Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2572 E. , 2023/4242 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2572
Karar No:2023/4242
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Elektrik Dağıtım A.Ş.
VEKİLLERİ: Av. …, Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 17/06/2011 tarih ve 27967 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Dağıtım Sistemi Düzenlemeye Esas Yatırım Harcamalarının Belirlenmesi ve Gerçekleştirilmesinin İzlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar gereğince Coğrafi Bilgi Sistemlerinin (CBS) 2012 yılı sonuna kadar hazırlanmaması nedeniyle oluşan aykırılığın 180 gün içerisinde giderilmesi ihtarına yönelik … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının gereğinin yerine getirilmediğinden bahisle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 604.113,00-TL idari para cezası verilmesine ve mevzuata aykırılığın 90 (doksan) gün içerisinde giderilmesinin ihtarına ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Elektrik Piyasası Dağıtım Sistemi Düzenlemeye Esas Yatırım Harcamalarının Belirlenmesi ve Gerçekleştirilmesinin İzlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın Geçici 1. maddesine istinaden 2012 yılı sonuna kadar hazırlanması gereken CBS'nin 27/04/2016 tarihinde verilen 180 günlük ihtara rağmen davacı şirket tarafından tamamlanmadığının dosya kapsamında tartışmasız olduğu, davacı şirketin 09/12/2016 tarihli savunmasında şebeke bağlantı modelinin AG bazında devam ettiğinin açıkça belirtildiği, 180 günlük ihtar süresinin 10/12/2016 tarihinde dolduğu gözönüne alındığında davacının 2013 yılının sonuna kadarki süre uzatım talebinin karşılanmadığına dair iddiasının anlamsız kaldığı, CBS'nin hazırlanması gereken en son tarihin Usul ve Esaslar ile kararlaştırıldığı ve davacı şirketin de mevzuatta düzenlenen süreyi öngörerek yükümlülük altına girdiği dikkate alındığında, aksi yöndeki iddialara itibar edilmediği, CBS'nin hangi kriterleri ihtiva etmesi gerektiğine ve istenen özelliklerin neler olduğuna ilişkin bilgilendirme yapılmadığına dair iddianın 18/12/2012 tarihli süre uzatım talebinde ileri sürülmeyip yaklaşık 4 yıl sonra dile getirilmesinin ve CBS'nin hangi kriterleri ihtiva etmesi gerektiğine dair bilgi sahibi olunmaksızın yükümlülük altına girilmesinin Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ve Türk Ticaret Kanunu'nun 18. maddesinde belirtilen her tacirin basiretli davranması gerektiği zorunluluğuyla bağdaşmadığı, nitekim 18/12/2012 tarihli süre uzatım talebinde çalışmaların arazi ve hava şartlarının olumsuz olmasından ötürü tamamlanamadığına dair gerekçe ileri sürülürken bu iddialara yer verilmediği, CBS kapsamında, (1) donanım ve yazılımdan oluşan merkezi bir CBS'nin kurulmuş olması, (2) gerekli harita altlıklarının sisteme yüklenmiş olması, (3) mülkiyetine bakılmaksızın kullanıcı bağlantı noktalarına kadar OG ve AG seviyesindeki tüm dağıtım şebeke varlıklarının veri tabanına kaydedilmiş olması, (4) CBS'nin ilgili birimlerin kullanımına açılmış olmasına dair hususların sonradan getirilen kriterler olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 11/09/2019 tarih ve E:2019/1389, K:2019/2526 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; CBS'nin 2012 yılı sonuna kadar hazırlanmaması nedeniyle oluşan aykırılığın 180 gün içerisinde giderilmesi ihtarına yönelik … tarih ve … sayılı Kurul kararının gereğinin yerine getirilmediğinden bahisle dava konusu Kurul kararının tesis edildiği, CBS'nin Kurul kararı ekinde yayımlanan düzenleyici idari işleme dayalı olarak getirilen bir yükümlülük olduğu, 2012 yılı sonuna kadar hazırlanmasının zorunlu kılındığı, fakat bahse konu tarih itibarıyla kapsamı ve niteliğine yönelik ayrıntılı bir düzenlemeye yer verilmediği, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 10/07/2019 tarihli ara kararıyla davalı idareden, CBS'nin tanımı, içeriği ve kapsamının, dağıtım şirketlerinin CBS ile ilgili yerine getirmeleri gereken yükümlülüklerin belirlenmesine yönelik olarak düzenleme veya karar bulunup bulunmadığı, davacı şirketin hangi hususları yerine getirmek üzere ihtar edildiği ile hangi hususları yerine getirmesi gerektiği hâlde yerine getirmediğine yönelik olarak yapılan somut tespitlere ilişkin bilgi ve belgelerin istenildiği, davalı idarenin cevabında, CBS'nin evrensel delilleri olduğu, envanter bilgisi ve veri bütünlüğü gibi özellikler taşıdığı, nitelikleri bilindiği için hangi kriterlere sahip olması gerektiğine yönelik ayrıca bir mevzuat hükmüne gerek olmadığının belirtildiği, CBS kurma yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği hususundaki değerlendirmelerde kullanılacak kıstasların davalı idare tarafından ilk kez dava konusu Kurul kararının tebliğ edildiği 18/01/2017 tarihli üst yazıda davacı şirkete bildirildiği, 2012 yılı itibarıyla davalı idarece dağıtım şirketlerine veya davacıya CBS kurma yükümlülüğü açısından bir bildirimde veya yönlendirmede bulunulmamasının hukukî belirlilik ve güvenlik ilkeleriyle bağdaşmadığı, davacı şirketin, anılan dönemde, dağıtım bölgesinin özelliklerine, ihtiyaçlarına ve önceliklerine bağlı olarak CBS'nin kapsamını belirleme serbestisine sahip olduğu, CBS'nin tanımı, içeriği ve kapsamı ile dağıtım şirketlerinin CBS ile ilgili yerine getirmesi gereken yükümlülüklerin belirlenmesine yönelik ayrıntılı düzenlemenin ilk olarak 27/03/2018 tarih ve 30373 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Dağıtım Şirketleri Tarafından Kurulan Coğrafi Bilgi Sistemlerinin İyileştirilmesine ve Standartlaştırılmasına Yönelik Usul ve Esaslar ile yapıldığı anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, harçtan muaf olduklarından aleyhe harca hükmedilmemesi gerektiği, ihtar süresi içerisinde CBS kurma yükümlülüğünün yerine getirilmediği, kavramlaşmış bir ifade olan CBS'nin en temel kapsamı dışında kalacak kriter ihdas edilmediği ve aranmadığı, sonradan yapılan bir düzenlemenin geriye dönük olarak uygulanmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, mevzuatta CBS’nin ayrıntısına ilişkin bir hüküm olmaması nedeni ile kurulacak sistemin dağıtım bölgesinin özellikleri, ihtiyaçları, öncelikleri, amaçları dikkate alınarak dağıtım şirketlerinin inisiyatiflerine bırakıldığının davalı idarece de kabul edildiği, dava devam etmekteyken yürürlüğe giren lehe düzenlemenin somut olaya uygulanması gerektiği, dava dosyasında mevcut teknik mütalaada orta gerilim (OG) ve alçak gerilim (AG) seviyesindeki tüm dağıtım şebeke varlıklarının veritabanına kaydedilmiş olduğunun açıkça ifade edildiği ve idarenin aksi yöndeki iddiasının yersiz olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırmış olduğu toplam …-TL harcın istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 19/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!