Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3930 E. , 2023/4487 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/3930
Karar No:2023/4487
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Servis Dağıtım Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri V. …
MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA) : 1. … Ticaret A.Ş.
2. … Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
3- … Limited
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Limited kontrolündeki … Kitle Pazarlama Ticaret Lojistik ve Gıda Sanayi A.Ş.’nin (…) hisselerinin %95,495’inin … Ticaret A.Ş. (…) tarafından devralınması işlemine izin verilmesine dair … tarih ve … sayılı Rekabet Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu Kurul kararıyla devralma işlemine sunulan taahhütlerin kabul edilmesi ile karar verildiği, uyuşmazlık konusu devralma işlemine izin veren Kurul kararında; "sade gazoz pazarı" bakımından, en yüksek pazar payına davacının sahip olduğu, …'in pazar payı açısından ikinci sırada, …'nin üçüncü sırada yer aldığı, organize kanalda hem …'un hem de …’nın sade gazoz satışlarında yıllar itibarıyla pazar payı kaybı yaşadığı, sade gazoz pazarı kapsamında teşebbüslerin organize kanalın yanı sıra geleneksel kanalda da aktif olduğu bilindiğinden, satışlarını yönlendirecekleri alanların bulunduğu, bu pazarda dikey nitelikli herhangi bir rekabetçi endişenin ortaya çıkmayacağı, "aromalı gazoz pazarı" bakımından … grubu dışındaki rakiplerin … ve …kanalından dışlanmaları durumunda söz konusu teşebbüslerin bu kayıplarının alternatif yollarla kapatılabileceğinin değerlendirilmekte olduğu, 2015 tarihli Kurul kararında da belirtildiği üzere, teşebbüslerin özellikle bira pazarında göz ardı edilen alkollü içki satmayan geleneksel kanal, indirim ve yerel marketlerin alkolsüz ticari içecek üreticileri için alternatif olabilmesi, yine bu pazarda reklama yönelik herhangi bir kısıtlamanın olmaması ve daha da önemlisi söz konusu teşebbüslerin toplam organize satışları içinde … ve … kanalı satışlarının görece küçük olması gibi faktörler göz önüne alındığında rakip teşebbüslerin … ve … kanalı satışlarından tamamen dışlansalar bile bunu telafi edecek mekanizmalara sahip olduklarının değerlendirildiği, bu pazar bakımından herhangi bir rekabetçi endişenin ortaya çıkmayacağı kanaatine ulaşıldığı; "kolalı içecek pazarı" yönünden ise …'nın …tarafından devralınması sonucu oluşacak marjın küçük olmasından dolayı ve ..'nın davacının ürünlerini satış noktalarından çıkarması durumunda, bu kaybı diğer perakendecilerden telafi edebileceklerinin değerlendirildiği, nitekim hem organize kanaldaki hemen her perakendecinin kolalı içecek satıyor oluşu, hem de geleneksel kanalın yıllardır ağırlığını koruyarak kolalı içecek ticaretinin yaklaşık %(…..)’ini oluşturuyor olmasının bu tespiti güçlendirmekte olduğu, diğer yandan organize kanalın yapısı gereği tüketicilerin marketlerde belli bir ürün kategorisinde birden fazla markayı raflarda görmek istemesi, davacıya ait markanın tüketici nezdindeki bilinirliği dikkate alınarak, yerine ikâme edilebilecek bir başka markanın da bulunmaması nedeniyle …'un davacının satışını gerçekleştirdiği ürünleri satış noktalarından çıkartmamasının da olasılık dahilinde olduğu, davacının bu kayıplarını diğer perakendecilerden telafi edememeleri durumunda dahi pazarın genelinde davacının kaybedeceği pazar payının sınırlı olduğu, sonuç olarak her koşulda bu devralmanın müşteri kısıtlanması suretiyle kolalı içecek pazarında …’nin hâkim durumunu güçlendirmesinin beklenmemekte olduğu tespit ve değerlendirmeleri karşısında, davacı şirket tarafından ileri sürülen, dava konusu devralmanın pazarda hakim konumda bulunan …'nın hakim durumunu daha da güçlendireceği ve rekabeti önemli ölçüde azaltacağı sonucuna sebebiyet vereceği yolundaki iddialarının somut bir durum tespiti içermemesi nedeniyle kanıtlanabilir olmadığı, bu yönüyle ileri sürülen iddiaların davalı idarece, dava konusu işlemin tesis edilmesine esas teşkil eden ve yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan tespit ve değerlendirmeleri barındıran Raporda başlıklar halinde yer verilen belirleme ve önerileri kusurlandırıcı nitelikte olmadığı; davalı idarece, davacı şirketin, uyuşmazlık konusu devralma ile gazlı ve kolalı içecekler pazarına ilişkin olarak rekabeti azaltıcı, hakim durum yaratıcı ortamın oluşacağına dair endişeleri bakımından, 4054 sayılı Kanun'un 7. maddesine aykırılık oluşmaması amacıyla, diğer bir ifade ile dava konusu devralmanın, piyasada rekabeti önemli ölçüde azaltacak şekilde hakim durum yaratmaması veya bir yahut birden fazla teşebbüsün piyasadaki hakim durumunu daha da güçlendirmemesi adına, taahhüt mekanizmasıyla kapsamlı ve ayrıntılı gerekli düzenlemeyi yaptığı, bu yönüyle dava konusu devralmanın koşulsuz olarak gerçekleştirilmediği, taahhüt mekanizması adı altında birtakım şart ve yükümlülüklere tabi tutulmak suretiyle devralmaya izin verildiği ve nitekim taahhüt mekanizmasına aykırılık halinde de uygulanacak yaptırımların açıkça sayıldığı, devralma işlemine ilişkin olarak verilen iznin geçerliliğinin taahhütname mekanizması ile getirilen yükümlülük ve şartlara bağlı kalınmasına tabi tutulduğu, taahhüt alınmak suretiyle ''devralma'' işlemine izin verilmesinin eşitlik ve tarafsızlık ilkelerine aykırılık teşkil etmeyeceği, bu yönüyle davalı idarenin taahhüt almak suretiyle birincil ve ikincil düzenlemelerle kendisine tanınan ''birleşme ve devralmalara izin vermek'' şeklindeki görev ve yetkisini mevzuata ve kamu yararına uygun olarak kullandığı anlaşıldığından dava konusu Kurul Kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkeme kararlarında yeterli gerekçeye yer verilmediği, dilekçelerde ileri sürülen itirazların kararda karşılanmadığı, …'un kendisini "süpermarket" olarak nitelendirmesine rağmen dava konusu Kurul kararında indirim mağazalarının faaliyetlerinin süpermarketlerden ayrıldığının ifade edildiği, bu şekilde pazarın hatalı tanımlandığı, ayrıca daha önceki Kurul kararlarında pazar tanımı yapılırken satış noktalarının büyüklüklerinin de göz önüne alındığı, ancak dava konusu işlemde …'un durumunun ortaya konulması bakımından önemli olan pazar tanımında esaslı hata yapıldığı, Kurul'un yeterli araştırmayı yapmak için Kanun ile kendisine tanınan yetkileri kullanmadığı, pazarın doğru tanımlandığı kabul edilse dahi …'nın dava konusu birleşme işlemine izin veren Kurul kararı sonrası …'nun sattığı her üç üründen biri üzerinde söz sahibi hale geldiği, bira pazarı ile kolalı/gazlı içecekler pazarı arasında çizilen farklılığın da hatalı olduğu, …'nin …'u devralmasının da olumsuz neticeler meydana getirdiği, ancak dava konusu işlemin daha da büyük rekabet sorunlarını beraberinde getireceği, dava konusu işlemin eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler sonucu alındığından hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare ile yanında müdahil ... ve ... tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 02/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!