Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1813 E. , 2023/5109 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/1813
Karar No:2023/5109
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı idare tarafından, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı kapsamında faaliyette bulunan davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 15-16 Temmuz 2016 tarihlerinde darbe girişiminin yaşandığı sırada akaryakıt satışı yapılmamasının 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına aykırı olduğundan bahisle aynı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 84.575,00-TL idarî para cezası verilmesine ve 20. maddesinin beşinci fıkrasına aykırı olduğundan bahisle ise bayilik lisansının iptal edilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Denetim Dairesi Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile bildirilen … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu işlemin 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 84.575,00-TL idari para cezası verilmesinin iptali istemi yönünden incelenmesinden, dosyada mevcut güvenlik, kamera ve otomasyon sistemi ile inceleme tutanağı ve şirkete ilişkin tank dolum ve pompa satış verilerinin birlikte değerlendirilmesinden, davacıya ait akaryakıt istasyonunda 15-16/07/2017 tarihlerinde saat 00.46'da araç ve dubalarla istasyon girişinin kapatıldığı ve 01.25 ile 02.14 (49 dakika) ve 02.27 ile 03.14 (47 dakika) saatleri aralığında akaryakıt satışı yapılmadığı sabit ise de, davalı idare tarafından, idarî para cezasının hangi gerekçe ile üst sınırdan verildiğinin somut bir bilgi ve belge ile ortaya konulamadığı, ayrıca bu durumu belirten herhangi bir açıklama da getirilmediği göz önününde bulundurulduğunda, idari para cezası tayininde herhangi bir somut kriter gözetmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle Kanun'da öngörülen üst sınırdan idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu kararda hukuka ve hakkaniyete uygunluk bulunmadığı;
Dava konusu işlemin 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davacının lisansının iptal edilmesinin iptali istemi yönünden incelenmesinden, 5015 sayılı Kanun ve bu Kanun'a dayanılarak çıkarılmış, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği ile Petrol Piyasası Fiyatlandırma Sistemi Yönetmeliği'nde yer alan, akaryakıt satışına ilişkin hizmetlerin sürekli ve düzenli yapılarak akaryakıtın daima satışa hazır hâlde bulundurulmasına dair hükme aykırı olduğu, ayrıca belli saat dilimlerinde satış yapılmamasının darbe girişiminin yaşandığı olağanüstü durumda, 5015 sayılı Kanun'un ilk maddesinde belirtilen piyasa faaliyetlerinin istikrarlı ve düzenli işlemesi amacını engelleyerek var olan olumsuz duruma katkı sağlayıp kamu düzenini bozacağı dolayısıyla, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin beşinci fıkrası kapsamında lisans iptali sonucunu doğuracağı anlaşıldığından, dava konusu işlemin lisans iptaline ilişkin kısmı yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 84.575,00-TL idari para cezası verilmesi kısmının iptaline, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin beşinci fıkası uyarınca davacının lisansının iptal edilmesine ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
İdari para cezasının iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararının bu kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararının idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptaline yönelik yaptığı istinaf başvurusunun reddi yönünden, hazırlanan soruşturma raporu ve davacıdan alınan savunmanın değerlendirilmesi sonucunda, davacının eyleminin 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına, 3. maddesinin dokuzuncu fıkrasına ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 56. maddesine aykırılık teşkil ettiği değerlendirilerek dava konusu işlemin tesis edildiği, işlemin ölçülülük ilkesine uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
"Kayseri ili, … Mahallesi, … Bulvarı, No:…" adresinde … sayılı bayilik lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda, darbe girişiminin yaşandığı 15-16/07/2016 tarihlerinde akaryakıt satışı yapılmadığının tespit edilmesi ile ilgili olarak doğrudan soruşturma açılmasına karar verildiği, başlatılan soruşturma neticesinde hazırlanan … tarih ve … sayılı Soruşturma Raporu'nda, davacı şirket hakkında yapılan şikâyet üzerine istasyon kamera kayıtları ile istasyon otomasyon sistemi kayıtlarının incelendiği, 16/07/2016 tarih ve saat 00.46'da istasyon lambalarının tamamının söndürüldüğü, saat 00.55'ten itibaren istasyon girişinin ve çıkışının dubalarla kapatıldığı, 01.25 ile 02.14 02.27 ile 03.14 saatleri arasında yakıt verilmediğinin tespit edildiği ifadelerine yer verildiği, lisans sahibi tarafından yapılan yazılı savunma üzerine Kurul tarafından yapılan değerlendirme sonucu, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 84.575,00-TL idari para cezası verilmesi ve aynı Kanun'un 20. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da lisansının iptal edilmesi üzerine, söz konusu kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının, yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamak olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde, bayi, bayilik faaliyeti için gerekli donanıma sahip gerçek ve tüzel kişileri; bayilik ise, karşılıklı yükümlülüklerin ekinde fizibilite olan bir sözleşmeye bağlanarak akaryakıt dağıtım şirketleri tarafından gerçek ve tüzel kişilere akaryakıtın kullanıcılara ikmali yetkisi verilmesi işlemi olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un "Lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülükleri" başlıklı 4. maddesinde, lisansın sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verdiği ve lisans ile tanınan hakların; bu Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılacağı kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrasında ise, belirtilenlerin dışında kalan, ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurum'ca bin beş yüz Türk Lirası'ndan yetmiş bin Türk Lirası'na kadar idarî para cezası verileceği kuralı yer almıştır.
17/06/2004 tarih ve 25495 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 56. maddesinde, "Kuruma ulaşan bilgi, duyum, ihbar ve şikâyetlerden; a) Petrolün temin ve/veya satışı ile petrole ilişkin hizmete ıfalarının sürekli ve düzenli yapılmadığı, yapılmasının engellendiği veya engellenmeye teşebbüs edildiği, b) Haksız rekabete veya rekabetin korunmasına ilişkin mevzuatın ihlâline sebebiyet verildiği, hususlarında, belirgin emarelerin oluştuğu veya bunların ulusal güvenliği veya kamu düzenini tehdit eder boyuta ulaştığına kanaat getirilmesi hâlinde gerekli girişimler Kurul kararıyla Kurum tarafindan başlatılır. Bu kapsamda, Kurum talimatlarının yerine getirilmediğinin anlaşılması hâlinde, yetkili merciler nezdinde gerekli işlemlerin başlatılmasıyla birlikte, soruşturma da açılır." kuralına yer verilmiştir .
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Kanunîlik ilkesi" başlıklı 4. maddesinde, "Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir. Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5326 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan kuralı uyarınca, kanunda veya idarenin genel ve düzenleyici işlemlerinde tanımlanabilen kabahatin karşılığı olan idarî yaptırımın ve miktarının mutlaka ilgili kanununda belirtilmiş olması, ilgilisine de bu kabahatinin karşılığı olan idarî yaptırımın uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla, idarî yaptırım uygulamaya yetkili idareler tarafından, yaptırım kararı alınmadan önce mevzuata aykırı fiilin ne olduğu ve kanunun hangi maddesinin ihlâl edildiği tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmeli ve bundan sonra fiilin karşılığı olan kanunda belirtilen idarî yaptırımın uygulanmasına karar verilmelidir. Başka bir anlatımla, fiil ile uygulanan idarî yaptırım örtüşmeli ve ilgilisine kanunda karşılığı olmayan veya fiil ile örtüşmeyen bir idarî yaptırım uygulanmamalıdır.
5015 sayılı Kanun'un 4. maddesindeki düzenlemenin, lisans sahiplerinin genel nitelikli hak, kısıtlama ve yükümlülüklerine ilişkin olduğu; anılan maddenin birinci ve ikinci fıkralarında, lisans sahiplerine, lisans hangi faaliyete (rafinerici, dağıtıcı, işleme, bayilik vb.) ilişkin olarak verilmişse, sadece buna ilişkin alanda piyasa faaliyetinde bulunabilecekleri ve lisans ile tanınan hakların 5015 sayılı Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılacağının belirtildiği görülmektedir.
Kanunîlik ilkesi, ortaya çıkan sonuca ceza uygulanabilmesini, fiilin kanunlarda açık bir şekilde kabahat veya suç olarak tanımlanması şartına bağlamaktadır. Tipiklik unsuru olarak da ifade edilen kanunî unsur, somut fiilin kanunda belirlenmiş soyut hukuk normuna uygun olmasını ifade etmektedir.
Bu itibarla, dava konusu idari para cezasının tesis edilmesine sebep olan, darbe girişimi nedeniyle olağanüstü bir durumun yaşandığı 16 Temmuz 2016 tarihinde 1.25 - 02.14 ve 02.27 - 03.14 saatleri arasında davacı şirketin sahibi olduğu akaryakıt istasyonunda akaryakıt satışı yapılmaması fiilinin karşılığında "sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi" fiili için öngörülen idari para cezası tesis edilmiş ise de, anılan fiilin Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, lisansın verdiği haklar dışında faaliyet yürütüldüğünden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca verilen idari para cezasında hukuka uygunluk, idari para cezası yönünden dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalı idareye iadesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan, temyiz aşamasında yatırılan toplam …-TL harcın istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu gerekçeli onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 28/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!