WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/4390 E.  ,  2023/3829 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/4390
Karar No : 2023/3829

DAVACI : … Odası
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı
(Mülga … Bakanlığı)

VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

DAVANIN KONUSU :
05/12/2008 tarih ve 27075 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 01/04/2010 tarih ve 27539 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 4. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinin, aynı fıkranın (cc) bendinin yürürlükten kaldırılmasını düzenleyen kısmının, 5. maddesinin birinci fıkrasının, 9. maddesinin beşinci fıkrasının, 13. maddesinin üçüncü fıkrasının, 14. maddesinin ikinci fıkrasının, 22. maddesinin birinci fıkrasının ve Yönetmelik'e eklenen 26/A maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'UN DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesine göre, Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun kararlarına uyulması zorunlu olduğundan, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI … 'UN DÜŞÜNCESİ :
01/04/2010 tarih ve 27539 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin ana Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendini değiştiren kısmı ile ana Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (cc) bendini yürürlükten kaldıran kısmının; 5. maddesinin ana Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasını değiştiren kısmının; 9. maddesinin ana Yönetmeliğin 9. maddesinin 5. fıkrasını değiştiren kısmının; 12. maddesinin ana Yönetmeliğin 13. maddesinin 3. fıkrasını değiştiren kısmının; 13. maddesinin ana Yönetmeliğin 14. maddesinin 2. fıkrasını değiştiren kısmının; 22. maddesinin ana Yönetmeliğin 22. maddesinin 1. fıkrasını değiştiren kısmının ve 29. maddesi ile ana Yönetmeliğe eklenen 26/A maddesinin 3. fıkrasının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin, dava konusu Yönetmeliğin 01/04/2010 tarih ve 27539 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendi ve Yönetmelik'e eklenen 26/A maddesinin 3. fıkrasının iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu edilen diğer maddelerin iptali istemi yönünden ise davanın reddine ilişkin 10/10/2019 tarih ve E:2013/241, K:2019/2995 sayılı kararının davacı tarafından, davanın reddi ile davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmı yönünden temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 21/06/2021 tarih ve E: 2020/416, K: 2021/1267 sayılı kararıyla; davacının temyiz istemi kısmen kabul edilerek; davanın konusuz kaldığı durumlarda, yargı yerince dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilebileceği tabii olmakla birlikte, yargılama faaliyeti esnasında yapılan yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletileceğinin de kararda ayrıca belirlenmesi gerektiği, bu noktada, 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesine bakıldığında, davanın konusuz kalması hâlinde, hâkime, davanın açıldığı zamandaki haklılık durumunu değerlendirerek yargılama giderlerine hükmetme konusunda takdir hakkı tanındığı, dava dosyasının incelenmesinden, 05/12/2008 tarih ve 27075 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği'nin 01/04/2010 tarih ve 27539 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu Yönetmelik ile değişik 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde yer alan "Enerji kimlik vermeye yetkili kuruluşlar" tanımının, 28/04/2017 tarih ve 30051 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 1. maddesi ile değiştirildiği; aynı şekilde dava konusu Yönetmelik ile ana Yönetmeliğe eklenen 26/A maddenin 3. fıkrasının, 19/02/2011 tarih ve 27851 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle, bilahare 28/04/2017 tarih ve 30051 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 6. maddesi ile değiştirildiği anlaşıldığından, anılan düzenlemeler bakımından davanın konusunun kalmadığı dikkate alındığında davalı idarenin davanın açılmasına sebebiyet verdiği, bu itibarla, davacının davasını vekille takip ettiği, anılan düzenlemeler bakımından davanın karar verilmesine yer olmadığı kararıyla sonuçlandığı ve davalı idarenin davanın açılmasına sebebiyet verdiği görüldüğünden, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle vekâlet ücretine hükmedilmemesi yönünden bozulmuştur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesine göre Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının kararlarına uyulması zorunludur.
Açıklanan nedenle, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararına uyularak, bozma kararı doğrultusunda karar verilmesi, yukarıda anılan Yasa hükmü gereği olduğundan, Kurulun bozma kararında da belirtildiği üzere vekâlet ücreti yönünden yeniden bir hüküm kurulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Dairemizin 10/10/2019 tarih ve E:2013/241, K:2019/2995 sayılı kısmen davanın reddi, kısmen konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki kararının davanın reddi ile lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmına karşı davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 21/06/2021 tarih ve E:2020/416, K:2021/1267 sayılı kararıyla Dairemiz Kararının davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmı yönünden bozulduğu, davanın reddine ilişkin kısmı yönünden onandığı görülerek, bozulan kısımla sınırlı olarak incelenerek gereği yeniden görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ:
Dairemizin 10/10/2019 tarih ve E:2013/241, K:2019/2995 sayılı kararıyla; kısmen davanın reddine, kısmen konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiştir.
Bunun üzerine, Dairemizin anılan kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca, davacının temyiz istemi kısmen kabul edilerek, Dairemiz kararının davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:
Dairemizin 10/10/2019 tarih ve E:2013/241, K:2019/2995 sayılı kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 21/06/2021 tarih ve E:2020/416, K:2021/1267 sayılı kararı ile;
"İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde;
"Yargılama giderleri şunlardır:
a) Celse, karar ve ilam harçları.
b) Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri.
...
ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti.
h) Yargılama sırasında yapılan diğer giderler." ;
"Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326. maddesinde;
"(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır..." hükümlerine yer verilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinin 1. fıkrasında ise; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı taraf, temyizen incelenen Daire kararının davanın reddi ile lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmına karşı temyiz isteminde bulunmakta ve kararın bozulmasını istemektedir.
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Onüçüncü Dairesi kararının, davanın reddine ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, düzenleyici veya bireysel bir işlem nedeniyle menfaati ihlal edilenler tarafından iptal davası açılabileceği belirtilerek, kişilere, dava açma yolu ile iddialarını yargı yerinde ileri sürme hakkı özel olarak düzenlenmiştir.
Hukukumuzda, iptal davası açıldıktan sonra, yargılama faaliyeti devam ederken, kamu hizmetinin sürekliliği ve değişkenliği kapsamında idarece işlemin, yürürlükten kaldırılması, hukuk aleminde geçerliliğinin kalmaması ve artık işin esasının incelenmesinde menfaat görülmeyen hallerde davanın konusuz kaldığından söz edilmektedir.
Davanın konusuz kaldığı durumlarda, yargı yerince dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilebileceği tabii olmakla birlikte, yargılama faaliyeti esnasında yapılan yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletileceğinin de kararda ayrıca belirlenmesi gerekmektedir.
Bu noktada, 6100 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen 331. maddesine bakıldığında, davanın konusuz kalması halinde, hakime, davanın açıldığı zamandaki haklılık durumunu değerlendirerek yargılama giderlerine hükmetme konusunda takdir hakkı tanındığı görülmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, 05/12/2008 tarih ve 27075 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği'nin 01/04/2010 tarih ve 27539 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu Yönetmelik ile değişik 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde yer alan "Enerji kimlik vermeye yetkili kuruluşlar" tanımının, 28/04/2017 tarih ve 30051 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 1. maddesi ile değiştirildiği; aynı şekilde dava konusu Yönetmelik ile ana Yönetmeliğe eklenen 26/A maddenin 3. fıkrasının, 19/02/2011 tarih ve 27851 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle, bilahare 28/04/2017 tarih ve 30051 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 6. maddesi ile değiştirildiği anlaşıldığından, anılan düzenlemeler bakımından davanın konusunun kalmadığı dikkate alındığında davalı idarenin davanın açılmasına sebebiyet verdiği açıktır.
Bu itibarla, davacının davasını vekille takip ettiği, anılan düzenlemeler bakımından davanın karar verilmesine yer olmadığı kararıyla sonuçlandığı ve davalı idarenin davanın açılmasına sebebiyet verdiği görüldüğünden, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesiyle davacının temyiz istemi kısmen kabul edilerek, Dairemiz kararının davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yönünden bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihaî kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulu'nun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği; 2577 sayılı Kanun'un 49/4. ve 50. maddelerinde, Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmayıp, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu kurala bağlanmıştır.
Aktarılan kanun hükümlerine göre, Danıştay dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca bozulması hâlinde Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmadığından, bozma kararına uyularak İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen gerekçelerle davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. "Kısmen davanın reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde sonuçlanan davada, davanın esası hakkındaki kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde Danıştay'da ilk derece görülen davalar için belirlenen … -TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
2. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 04/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.