Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2811 E. , 2023/1469 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2811
Karar No:2023/1469
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması; davacı tarafından ise gerekçe yönünden düzeltilerek onanması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosu ile yayın yapan televizyon kanalında 10/03/2017 tarihinde yayınlanan ''...'' adlı programda, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinde yer alan yayın ilkelerinin ihlâl edildiğinden bahisle 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrası ve 6112 sayılı Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca her iki ihlâl nedeniyle daha ağır olan tek ceza verilmesini teminen 537.193,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun (Üst Kurul) … tarih … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlık konusu olayda, programa katılanların birbirini aşağılayacak şekilde sert tartışmalara girdiği, suçlayıcı ifadelere yer verildiği, dava konusu görüntüler ve ortaya çıkan algılamaların normal çerçeve içinde değerlendirilebilecek hususlar dışında çocuklar ve gençler açısından yanlış yönlendirmelere sebebiyet verebileceği, ilgililerin kendi rızaları ile bir programa katılmış olmalarının onlara her şart ve koşulda hakaret etme, küçük düşürme ve suçlama hakkını vermeyeceği, kaldı ki kamu hizmeti niteliğinde ve ülke genelinde yayın yapan bir kanalda yer alan ifade ve görüntülerin sadece yayına katılanlara değil, onu izleyen izleyici kitlesine de hitap ettiği, kullanılan ifadelerin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği görülmekle birlikte, dava konusu işlemde 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi yönünden bir hukuka aykırılık bulunmamakta ise de, (f) bendi yönünden dava konusu işlem incelendiğinde, söz konusu programın bir evlendirme programı olduğu, katılımcıların evlenmek amacıyla katıldıkları programda kendilerini diğer adaylara tanıtarak birbirlerine uygun kişileri aradıkları, programda kullanılan sözlerin toplumun millî ve manevî değerlerine aykırı olmadığı anlaşıldığından, davaya konu yayında "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." şeklindeki yayın ilkesi yönünden bir ihlâl bulunmadığı;
Bu durumda, uyuşmazlık konusu programda 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi yönünden ihlâl bulunduğu, (f) bendi yönünden ise bir ihlâlin söz konusu olmadığı anlaşıldığından, aynı yayınla birden fazla yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle 5326 sayılı Kanun'un 15. maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi yönünden ihlâlin bulunmadığı; (ç) bendi yönünden ise, söz konusu programda yer alan ifade ve diyalogların, programın genel çerçevesi ve formatı kapsamında değerlendirilebilecek şekilde geliştiği, (ç) bendinde yer alan yayın ilkesini ihlâl eder nitelikte ve ağırlıkta olmadığı, dolayısıyla Mahkemenin bu madde yönünden ihlâl bulunduğuna dair gerekçesinde hukuki isabet bulunmadığı, ancak ulaşılan sonucun dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, davalı ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalının istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun ise yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında RTÜK iletişim merkezine bir aylık yayın periyodu için gelen 3173 şikâyetin 2847'sinin dava konusu programa ilişkin olduğu, söz konusu yayında aile müessesesi kurmak adına bir araya gelen kişilerin birbirlerine karşı insan onurunu hedef alan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve ağır ithamlarda bulundukları, bu sayede bu kişilerin hem birbirlerine hem de geleneksel Türk aile kavramına zarar verdikleri, ayrıca bu tarz davranış, söylem ve tutumların kamuoyunda evliliğe dair algıyı olumsuz yönde etkileyebileceği, programa katılanların rızasının hukuka aykırılığı ortadan kaldırmadığı, dava konusu işlem bakımından tekerrüre esas alınan uyarı yaptırımlarına karşı açılan davalarda verilen ret kararlarının kesinleştiği; davacı tarafından, piyasada yayınlanan tüm izdivaç programlarının kaldırılması amacıyla sürekli para cezası verilerek bir bezdirme politikası uygulandığı, bu durumun dava konusu işlemi maksat yönünden hukuka aykırı kıldığı, dava konusu programda adaylar arasında yaşanan diyalogların Türk aile kavramına ve evliliğe dair algıyı olumsuz yönde etkilemeyeceği, temyize konu kararın gerekçe yönünden düzeltilerek onanması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 28/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!