WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/1081 E.  ,  2024/522 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/1081
Karar No:2024/522

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Hizmetleri A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu (E-Tebligat)
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … A.Ş. ve … A.Ş.'nin, fiyatlandırma politikaları aracılığıyla perakende ve toptan genişbant internet erişim hizmetleri pazarlarında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 6. maddesinin ihlâl edilip edilmediğinin tespiti amacıyla başlatılan soruşturma sonucu alınan hakkında soruşturma yürütülen ekonomik bütünlüğün fiyat sıkıştırması yoluyla hâkim durumunu kötüye kullanmadığına ilişkin … tarih ve … sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 18/05/2016 tarih ve E:2015/5104, K:2016/1849 sayılı kararı ile bozulması üzerine … sayılı Kurul kararı halihazırda geçerli olduğundan bahisle yeni bir karar alınmasına yer olmadığına dair … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket tarafından, … A.Ş. ve … A.Ş.'nin oluşturduğu ekonomik bütünlüğün (… Grubu) fiyat sıkıştırması eylemleriyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 6. maddesini ihlâl ederek, hâkim durumunu kötüye kullandığı tespitinin yapılması amacıyla davalı idareye şikâyette bulunulduğu, şikâyet üzerine davalı idare tarafından soruşturma başlatıldığı, soruşturma süreci sonunda Kurul'un … tarih ve … sayılı kararı ile hakkında soruşturma yürütülen Türk Telekom Grubu'nun fiyat sıkıştırması yoluyla 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi çerçevesinde hâkim durumunu kötüye kullanmadığına hükmedilerek, davacı şirketin şikâyet başvurusunun reddedildiği, Kurul'un bu işlemine karşı açılan iptal davasında ... İdare Mahkemesi'nin … tarih, E:… ve K:… sayılı kararı ile Kurul kararının iptal edildiği, anılan Mahkeme kararı üzerine yapılan temyiz başvurusu sonucunda Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin, 18/05/2016 tarih, E:2015/5104 ve K:2016/1849 sayılı kararı ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği dikkate alınarak, … sayılı Kurul kararının halihazırda geçerli olduğundan bahisle yeni bir karar alınmasına yer olmadığına ilişkin … tarih ve … sayılı dava konusu Kurul kararının tesis edildiği; Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrası ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usûlü Kanunu'nun 28. maddesinin 1. fıkrası uyarınca yargı kararlarının uygulanması konusunda idarelere herhangi bir takdir yetkisi tanınmadığı, bir başka anlatımla idarelerin yargı kararlarının doğruluğunu tartışma ve buna göre uygulama yapma yetkisi bulunmadığı gibi aksine idarelere gecikmeksizin 2577 sayılı Kanun'da öngörülen süre içerisinde işlem tesis etme zorunluluğu getirildiği, yargı kararı üzerine tesis edilen bir işlemin yargısal denetiminde yargı organlarının hareket noktasının da, kararların tam ve gereğince uygulanıp uygulanmadığının denetlenmesi olacağı, bu durumda, davalı idare tarafından, yargı kararının uygulanmasını teminen, … sayılı Kurul kararını iptal eden ... İdare Mahkemesi'nin … tarih, E:… ve K:… sayılı kararının, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 18/05/2016 tarih, E:2015/5104 ve K:2016/1849 sayılı kararı ile bozulması üzerine, ... sayılı Kurul kararının halihazırda geçerli olduğundan bahisle yeni bir karar alınmasına yer olmadığına ilişkin alınan dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ilk derece mahkemesi kararında yalnızca yargı kararlarının idarece doğrudan uygulanması ilkesine değinilerek dava dilekçesinde ileri sürülen iddialara gerekçede değinilmeksizin hüküm verildiği, Kurul kararının kesin ve yürütülebilir bir işlem olduğu, dava konusu Kurul kararının 4054 sayılı Kanun'un 52. maddesinde sayılan şekil şartlarını taşımadığı, idari işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararıyla birlikte işlemin ortadan kalktığı ve işlem yapılmadan önceki duruma geri dönüldüğü, Danıştay tarafından bu konuda düzenli bir içtihat oluşturulduğu, Kurul'un bozma kararının Mahkeme tarafından yeniden incelenmesini beklemeksizin eski Kurul kararını canlandıramayacağı, iptal kararı üzerine Kurul tarafından gerçekleştirilen ek çalışma sonucunda raportörlerin idari para cezası verilmesine yönelik görüşünün dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararının hukuk dünyasında sonuç doğuran, hakları etkileyen ve icrai nitelikte bir karar olmadığı, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca bozma sebeplerinden hiçbirini karşılamadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı şirket tarafından, Türk Telekom Grubu'nun fiyat sıkıştırması eylemleriyle 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesini ihlâl ederek hâkim durumunu kötüye kullandığı iddiasıyla davalı idareye şikâyette bulunulmuş, şikâyet üzerine davalı idare tarafından soruşturma başlatılmış, soruşturma süreci sonunda hakkında soruşturma yürütülen Türk Telekom Grubu'nun fiyat sıkıştırması yoluyla 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi çerçevesinde hâkim durumunu kötüye kullanmadığına ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararı tesis edilmiştir.
Anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan iptal davasında, ... İdare Mahkemesi'nin … tarih, E:… ve K:… sayılı kararıyla Kurul kararı iptal edilmiş, anılan Mahkeme kararının yerine getirilmesi için … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla "mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesine yönelik olarak ilgili tarafların savunmalarının alınmasını da teminen ek çalışma yapılmasına" karar verilmiş, buna istinaden 08/03/2016 tarihinde gerçekleştirilen sözlü savunma toplantısının ardından … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla "dosyanın Danıştay nezdinde yürütülen temyiz sürecinin tamamlanmasını müteakip görüşülmek üzere Kurul gündeminde tutulmasına" karar verilmiştir. Davalı idare tarafından Mahkeme'nin iptal kararının temyizi üzerine Dairemizin 18/05/2016 tarih ve E:2015/5104, K:2016/1849 sayılı kararıyla Mahkeme kararı bozulmuştur. Bunun üzerine … sayılı Kurul kararının halihazırda geçerli olduğundan bahisle yeni bir karar alınmasına yer olmadığına ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararı tesis edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 138. maddesinin 4. fıkrasında "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.", aynı Kanun'un "Temyiz veya istinaf istemlerinde yürütmenin durdurulması" başlıklı 52. maddesinin 5. fıkrasında, "Kararın bozulması, kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur." hükümleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idare tarafından, … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Dairemizin 18/05/2016 tarih ve E:2015/5104, K:2016/1849 sayılı kararı ile bozulması üzerine … sayılı Kurul kararı halihazırda geçerli olduğundan bahisle yeni bir karar alınmasına yer olmadığına dair dava konusu Kurul kararı tesis edilmiştir. Bu noktada, dava konusu Kurul kararının tesis edilmesinin nedeninin Dairemizin bozma kararının uygulanması mı yoksa … sayılı Kurul kararının iptaline ilişkin Mahkeme kararının ortadan kalkması mı olduğunun ortaya konulması gerekmektedir.
Her ne kadar dava konusu Kurul kararının iptali istemiyle açılan bakılmakta olan davada İdare Mahkemesi'nce yargı kararı üzerine tesis edilen bir işlemin yargısal denetiminde yargı organlarının hareket noktasının, kararların tam ve gereğince uygulanıp uygulanmadığının denetlenmesi olacağından hareketle Dairemizin bozma kararına uygun bir şekilde idarece karar verilip verilmediğinin denetlendiği, davalı idare tarafından yargı kararının uygulanmasını teminen, dava konusu Kurul kararının tesis edildiği sonucuna varılmış olsa da, temyiz incelemesi sonucunda, Mahkemelerce verilen iptal kararlarının temyizi üzerine verilen bozma kararlarının sonuçları itibarıyla incelendiğinde, temyiz incelemesinde Mahkeme kararlarının usule ve mevzuata uygun verilip verilmediğinin saptandığı, başka bir anlatımla Mahkemelerce verilen iptal kararlarının bozulmasına ilişkin kararlarının Mahkeme kararına yönelik olduğu, ancak 2577 sayılı Kanun'un 52. maddesinin 5. fıkrasıyla kararın bozulması hâlinde kararın yürütülmesinin kendiliğinden duracağının düzenlendiği, dolayısıyla dava konusu Kurul kararının 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Danıştay'ın bozma kararının uygulanmasını teminen değil Danıştay'ın bozma kararı sonucunda 2577 sayılı Kanun'un 52. maddesinin 5. fıkrası uyarınca dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararının yürütülmesinin kendiliğinden durması nedeniyle tesis edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptaline ilişkin … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yürütülmesi Dairemizin 18/05/2016 tarih ve E:2015/5104, K:2016/1849 sayılı kararı ile duracağından … tarih ve … sayılı Kurul kararı halihazırda geçerli olduğundan bahisle yeni bir karar alınmasına yer olmadığına dair dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın reddine yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 02/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.