WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/2782 E.  ,  2024/237 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2782
Karar No:2024/237

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret A.Ş.
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "… Mahallesi, … Bulvarı No:… Gönen/Balıkesir" adresinde faaliyette bulunan akaryakıt istasyonunda lisans alma tarihi olan 29/08/2012 tarihinden önce lisans almaksızın bayilik faaliyetinde bulunulduğu tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin ve aynı maddenin dördüncü fıkrasının fiil tarihinde yürürlükte bulunan hâli uyarınca 67.962,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin birleşme neticesinde ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin külli halefi olduğu ve bu şirketin bütün hak ve borçlarının davacı şirkete intikal ettiği açık olduğundan, davacı şirketin ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait önceki bayilik lisansının verdiği bütün hakları kullanabileceğinin kabulünün gerektiği, davacı şirketin birleşmeye ilişkin sözleşmenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlandığı 05/07/2012 tarihinden sonra makul bir sürede 26/07/2012 tarihinde davalı idare ile yazışmalara başladığı ve 29/08/2012 tarihinde de bayilik lisansını aldığının görüldüğü; bu durumda, uyuşmazlık konusu tesisin ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin almış olduğu bayilik lisansı kapsamında işletilirken, adı geçen şirketin, davacı şirkete devredilmesinden sonra, davacı şirket tarafından faaliyete konu edildiği ve daha sonra da anılan lisansın iptal edilerek davacı şirket adına lisans düzenlendiği dikkate alındığında, uyuşmazlık konusu tesisin, idari para cezasına konu dönemde lisans kapsamında işletildiği, bu dönemde lisanssız faaliyetin söz konusu olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; ilgililerin petrol piyasasında faaliyette bulunabilmelerinin temel ve mutlak koşulunun, lisans sahibi olunması olarak belirlendiği, lisans alınmadan lisansa tabi faaliyette bulunulması fiilinin yaptırımının da, idari para cezası olarak kurala bağlandığı, davacı şirketin, akaryakıt faaliyetine 29/06/2012 tarihinde dava dışı ... firmasının şubesi olarak başladığı, 31/05/2012 tarihli sözleşme ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca devir yolu ile dava dışı ... firması ile birleşme neticesinde ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin külli halefi olduğu ve bu şirketin bütün hak ve borçlarının davacı şirkete intikal ettiği açık olmakla birlikte davacı şirkete 29/08/2012 tarihinde davalı idare tarafından bayilik lisansı verildiği göz önüne alındığında, davacı şirketin denetim tarihi 29/06/2012 tarihi itibariyle bayilik lisansına sahip olmadığı bir dönemde lisanssız bayilik faaliyetinde bulunduğu anlaşıldığından, tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında ise hukukî isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davacı şirketin ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile birleşmesi neticesinde, bu şirketin bütün hak ve borçlarının davacı şirkete intikal ettiği, söz konusu hakların içerisinde lisansların da bulunduğu, bu çerçevede ticari faaliyetin aralıksız devam ettirildiği, aynı zamanda birleşmenin gerçekleştiğine ilişkin gerekli müracaatların da makul süre içerisinde davalı idareye yapıldığı, davacı şirketin aktif ve pasifleriyle kendisinde birleşen şirkete ait bayilik lisansını tüm haklarıyla kullanabileceği, dolayısıyla lisans alınmaksızın bayilik faaliyetinde bulunulduğundan söz edilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN
MADDİ OLAY :
Davalı idare tarafından, "... Mahallesi, … Bulvarı No:… Gönen/Balıkesir" adresinde bulunan akaryakıt istasyonunda faaliyet göstermek üzere ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye bayilik lisansı verilmiştir. Anılan şirket 31/05/2012 tarihinde Beyoğlu 27. Noterliği'nce tanzim edilen 8328 yevmiye numaralı sözleşme ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca devir yolu ile davacı şirket bünyesinde birleşmiştir. Söz konusu sözleşme, 29/06/2012 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'na tescil ettirilerek 05/07/2012 tarih ve 8105 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nin 897. ve devamı sayfalarında ilan edilmiştir. Aynı zamanda 06/11/2012 tarih ve 8187 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nin 424. sayfasında, birleşme kararının ilanından itibaren 3 aylık sürenin itirazsız dolduğundan bahisle, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne ait sicil kaydının 05/10/2012 tarihi itibariyle terkin edildiği hususu tescil ve ilan edilmiştir. Öte yandan, davacı şirket tarafından, 26/07/2012 tarihinde birleşme hususu davalı idareye bildirilerek, bayilik lisansı ile ilgili görüş talep edilmiş, önceki lisans iptal edilerek davacı şirkete 29/08/2012 tarihinde davalı idare tarafından bayilik lisansı verilmiştir. Davalı idare tarafından yapılan inceleme sonucunda ise, davacı şirketin belirtilen adreste lisans alma tarihi olan 29/08/2012 tarihinden önce lisans almaksızın bayilik faaliyetinde bulunduğunun tespit edildiği belirtilerek, davacı şirket hakkında dava konusu işlem tesis edilmiştir.

Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun (Kanun) 2. maddesinin birinci fıkrasının (9) numaralı bendinde, "Bayi: Bayilik faaliyeti için gerekli donanıma sahip gerçek ve tüzel kişileri"; (10) numaralı bendinde, "Bayilik: Karşılıklı yükümlülüklerin ekinde fizibilite olan bir sözleşmeye bağlanarak akaryakıt dağıtım şirketleri tarafından gerçek ve tüzel kişilere akaryakıtın kullanıcılara ikmali yetkisi verilmesi işlemi"; (27) numaralı bendinde, "Lisans: Bu Kanun'a göre gerçek ve tüzel kişilere piyasada faaliyet gösterebilmeleri için Kurul tarafından izin verildiğini gösterir belgeyi"; (34) numaralı bendinde, "Piyasa faaliyeti: Petrolün; ithalini, ihracını, rafinajını, işlenmesini, depolanmasını, iletimini, ihrakiye teslimini, taşınmasını, dağıtımını, bayiliğini" ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde, "Petrol ile ilgili; a) Rafinaj, işleme, madeni yağ üretimi, depolama, iletim, serbest kullanıcı ve ihrakiye faaliyetlerinin yapılması ve bu amaçla tesis kurulması ve/veya işletilmesi, b) Akaryakıt dağıtımı, taşıması ve bayilik faaliyetlerinin yapılması, için lisans alınması zorunludur. ..."; 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, "Lisans, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verir. Lisans ile tanınan haklar; bu Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılır."; 8. maddesinde, "Bayi lisanslarına ilişkin düzenlemeler... Kurum tarafından yapılır. Bayiler, dağıtıcıları ile yapacakları tek elden satış sözleşmesine göre bayilik faaliyetlerini yürütürler. ... Bayiler ve dağıtıcılar, lisanslarına göre kurdukları akaryakıt istasyonlarını Kurum'a bildirerek işletmeye başlar." kurallarına yer verilmiştir.
5015 sayılı Kanun'un fiil tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde, lisans almaksızın hak konusu yapılan tesislerin yapımına ve/veya işletimine başlanması ile bunlar üzerinde tasarruf hakkı doğuracak işlemlerin yapılması hâlinde sorumlulara ikiyüz ellibin Türk Lirası idarî para cezası verileceği; dördüncü fıkrasında, bayiler için ilgili fıkrada yer alan cezaların beşte birinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
17/06/2004 tarihli ve 25495 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin "Lisans" başlıklı 5. maddesinde, "Lisans, bir gerçek veya tüzel kişinin piyasada faaliyet gösterebilmek için Kurumdan almak zorunda olduğu izin belgesidir. Her bir piyasa faaliyeti ve piyasa faaliyeti yürütülen her bir tesis için ayrı lisans alınır. Lisanslarda, lisans kapsamında yer alması halinde tesise özgü hükümlere yer verilir. ... Piyasada lisans alınmaksızın faaliyette bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde ilgili gerçek ve tüzel kişi hakkında Kanun'da belirtilen yaptırımlar uygulanır. ..." kuralı yer almış; Yönetmeliğin 18. maddesinde de benzer hükümlere yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Birleşme" başlıklı 136. maddesinde, "(1) Şirketler; a) Bir şirketin diğerini devralması, teknik terimle 'devralma şeklinde birleşme' veya b) Yeni bir şirket içinde bir araya gelmeleri, teknik terimle 'yeni kuruluş şeklinde birleşme', yoluyla birleşebilirler. (2) 136 ilâ 158'inci maddelerin uygulamasında, kabul eden şirket 'devralan', katılan şirket 'devrolunan' diye adlandırılır. (3) Birleşme, devrolunan şirketin malvarlığı karşılığında, bir değişim oranına göre devralan şirketin paylarının, devrolunan şirketin ortaklarınca kendiliğinden iktisap edilmesiyle gerçekleşir. Birleşme sözleşmesi 141'inci maddenin ikinci fıkrası anlamında ayrılma akçesini de öngörebilir. (4) Birleşmeyle, devralan şirket devrolunan şirketin malvarlığını bir bütün hâlinde devralır. Birleşmeyle devrolunan şirket sona erer ve ticaret sicilinden silinir"; "Ortaklık payının ve haklarının korunması" başlıklı 140. maddesinde, "(1) Devrolunan şirketin ortaklarının, mevcut ortaklık paylarını ve haklarını karşılayacak değerde, devralan şirketin payları ve hakları üzerinde istemde bulunma hakları vardır. Bu istem hakkı, birleşmeye katılan şirketlerin malvarlıklarının değeri, oy haklarının dağılımı ve önem taşıyan diğer hususlar dikkate alınarak hesaplanır. (2) Ortaklık paylarının değişim oranları belirlenirken, devrolunan şirketin ortaklarına tahsis olunan ortaklık paylarının gerçek değerlerinin onda birini aşmaması şartıyla, bir denkleştirme ödenmesi öngörülebilir. (3) Devrolunan şirketin oydan yoksun paylarına sahip ortaklarına aynı değerde, oydan yoksun veya oy hakkını haiz paylar verilir. (4) Devrolunan şirkette mevcut bulunan paylara bağlı imtiyaz hakları karşılığında, devralan şirkette eş değerde haklar veya uygun bir karşılık verilir. (5) Devralan şirket, devrolunan şirketin intifa senedi sahiplerine, eş değerli haklar tanımak veya intifa senetlerini, birleşme sözleşmesinin yapıldığı tarihteki gerçek değeriyle satın almak zorundadır"; "Hukuki sonuçlar" başlıklı 153. maddesinde ise, "(1) Birleşme, birleşmenin ticaret siciline tescili ile geçerlilik kazanır. Tescil anında, devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifi kendiliğinden devralan şirkete geçer. (2) Devrolunan şirketin ortakları devralan şirketin ortağı olur. Ancak bu sonuç, devralan şirketin kendi adına fakat bu şirket hesabına hareket eden kişinin elinde bulunan paylar ile devrolunan şirketin kendi adına fakat bu şirket hesabına hareket eden kişinin elinde bulunan paylar için doğmaz. (3) 7/12/1994 tarihli ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun hükümleri saklıdır." kuralları yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan mevzuat hükümlerinden, ticaret şirketlerinde bir yapı değişikliği türü olan birleşmenin, birden fazla şirketin, akdolunan birleşme sözleşmesine istinaden, birleşmeye katılan bir şirket bünyesinde veya yeni kurulan bir şirket bünyesinde bir araya gelmelerini ve yeni kurulan veya bünyesinde birleşilen şirket dışında kalan şirket ya da şirketlerin tasfiyesiz olarak sona ermesi sonucunu doğuran bir hukuki müessese olduğu; devralma şeklinde birleşmede, birleşmeye katılan şirketlerden birinin bünyesinde, diğer şirket ya da şirketlerin bir araya geldiği; birleşmenin türüne göre yapılacak işlemlerin bazı farklılıklar içermekle birlikte, doğurdukları sonuçların benzerlik arz ettiği; devrolunan şirketin, birleşmeyle birlikte sona erdiği ve ticaret sicilinden silindiği (TTK m. 136/4), Kanun'un bu açık hükmü kapsamında birleşmenin devrolunan şirket açısından bir sona erme nedeni olduğunda tereddüt olmadığı; birleşmenin, devrolunan şirket açısından bir sona erme nedeni olmasına rağmen, bu şirketin tasfiyesine gidilmediği; birleşmeyle, devralan şirketin, devrolunan şirketin mal varlığını (alacak, borç, taşınır, taşınmaz vs.) bir bütün hâlinde devralacağı (TTK m. 136/4); dolayısıyla birleşmenin, devrolunan şirket açısından tasfiyesiz sona erme hâli oluşturduğu; devrolunan şirkete ait hak sahipliği, borçlu gibi sıfatların, kendiliğinden devralan şirkete geçeceği anlaşılmaktadır.
Şirketler hukukunun temel ilkelerinden biri, var olan işletmeleri malvarlığı değerlerince korumak ve işletmelerin devamlılığını sağlamaktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre, ticaret şirketlerinin birleşmesinde birleşen şirketlerin daha güçlü bir sermaye yapısına kavuşma amacına yönelik olarak, dağılan şirketlerin faaliyetleri ile mal varlığı (işletmesi) arasındaki hukukî ilişki gerçekte sona erdirilmek istenmemektedir. Bilakis devralan veya yeni kurulan şirket aracılığıyla sürdürülmek istendiği; bu tür birleşmelerde, birleşme işlemleri sonucunda bütün hak, alacak, borç, insan kaynakları, makine ve ekipman ile deneyim vb. unsurların külli halefiyet ilkesi gereği eş zamanlı ve kendiliğinden devralan veya yeni kurulan şirkete geçeceği; devrolunan şirketlerin tasfiye olmadan sona ereceği, ayrıca, sona eren şirketin ya da şirketlerin pay sahiplerinin, birleşme sözleşmesinde öngörülen oranlarda devralan ya da yeni kurulan şirketin pay sahibi olacağı; devralma ya da yeni şirket kurma yoluyla birleşme durumunda tasfiyesiz sona eren şirket/şirketlere ait iş deneyim belgelerinin, bilanço ve ciro değerlerinin devralan ya da yeni kurulan şirkete geçeceği kabul edilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; bayilik lisansı sahibi dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 31/05/2012 tarihinde Beyoğlu 27. Noterliği'nce tanzim edilen 8328 yevmiye numaralı sözleşme ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca devir yolu ile davacı şirket bünyesinde birleştiği, söz konusu sözleşmenin 29/06/2012 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'na tescil ettirilerek 05/07/2012 tarih ve 8105 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nin 897. ve devamı sayfalarında ilan edildiği, birleşme neticesinde davacı şirketin dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin külli halefi olduğu ve bu şirketin bütün hak ve borçlarının davacı şirkete intikal ettiği, davalı idare tarafından yapılan inceleme sonucunda ise, davacı şirketin yine birleşmeyle devraldığı yukarıda belirtilen adreste faaliyet gösteren akaryakıt istasyonu için kendi ticaret ünvanı adına lisans alma tarihi olan 29/08/2012 tarihinden önce lisans almaksızın bayilik faaliyetinde bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle davacı şirket hakkında idari para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık; 5015 sayılı Kanun'un "Lisansların tâbi olacağı usul ve esaslar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince; akaryakıt dağıtımı, taşıması ve bayilik faaliyetlerinin yapılması için lisans alınması zorunluluğunu yerine getirerek bayilik lisansı sahibi olan bir tüzel kişinin, başka bir tüzel kişi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereği devralma şeklinde birleşmelerinden sonra devralan şirketin makul bir süre içerisinde eski lisansı iptal ettirerek kendi adına yeni bir bayilik lisansı sahibi olana kadar söz konusu lisans hakkı kapsamında faaliyet gösterip gösteremeyeceğine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun şirket birleşmesine ilişkin genel hükümleri ile uyuşmazlığa konu olayın birlikte değerlendirilmesinden; davacı şirketin birleşme neticesinde, var olan işletmelerin malvarlığı değerlerini korumak ve işletmelerin devamlılığını sağlamak bakımından, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin külli halefi olduğu, birleşen şirketlerin faaliyetleri ile mal varlıkları arasındaki hukukî ilişkinin devam ettirilmek istendiği ve bu şirketin bütün hak ve borçlarının davacı şirkete intikal ettiği açık olduğundan, davacı şirketin ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne ait önceki bayilik lisansının verdiği bütün hakları kullanabileceğinin kabulü gerekmektedir. Bununla birlikte, davacı şirketin birleşmeye ilişkin sözleşmenin Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığı 05/07/2012 tarihinden sonra mâkul bir sürede 26/07/2012 tarihinde davalı idare ile yazışmalara başladığı ve 29/08/2012 tarihinde de bayilik lisansını aldığı görülmektedir.
Öte yandan, ticari işletmenin merkezi, işletmenin idari, hukuki ve ticari faaliyetlerinin toplandığı ve yürütüldüğü yer olarak tanımlanabilir. Şube ise; iç ilişkisi ve örgütlenmesinde merkeze bağımlı, buna karşılık dış ilişki ve faaliyetlerinde ise bağımsız olan, merkezden farklı bir ticaret ünvanı kullanamayan ve onunla aynı faaliyet alanına sahip, merkezle aynı gerçek veya tüzel kişiye ait olan bir birimdir. İki farklı anonim şirketten birinin diğerinin şubesi olduğu sonucuna varmak, 6102 sayılı Kanun'un ticari işletmelerin örgütlenmesine ilişkin düzenlemeleri kapsamında şirket merkezi ve şubeye ayrı ayrı atfedilen fonksiyonlara aykırı olacaktır.
Bu itibarla, davalı idare tarafından yapılan inceleme sonucunda, davacı şirketin yukarıda belirtilen adreste faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda, lisans alma tarihi olan 29/08/2012 tarihinden önce lisans almaksızın bayilik faaliyetinde bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 17/01/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.