Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3113 E. , 2025/343 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3113
Karar No : 2025/343
DAVACI : ... Holding A.Ş.
(Eski Ünvan: ... Enerji Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.)
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :
6552 sayılı Kanun'un 9. maddesi gereğince işçilik ücretlerinde yaşanan artışın, İmtiyaz Sözleşmesi'nin 29. maddesi uyarınca mevzuat değişikliği niteliğinde olduğundan bahisle, 01/07/2017-31/12/2019 tarihleri arasındaki döneme ilişkin 27.080.029,65-TL maliyet farkının yasal faizi ile birlikte tazmini istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
6552 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin İmtiyaz Sözleşmesi'nin 29. maddesi kapsamında olduğu, bu nedenle tarifenin revize edilmesi gerektiği, İmtiyaz Sözleşmesi'nde tarifeyi oluşturan maliyet kalemlerinin en önemlilerinden birinin işçilik giderleri olduğu, temel ücret dışındaki ödemelerin (gece primi, yeraltı tazminatı, ikramiye, yemek yardımı sosyal yardım, bayram harçlığı vb. ) şirketin kendi inisiyatifi doğrultusunda yaptığı ödemeler olmadığı, bu ödemelerin toplu sözleşme gereği yapılmasının zorunlu olduğu, temel ücret dışındaki diğer ödemelerin santral devir alınmadan önce imzalanmış bulunan toplu sözleşme hükümlerine göre ödenmeye devam edildiği, sözleşmede yer alan tarife ve tarife unsurlarının sözleşmenin imzalanmasından sonra ortaya çıkan mevzuat değişikliğinden etkilenmesi halinde bunun tarifeye yansıtılmasının yasal ve sözleşmeye ilişkin bir yükümlülük olduğu, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve zararlarının tazmini gerektiği ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI :
Uyuşmazlık konusu tesise ilişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin imzası aşamasındaki görüşmelerde madende ve santralda çalışacak personel sayısı ve ödenecek ücretler ile personel giderinin "işçi sayısı x aylık ücret" formülüne göre belirlendiği, baz tarifenin de buna göre tespit edildiği, tarife içinde yer alan personel giderinin %87’sinin kapasite bedeli içinde, %13’ünün üretim bedeli içinde yer aldığı, personel gideri olarak fazla mesai ücreti ve/veya başka bir ad altında başka bir ödemenin tarifeye dahil edilmediği, 6552 sayılı Kanun'un yayımlandığı 11/09/2014 tarihinden itibaren madende çalışan mevcut işçilerin ücretleri ile asgari iki asgari ücret arasındaki farkın ve Kanun ile getirilen çalışma saatlerindeki düzenleme sonucu oluşan ilave vardiya işçilerin iki asgari ücretinin tamamının Sözleşme'nin 29. maddesi gereği ödendiği, asıl ücretin dışında işçilere ödenen ikramiye, prim, yardım gibi ek-yan ödemelerin davacı ile tesiste yetkili olan sendika arasında toplu iş sözleşmesi ile serbestçe belirlendiği, bu sözleşmelere Bakanlığın taraf olmadığı gibi müdahale etme imkanı da bulunmadığı, İmtiyaz Sözleşmesi'nin 5. maddesinin son paragrafında yer alan hükmün davacının yükümlülüğünde olduğu, sözleşmede toplu iş sözleşmesinin etkilerinin fiili devirden önceki dönem için tarifeye yansıtılacağının açıkça düzenlendiği, fiili devirden sonraki döneme ilişkin olarak ise idareye herhangi bir sorumluluk verilmediği, tarifenin unsurları arasında personel/işçi ücretleri yer aldığı ve bu tutarın her yıl ABD tüketici endeksinde gerçekleşen artış kadar eskale edildiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ :
Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'UN DÜŞÜNCESİ :
Dava; 6552 sayılı Kanun'un 9. maddesi gereğince işçilik ücretlerinde yaşanan artışın, İmtiyaz Sözleşmesi'nin 29. maddesi uyarınca mevzuat değişikliği niteliğinde olduğundan bahisle, 01/07/2017-31/12/2019 arası döneme ilişkin 27.080.029,65-TL maliyet farkının tarifeye yansıtılması için davalı idareye yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun cevap verilmeksizin reddi üzerine, 27.080.029,65 TL zararın faizi ile birlikte tazmini istemi ile açılmıştır.
3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi İletimi Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun'un "Enerji satış şartları ve tarife esasları" başlıklı 9. maddesinde,"Enerji tarifeleri, görevli şirketin teklifi ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının onayı ile yürürlüğe girer. Tarifelerin tespitinde, yıllık işletme, bakım ve onarım giderleri, faiz ve kur farkı garantisi verilmemiş ise kur farkları, teknik ve sermaye amortismanları, diğer masraf ve harcamalar ile ortaklara dağıtılacak makul bir temettü için gerekli gelirin sağlanması esas alınır. Görevli şirketler ile üretilen elektriğin satılacağı kurum ve şirketler arasında bu satışların miktar ve şartlarını tanzim eden ve bir yıldan fazla süreli olabilen sözleşmeler yapılması ve bu sözleşmelere tarifeler ile ilgili özel hükümler konulması; Bakanlar Kurulu Kararı ile mümkündür." kuralı yer almıştır.
Davacı şirket ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında 07/01/1999 tarihinde imzalanan Çayırhan Termik Santrali'nin Rehabilitasyonu ve İşletilmesi İçin Görev Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesinin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, "Tarife", "Şirketin üreterek TEAŞ’a sattığı ve/veya program dâhilinde üretime hazır hâle getirdiği elektrik enerjisi karşılığında fiili devir tarihinden itibaren şirkete yapılacak ödemelere ve dayandığı esaslara ilişkin çizelge” olarak tanımlanmış; "Tarife esasları" başlıklı 18. maddesinde, "Şirkete ödenecek bedel iki kısımdan oluşmaktadır: 1- Kapasite bedeli: 2- Üretim bedeli. Ek-1'de belirtilen üretim miktarları, tarifede hiçbir değişiklik yapılmadan gerçekleştirilecektir. Mücbir sebepler ve TEAŞ'tan kaynaklanan nedenler veya bu Sözleşmede açıkça belirtilen hâller dışında, ortaya çıkabilecek maliyet artışları ve yeni yatırım ihtiyaçları Şirket tarafından finanse edilecek ve hiçbir şekilde enerji satış bedeline yansıtılmayacaktır. TEAŞ'tan kaynaklanan nedenler sonucunda tesislerde kısmen veya tamamen üretim yapılamaması durumunda TEAŞ tarafından Şirkete kapasite bedeli ödenmeye devam edilecektir. İşletme süresi boyunca yıllık net enerji üretim miktarlarının gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan ve ileride gerekli olduğu ortaya çıkabilecek tüm yatırım, yenileme, bakım giderleri ile işletme hakkı devir bedeli giderleri tarifeye dâhil edilmiştir. Finansman temin şartlarında olabilecek artışlar hiçbir şekilde tarifeye yansıtılmayacaktır. Sözleşmenin ekinde (Ek-1) yer alan tarife, 30 Nisan 1997 tarihinden itibaren fiili devre kadar yapılacak toplu iş sözleşmesinin sonuçlarının etkisi oranında Bakanlıkça revize edilecektir..." hükmü yer almıştır.
Olayda; 3096 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik çerçevesinde alınan 31/03/1998 gün ve 1998/10859 sayılı BKK ile davacı şirketin 20 yıl süre ile Çayırhan termik santralinin işletilmesi, rehabilitasyonu ve üretilecek elektrik enerjisinin satılması ile görevlendirildiği, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile davacı şirket arasında, 07/01/1999 tarihinde Danıştay onayından geçen İmtiyaz Sözleşmesinin imzalandığı, Çayırhan Termik Santralinin 1. ve 2. üniteleri ile bunlara kömür sağlayan ... İşletmesi (...) maden sahaları 30/06/2000 tarihinde davacı şirkete devredildiği, işletme hakkı devir süresinin sonu olan 30/06/2020 tarihine kadar işletildiği ve bu tarihte geri devir yapılarak Elektrik Üretim AŞ Genel Müdürlüğüne (EÜAŞ) devredildiği, davacı şirket tarafından, işletme süresince Çayırhan termik santralinde üretilen elektrik, İmtiyaz Sözleşmesinin 18. maddesi ve sözleşme ekinde yer alan tarife tablosu üzerinden, bu anlaşmanın eki olan Enerji Satış Anlaşması (ESA) hükümleri uyarınca EÜAŞ'a 30/06/2020 tarihine kadar satıldığı açıktır.
Öngörülen maliyet ve giderler, davacı şirketin teklif verdiği tarihteki koşullar ve yasal düzenlemeler doğrultusunda hesaplanıp, İmtiyaz Sözleşmesi de bu koşullara göz önünde bulundurularak imzalanmıştır. İmtiyaz Sözleşmesinin bazı maddelerinde, tarifenin oluşturulmasında esas olan bu maliyetlerin artmasına neden olacak bazı durumların, tarife revizyonu gerektirdiği düzenlenerek sabit fiyat prensibine istisnalar getirilmiştir.
İmtiyaz sözleşmesi uyarınca, maliyet kalemlerinde değişikliğe yol açması nedeniyle, tarife değişikliği gerektiren hallerin başında, İmtiyaz Sözleşmesinin 29. maddesinde yer alan "Sözleşmenin imzalandığı tarihten sonra mevzuatta meydana gelebilecek değişikliklerin tarafları etkileyen hükümleri Sözleşmeye ve tarifeye yansıtılacaktır." hükmüdür.
Sözleşmenin 18. maddesinde de; şirkete ödenecek bedelin, kapasite bedeli ve üretim bedeli olmak üzere iki kısımdan oluştuğu, işletme süresi boyunca yıllık net enerji üretim miktarlarının gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan ve ilerde gerekli olduğu ortaya çıkabilecek tüm yatırım, yenileme bakım giderleri ile işletme hakkı devir bedeli giderlerinin tarifeye dahil edildiği belirtilmiştir.
11/09/2014 gün ve 29116 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6552 sayılı Kanun ile özellikle maden uygulanan çalışma şekli ve işçilerin özlük haklarında değişiklik yapılmıştır. Madende daha önce 3 olan vardiya sayısı 4 olması nedeniyle ilave işçi alınması zorunlu olmuş ve işçilerin ücretleri 2 asgari ücret olması nedeniyle de ücret artışı maliyeti meydana gelmiştir.
Taraflar arasında imzalanmış olan İmtiyaz Sözleşmesinin, imza aşamalarındaki görüşmelerinde, madende ve santralde çalışacak personel sayısı ve ödenecek ücretler ile personel gideri "işçi sayısı x aylık ücret" formülü ile belirlenmiş, buna göre, baz tarife tespit edilmiştir. Tarife içinde yer alan personel giderinin %87'si kapasite bedeli, %13'ü üretim bedeli içinde yer aldığı, personel gideri olarak fazla mesai ücreti veya başka bir ad altında başka bir ödeme tarifeye dahil edilmediği açıktır. 6652 sayılı Kanun'un yayımlandığı 11/09/2014 tarihinden itibaren, madende çalışan mevcut işçilerin ücretleri ile kanun ile belirlenen 2 asgari ücret arasındaki fark ve çalışma saatlerindeki düzenleme sonucu oluşan ilave vardiya işçilerin 2 asgari ücretinin tamamının İmtiyaz Sözleşmesi'nin 29. madde hükmü gereğince ifa yükümlülüğü yerine getirilmiştir.
Ayrıca, asıl ücretin dışında işçilere ödenen ikramiye, prim, yardım gibi ilave ödenen yan ödemelerin, davacı şirket ile sendika arasında toplu iş sözleşmesi ile serbestçe belirlenebileceği açıktır. İmtiyaz Sözleşmesinin 5. maddesinde yer alan hüküm, davacı şirketin yükümlülüğünde olup, aynı sözleşmenin 18. maddesi hükmü göz önüne alındığında, sözleşmede, toplu iş sözleşmesinin etkilerinin fiili devirden önceki dönem için tarifeye yansıtılacağı, fiili devirden sonraki dönem için davalı idarenin bu tür bir yükümlülüğü olmadığı açıktır.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
1-) 3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmeleri Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde, 31/03/1998 tarih ve 98/10859 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile davacı şirket, Çayırhan Termik Santrali'nin işletilmesi, rehabilitasyonu ve üretilecek enerjinin satılmasıyla görevlendirilmiştir.
2-) 31/03/1998 tarih ve 98/10859 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Çayırhan Termik Santrali Görev Bölgesi'nde görevlendirilen Park Termik Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında 07/01/1999 tarihinde imzalanan İmtiyaz Sözleşmesi hükümleri uyarınca Çayırhan Termik Santrali'nin 1. ve 2. ünitelerinin 30/06/2000 tarihinde, santrale kömür sağlayan Ankara Orta Anadolu Linyit İşletmeleri maden sahalarının ise 01/07/2000 tarihinde fiilen devri gerçekleştirilmiştir.
3-) Davacı tarafından, davalı idareye yapılan 22/06/2020 tarihli başvuru ile 6552 sayılı Kanun kapsamında ortaya çıkan ilave işçilik maliyetlerine ilişkin olarak İmtiyaz Sözleşmesi'nin 29. maddesi gereği yalnızca temel ücret farkının kendilerine ödendiği, temel ücret farkı dışındaki; gece primi, yer altı tazminatı, ikramiye, yemek yardımı, sosyal yardım, bayram harçlığı gibi toplu iş sözleşmesinden doğan ve temel ücrete endeksli olan bedellerin ise ödenmediğinden bahisle, 01/07/2017-31/12/2019 arası döneme ilişkin 27.080.029,65-TL işçilik maliyeti farkının, Sözleşme'nin 29. maddesi uyarınca tarifeye yansıtılmak suretiyle ödenmesi talep edilmiş, söz konusu başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi İletimi Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun'un "Enerji satış şartları ve tarife esasları" başlıklı 9. maddesinde, "Enerji tarifeleri, görevli şirketin teklifi ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının onayı ile yürürlüğe girer. Tarifelerin tespitinde, yıllık işletme, bakım ve onarım giderleri, faiz ve kur farkı garantisi verilmemiş ise kur farkları, teknik ve sermaye amortismanları, diğer masraf ve harcamalar ile ortaklara dağıtılacak makul bir temettü için gerekli gelirin sağlanması esas alınır. Görevli şirketler ile üretilen elektriğin satılacağı kurum ve şirketler arasında bu satışların miktar ve şartlarını tanzim eden ve bir yıldan fazla süreli olabilen sözleşmeler yapılması ve bu sözleşmelere tarifeler ile ilgili özel hükümler konulması; Bakanlar Kurulu Kararı ile mümkündür." kuralı yer almıştır.
Davacı şirket ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında 07/01/1999 tarihinde imzalanan Çayırhan Termik Santrali'nin Rehabilitasyonu ve İşletilmesi İçin Görev Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlılı 4. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, "Tarife", "Şirketin üreterek TEAŞ’a sattığı ve/veya program dahilinde üretime hazır hale getirdiği elektrik enerjisi karşılığında fiili devir tarihinden itibaren şirkete yapılacak ödemelere ve dayandığı esaslara ilişkin çizelge” olarak tanımlanmış; “Devir sözleşmesi ve devir kurulu” başlıklı 5. maddesinin son fıkrasında, "Şirket, 1475 sayılı İş Kanununun "işverenin bildirimsiz fesih hakkı"nı düzenleyen 17'nci maddesinde sayılan hususlar ile kendi isteğiyle ayrılanlar hariç olmak üzere, teklifinde öngörülen işçi sayısı ve/veya toplam işçilik giderleri ile sınırlı kalmak kaydıyla, devir tarihinde Şirkete devredilen ve devir kurulunca tesbit tutanağı ile belirlenen işçileri işten çıkarmamayı, aynı iş yerinde, uygulanmakta olan "toplu iş sözleşmelerindeki" hak ve vecibelere uygun olarak çalıştırmayı taahhüt eder." kuralı ile şirketin devir tarihindeki işçileri çıkarmama ve iş yerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesindeki hakları uygulama yükümlülüğü olduğu belirtilmiştir.
İmtiyaz Sözleşmesinin "Tarife esasları" başlıklı 18. maddesinde, "Şirkete ödenecek bedel iki kısımdan oluşmaktadır: 1- Kapasite bedeli: 2- Üretim bedeli. Ek-1'de belirtilen üretim miktarları, tarifede hiçbir değişiklik yapılmadan gerçekleştirilecektir. Mücbir sebepler ve TEAŞ'tan kaynaklanan nedenler veya bu sözleşmede açıkça belirtilen haller dışında, ortaya çıkabilecek maliyet artışları ve yeni yatırım ihtiyaçları şirket tarafından finanse edilecek ve hiçbir şekilde enerji satış bedeline yansıtılmayacaktır. TEAŞ'tan kaynaklanan nedenler sonucunda tesislerde kısmen veya tamamen üretim yapılamaması durumunda TEAŞ tarafından Şirkete kapasite bedeli ödenmeye devam edilecektir. İşletme süresi boyunca yıllık net enerji üretim miktarlarının gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan ve ileride gerekli olduğu ortaya çıkabilecek tüm yatırım, yenileme, bakım giderleri ile işletme hakkı devir bedeli giderleri tarifeye dahil edilmiştir. Finansman temin şartlarında olabilecek artışlar hiçbir şekilde tarifeye yansıtılmayacaktır. Sözleşmenin ekinde (Ek-1) yer alan tarife, 30 Nisan 1997 tarihinden itibaren fiili devre kadar yapılacak toplu iş sözleşmesinin sonuçlarının etkisi oranında Bakanlıkça revize edilecektir." düzenlemesine yer verilmiştir.
İmtiyaz Sözleşmesinin "Eskalasyon" başlıklı 19. maddesinde ise, "Enerji Fiyatına ait kapasite bedelinin %20'si ile üretim bedelinin (3'üncü ve 4'üncü üniteler için ana yakıt giderleri hariç) tamamı ilk uygulama 1.1.1998 tarihinden itibaren başlamak üzere (ilk yıl için 1997 yılı artışı esas alınarak) Sözleşme süresince bir sonraki takvim yılının ilk ayı itibarıyla, bir önceki yıla ait ABD tüketici fiyatları genel endeks sayıları ortalama artış oranı (USA Consumer Price All Item Index Number) kullanılarak enerji birim fiyatı ve ek devreye alma (start) bedeline eskalasyon uygulanacaktır. Şirket kusuru nedeniyle verilen süre uzatımları için eskalasyon uygulanmayacaktır." kuralı yer almıştır.
Ayrıca İmtiyaz Sözleşmesinin "Mevzuat değişiklikleri" başlıklı 29. maddesinde, "Sözleşmenin imzalandığı tarihten sonra mevzuatta meydana gelebilecek değişikliklerin tarafları etkileyen hükümleri Sözleşmeye ve tarifeye yansıtılacaktır." kuralına yer verilmiştir.
6552 sayılı İş Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun'un 9. maddesi ile 3213 sayılı Maden Kanunu'na eklenen Ek Madde 9'da ise "Bu Kanunun 2 nci maddesinde sayılan 4. Grup madenlerden “Linyit” ve “Taşkömürü” çıkarılan işyerlerinde, yer altında çalışan işçilere ödenecek ücret miktarı 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi uyarınca belirlenen asgari ücretin iki katından az olamaz." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan düzenlemelerden, İmtiyaz Sözleşmesi'nin 29. maddesi uyarınca mevzuatta meydana gelebilecek değişikliklerin tarafları etkileyen hükümlerinin Sözleşmeye ve tarifeye yansıtılacağı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 11/09/2014 tarih ve 29116 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6552 sayılı Kanun ile maden sahalarında çalışan işçilerin özlük haklarının ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi amacıyla ilgili mevzuatta birtakım değişiklikler yapıldığı, yapılan bu değişiklikler sonrasında davacı tarafından muhtelif tarihlerde davalı idareye yapılan başvurular ile ilgili mevzuatta yapılan değişiklikler nedeniyle ek maliyetlerin ortaya çıktığından bahisle maliyet artışlarının İmtiyaz Sözleşmesi'nin 29. maddesi uyarınca tarifeye yansıtılmasının talep edildiği, davalı idarece konuyla ilgili olarak oluşturulan komisyon tarafından yapılan inceleme neticesinde davacının talebi kabul edilerek ilave işçi ücretleri ile halihazırda çalışan işçilerin ücret farkının hesaplanarak ödenmesine karar verildiği, bu kapsamda 11/09/2014 tarihinden itibaren Kanun değişikliği nedeniyle işe alınan yeni işçilerin iki asgari ücret tutarındaki ücretleri ile mevcut işçilerin Kanun'un yayımlandığı tarihten önce aldığı ücretin iki asgari ücrete tamamlanmasından oluşan farkın hesaplandığı ve davacıya ödendiği, aktarılan süreç sonrasında davacı tarafından davalı idareye yapılan 22/06/2020 tarihli başvuru ile yalnızca temel ücret farkının kendilerine ödendiği, temel ücret farkı dışındaki; gece primi, yer altı tazminatı, ikramiye, yemek yardımı, sosyal yardım, bayram harçlığı gibi toplu iş sözleşmesinden doğan ve temel ücrete endeksli olan bedellerin ise ödenmediğinden bahisle, 01/07/2017-31/12/2019 arası döneme ilişkin 27.080.029,65-TL işçilik maliyeti farkının, Sözleşme'nin 29. maddesi uyarınca tarifeye yansıtılmak suretiyle ödenmesinin talep edildiği, söz konusu başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı şirket tarafından, İmtiyaz Sözleşmesi'nin 29. maddesi kapsamında yapılan fark ödemelerinde yalnızca temel ücretin esas alındığı, oysa toplu iş sözleşmesi uyarınca söz konusu dönemde işçilere temel ücretin dışında, gece primi, yeraltı tazminatı, ikramiye, yemek yardımı, sosyal yardım, bayram harçlığı vb. adlar altında ve temel ücrete ilave olarak ödemeler yapıldığı, ilgili mevzuattaki değişikliklerin söz konusu ödemelerde de artışa ve ilave maliyetlere neden olduğu, bu nedenle toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ilave maliyetlerinde tarifeye yansıtılması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, mevzuatta yapılan değişiklikler gereği madende çalışan mevcut işçilerin ücretleri ile asgari iki asgari ücret arasındaki farkın ve ilave vardiya işçilerin iki asgari ücretinin tamamının İmtiyaz Sözleşmesi'nin 29. maddesi gereği ödendiği, asıl ücretin dışında işçilere ödenen ikramiye, prim, yardım gibi ek-yan ödemelerin davacı ile tesiste yetkili olan sendika arasında toplu iş sözleşmesi ile serbestçe belirlendiği, bu sözleşmelere Bakanlığın taraf olmadığı gibi müdahale etme imkanı da bulunmadığı, bu kapsamda toplu sözleşmeden kaynaklı olarak tarifeye yansıtılması gereken bir maliyet farkının mevcut olmadığı belirtilmiştir.
Olayda, tarife belirlenirken personel giderinin "işçi sayısı x aylık ücret" olarak formüle edildiği dikkate alındığında, mevzuatta yapılan değişiklikler gereği madende çalışan mevcut işçilerin ücretleri ile iki asgari ücret arasındaki farkın ve ilave vardiya işçilerin iki asgari ücretinin İmtiyaz Sözleşmesi'nin 29. maddesi uyarınca mevzuat değişikliği olarak kabul edilmesi gerektiğinde kuşku bulunmamakta olup söz konusu ilave maliyetler dönemler itibarıyla hesaplanıp davacıya ödenmiştir.
Uyuşmazlık, 6552 sayılı Kanun ile maden sahalarında çalışan işçilerin özlük haklarının ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi amacıyla ilgili mevzuatta yapılan değişiklikler sonucunda, temel ücrete ilave olarak toplu iş sözleşmesi kapsamında işçilere yapılan ikramiye, yer altı tazminatı, sosyal yardım, yemek bedeli, gece primi ve bayram harçlığı kalemlerinde ortaya çıktığı iddia olunan artışa bağlı olarak oluşan ilave maliyetin İmtiyaz Sözleşmesi'nin 29. maddesi kapsamında kabul edilip edilemeyeceğinden kaynaklanmaktadır.
Davacı tarafından davalı idareye yapılan başvuruda, 6552 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile yapılan değişiklik ve sonrasında oluşan yargı içtihatları uyarınca asıl ücret veya temel ücret olarak adlandırılan ücretin asgari ücretin iki katından az olamayacağının, bu kapsamda asıl ücret dışındaki ücret eklerinin asıl veya temel ücret olarak ifade edilen ücrete ilave edilmesi gerektiğinin ortaya konulduğu ifade edilmiştir.
Söz konusu başvuru ve ekleri incelendiğinde, talep edilen ilave maliyetlerin bir kısmının işçilere günlük ve saatlik ücrete dayalı olarak yapılan ikramiye, yer altı tazminatı ve gece primi ödemelerinden kaynaklandığı, buna göre değişiklik öncesinde iş yerinde uygulanan birim (günlük/saatlik) ücretin değişiklik sonrasında iki asgari ücretten oluşan birim günlük ücretten az olması nedeniyle birim ücrete dayalı olarak ödenen toplu iş sözleşmesi kalemlerinde artış yaşandığı belirtilerek (mevzuat değişikliği gereği birim ücrette yaşanan artışın birim ücrete göre hesaplanan ödeme kalemlerinde de kendiliğinden artışa yol açtığı belirtilmektedir) işyerinde mevcut birim ücret üzerinden hesaplanan ilave ödemeler ile iki asgari ücret tutarındaki birim ücret üzerinden hesaplanan ilave ödemeler arasındaki farkın ilave maliyet olarak tarifeye yansıtılmasının talep edildiği, başvuru konusu ilave maliyetlerin bir kısmının ise mevzuatta yapılan değişiklik gereği istihdam edilen ilave işçilere toplu iş sözleşmesi gereği yapılan ödemelerden kaynaklandığı ve söz konusu işçilere toplu iş sözleşmesi kapsamında yapılan ödemelerin ilave maliyet olarak tarifeye yansıtılmasının talep edildiği görülmektedir.
Davacının talebi toplu iş sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu kapsamda davacı ile iş yerinde yetkili sendika arasında geçmişten itibaren imzalanan toplu iş sözleşmeleri incelendiğinde, davacının talebine dayanak teşkil eden toplu iş sözleşmesi ödeme kalemleri gereği işçilere ödenmesi öngörülen miktarlarda dönemler itibarıyla değişiklikler olduğu, bazı kalemler ile ödenmesi öngörülen miktarlarda tesisin devir tarihinden sonra artışlar yaşandığı, bazı kalemlerin ise ilk kez tesisin devir tarihinden sonra imzalanan toplu iş sözleşmeleri ile ödenmeye başlandığı, davalı idarenin söz konusu toplu iş sözleşmelerinin imzalanması ve işçi lehine olacak şekilde değişiklikler yapılması sürecinde herhangi bir müdahalesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
İmtiyaz Sözleşmesi ve Enerji Satış Anlaşmasının ilgili hükümleri incelendiğinde; tarifenin, 30 Nisan 1997 tarihinden itibaren fiili devre kadar yapılacak toplu iş sözleşmesinin sonuçlarının etkisi oranında revize edileceği düzenlendiği halde, toplu iş sözleşmelerinde belirtilen tarihte sonra meydana gelebilecek değişikliklerin tarifeye yansıtılmasına yönelik herhangi bir hükme yer verilmediği görülmektedir.
Diğer yandan, sözleşmenin 19. maddesinde enerji birim fiyatının bir önceki yıla ait ABD tüketici fiyatları genel endeks sayıları ortalama artış oranı kullanılarak eskale edileceği belirtilmiş olup, bu düzenlemenin işçilik maliyeti dahil tüm maliyet kalemlerinde meydana gelen artışları karşılamayı amaçladığı açıktır.
Bu durumda, her ne kadar davacı tarafından ilgili mevzuatta yapılan değişiklikler nedeniyle toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ilave yükümlülüklerin ortaya çıktığı ve mevzuat değişikliği sonucunda ortaya çıkan bu artışın İmtiyaz Sözleşmesi'nin 29. maddesi uyarınca tarifeye yansıtılması gerektiği iddia edilmekte ise de, ilgili mevzuatta yapılan değişikliklerin temel işçi ücretinin en az iki asgari ücret olmasını öngören ve çalışma saatlerini belirleyen düzenlemeler olduğu, davacının talebinin ise toplu iş sözleşmesinde yer alan ve temel ücrete ilave olarak yapılan ödemelerden kaynaklanan maliyet artışına ilişkin olduğu, iş yerinde mevcut toplu iş sözleşmesine ilişkin olarak yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde ilgili mevzuatta yapılan değişikliklerin toplu iş sözleşmesi bakımından Sözleşme'nin 29. maddesi kapsamında bir değişiklik niteliğinde olmadığı, çünkü mevzuatta yapılan değişiklik ile doğrudan toplu iş sözleşmesi hükümlerini etkileyecek nitelikte bir değişiklik yapılmadığı, kaldı ki toplu iş sözleşmesinin talep konusu kalemlerinde temel ücretin değil temel ücrete ilave olarak yapılacak diğer ödeme kalemlerininin düzenlediği ve söz konusu kalemlerin İmtiyaz Sözleşmesi'nin tarafı olan davalı idarenin herhangi bir etkisi yahut müdahalesi olmadan değiştirilebildiği, aksi bir kabulün idarenin müdahale edemediği bir süreç sonucunda imzalanan toplu iş sözleşmeleri nedeniyle ilave yükümlülüklerle karşı karşıya kalmasına yol açabileceği (örneğin toplu iş sözleşmesinde ikramiye tutarı 30 günlük ücret iken bunun işveren ve yetkili sendika arasında imzalanacak yeni bir toplu iş sözleşmesiyle 60 günlük ücrete çıkarılması, sonrasında da dava konusu olayda olduğu gibi günlük ücreti iki katına çıkaran bir düzenleme yapılması durumunda ödeme yükümlülüğü iki katına çıkacak ve bu artıştan idare sorumlu tutulacaktır) ve bu durumun başlangıçta belirlenen ihale koşulları ile tarifede değişiklik niteliğinde olacağı, nitekim sözleşmede tarife esaslarının sıkı kurallara bağlandığı ve toplu iş sözleşmesi kapsamındaki ücrete ilave ödemeler nedeniyle ortaya çıkabilecek artışların tarifeye yansıtılmasına yönelik herhangi bir düzenleme İmtiyaz Sözleşmesi'nde mevcut olmadığından anılan maliyetin yansıtılması suretiyle tarife revizyonunun mümkün olmadığı, ayrıca kapasite ve üretim bedellerinin Sözleşme gereği her yıl güncellendiği, belirtilen nedenlerle somut olayda davacı açısından bir mevzuat değişikliğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından, davacının talebinin İmtiyaz Sözleşmesi kapsamında mevzuat değişikliği olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, davacı şirketin, mevzuat değişikliğine nedeniyle ortaya çıktığı iddia olunan 27.080.029,65-TL tutarındaki zararının faiziyle birlikte tazmini isteminin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Peşin alınan ...-TL nispi harcın (...-TL harcın mahsubu sonucunda geriye kalan tutar) davacıya iadesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
İmtiyaz Sözleşmesi'nin 29. maddesinde mevzuatta meydana gelebilecek değişikliklerin tarafları etkileyen hükümlerinin Sözleşmeye ve tarifeye yansıtılacağı kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından davalı idareye yapılan 22/06/2020 tarihli başvuru ile 6552 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonrasında ortaya çıkan ilave işçilik maliyetine ilişkin olarak yalnızca temel ücret farkının kendilerine ödendiği, temel ücret farkı dışındaki; gece primi, yer altı tazminatı, ikramiye, yemek yardımı, sosyal yardım, bayram harçlığı gibi toplu iş sözleşmesinden doğan ve temel ücrete endeksli olan bedellerin ise ödenmediğinden bahisle, 01/07/2017-31/12/2019 arası döneme ilişkin 27.080.029,65-TL işçilik maliyeti farkının, İmtiyaz Sözleşmesi'nin 29. maddesi uyarınca tarifeye yansıtılmak suretiyle ödenmesi talep edildiği, söz konusu başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı tarafından talep edilen ilave maliyetlerin bir kısmının işçilere birim (günlük ve saatlik) ücrete dayalı olarak yapılan ikramiye, yer altı tazminatı ve gece primi ödeme kalemlerinden kaynaklandığı, buna göre değişiklik öncesinde iş yerinde uygulanan birim ücretin değişiklik sonrasında iki asgari ücretten oluşan günlük birim ücretten az olması nedeniyle birim ücrete dayalı olarak ödenen toplu iş sözleşmesi kalemlerinde artış yaşandığı, başka bir deyişle birim ücrette yaşanan artışın birim ücrete göre hesaplanan ödeme kalemlerinde kendiliğinden artışa yol açtığı, ilave maliyetlerin bir kısmının ise mevzuatta yapılan değişiklik gereği istihdam edilen ilave işçilere toplu iş sözleşmesi gereği yapılan ödemelerden kaynaklandığı görülmektedir.
Bu itibarla, 6552 sayılı Kanun ile maden sahalarında çalışan işçilerin özlük haklarına yönelik olarak yapılan iyileştirmelerin mevzuat değişikliği niteliğinde olduğu, çünkü söz konusu düzenleme ile yapılan değişiklikler sonucunda davacının toplu iş sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerinde artış ortaya çıktığı, bu kapsamda mevzuattaki değişiklikler nedeniyle ortaya çıkan ilave işçilik maliyetlerinin İmtiyaz Sözleşmesi'nin 29. maddesi kapsamında olduğu ve tarifeye yansıtılması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, davacının başvurusunun reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, hukuka aykırılığı ortaya konulan dava konusu işlem nedeniyle ortaya çıkan zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!