WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/3043 E.  ,  2024/620 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/3043
Karar No:2024/620

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıya ait LPG otogaz istasyonunda 20/11/2018 tarihinde yapılan denetimde, "otogaz istasyonlarında LPG tüpü dolumu yapmak ve tüp dolumuna yarayan teçhizat bulundurmak" fiilinin işlendiğinin tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesinin 2. fıkrasının (b/1) bendi uyarınca 526.043,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı hakkında 526.043,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin 12/04/2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, bu tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde en son 11/06/2019 (Mahkeme kararında sehven 20/04/2019 tarihine kadar şeklinde yazılmıştır) tarihine kadar dava açması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 14/11/2019 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan iş bu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu idari para cezasının ödeme emrinin tebliğiyle öğrenildiğini, bilinen adresine tebligat yapılmadığı, ödeme emrinin tebliğine kadar para cezasından haberdar olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ AHMET ÖZKAN'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Davacıya ait LPG otogaz istasyonunda 20/11/2018 tarihinde yapılan denetimde, "otogaz istasyonlarında LPG tüpü dolumu yapmak ve tüp dolumuna yarayan teçhizat bulundurmak" fiilinin işlendiğinin tespit edildiğinden bahisle davacıya … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 2. fıkrasının (b/1) bendi uyarınca 526.043,00-TL idari para cezası verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, "1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.
2. Bu süreler;
a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,
...
Tarihi izleyen günden başlar...; "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar." kurallarına yer verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde, tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı belirtilmiş; 12. maddesinde, "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir."; "Hükmi şahısların memur veya müstahdemlerine tebligat" başlıklı 13. maddesinde, "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir hâlde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerine yapılır." kuralına yer verilmiş; 16. maddesinde kendisine tebliğ yapılacak şahsın adresinde bulunamaması durumunda tebliğin kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılabileceği; 17. maddesinde, belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğin aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilerden birine veya hizmetçilerinden birine yapılacağı; 23. maddesinde, tebliğin bir mazbata ile tevsik edileceği, bu mazbatanın, tebliğin kime yapıldığı ve tebliğ muhatabından başkasına yapılmış ise o kimsenin adı, soyadı, adresi ve tebellüğe ehil olduğuna ilişkin hususları ihtiva etmesi gerektiği; 32. maddesinde ise, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise, tebliğin muteber sayılacağı, muhatabın beyan ettiği tarihin, tebliğ tarihi addolunacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan kurallara göre, tebliğ yapılacak kimse Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre
faaliyet gösteren bir şirket ise tebligatın bu hükmi şahsın yetkilisine, eğer tebliğ yapılacak kimse belirtilen Kanun hükümleri uyarınca kurulan ve faaliyet gösteren bir ticari işletme sahibi değilse bu kez tebligatın bizzat bu ticari işletmeyi işleten sahibine yapılması; bu kişilerin tebliğ yapılacak adreste bulunamaması veya evrakı alacak durumda olmaması hâlinde ise iş yerinde bulunan diğer kişilere tebligat yapılması gerekmektedir. Ancak diğer kişilere yapılacak tebligatta, tüzel kişiliğin yetkilisinin veya işletme sahibinin iş yerinde bulunamaması nedeniyle tebligatın bu kişilere yapıldığının açık bir şekilde belirtilmesi zorunludur.
Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait LPG otogaz istasyonunda 20/11/2018 tarihinde denetim yapıldığı, davacı hakkında düzenlenen 11/12/2018 tarihli soruşturma raporunda, lisansta kayıtlı olan "… Yolu, … Mevkii, Şehitkamil/Gaziantep" adresinin belirtildiği, yazılı savunma talep edilmesine ilişkin 11/12/2018 tarihli yazıda da davacının anılan adresinin yer aldığı, dava konusu … tarih ve … sayılı Kurul kararının davacıya bildirimine ilişkin … tarih ve E:… sayılı üst yazıda da aynı adresin yer aldığı, ancak tebliğ zarfı üzerinde, davacının ikametgah adresi olarak "… Mah., … Nolu Cadde, Dış Kapı No:…, İç kapı No:… Şehitkamil/Gaziantep" adresinin yazıldığı, tebliğ mazbatasında, tebliğ imkânsızlığı hâlinde, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğde kullanılan kaşe basılmasına rağmen, boş kısımlara yazılması gereken bilgilerin yazılmadığı ve tamamen boş bırakılmış olduğu, ancak mahalle muhtarına imzalatılmak suretiyle tebliğ evrakının mahalle muhtarına bırakıldığı, davacı tarafından, idari para cezasına ilişkin işlemin kendisine tebliğ edilmediği, işlemden, ödeme emrinin tebliği üzerine 12/11/2019 tarihinde haberdar olunduğu ileri sürülerek 14/11/2019 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının işlettiği LPG otogaz istasyonunun idarece bilinen son adresinin idare nezdindeki lisansta da kayıtlı olan istasyonun bulunduğu adres olduğu dikkate alındığında, Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca, tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresi olan bu adreste yapılması gerekirken, bilinen son adrese tebliğ yapılmadan, doğrudan davacının mernis adresine tebliğ yapılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin usule uygun tebliğ edilmediği ve öğrenme tarihinden itibaren süresinde dava açıldığı dikkate alındığında, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 08/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.