WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/2885 E.  ,  2024/5129 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2885
Karar No:2024/5129

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ...
Kurumu
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı bağımsız denetim kuruluşu tarafından ... İlaç Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin (...) 01/01/2017-31/12/2017 hesap dönemine ait finansal tablolarına yönelik yürütülen bağımsız denetim çalışmalarının kalite güvence sistemi incelemeleri kapsamında Kurum uzmanlarınca incelenmesi sonucunda düzenlenen ... tarih ve...sayılı İnceleme Raporu'nda tespit edilen mevzuata aykırılıklara istinaden, davacı şirkete "Uyarı" ve "50.000,00-TL idari para cezası" uygulanmasına ilişkin Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu'nun (Kurul)... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacı denetim kuruluşu tarafından gerçekleştirilen bağımsız denetim kapsamında hazırlanan denetim dosyasında Türkiye Denetim Standartlarına (TDS) aykırılıklar olduğu hususunun davalı idare uzmanlarınca düzenlenen inceleme raporuyla ortaya konulduğu, söz konusu tespitlerin davacının denetim faaliyetini yürütürken uymakla yükümlü olduğu TDS’lere aykırı olduğunun açık olduğu, ayrıca davacı şirket tarafından söz konusu tespitlerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunda herhangi bir itirazı olmadığı, ilgili tespitlerin aksini ortaya koyan hukuken kabul edilebilir herhangi bir bilgi ve belgenin de dava dosyasına sunulamadığı, yine davacı şirketin sorumlu denetçi tarafından denetim sırasında tespit edilen bulgulardan bir kısmı hakkındaki beyanında bahsi geçen hususlara daha sonraki denetim çalışmalarında dikkat edileceğinin belirtildiği, davacı şirketin mesleki yeterlik ve özen ilkesine uymayarak kaliteli ve güvenilir bir denetim gerçekleştirmediği;
Davacı şirket tarafından, dava konusu işlemin dayanağının kanun hükmü olmadığı iddia edilmiş ise de, 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 25. maddesinin beşinci fıkrasında açık bir biçimde bağımsız denetim kuruluşları hakkında uyarı, lisansın askıya alınması ve iptali de dahil olmak üzere uygun yaptırımlar uygulanacağının hüküm altına alındığı, çerçevesi kanunla çizilen konu hakkında idarenin düzenleyici işlem yapma yetkisi dahilinde Bağımsız Denetim Yönetmeliği’nin çıkarılarak uygulanacak idari yaptırımın usulünün ayrıntılı bir biçimde düzenlendiği, dava konusu işlemin yasal dayanağının bulunduğu ve davacının bu iddiasının yerinde olmadığı;
Öte yandan, davacı şirket tarafından, denetim neticesinde tespit edilen aykırılıkların giderilmesi için öncelikle süre verilmesi gerektiği, süresi içerisinde aykırılığın giderilmemesi halinde yaptırım kararı alınması gerektiği, kendilerine süre verilmeden doğrudan yaptırım kararı alınmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüşse de 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Bağımsız Denetim Yönetmeliği gereğince, tespit edilen mevzuata aykırılık nedeniyle doğrudan idari para cezası verilebileceği gibi diğer yaptırım kararlarının verilebilmesi için de aykırılığın giderilmesi amacıyla süre verilmesinin zorunluluk arz etmediği, ancak düzeltilmesi imkan dahilinde olan hallerde, yaptırım kararı verilmeden önce tespit edilen aykırılık ve eksikliklerin giderilmesi için davalı idarece süre verilebileceği, bakılan uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından bağımsız denetim raporunun tanzim olunmasından sonra bahsi geçen raporla ortaya konulan denetim çalışmasının incelendiği göz önüne alındığında aykırılığın giderilmesi noktasında davalı idarece davacıya süre verilmesinin pratikte bir faydasının kalmadığı, zira denetim kapsamındaki fiillerin tamamlandığı ve aykırılığın oluştuğu dikkate alındığında davalı idarece süre verilmeden doğrudan yaptırım kararı alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı;
Bu itibarla, davacı şirket tarafından mesleki yeterlilik ve özen ilkesi kapsamında kaliteli ve güvenilir bir denetim gerçekleştirilmediği anlaşıldığından, davacı şirket hakkında Bağımsız Denetim Yönetmeliği’nin 41. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca faaliyet izninin askıya alınması cezasının uygulanması gerekse de anılan Yönetmeliğin 43. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bir derece hafif yaptırım olan "uyarı" yaptırımının uygulanmasına ve 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 26. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca "50.000,00-TL idari para cezası" verilmesine ilişkin davaya konu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, çalışma hakkının ihlal edildiği, temel hak ve hürriyetlerin ancak Kanunla sınırlanabileceği, idarenin düzenleyici işlemiyle çalışma hürriyetinin sınırlanmasının hukuka aykırı olduğu, işlemin Bağımsız Denetim Yönetmeliğine de aykırı olduğu, aykırılıkların düzeltilmesi için süre verilmediği, hataların basit hatalar olduğu, süre verilmesi halinde düzeltilebileceği, idari para cezası miktarının ölçüsüz olduğu, sorumlu denetçiye uygulanan idari yaptırım kararının iptal edildiği, kararlar arasında çelişki bulunduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı bağımsız denetim kuruluşu tarafından ... İlaç Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin (...) 01/01/2017-31/12/2017 hesap dönemine ait finansal tablolarına yönelik bağımsız denetim çalışması gerçekleştirilmiş ve yapılan çalışma sonucu bağımsız denetim raporu hazırlanmıştır.
Anılan denetim çalışmaları sonucunda hazırlanan raporun kalite güvence sistemi incelemeleri kapsamında Kurum uzmanlarınca incelenmesi sonucunda ... tarih ve ...sayılı inceleme raporu düzenlenmiş olup söz konusu raporda, davacı tarafından düzenlenen bağımsız denetim raporundaki mevzuata aykırılıklara yer verilerek, aykırılıkların Bağımsız Denetim Yönetmeliğinin 40. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olduğu ve bu nedenle davacıya "Uyarı" ve "idari para cezası" verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
İnceleme raporunun Kurul tarafından incelenmesi üzerine, Kurulun 15/11/2019 tarih ve 02/270 sayılı kararıyla, raporda tespit edilen mevzuata aykırılıkların Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 41. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kaldığı değerlendirmesi yapılmak suretiyle davacı hakkında "Uyarı" ve "50.000,00-TL idari para cezası" uygulanması üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin fiil tarihindeki haliyle 9. maddesinin birinci fıkrasında, "(1) Kurulun görev ve yetkileri şunlardır: (...)

d) Bağımsız denetçiler ve bağımsız denetim kuruluşlarının faaliyetleri ile denetim çalışmalarının, Kurumca yayımlanan standart ve düzenlemelere uyumunu gözetlemek ve denetlemek.
(...)
e) İnceleme ve denetimler sonucunda aykırılıkları saptanan bağımsız denetçiler ve bağımsız denetim kuruluşlarının faaliyet izinlerini askıya almak veya iptal etmek."; fiil tarihindeki haliyle 25. maddesinin beşinci fıkrasında, "Bağımsız denetçiler ve bağımsız denetim kuruluşları, yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen görüş ve öneriler doğrultusunda gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler. Kurumca belirlenen sürede gerekli tedbirleri almayanlar hakkında uyarı, lisansın askıya alınması ve iptali de dahil olmak üzere uygun yaptırımlar uygulanır." kuralına yer verilmiştir.
Fiil tarihinde yürürlükte olan haliyle Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 40. maddesinin birinci fıkrasında "(1) Denetim kuruluşları veya denetçilere;
a) Denetim faaliyetinin, fiilin ağırlığına göre daha ağır bir yaptırım gerektirmeyen şekilde, TDS’ye aykırı olarak yürütülmesi halinde uyarı yaptırımı uygulanır.";
41. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, "(1) Aşağıda belirtilen aykırılıklarda bulunulduğunun tespit edilmesi halinde, denetim kuruluşlarının ve denetçilerin faaliyet izinleri fiilin ağırlığı dikkate alınarak, iki yılı geçmemek üzere Kurul kararıyla belirlenen süreyle askıya alınır: (...)
c) Yapılan denetim çalışmalarında, TDS çerçevesinde dürüstlük, tarafsızlık, bağımsızlık, mesleki yeterlilik ve özen, sır saklama, mesleğe uygun davranış ve diğer etik ilkelere uyulmaması, kaliteli ve güvenilir denetimler gerçekleştirilmemesi."; 43. maddesinin üçüncü fıkrasında, "(3) Kurum uyarı yaptırımı dışında fiilin ağırlığını dikkate alarak gerekçesini belirtmek suretiyle bir derece hafif yaptırım uygulamaya yetkilidir." kurallarına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan mevzuatın değerlendirilmesinden, bağımsız denetim kuruluşları ve bağımsız denetçileri denetlemek konusunda davalı idarenin görevli ve yetkili olduğu, Kurul düzenlemelerine aykırı davranan bağımsız denetim kuruluşları ve bağımsız denetçiler hakkında uyarı, faaliyet izninin askıya alınması ve faaliyet izninin iptali yaptırımlarının uygulanabileceği, fiilin ağırlığına göre TDS'lere aykırı bağımsız denetim gerçekleştirilmesi halinde uyarı; dürüstlük, tarafsızlık, bağımsızlık, mesleki yeterlilik ve özen, sır saklama, mesleğe uygun davranış ve diğer etik ilkelere uyulmayarak veya kaliteli ve güvenilir olmayan denetimler gerçekleştirilmesi halinde faaliyet iznini askıya alma yaptırımı uygulanacağı, bunun yanında uyarı yaptırımı dışında gerekçesi belirtilmek suretiyle Kurul'un bir derece hafif yaptırım uygulayabileceği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacının fiillerinin Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 40. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında kaldığının açık olduğu, davalı idare tarafından da gerek dava konusu Kurul kararında gerekçe savunma dilekçelerinde davacının fiillerinin Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 41. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğunun somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı görülmektedir.
Bu itibarla, davacının fiillerinin Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 40. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olduğu anlaşıldığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.