Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2325 E. , 2023/5254 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2325
Karar No:2023/5254
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrol Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı kapsamında faaliyette bulunan davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 15-16 Temmuz 2016 tarihlerinde darbe girişiminin yaşandığı sırada akaryakıt satışı yapılmamasının 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına aykırı olduğundan bahisle aynı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 84.575,00-TL idarî para cezası verilmesine ve 20. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca bayilik lisansının iptal edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe girişimi akabinde davacı şirketin de aralarında bulunduğu bazı akaryakıt istasyonlarının 15 Temmuz'u 16 Temmuz'a bağlayan gece satış yapmadıkları yönünde Denetim Daire Başkanlığı'na ve BİMER'e yapılan şikâyet başvuruları üzerine davacı şirket hakkında soruşturma başlatıldığı, düzenlenen soruşturma raporunda, 15-16 Temmuz 2016 tarihlerinde (özellikle 16 Temmuz 2016 tarihinde 00.00-07.00 saatleri arasında) akaryakıt satışının yapılmadığının tespit edildiğinin belirtildiği, satış yapılmadığına ilişkin tespitin de dağıtıcı lisansı sahiplerinin uzaktan erişim sistemlerinden yapılan sorgulama ile tank dolum ve pompa satış verilerinden elde edildiğinin görüldüğü; bu durumda, davacı şirketçe akaryakıt istasyonuna gelen müşterilere akaryakıt satışı yapılmadığı hususunun tespitinde salt olarak tank dolum ve pompa satış verilerinin karşılaştırması ile yetinildiği ve bunun sonucunda dava konusu işlemin tesis edildiği, davalı idarece davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda akaryakıt olduğu halde gelen müşterilere kasıtlı ve bilinçli olarak akaryakıt satışı yapılmadığı yönünde net bir belirlemenin bulunmadığı, gerekli ve yeterli değerlendirme ve incelemenin gerçekleştirilmediği, somut belgelere dayanılmadığı, istasyon ile ilgili kapsamlı soruşturma yapılmadığı anlaşıldığından, eksik incelemeye dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; davacı şirkete ait akaryakıt istasyonuna ilişkin tank dolum ve pompa satış verilerinin karşılaştırması ile ilgili saatte ortalama yapılan satış miktarı göz önüne alınarak akaryakıt satışı yapılmadığı hususunun tespitinin mümkün olduğu, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre olağanüsü bir durumun yaşandığı gecede satışın yapılmadığı ortaya konulmuş olmakla, davacının mevzuat hükümlerini ihlâl ettiğinin sabit olduğu, söz konusu fiilin niteliği ve oluş biçimi dikkate alındığında, davalı idare tarafından Yasayla belirlenen yükümlülüğe uygun davranmayan davacı için idari para cezası uygulanması gerekmekte ise de, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4. ve 19. maddeleri ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. ve 17. maddelerinde yer alan düzenlemeler gereği, idarî para cezalarının Kanunda alt ve üst sınır belirtilmek suretiyle belirlendiği durumlarda, idarî para cezası vermeye yetkili makamın, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrasında belirtilen idarî para cezası yaptırımı konusundaki takdir yetkisini kullanırken, Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinde yer alan kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusur ve ekonomik durumunu göz önünde bulundurması ve hangi nedenle idarî para cezasının üst sınırdan verildiğinin yargısal denetime imkân verecek şekilde somut olarak belirtilmesi gerektiği hâlde, idarî para cezasına konu işlemin yargısal denetiminin yapılabilmesine yönelik olarak idarî para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin hukuken haklı bilgi ve belgelerle gerekçelendirilmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemin idari para cezasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı;
Davacıya ait lisansın iptaline ilişkin kısma gelince, olağanüstü bir durumun yaşandığı 15 Temmuz'u 16 Temmuz'a bağlayan gecede; 00.00-07.00 saatleri arasında akaryakıt satışı yapılmaması şeklinde gerçekleşen fiilde, Kanun'a göre yapılan talep ve işlemlerde, kanuna karşı hile veya veya gerçek dışı bir beyanın varlığından söz edilemeyeceği, ancak petrol piyasasını düzenleyen mevzuata göre faaliyetini gerçekleştirmekle yükümlü olan davacının, bu yükümlülüğünü kısmen yerine getirmediğinin kabulü gerektiği, buna uygulanacak yaptırımın da ayrıca belirlendiği dikkate alındığında, satış yapmama fiilinin, Kanuna karşı hile veya gerçek dışı beyanda bulunma kapsamında değerlendirilmesi olanağı bulunmadığından, davacıya ait akaryakıt istasyonu için düzenlenmiş olan lisansın iptali yolunda tesis edilen idari işlemin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararı sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğundan ve istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren bir neden bulunmadığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, belirtilen tarihlerde satış yapılmadığının tespit edildiği, davacının eyleminin 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına, 3. maddesinin dokuzuncu fıkrasına ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 56. maddesine aykırılık teşkil ettiği değerlendirilerek dava konusu işlemin tesis edildiği, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Bayilik lisansı kapsamında faaliyette bulunan davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 15-16 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı sırada 00.00 - 07.00 saatleri arasında akaryakıt satışı yapılmadığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 84.575,00-TL idarî para cezası verilmesine ve aynı Kanun'un 20. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca bayilik lisansının iptal edilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararı alınmış, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının, yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamak olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde, bayi, bayilik faaliyeti için gerekli donanıma sahip gerçek ve tüzel kişiler; bayilik ise, karşılıklı yükümlülüklerin ekinde fizibilite olan bir sözleşmeye bağlanarak akaryakıt dağıtım şirketleri tarafından gerçek ve tüzel kişilere akaryakıtın kullanıcılara ikmali yetkisi verilmesi işlemi olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un "Lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülükleri" başlıklı 4. maddesinde, lisansın sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verdiği ve lisans ile tanınan hakların; bu Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılacağı kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrasında ise, maddede belirtilenlerin dışında kalan, ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurum'ca bin beş yüz Türk Lirası'ndan yetmiş bin Türk Lirası'na kadar idarî para cezası verileceği kuralı yer almıştır.
17/06/2004 tarih ve 25495 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 56. maddesinde, "Kuruma ulaşan bilgi, duyum, ihbar ve şikâyetlerden; a) Petrolün temin ve/veya satışı ile petrole ilişkin hizmet ifalarının sürekli ve düzenli yapılmadığı, yapılmasının engellendiği veya engellenmeye teşebbüs edildiği, b) Haksız rekabete veya rekabetin korunmasına ilişkin mevzuatın ihlâline sebebiyet verildiği, hususlarında, belirgin emarelerin oluştuğu veya bunların ulusal güvenliği veya kamu düzenini tehdit eder boyuta ulaştığına kanaat getirilmesi hâlinde gerekli girişimler Kurul kararıyla Kurum tarafindan başlatılır. Bu kapsamda, Kurum talimatlarının yerine getirilmediğinin anlaşılması hâlinde, yetkili merciler nezdinde gerekli işlemlerin başlatılmasıyla birlikte, soruşturma da açılır." kuralına yer verilmiştir .
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Kanunîlik ilkesi" başlıklı 4. maddesinde, "Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir. Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu kararın davacı şirketin bayilik lisansının iptal edilmesine ilişkin kısmı açısından yapılan değerlendirmede;
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bayilik lisansının iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyiz istemine konu kararın davacı şirkete 84.575,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı açısından yapılan değerlendirmede;
5326 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan kuralı uyarınca, kanunda veya idarenin genel ve düzenleyici işlemlerinde tanımlanabilen kabahatin karşılığı olan idarî yaptırımın ve miktarının mutlaka ilgili kanununda belirtilmiş olması, ilgilisine de bu kabahatinin karşılığı olan idarî yaptırımın uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla, idarî yaptırım uygulamaya yetkili idareler tarafından, yaptırım kararı alınmadan önce mevzuata aykırı fiilin ne olduğu ve kanunun hangi maddesinin ihlâl edildiği tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmeli ve bundan sonra fiilin karşılığı olan kanunda belirtilen idarî yaptırımın uygulanmasına karar verilmelidir. Başka bir anlatımla, fiil ile uygulanan idarî yaptırım örtüşmeli ve ilgilisine kanunda karşılığı olmayan veya fiil ile örtüşmeyen bir idarî yaptırım uygulanmamalıdır.
5015 sayılı Kanun'un 4. maddesindeki düzenlemenin, lisans sahiplerinin genel nitelikli hak, kısıtlama ve yükümlülüklerine ilişkin olduğu; anılan maddenin birinci ve ikinci fıkralarında, lisans hangi faaliyete (rafinerici, dağıtıcı, işleme, bayilik vb.) ilişkin olarak verilmişse, sadece buna ilişkin alanda piyasa faaliyetinde bulunulabileceğinin ve lisans ile tanınan hakların 5015 sayılı Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılacağının belirtildiği görülmektedir.
Kanunîlik ilkesi, ortaya çıkan sonuca ceza uygulanabilmesini, fiilin kanunlarda açık bir şekilde kabahat veya suç olarak tanımlanması şartına bağlamaktadır. Tipiklik unsuru olarak da ifade edilen kanunî unsur, somut fiilin kanunda belirlenmiş soyut hukuk normuna uygun olmasını ifade etmektedir.
Bu itibarla, dava konusu idari para cezasının tesis edilmesine sebep olan, darbe girişimi nedeniyle olağanüstü bir durumun yaşandığı 16 Temmuz 2016 tarihinde 00.00 - 07.00 saatleri arasında davacı şirketin sahibi olduğu akaryakıt istasyonunda akaryakıt satışı yapılmaması fiilinin karşılığında "sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi" fiili için öngörülen idari para cezası tesis edilmiş ise de, anılan fiilin Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, lisansın verdiği haklar dışında faaliyet yürütüldüğünden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca verilen idari para cezasında hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. Maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan, temyiz aşamasında yatırılan toplam …-TL harcın istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
4. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın davalı idareye iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 05/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!