Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3396 E. , 2023/6099 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/3396
Karar No:2023/6099
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Petrol Ürünleri Taşımacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kocaeli ili, … Mahallesi, … Caddesi üzerinde 03/12/2012 tarihinde yapılan denetimde dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirkete ait … plakalı tankerden … plakalı tankere dolum tesisi dışında akaryakıt aktarımı yapıldığının tespit edilmesi üzerine lisansının verdiği haklar dışında faaliyette bulunduğundan bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 339.814,00-TL ve irsaliyelerde muhatabın lisans numarasının belirtilmemesi nedeniyle aynı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 70.000,00-TL olmak üzere toplam 409.814,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin … plakalı tankerinden … plakalı tankere dolum tesisi dışında akaryakıt aktarımı yaptığı, lisansının verdiği haklar dışında faaliyette bulunduğunun sabit olduğu, davacı tarafından da aksinin iddia edilmediği, ihtiyacı zamanında karşılamak için çevre emniyet tedbiri alınarak yakıt ikmali yapıldığı iddia edilmiş ise de, akaryakıt ikmal kapasitesi olan yerler hariç, araçlara yapılacak akaryakıt ikmali bayilik lisansı ve yeterli donanımı olan akaryakıt istasyonları dışında yapılamayacağından, davacının bu iddiasına itibar edilmeyerek tesis edilen para cezasının bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu işlemin irsaliyelerde muhatabın lisans numarasının belirtilmemesi nedeniyle verilen idari para cezasına ilişkin kısmı açısından ise, davacı şirketin yapmış olduğu itiraz üzerine … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla itiraz kabul edilerek anılan para cezasının geri alınmasına karar verildiğinden davanın konusuz kalması sebebiyle davanın bu kısmı hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemin 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca verilen 70.000,00-TL idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına; 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 339.814,00-TL idari para cezasına ilişkin kısmı hukuka uygun bulunarak bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, olay tarihinde hizmet aldıkları firmaya ait … plakalı tankere TÜPRAŞ İzmit Rafinerisi'nden 14.972 litre motorin yüklendiği, yüklenen motorinin İstanbul, Kocaeli ve Zonguldak illerine bağlı 6 ayrı bölgede 24 ayrı ticari deniz aracına teslim edileceğinden deniz araçlarının ihtiyaçlarını zamanında karşılamak ve gecikmeye mahal vermemek için ikmal noktasından çıkan tankerdeki motorinin diğer tankere gerekli emniyet ve çevre kirliliğini önlemeye yönelik tedbirler alınmak suretiyle nakledildiği, firmalarının Türk Uluslararası Gemi Siciline ve Milli Gemi Siciline kayıtlı, kabotaj hattında münhasıran yük ve yolcu taşıyan gemilere, ticari yatlara, hizmet ve balıkçı gemilerine ÖTV’si indirilmiş akaryakıt teslimatı yapma hakkına haiz olduğu, ÖTV'siz motorin satışı açısından, hizmet veren aracı garantör firmalardan hizmet alındığı iki aracın da bu firmalar üzerine kayıtlı olduğu, iptal istemine konu Kurul kararında, aktarımın yapıldığı mahalin yeterli teknik donanıma sahip olmadığı, mahalle arasında bir yer olduğu yönündeki tespite dayalı olarak idari para cezası tayinine gidilmesinin hatalı olduğu, yeterli önlemin alındığı, mahallinde keşif yapılmak suretiyle gerçekten aktarım yapılan yerin yeterli teknik donanıma sahip olup olmadığının anlaşılacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kısmen reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının irsaliyelerde muhatabın lisans numarasının belirtilmemesi nedeniyle idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden onanması; kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının akaryakıt ikmaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kocaeli ili, … Mahallesi, … Caddesi üzerinde 03/12/2012 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin … plakalı tankerden … plakalı tankere dolum tesisi dışında akaryakıt aktarımı yaptığı ve irsaliyelerde muhatabın lisans numarasının belirtilmediği tespit edilmiştir.
Davalı idarece, davacı hakkında dolum tesisi dışında akaryakıt ikmalinden 339.814,00-TL, düzenlenen irsaliyelerde muhatabın lisans numarasının belirtilmemesinden 339.814,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararı tesis edilmesi üzerine davacı şirket tarafından anılan işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesi'nde açılan davada, Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla "ön araştırma ve soruşturma yapılmadığı" gerekçesiyle anılan Kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
Mahkemenin iptal kararı üzerine davalı idarece alınan … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla davacı hakkında doğrudan soruşturma açılmasına karar verilmiş, akabinde … tarih ve … sayılı Soruşturma Raporu hazırlanmış, Soruşturma Raporu da gönderilmek suretiyle davacıdan yazılı savunma yapması istenilmiştir.
Davacı tarafından yapılan yazılı savunmada belirtilen hususlar geçerli görülmeyerek … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 18. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına aykırı olarak lisansının verdiği haklar dışında faaliyette bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle anılan Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 339.814,00-TL ve irsaliyelerde muhatabın lisans numarasının belirtilmemesi nedeniyle aynı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 70.000,00-TL olmak üzere toplam 409.814,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı dava konusu Kurul kararı alınmıştır.
Anılan Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülükleri" başlıklı 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, "Lisans, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verir. Lisans ile tanınan haklar; bu Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılır." kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu işleme ilişkin fiil tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle 5015 sayılı Kanun'un "İdari para cezaları" başlıklı 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde, "4. madde hükümlerinin ihlâli" hâlinde sorumlulara iki yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacı şirketin düzenlediği irsaliyelerde muhatabın lisans numarasının belirtilmemesi nedeniyle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 70.000,00-TL idari para cezası verilmesi yönünden dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmında hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
2- Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacı şirkete lisansın verdiği haklar dışında faaliyette bulunduğundan bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 339.814,00-TL idari para cezası verilmesi yönünden davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı incelendiğinde ise;
Davacıya ait akaryakıt istasyonunda gerçekleştirilen denetimden sonra, 11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6455 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44. maddesiyle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi yeniden düzenlenmiş; yeni düzenlemede, "4. madde hükümlerinin ihlâli" hâlinde idarî para cezası verileceği yönündeki kurala yer verilmemiş; 4. maddenin dördüncü fıkrasında bentler hâlinde sayılan yükümlülüklerin ihlâli durumunda, ihlâl edilen yükümlülüğe göre ayrı ayrı cezaların verilmesi öngörülmüş; yeniden düzenlenen 19. maddenin yedinci fıkrasında ise, "Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan, ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir." kuralı yer almıştır.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği, 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı, "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 5. maddesinde ise, 26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu belirtilmiş, bu madde ile atıf yapılan 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır.
Öte yandan, "Suçta ve cezada kanunilik ilkesi", hem Anayasa'da hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınmış temel bir ilkedir.
Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." kuralına yer verilerek "suçta kanunilik", üçüncü fıkrasında yer alan "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." kuralı ile de "cezada kanunilik" ilkeleri güvence altına alınmıştır.
Kanunilik ilkesi, genel olarak bütün hak ve özgürlüklerin düzenlenmesinde temel bir güvence oluşturmanın yanı sıra, suç ve cezaların belirlenmesi bakımından özel bir anlam ve öneme sahiptir. Bu ilke sayesinde, kişilerin kanunen yasaklanmamış veya yaptırıma bağlanmamış fiillerden dolayı keyfi bir şekilde suçlanmaları ve cezalandırılmaları önlenmekte, buna ek olarak, suçlanan kişinin lehine olan düzenlemelerin geriye etkili olarak uygulanması sağlanmaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Kanunsuz ceza olmaz" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, "Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmâlden dolayı suçlu bulunamaz. Aynı biçimde, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez." kuralına yer verilmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, lehteki kanun hükmünün geriye yürümesi hakkının Avrupa Temel Şartı da dâhil temel bütün metinlerde tanındığını, artık Avrupa ceza hukuku geleneğinin bir parçası olduğunun kabul edildiğini, hukukun üstünlüğü ilkesi gereğince hâkimin, suç oluşturan eyleme kanun koyucunun orantılı bir ceza olarak belirlediği cezayı vermesinin tutarlı olduğunu, suç işleyene sadece suç işlediği tarihte daha ağır bir ceza öngörüldüğü gerekçesi ile ağır bir ceza verilmesinin ceza hukukunun temel ilkelerine aykırı bulunduğunu, bunun aynı zamanda suçun işlendiği tarihten sonra meydana gelen bütün yasal değişiklikleri ve toplumun o suç karşısındaki yaklaşım değişikliğini görmemek anlamına geldiğini, lehte olan ceza hükmünün geriye yürümesi ilkesinin cezaların öngörülebilir olması gerekliliğinin bir uzantısı olduğunu, buna göre, eğer suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan ceza kuralı ile kesin bir hükmün verilmesinden önce kabul edilen bir ceza kuralı farklı ise, hâkimin, sanığın lehine olan ceza kuralını uygulaması gerektiğini belirtmiştir. (Bkz. Scoppola/İtalya no. 2, B. No: 10249/03, 17/9/2009, §§ 105-109)
Aktarılan kuralların değerlendirilmesinden, idari yaptırımlar bakımından ceza verilmesinin dayanağı kuralın yürürlükten kaldırılması veya lehe düzenleme yapılması yoluyla ortaya çıkan yeni hukuki durumun dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, denetimden sonra 11/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle yeniden düzenlenen 19. maddede, "4. madde hükümlerinin ihlâli" hâlinde idarî para cezası verileceğine ilişkin düzenlemenin yer almadığı, isnat edilen fiil nedeniyle ancak 19. maddenin yedinci fıkrası uyarınca 1.500,00-TL'den 70.000,00-TL'ye kadar idarî para cezası verilebileceği dikkate alındığında, fiil tarihinden sonra oluşan ve davacı açısından lehe olan bu hukukî durum karşısında ve lehe olan kanun hükmünün geriye yürümesi ilkesi çerçevesinde, dava konusu işlemin davacıya "4. madde hükümlerinin ihlâli" nedeniyle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk, davanın kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine;
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının, davacı şirkete …-TL idari para cezası verilmesi yönünden dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, belirtilen kısım yönünden kararın ONANMASINA;
3. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacı şirkete …-TL idari para cezası verilmesi yönünden davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA;
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 20/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!