WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/3762 E.  ,  2023/6449 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3762
Karar No : 2023/6449

DAVACI : … Üretim A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacı şirketin yaptığı … tarih ve … sayılı başvurunun, 08/08/1996 tarihinde imzalanan Hazar I ve Hazar II Hidroelektrik Santrallerinin (HES) Rehabilitasyonu ve İşletilmesi İçin Görev Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesinin sonlandırılarak söz konusu santrallerin …Üretim A.Ş. (…) Genel Müdürlüğü'ne devredilmesine yönelik kısmının cevap verilmeyerek reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Feragat nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı şirketin … tarih ve … sayılı başvurusunun, 08/08/1996 tarihinde imzalanan Hazar I ve Hazar II Hidroelektrik Santrallerinin Rehabilitasyonu ve İşletilmesi İçin Görev Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin sonlandırılarak söz konusu santrallerin … Üretim A.Ş. (…) Genel Müdürlüğüne devredilmesine yönelik kısmının zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemi ile açılan davada, Danıştay 13. Dairesi'nin 03/07/2019 tarih ve E:2013/165, K:2019/2337 sayılı iptal kararı üzerine, bu kararın uygulanması istemi ile yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemi ile açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 138. maddesinin 4. fıkrasında; yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği kurala bağlanmış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinde de, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veye eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak 30 günü geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Davacı şirketin, Hazar I ve Hazar II HES'lerini 3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti İle Görevlendirilmesi Hakkında Kanun ve ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde Yap-İşlet-Devret modeli ile rehabilite ederek ve su kaynaklarını artırarak işletmek üzere, 17/11/1994 tarihinde davalı idareye müracaatta bulunduğu; söz konusu başvuru hakkında TEAŞ'dan görüş alındığı, şirket tarafından hazırlanan ve davalı idareye verilen fizibilite raporunda, mevcut santrallerin üretiminin dört yıllık bir rehabilitasyon süresinin sonunda 15 milyon kWh/yıl'dan, 60 milyon kWh/yıl'a çıkarma, mevcut türbin ve generatör gruplarının rehabilitasyonu yanında, gölet yapımı, gölet ve dere çevirmeleri yapımı ile terfi hattı ve terfi merkezi yapılması işlerinin taahhüt edildiği; Hazar I ve Hazar II HES'lerinin dört yıllık rehabilitasyonu dâhil yirmi altı yıllık işletme süresi için elektrik üretimi ile ticareti görevi verilmesi, HES'lerin işletme haklarının şirkete devredilmesi ve şirket ile üretilen enerjiyi satın alacak TEAŞ arasında yirmi altı yıl süreli enerji satış anlaşması yapılması konusunda 17/11/1995 tarih ve 95/7748 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın alındığı; daha sonra taraflar arasında, 08/08/1996 tarihinde, Hazar I ve Hazar II HES'lerin Rehabilitasyonu ve İşletilmesi İçin Görev Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi imzalanarak 08/12/1996 tarihinde tesislerin devrini müteakip faaliyete başlandığı; ancak sekiz yıl kadar sonra, Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun (Kurul) 07/10/2004 tarih ve 34 sayılı kararıyla, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından hazırlanmış olan rapora göre, Hazar HES ve devamında Keban Barajı'ndan dolayı Hazar Gölü su seviyesinde 20 yılda 10 metre gibi çok ciddi bir düşüşün olduğu, 1975'ten sonra belli bir artış olmasına karşın, Hazar HES'lerin imtiyaz sözleşmesiyle devir tarihi olan 1996'dan itibaren yine ciddi bir düşüşün meydana geldiği, su miktarındaki bu azalmanın öncelikle durdurulması ve su seviyesinin yükseltilmesinin gerektiği, bu çerçevede yapılmış olan tespitler ışığında Hazar Gölü'nün korunması için ilgili kurum ve kuruluşların duyarlı davranmasının gerektiğine karar verildiği; yine aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararıyla da, DSİ Hazar Gölü Su Seviyesi Grafiği'nden santralin devreye girdiği 1996 yılından itibaren su seviyesinin 1.236,00 metreye kadar düştüğü, Sivrice Koruma Amaçlı İmar Planı'nın hâlihazır harita yapım tarihi olan 1994 yılında kıyı kenar çizgisinin 1.245,00 metre, su kotunun 1.241,00 metre olduğu belirtilerek, su seviyesindeki aşırı düşüşün 2. derece doğal sit alanı olan Hazar Gölü kıyısını tahrip ettiği ve ekolojik dengesinin bozulmasına yol açtığı, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında kültür ve tabiat varlığı olan bu alanın korunması, suyun belli bir kotta tutulmasıyla mümkün bulunduğundan, Kurulun … tarih ve … sayılı kararı ile uygun görülen Sivrice Koruma Amaçlı İmar Planı ışığında minimum su kotunun 1.241,00 metre olması gerektiğinin saptandığı, Elazığ Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemi ile de, Kurulun 18/11/2005 tarih ve 490 sayılı kararı gerekçe gösterilerek, 2863 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca, öngörülen üretim hacminin gerçekleşmesi nedeniyle yıl sonuna kadar durdurulan HES faaliyetinin tekrar başlatılmamasının, aksi takdirde 2863 sayılı Kanun'un 65. maddesi uyarınca ilgililer hakkında işlem yapılacağının davacı şirkete bildirildiği; davacı şirketin 12/10/2012 tarihinde, Kurulun … tarih ve … sayılı kararının kaldırılarak üretime devam edilmesinin sağlanması veya geçen süre zarfındaki fiili işletme giderlerinin ödenmesi, eğer santraller üretim yapılmadan bekletilmeye devam edecek ise, her yıl oluşacak olan fiili işletme giderlerinin karşılanması ya da söz konusu iki önerinin kabul edilmemesi hâlinde, tarafların geçmişe yönelik hukukî hakları saklı kalmak kaydıyla, İmtiyaz Sözleşmesi'nin sonlandırılarak, tesislerin ilk sahibi olan EÜAŞ Genel Müdürlüğü'ne devredilmesi isteminde bulunduğu, talebin zımnen reddi üzerine de, anılan başvurunun, İmtiyaz Sözleşmesi'nin sonlandırılarak santrallerin EÜAŞ'a devredilmesine yönelik kısmının reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açıldığı, açılan davada Danıştay 13. Dairesi'nin 03.07.2019 tarih ve E:2013/165, K:2019/2337 sayılı kararıyla; İmtiyaz Sözleşmesi'nin 21. maddesi uyarınca DSİ ile davacı şirket arasında imzalanan Hazar I-II Hidroelektrik Santrallerinin Su Kullanımına İlişkin İşletme Esasları Hakkındaki Anlaşma'nın 6. maddesinde, şirketin Hazar Gölü ve çevresindeki su kaynaklarının çeşitli amaçlara hizmet edecek şekilde kullanımındaki hassas dengeyi korumak amacıyla, gölün işletme politikasının belirlenmesinde DSİ tarafından tespit edilen su kotlarına uymakla yükümlü olduğu, maksimum su kotunun 1.243,81 metre, maksimum işletme kotunun 1.243,56 metre ve minimum işletme kotunun, (DSİ'nin sulama suyu için alacağı suyun karşılanması, Hazar Gölü ve çevresinin 1., 2. ve 3. derece doğal sit alanı olarak belirlendiğinin göz önünde bulundurulması ve çevresel sorunlar yaratılmaması kaydıyla) 1.234,50 metre olduğu kuralının yer aldığı; Kurulun 18/11/2005 tarih ve 490 sayılı kararı uyarınca, santrallerin 2006 yılından bu yana enerji üretemediğinin açık olduğu; bu nedenle, sözleşme süresinin, ticari işletme tarihinden itibaren 26 yıl olduğu ve söz konusu sürenin 2022 yılında sona ereceği dikkate alındığında, sözleşmenin fiilen uygulanabilirliğinin kalıp kalmadığının dava konusu uyuşmazlığın esasını oluşturduğu; Elazığ Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile, daha önce öngörülen üretim hacminin gerçekleştirilmesi nedeniyle yıl sonuna kadar durdurulan santral faaliyetinin Kurul kararı uyarınca tekrar başlatılmamasına karar verildiği, minimum işletme kotuna sözleşmenin geriye kalan süresi içerisinde ulaşılamayacağından, santrallerin tekrar işletmeye açılmasının mümkün olmadığı, zira enerji üretimi için zorunlu bir unsur olan doğal su akımının kullanılamaması nedeniyle enerji üretilemediği, dolayısıyla sözleşmenin fiilen uygulanabilirliğinin kalmadığı, bu nedenle davalı idarece yeni bir işlem tesis edilmesinin gerektiğinden, dava konusu zımni ret işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, bu kararın doğrudan sözleşmenin feshedilmesi anlamına gelmeyip, açıklanan hususlar ve sözleşmenin ilgili hükümleri çerçevesinde davalı idare tarafından yeniden işlem tesis edilmesine yönelik olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bunun üzerine, davacı şirket tarafından, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına başvurularak; Danıştay 13. Dairesi'nin 03/07/2019 tarih ve E:2013/165, K:2019/2337 sayılı kararıyla; Şirketlerinin idareye yaptığı 12/10/2012 tarihli başvurunun, Hazar I ve Hazar II HES'lerinin Rehabilitasyonu ve İşletilmesi İçin Görev Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin sonlandırılarak, söz konusu santrallerin … Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne devrine yönelik kısmının zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline karar verildiği, 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca, idarenin bu kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde karar gereğini yerine getirmesinin, yani yeni bir işlem tesis etmesi veya eylemde bulunmasının gerektiği belirtilerek, anılan kararın uygulanmasının talep edildiği, davalı idarenin, söz konusu talebe yönelik … tarihli ve … sayılı cevabi yazısında; Davacı şirket ile DSİ arasında 06/08/1998 tarihinde imzalanan Su Kullanım Anlaşması kapsamında, ekolojik ve fiziki yapının enerji üretimi sırasında dikkate alınmayarak çevresel sorunlara neden olunduğunu ve bir kısım yatırımların eksik ve hatalı yapıldığını tespit eden değerlendirme ve raporların bulunduğu, davacı şirketin; Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarih ve … sayılı Kararına istinaden, Elazığ Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nce tesis edilen "Üretimin durdurulması" işleminin iptali istemi ile açmış olduğu davanın reddine karar verildiği ve kararın Danıştay 14. Dairesi'nin 17/12/2015 tarih ve E:2014/7739, K:2015/10360 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, yine davacı şirket tarafından, emre amade tutulan enerji bedeline ilişkin fatura tutarlarının tazmini istemiyle TETTAŞ ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına karşı açılan davada da, Danıştay 13. Dairesi'nin 11/03/2008 tarih ve E:2007/1662, K: 2008/3138 sayılı sayılı kararı ile, Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının, imtiyaz sözleşmesinde mücbir sebep olarak belirlenen hallerden olmadığının belirtilerek, davanın reddine karar verildiği ve kararın onanarak kesinleştiği, öte yandan İmtiyaz Sözleşmesi'nin 22, 24 ve 28. maddeleri gereği, bakımlı ve çalışır durumda olması gereken tesislerin muhafazasının yapılmadığı, tasdikli projelere uygun olmadığı, bakım, onarım işlerinin yapılmamasından kaynaklanan sorunların olduğunun tespit edildiği, müteaddit defalar sözleşme hükümleri doğrultusunda eksikliklerin giderilmesi ve periyodik bakımlarının yapılmasının şirketten talep edilmesine rağmen, şirket tarafından bakım onarım yapıldığına dair herhangi bir bildirimin Bakanlığa sunulmadığı, sonuç itibariyle, tesislerin geri alınmasının mümkün olmadığı hususlarının belirtilerek, davacı şirket talebinin reddedilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemi ile görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından her ne kadar Danıştay 13. Dairesi'nin 03/07/2019 tarih ve E:2013/165, K:2019/2337 sayılı iptal kararının, davalı idarece uygulanmamasına yönelik işlemin iptali istemi ile görülmekte olan dava açılmış ise de; Danıştay 13. Dairesi'nin 03/07/2019 tarih ve E:2013/165, K:2019/2337 sayılı iptal kararının, davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine, anılan kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 17/09/2020 tarih ve E: 2019/2441, K:2020/1508 sayılı kararıyla ve; Davacının, İmtiyaz Sözleşmesi ve Su Kullanım Anlaşmasında yer alan hükümlere uygun olarak ilk dört yılda rehabilitasyon çalışmalarına bağlı olarak elektrik üretimini düşük tutması gerekirken üretimi öngörülen seviyenin üzerine çıkardığının ve DSİ Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısından da, davacının gölü beslemek üzere 8 km kanal açılması, 20 km dere ıslahı, gölet yapımı, gölet ve dere çevirmeleri yapımı ile terfi hattı ve terfi merkezi yapılması yolundaki yükümlülüklerini yerine getirmediğinin, yapılan imalatların teknik standartlara uygun olmadığının anlaşıldığı, Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle, söz konusu Kurul kararının hukuka aykırı olmadığının yargı kararıyla ortaya konulmuş olduğu, diğer taraftan; İmtiyaz Sözleşmesinin "Sözleşme süresinin sonunda tesislerin devri" başlıklı 28. maddesinde, sözleşme süresinin sonunda, üzerindeki haklarla birlikte Sözleşme konusu tesisler ile taşınır ve taşınmaz malların, bakımlı, çalışır ve kullanılabilir durumda teslim edileceğinin hüküm altına alındığı, bu konu ile ilgili olarak, EÜAŞ Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısıyla tesiste eksik olan yapıların bildirildiği, DSİ Genel Müdürlüğü'nün 05/12/2012 tarihli yazısıyla, Hazar I-II HES'in bakım ve onarım işlerinin yapılmamasından kaynaklı sorunların olduğu, İmtiyaz Sözleşmesi gereği şirketin bakım onarım işlerini yapmasının gerektiği, EÜAŞ Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısı ile de, 09/05/2014 tarihinde yapılan denetimde tesislerde iki yıldır hiçbir bakım yapılmadığının tespit edildiğinin bildirildiği, davalı idarenin … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı yazıları ile Sözleşme'nin ilgili maddeleri gereği tesislerin bakım ve onarımının yapılması gerektiğinin davacıya bildirildiği; ancak, davacı tarafından söz konusu bakım ve onarımların yapıldığına, tesislerin Sözleşme'nin 28. maddesi kapsamında çalışır durumda idareye teslim edilebileceğine ilişkin olarak davalı idareye bir bildirim yapılmadığının anlaşıldığı, temyize konu kararda, Sözleşme'nin fiilen uygulanabilirliğinin kalmadığı ve davalı idarece bir işlem tesis edilmesi gerektiğinin belirtilerek; davacının, tarafların geçmişe yönelik tüm hukuki hakları saklı kalmak kaydıyla, Sözleşme'nin sonlandırılarak santrallerin EÜAŞ'a devredilmesi yolundaki başvurusunun zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin iptaline karar verildiği, ancak, Sözleşme'nin imzalanmasından bugüne kadar olan süreçte, idarenin, santrallerde üretimin durduğu 01/01/2006 tarihinden itibaren santrallerin tekrar işletilmesine yönelik ilgili kurumlar nezdinde girişimlerde bulunmak da dahil olmak üzere, Sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, davacıya tesisleri, 28. madde kapsamında, devre uygun hâle getirmesi gerektiği yolunda uyarılarda bulunduğu hususları dikkate alındığında, santrallerde üretim fiilen durmuş da olsa, davacının Sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerinin devam ettiği; taraflar arasındaki ilişkinin Sözleşme'ye dayanıyor olması nedeniyle Sözleşme'nin hukuken sonlandırılmasının da ancak sözleşme hükümleri çerçevesinde mümkün olduğu; bu nedenle, davacının bu aşamada sözleşme hükümleri yok sayılmak suretiyle tarafların geçmişe dönük hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin sonlandırılması ve santrallerin EÜAŞ'a devredilmesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği ve dava konusu işlemin iptali yolundaki Daire kararında hukukî isabet bulunmadığı gerekçeleriyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmış ve bu suretle, davacı tarafından uygulanması talep edilen iptal kararının ortadan kalktığı tespit edilmiştir.
Bu durumda; Danıştay 13. Dairesi'nin 03/07/2019 tarih ve E:2013/165, K:2019/2337 sayılı iptal kararının uygulanması talebi ile idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemi ile açılan davada, davacının İYUK'un 28. maddesi uyarınca uygulanmasını talep ettiği Danıştay 13. Daire kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 17/09/2020 tarih ve E:2019/2441, K:2020/1508 sayılı kararıyla bozulmasına karar verildiği ve bu nedenle ortada uygulanması gereken bir kararın bulunmadığı anlaşıldığından, davacının başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde, feragat, davacıların talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 309. maddesinde, feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı; 310. maddesinde, feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği; 311. maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukukî sonuç doğuracağı; 312. maddesinde ise, feragat beyanında bulunan tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği kurala bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı vekili tarafından Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden 27/12/2023 tarihinde gönderilen elektronik imzalı dilekçe ile davadan feragat edildiği anlaşıldığından, davanın esasının incelenmesine gerek bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Feragat nedeniyle DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA;
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen …-TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince yatırılan maktu karar harcının üçte ikisine tekabül eden …-TL karar harcının mahsubu sonucu kalan …-TL harcın istemi hâlinde davacıya iadesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 28/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.