 87.815,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdarî Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak, harçtan muaf olmalarına rağmen yargılama giderleri içerisinde harca hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu; esasa ilişkin olarak, davacı ile ... İnş. Pet. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akaryakıtın taşınması hakkında sözleşme ilişkisi olduğu, taşıma işinin davacı adına şoför tarafından gerçekleştirildiği, taşıma işleminin davacı lisans sahibinin gözetimi altında olduğu, Kabahatler Kanunu'nun 8. maddesi ile somut fiil birlikte değerlendirildiğinde meydana gelen mevzuata aykırılıktan davacının sorumlu tutulmasında ve tesis edilen idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin dava harç ve giderlerinden bir muafiyeti bulunmadığı, anlaşmalı olduğu nakliye şirketinin çalışanı olan şoförün fiilinin, şirketlerinin bilgisi dışında ve tamamen bireysel bir eylem olduğu, idari para cezasına konu eylem bakımından şirketlerinin bir sorumluluğu bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
06/06/2017 tarihinde Trabzon-Maçka Karayolu … Mevkiinde yapılan denetimde, bayilik lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirkete ait akaryakıtı taşıyan ... plakalı tankerden M.K. isimli şahsa ait oto yıkamacıda bulunan varillere vidanjör yardımıyla akaryakıt dolumu gerçekleştirildiğinin tespit edildiğinden bahisle yapılan soruşturma sonucu düzenlenen soruşturma raporu doğrultusunda … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile davacı şirkete 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca idari para verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamaktır.
Bu Kanun; petrole ilişkin piyasaların sağlıklı ve düzenli işlemelerinin sağlanmasına ve geliştirilmesine yönelik; düzenleme, yönlendirme, gözetim ve denetim işlemlerini kapsar. ...", "Lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülükleri" başlıklı 4. maddesinde, "Lisans, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verir.
Lisans ile tanınan haklar; bu Kanunun, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılır.
Piyasa faaliyetinde bulunanlar, kötüniyet veya tehlikeli eylem sonucunu doğuracak her türlü işlemden özenle kaçınmak, bunların oluşumunun engellenmesi için her türlü tedbiri almak ile istenmeyen durumları en kısa sürede gidermek zorundadır. ...", "Faaliyetlerin kısıtlanması" başlıklı 9. maddesinin yedinci fıkrasında ise, "Fabrika, şantiye, nakliye filosu işletmeleri ve benzeri kendi ihtiyaçları için depolama imkânı ve kendi araçlarına akaryakıt ikmal kapasitesi olan yerler hariç, araçlara yapılacak akaryakıt ikmali bayilik lisansı ve yeterli donanımı olan akaryakıt istasyonları dışında yapılamaz." kuralları yer almaktadır.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Genel kanun niteliği" başlıklı 3. maddesinde, "Bu Kanun'un;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.", "Organ veya temsilcinin davranışından dolayı sorumluluk" başlıklı 8. maddesinde ise, "(1) Organ veya temsilcilik görevi yapan ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen kişinin bu görevi kapsamında işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı tüzel kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabilir.
(2) Temsilci sıfatıyla hareket eden kişinin bu sıfatla bağlantılı olarak işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı temsil edilen gerçek kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabilir. Gerçek kişiye ait bir işte çalışan kişinin bu faaliyeti çerçevesinde işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı, iş sahibi kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabilir.
(3) Kanun'un, organ veya temsilcide ya da temsil edilen kişide özel nitelikler aradığı hâllerde de yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır.
(4) Birinci ve ikinci fıkra hükümleri, organ veya temsilcilik ya da hizmet ilişkisinin dayanağını oluşturan işlemin hukuken geçerli olmaması hâlinde de uygulanır." kurallarına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu uyuşmazlıkta, bayilik lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirkete ait akaryakıtı taşıyan tankerden M.K. isimli şahsa ait oto yıkamacıda bulunan varillere vidanjör yardımıyla akaryakıt dolumu gerçekleştirildiğinin tespit edildiğinden bahisle lisansının verdiği haklar dışında tanker ile istasyon sahası dışında araç harici yerlere ikmal yapıldığı gerekçesi ile davacı şirkete idari para cezası verilmiş, ancak İdare Mahkemesince söz konusu fiilin tanker şoförü tarafından gerçekleştirildiği, olayın tanker şoförünün bireysel bir eylemi olduğu, davacı şirket ile olay arasında illiyet bağını kuracak somut bilgi belge olmaksızın işlem tesis edildiğinden bahisle cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olarak tesis edilen dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, söz konusu karara karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusu da reddedilmiştir.
Her ne kadar davacı şirket tarafından, şirketlerinin anlaşmalı olduğu nakliye şirketinin çalışanı olan şoförün fiilinin, şirketlerinin bilgisi dışında ve tamamen bireysel bir eylem olduğu, idari para cezasına konu eylem bakımından şirketlerinin bir sorumluluğu bulunmadığı ileri sürülse de, 5015 sayılı Kanun uyarınca lisans sahipleri piyasada kötüniyetli eylem sonucunu doğuracak her türlü işlemden özenle kaçınmak ve bunların oluşumunu engellemek için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler.
Bu durumda, bayilik lisansı sahibi davacı şirketin gerekli tedbirleri alma ve özen yükümlülüğü ile 5326 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasında yer verilen "Organ veya temsilcilik görevi yapan ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen kişinin bu görevi kapsamında işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı tüzel kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabilir." kuralı gereği, davacı şirketin akaryakıt bayiliği faaliyeti çerçevesinde görev alan anlaşmalı olduğu nakliye şirketi işçisinin faaliyetlerinden dolayı sorumlu olduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 16/01/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.