Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/2601 E. , 2024/4368 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2601
Karar No:2024/4368
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Akaryakıt Dağıtım A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda 04/01/2020 tarihinde yapılan denetimde bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve tutarlı veriler içermediği ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 1.250.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ...-... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; her ne kadar dağıtıcı lisansına sahip davacı şirkete, bayisinde tespit edilen aykırılıkların Kurum’a bildirilmediğinden bahisle idari para cezası verilmiş ise de, 5015 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklere uyum sağlamak üzere alınan düzenleyici Kurul kararı ile söz konusu fiilin niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiiller arasında sayıldığı dikkate alındığında, davacı şirketin durumunun, lehe düzenlemeyle getirilen ihtar kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, söz konusu fiil sebebiyle idari para cezası uygulanmasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; ... tarih ve ...-... sayılı Kurul kararı ile, niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiillerin belirlendiği, “otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermemesi ve bayisinde tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmemesi”nin bu fiiller arasında sayılmadığı; dolayısıyla dava konusu işleme dayanak alınan fiil ile “uzaktan erişim sistemine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi” fiilinin birbirinden farklı maddi unsurlardan oluştuğu ve her birinin ayrı yaptırımlara bağlandığı;
Dava konusu idari para cezasının esasına yönelik değerlendirmeye gelince;
Davacı şirketin sözleşmeli bayisi olarak faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda 04/01/2020 tarihinde yapılan denetimde; 07/11/2019-31/12/2019 tarihleri arasında toplam 380.805 litre dolum görüldüğü, satış raporları incelendiğinde ise 05/12/2019 tarihinden önceki satışların görülmediği ve 05/12/2019-31/12/2019 tarih aralığında 174.270 litre yakıt satışı yapıldığı, aradaki farkın 206.492 litre olduğu ve 31/12/2019 tarihinde gün sonu stok miktarının 60.920 litre olduğu, bu miktar düşüldüğünde dolum ve satış arasında 145.572 litre fark olduğu, denetimde inceleme dönemi öncesi 20/08/2019 tarihine ilişkin servis raporu ibraz edildiği, bu tarihten itibaren herhangi bir arıza kaydını içerir belgenin ibraz edilmediği hususlarının tespit edilmesi üzerine başlatılan idari soruşturma sonucunda hazırlanan ... tarih ve ... sayılı Soruşturma Raporunda bayilik lisansı sahibinin Kurum kayıtlarından erişilen otomasyon verileri incelendiğinde; istasyon otomasyon sistemi tablosu A-1a verilerine göre 07/11/2019 tarihi dönem başı stok verisinin 21.745 litre olduğu 31/12/2019 tarihine kadar toplamda 316.601 litre dolum ve 405.575 litre satış verisi ile 60.921 litre dönem sonu stok verisi bulunduğunun görüldüğü, söz konusu verilere göre dönem başı stok ile toplam dolum miktarının toplam satışı miktarından yaklaşık 67.229 litre eksik olduğu, ayrıca dönem sonu stok miktarı da hesaba katıldığında söz konusu veriler arasındaki tutarsızlığın yaklaşık 128.150 litre olduğu, ayrıca yine 04/12/2019 tarihinde tüm verilerin sıfır olarak sisteme yansıdığı, 30/11/2019 ve 11/12/2019 tarihlerinde ise sistemde herhangi bir veri bulunmadığı, anılan tarihler ve 31/12/2019 tarihi dışında tüm tarihlerde dönem başı stok, pompa satış, tank dolum ve dönem sonu stok verisinin uyumsuz olduğu, dolayısıyla 31/12/2019 tarihi hariç incelenen dönem içerisinde hiçbir tarihte sistemde dönem başı stok, pompa satış/ tank dolum ve dönem sonu stok verisinin uyumlu olmadığı, bir başka deyişle sisteme satış ve dolum olarak sağlıklı yansımayan akaryakıt hareketi olduğu, yine bayilik lisansı sahibinin Kurum kayıtlarından erişilen ve düzeltilmiş istasyon otomasyon verilerini de içeren (A-1a, A-1b) tablosu incelendiğinde; 07/11/2019 tarihi dönem başı stok verisinin 21.745 litre olduğu 31/12/2019 tarihine kadar toplamda 316.601 litre dolum ve 428.995 litre satış verisi ile 60.921 litre dönem sonu stok verisi bulunduğu, söz konusu verilerden anlaşılacağı üzere dönem başı stok ile toplam dolum miktarının toplam satışı miktarından yaklaşık 67.229 litre eksik olduğu, ayrıca dönem sonu stok miktarı da hesaba katıldığında veriler arasındaki tutarsızlığın yaklaşık 151.570 litre olduğu, bununla birlikte gün bazında yapılan incelemede de yine verilerin A-1a tablosundaki gibi olduğu ve bir gün hariç hiçbir tarihte sistemde dönem başı stok, pompa satış, tank dolum ve dönem sonu stok verisinin uyumlu olmadığı dolayısıyla sisteme satış ve dolum olarak sağlıklı yansımayan akaryakıt hareketi olduğu hususlarının tespit edildiği, anılan Soruşturma Raporu ile davacının yazılı savunmasının Kurul tarafından görüşülüp değerlendirilmesi sonucu dava konusu Kurul kararının alınmasından sonra bakılan davanın açıldığı;
Dağıtıcı lisans sahibi olan davacı şirketin, sözleşmeli bayisi olan akaryakıt istasyonunda Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurmak ve uygulamakla birlikte istasyonda bulunan otomasyon sistemine yönelik olarak akaryakıt satım hareketlerini izleme ve raporlama yükümlülüğünün de bulunduğu, olayda ise, davacı tarafından bu yükümlülüğe uyulmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, teknik bilgileri bulunmayan kolluğun tuttuğu tutanağa istinaden işlem tesis edilmesinin eksik incelemeyle işlem tesisi olduğu, uzaktan erişim sistemine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin düzeltilebilir fiiller arasında yer aldığı, otomasyon sisteminin de uzaktan erişim sistemi olduğu, bu sebeple isnat edilen fiilin düzeltme imkanı olan fiillerden olduğu, öncelikle ihtar mekanizmasının işletilmesi gerektiği, tespit edilen akaryakıt farkının Z raporunun farklı saatlerde alınmasından ve denetimden sonra istasyondan çıkarılan 3 no'lu tankta meydana gelen problemin giderilmesi aşamasında tanklara giden kablolarda meydana gelen sorundan kaynaklandığının düşünüldüğü, farklı miktarlar içerdiği bildirilen ödeme kaydedici cihazlara yansıyan verilerin ve ÖKC raporlarının otomasyon sisteminin parçası olmadığı, fatura kesilmeksizin yakıt satışı yapılması ya da yakıt satılmaksızın fatura kesilmesi durumunda da farklılık oluşabileceği, haklarında kaçakçılıkla ilgili yürütülen soruşturma kovuşturma bulunmadığı, istasyonda otomasyon sistemi kurularak yükümlülüğün yerine getirildiği, cezaların şahsiliği ilkesi kapsamında verilen cezanın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!