WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/345 E.  ,  2023/4979 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/345
Karar No:2023/4979

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Madeni Yağlar Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 25/03/2011 tarihine kadar asgari ödenmiş sermaye şartı yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle 61.638,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu idarî para cezasının verilmesine dayanak olan asgari ödenmiş sermaye yükümlülüğünün yerine getirilmesi gereken son tarihin Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin Geçici 9. maddesi uyarınca 25/03/2011 tarihi olduğu, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20. maddesinde soruşturma zamanaşımının fiilin işlendiği tarihten itibaren başlayacağının düzenlendiği, davacı şirketin asgari ödenmiş sermaye tutarını yerine getirme yükümlülüğünün son tarih olan 25/03/2011 tarihinden itibaren 4 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, bu nedenle davacı şirkete idarî para cezası verilebilecek son tarihin 25/03/2015 tarihi olduğu anlaşıldığından, davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, 11/11/2015 tarihli Soruşturma Raporu'nun düzenlendiği dava konusu Kurul kararıyla idari para cezası verilmesi işleminde 19. maddede belirtilen ön araştırma ve soruşturma aşaması tamamlandıktan sonra Kurul tarafından en geç 3 ay içinde karara bağlanır kuralına uyulmayarak, aradan 4 ay geçtikten sonra karara bağlandığı belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; zamanaşımı süresi geçirilmeden verilmiş bir idari yaptırım kararının, idari yargı yerince aynı konuda yeniden işlem tesisini gerektirecek biçimde iptali üzerine verilen yeni idari yaptırım kararlarında zamanaşımı süresini keseceği, soruşturma raporunun tamamlanma tarihi ile Kurul'un eline ulaşacağı ve insiyatif kullanabileceği tarihe kadar geçecek bir idari iç işleyiş sürecinin de işlemesinin zorunlu olması nedeniyle, raporun düzenlenme tarihi esas alınarak zamanaşımına uğradığından söz edilemeyeceği, öte yandan, olayda, davacının ödenmiş sermayesini artırım yükümlülüğünü süresinde yerine getirmediği sabit olmakla birlikte; 01/01/2012 tarihinde 2.000.000-TL olan ödenmiş sermayesini, önce 02/10/2012 tarihinde 500.000- TL artırarak ve en son 10/10/2012 tarihli artışlarla toplamda 2.887.500-TL'ye çıkardığı anlaşıldığından, eylemin niteliği ve ağırlığı (ödenmiş sermayeyi süresinde istenilen düzeye kadar artırmamak) ile gecikmeli de olsa bu yükümlülüğün yerine getirilmiş olduğu, kanun koyucunun idari para cezasının miktarı konusunda idareye tanıdığı takdir yetkisinin, cezanın en üst sınırından uygulanmak suretiyle kullanılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, davalı idarenin istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu idarî para cezasının miktar olarak üst sınırdan verilmesinde takdir yetkisinin bulunduğu, işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kurul'un 25/03/2010 tarih ve 2483-9 sayılı kararı uyarınca 06/04/2010 tarih ve 27544 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik ile, tüm lisans türleri için belirli miktarlarda asgari ödenmiş sermaye şartı yükümlülüğü getirilmiş ve bu yükümlülüğün 25/03/2011 tarihine kadar yerine getirilmesi gerektiği kurala bağlanmıştır.
Davacı şirketin bu yükümlülüğünü zamanında yerine getirmediğinin anlaşılması üzerine, … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla yazılı savunmasının alınmasına, mevzuata aykırılığın on beş günlük süre içerisinde giderilmesine, aksi hâlde bahse konu piyasa faaliyetlerinin geçici bir süre için durdurulabileceği veya doğrudan doğruya iptal yaptırımının uygulanacağının ihbar edilmesine karar verilmiştir.
Dava konusu Kurul kararıyla, davacı şirketin 25/03/2011 tarihine kadar asgari ödenmiş sermaye şartı yükümlülüğünü yerine getirmeyerek 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun (Kanun) 4. maddesinin 2. fıkrasına ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 7. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendine aykırı hareket ettiğinden bahisle Kanun'un 19. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 61.638,00-TL idari para cezası verilmesine karar verildiği, davacı şirket tarafından bu kararın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun'un amacının, yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamak olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasında, lisansın, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verdiği; 2. fıkrasında, lisans ile tanınan hakların; bu Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılacağı kurala bağlanmış; fiil tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle 19. maddesinin 3. fıkrasında, "Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan, ancak Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir."; 20. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Lisans sahibi kişiler hakkında, bu Kanuna, bu Kanuna göre yürürlüğe konulmuş yönetmeliklere, Kurum'un yazılı talimatlarına veya lisanslarına kayıtlı hususların herhangi birine riayet edilmediği takdirde, Kurum tarafından ön araştırma veya soruşturma başlatılır. Ayrıca, ilgiliye onbeş gün içerisinde aykırılıkların giderilmesi, aksi hâlde bahse konu piyasa faaliyetlerinin geçici bir süre için durdurulabileceği veya doğrudan doğruya iptal yaptırımının uygulanacağı ihbar edilir. Bu ihbara rağmen onbeş günlük sürenin bitiminde aykırılıklar giderilmezse, Kurum piyasa faaliyetini otuz günden az, yüzseksen günden çok olmamak üzere geçici olarak durdurur. Geçici durdurma süresince, tehlikeli eylemin veya kötüniyetin veya ürünlerde zarar oluşmasının önlenmesi ile faaliyetin durdurulmasına neden olan durumun ortadan kaldırılmasına ilişkin faaliyetler dışında hiçbir piyasa faaliyeti yapılamaz. Lisans iptalleri Kurumca yapılacak soruşturma neticesine göre karara bağlanır." kuralına yer verilmiştir.
Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin "Lisans Başvurusu" başlıklı 7. maddesinde, lisans başvurularının nasıl yapılacağı açıklanmış, başvuru sırasında hangi evrakın isteneceği sayılmış, fiil tarihinde yürürlükte bulunan altıncı fıkrasının (a) bendinde, diğer şartlara ek olarak, "Rafinerici, iletim, depolama, işleme, dağıtıcı ve ihrakiye teslimi lisansları için; başvuru sahibi tüzel kişinin; 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri doğrultusunda anonim şirket ya da limited şirket olarak kurulmuş olması ve asgari ödenmiş sermayesinin rafinerici lisansı için 50.000.000-TL, iletici lisansı için 1.000.000-TL, depolama lisansı için 1.000.000-TL, işleme lisansı için 500.000-TL, dağıtıcı lisansı için 10.000.000-TL ve ihrakiye teslimi lisansı için 2.500.000-TL olması" gerektiği belirtilmiş; Geçici 9. maddesinde ise, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte rafinerici, iletim, depolama, işleme, dağıtıcı ve ihrakiye teslimi lisansı sahibi olan kişiler, asgari ödenmiş sermayelerinin yönetmelikte yer alan tutarın altında olması hâlinde durumlarını 25/03/2011 tarihine kadar bu Yönetmeliğin 7. maddesine uygun hâle getirir." kuralına yer verilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Kanunîlik ilkesi" başlıklı 4. maddesinde, "Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir. Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı ancak kanunla belirlenebilir." denilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5326 sayılı Kanun'un aktarılan kuralına göre, kanunda veya idarenin genel ve düzenleyici işlemlerinde tanımlanabilen kabahatin karşılığı olan idarî yaptırımın ve miktarının mutlaka ilgili kanununda belirtilmiş olması, ilgilisine de bu kabahatinin karşılığı olan idari yaptırımın uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla, idari yaptırım uygulamaya yetkili idareler tarafından, yaptırım kararı alınmadan önce mevzuata aykırı eylemin ne olduğu ve kanunun hangi maddesinin ihlâl edildiği hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmeli ve bundan sonra eylemin karşılığı olan kanunda belirtilen idari yaptırımın uygulanmasına karar verilmelidir. Başka bir anlatımla, eylem ile uygulanan idarî yaptırım örtüşmeli ve ilgilisine kanunda karşılığı olmayan veya eylem ile örtüşmeyen bir idarî yaptırım uygulanmamalıdır.
5015 sayılı Kanun'un 4. maddesindeki düzenlemenin, lisans sahiplerinin genel nitelikli hak, kısıtlama ve yükümlülüklerine ilişkin olduğu, anılan maddenin 1. ve 2. fıkralarının, lisans sahiplerine, lisans hangi faaliyete (rafinerici, dağıtıcı, işleme, bayilik v.b.) ilişkin olarak verilmişse, sadece buna ilişkin alanda piyasa faaliyetinde bulunabilecekleri ve bu hakkın lisansta kayıtlı hususlar dâhilinde kullanılabileceğine ilişkin koşulları düzenlediği görülmektedir.
Bu durumda, davacı şirketin usulüne uygun şekilde edindiği lisans belgesine istinaden faaliyet yürüttüğü, mevzuatta sonradan yapılan değişiklikle asgari ödenmiş sermaye şartı getirildiği, şirketin bu şartı sağlayamamasının 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinde belirtilen "ilgili diğer mevzuat"a aykırılık şeklinde değerlendirilemeyeceği, fiilin, Kanun'un 4. maddesinde tanımlanan fiil ile örtüşmediği, bu bağlamda, "...Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası..." verileceği yönündeki Kanun'un 19. maddesinin 3. fıkrasının davacı şirket hakkında uygulanmasına imkân bulunmadığı açıktır.
Bu itibarla, davacı şirkete, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nde belirtilen asgari ödenmiş sermaye şartına ilişkin yükümlüğünü yerine getirmediği ve bu fiilin 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin ihlâli niteliğinde olduğundan bahisle, davacıya anılan Kanun'un 19. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam …-TL harcın istemi hâlinde davalıya iadesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 22/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.