WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/3517 E.  ,  2024/553 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/3517
Karar No:2024/553

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu (E- Tebligat)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda, 03/08/2012 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, otomasyon sisteminin sağlıklı çalışmamasına rağmen bayilik faaliyeti yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi ve dördüncü fıkrası uyarınca 67.962,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; bayilik lisansı sahibi olan davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 03/08/2012 tarihinde yapılan denetimde otomasyon sisteminin çalışmadığı ve arızalı durumda bulunan otomasyon sisteminde satış yapıldığının tespit edildiği, idari para cezasının verilmesine dayanak olan, otomasyon sisteminin çalışmadığı ve arızalı durumda bulunan otomasyon sisteminde satış yapıldığının tespitine ilişkin denetim tarihinin 03/08/2012 olduğu, 5326 sayılı Kabahatler Kanun'nun 20. maddesinde öngörülen "soruşturma zamanaşımının fiilin işlendiği tarihten itibaren başlayacağı" hükmü gereği soruşturma zamanaşımının davacı şirkette yapılan denetim tarihi olan 03/08/2012 tarihinde başladığı, ilk idari para cezsasına karşı dava açılmasıyla soruşturma zananaşımının kesileceğine ve/veya duracağına ilişkin mevuzaatta bir hüküm olmadığı da dikkate alındığında, Kurul'un idarî para cezası verme yetkisinin 4 yıl geçmekle, 03/08/2016 tarihinde soruşturma zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, davacı şirkete idarî para cezası verilebilecek son tarihten sonra 09/11/2016 tarihinde uygulanan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; yapılan tespit neticesinde tesis edilen ilk işlem olan … tarih ve … sayılı kurul kararının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin E:…, K:… sayılı kararıyla, ön araştırma ve soruşturma prosedürüne uyulmadan işlem tesis edildiği gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, yargı kararı uyarınca davacı şirket hakkında … tarih ve … sayılı Kurul Kararı ile doğrudan soruşturmaya başlandığı ve yapılan soruşturma neticesinde … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile davacı hakkında 67.962,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı,
İdare Mahkemesince her ne kadar, denetim tarihinin 03/08/2012 olduğu, soruşturma zamanaşımının davacı şirkette yapılan denetim tarihi olan 03/08/2012 tarihinde başladığı, ilk idari para cezasına karşı dava açılmasıyla soruşturma zananaşımının kesileceğine ve/veya duracağına ilişkin mevzuatta bir hüküm olmadığı da dikkate alındığında Kurul'un idarî para cezası verme yetkisinin 4 yıl geçmekle, 03/08/2016 tarihinde soruşturma zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; Danıştay'ın bu konudaki yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, zamanaşımı süresi geçirilmeden verilmiş bir idari yaptırım kararının, idari yargı yerince aynı konuda yeniden işlem tesisini gerektirecek biçimde iptali üzerine verilen yeni idari yaptırım kararlarında zamanaşımı süresinin kesileceği, olayda da ön araştırma soruşturma prosedürü yerine getirilmeden idari para cezası uygulandığı gerekçesiyle verilen yargı kararının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla soruşturma yapılmak suretiyle dava konusu idari para cezasının verildiği, dolayısıyla soruşturma zamanaşımının gerçekleşmediği, davacının 01/07/2012 ile 01/09/2012 tarihleri arasındaki otomasyon verileri incelendiğinde; otomasyon sisteminin 10/07/2012 tarihinde arızalı olduğunun dağıtıcıya bildirildiği halde pompa satışlarının aralıksız olarak devam ettiği, veri aktarımını da kesintiye uğrattığı açık olduğundan otomasyon sisteminin çalışmadığı ve arızalı durumda bulunan otomasyon sisteminden satış yaptığı gerekçesiyle idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kendilerince otomasyon arızası bildirimi yapıldığı, iş yerinde birden fazla yakıt tankı bulunduğu, arızalı tanktan satış yapılmadığı, diğer tanklardan satış yapıldığı ancak idarenin istasyonda başka yakıt tankı var mı, tanktaki yakıt miktarı ve satış yapılıp yapılmadığı gibi araştırma gerektiren hususları dikkate almayıp doğrudan dış etkenlerden dolayı arıza yapan otomasyon sistemi arızası nedeniyle şirkete, idari para cezası vermesinin yasal olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacıya ait akaryakıt istasyonunda 03/08/2012 tarihinde denetim yapılmış, istasyondaki otomasyon sistemi doğru ve sağlıklı çalışmadığı hâlde bayilik faaliyeti gerçekleştirilmek suretiyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 18. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 1240 sayılı Kurul kararının mülga 5. maddesinin 9., 10., 14., bentlerine ve yürürlükteki 5. maddesinin ikinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bendine aykırı hareket edildiğinden bahisle, anılan Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi ile aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca 67.962,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararı alınmıştır.
Mezkûr karara karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile ön araştırma ve soruşturma sürecinin yürütülmediği gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiş, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Dairemizin 25/06/2015 tarih ve E:2015/1123, K:2015/2625 sayılı kararıyla anılan Mahkeme kararı onanmıştır.
Bunun üzerine, … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile soruşturma açılmasına karar verilmiş, … tarih ve … sayılı Soruşturma Raporu hazırlanmıştır. Soruşturma sonrasında dava konusu idari para cezasının tesis edilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun'un amacının, yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamak olduğu; 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, lisansın, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verdiği, lisans ile tanınan hakların, bu Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılacağı belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un "İdari para cezaları" başlıklı 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde, 4. madde hükümlerinin ihlâli hâlinde, sorumlularına ikiyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verileceği kurala bağlanmış; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinin yedinci fıkrasında yer alan "İdarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298'inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır." kuralı uyarınca 2012 yılı için uygulanacak idarî para cezaları miktarı 339.814,00-TL olarak belirlenmiştir.
5015 sayılı Kanun'un "İdari para cezaları" başlıklı 19. maddesinin 7. fıkrasında ise, yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.
11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6455 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44. maddesiyle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi yeniden düzenlenmiş; getirilen düzenlemede, yukarıda aktarılan "4. madde hükümlerinin ihlâli" hâlinde idarî para cezası verileceği yönündeki kurala yer verilmemiş, 4. maddenin dördüncü fıkrasında bentler hâlinde sayılan yükümlülüklerin ihlâli durumunda, hangi bentte yer alan yükümlülüğün ihlâl edildiğine göre ayrı ayrı cezaların verilmesi öngörülmüştür.
Öte yandan, 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 32. maddesiyle anılan Kanun'un yeniden değiştirilen 19. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde, "Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanunun getirdiği yükümlülüklere, ikincil mevzuat veya lisans hükümlerine, Kurul kararlarına uymayanlara Kurumca yüz on bin Türk Lirasından az olmamak ve beş yüz elli bin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu petrol piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde sekizi oranında idari para cezası uygulanır." kuralına yer verilmiştir.
5252 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 3. fıkrasında, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirleneceği belirtilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği belirtilmiş; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı düzenlenmiş; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde ise, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu düzenlemesi yer almış; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında da, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan kuralların değerlendirilmesinden, idarî yaptırımlar bakımından ceza verilmesinin dayanağı kuralın yürürlükten kaldırılması veya lehe düzenleme yapılması yoluyla ortaya çıkan yeni hukukî durumun dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu bağlamda, 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasının ihlâli hâlinde sorumlulara verilecek idari para cezasını düzenleyen anılan Kanun'un 19. maddesinin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan hâlinde sorumlulara 339.814,00-TL idari para cezası verileceğinin; 11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle getirilen değişiklikten sonra ise anılan fiili işleyenlere Kanun'un 19/7 maddesi uyarınca 1.500,00-TL'den 70.000,00-TL'ye kadar idarî para cezası verileceğinin belirtildiği; 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle anılan maddede yapılan düzenlemeden sonra ise, isnat edilen fiil nedeniyle sorumlulara 110.000,00-TL'den az olmamak ve 550.000,00-TL'yi geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu petrol piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde sekizi oranında idari para cezası verileceğinin belirtildiği görüldüğünden, uyuşmazlıkta ise birden fazla Kanun hükmünün uygulanma durumu olduğu anlaşıldığından, belirtilen Kanun hükümlerinden hangisinin daha lehe olduğu konusunda değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu durumda, anılan maddede yapılan düzenlemelerden hangisinin davacı yönünden daha lehe hüküm teşkil ettiği yönündeki değerlendirmede, maddede öngörülen ceza miktarları karşılaştırıldığında, 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle düzenlenen hükümlerin davacı için daha lehe nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle düzenlenen ve 11/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren şekliyle 19. maddede, isnat edilen fiil nedeniyle anılan maddenin yedinci fıkrası uyarınca 1.500,00-TL'den 70.000,00-TL'ye kadar idarî para cezası verilebileceği görüldüğünden, lehe olan kanun hükmünün geriye yürümesi ilkesi çerçevesinde, davacıya "4. maddenin birinci ve ikinci fıkrasının ihlâli" nedeniyle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 06/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.