Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1145 E. , 2023/5108 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/1145
Karar No:2023/5108
TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
2. (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunun satış ve stok durumunun incelenmesi sonucu, 15-16 Temmuz 2016 tarihlerinde stoklarda akaryakıt bulunmasına rağmen akaryakıt satışının durdurulduğunun tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 84.575,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … (Mahkemece kararda sehven 6900-23 olarak yazılmıştır.) sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; petrol piyasısında faaliyet gösteren kişi veya kuruluşların genel olarak lisans verilmesi koşullarına uygun davranmaları gerektiği, özel olarak da petrole ilişkin hizmetleri sürekli ve düzenli ifa etmeleri gerekmekte olup, anılan yükümlülüğün ihlâli hâlinde idari para cezası müeyyidesinin uygulanabileceği, bununla birlikte, idari para cezalarının Kanun'da alt ve üst sınır belirtilmek suretiyle belirlendiği durumlarda, idari para cezası vermeye yetkili makamın, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen idari para cezası yaptırımı konusundaki takdir yetkisini kullanırken, Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinde yer alan kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusur ve ekonomik durumunu göz önünde bulundurması ve hangi nedenle idari para cezasını üst sınırdan verildiğinin yargısal denetime imkân verecek şekilde somut olarak ortaya konulması gerektiği, davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda darbe teşebbüsünün yaşandığı 15- 16 Temmuz 2016 tarihlerinde 01.06 - 02.10 ve 02.14 - 03.01 saatleri arasında akaryakıt satışının durdurulduğu sabit olup, davacı tarafından ileri sürülen müşteri yoğunluğunun takip ve kontrol edilememesi durumu hukuken geçerli bir mazeret olarak değerlendirilemeyeceğinden, davacı şirketçe petrol piyasasına ilişkin hizmetin sürekli ve düzenli yapılması gerekliliği ilkesi ihlâl edilmiş ise de, davalı idarece idari para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da getirilmediği anlaşılmış olduğundan, herhangi bir kriter gözetmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle Kanun'da öngörülen üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu kararda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, petrol piyasasına ilişkin hizmetin sürekli ve düzenli yapılması gerekliliği ilkesini ihlâl etmediklerinden, temyiz konu kararın bu kısmının hukuka uygun olmadığı, gerekçe yönünden bozulması gerektiği; davalı idare tarafından, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı ve davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
"…" adresinde … tarih ve … sayılı bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yapılan incelemede, stoklarda akaryakıt bulunmasına rağmen akaryakıt satışının 16 Temmuz 2016 tarih 01.06 - 02.10 ve 02.14 - 03.01 saatleri arasında durdurulduğunun tespit edildiği, konu ile ilgili olarak yürütülen soruşturma sonucu hazırlanan … tarih ve … sayılı Soruşturma Raporu'nda getirilen teklif ve davacı şirketin savunması değerlendirilerek söz konusu fiilin 5015 sayılı Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrasına 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına, 3. maddesinin dokuzuncu fıkrasına ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 56. maddesine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davacıya 5015 sayılı Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 84.575,00-TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmesi üzerine anılan idari para cezasının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının, yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamak olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde, bayi, bayilik faaliyeti için gerekli donanıma sahip gerçek ve tüzel kişileri; bayilik ise, karşılıklı yükümlülüklerin ekinde fizibilite olan bir sözleşmeye bağlanarak akaryakıt dağıtım şirketleri tarafından gerçek ve tüzel kişilere akaryakıtın kullanıcılara ikmali yetkisi verilmesi işlemi olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un "Lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülükleri" başlıklı 4. maddesinde, lisansın sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verdiği ve lisans ile tanınan hakların; bu Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılacağı kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrasında ise, belirtilenlerin dışında kalan, ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurum'ca bin beş yüz Türk Lirası'ndan yetmiş bin Türk Lirası'na kadar idarî para cezası verileceği kuralı yer almıştır.
17/06/2004 tarih ve 25495 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 56. maddesinde, "Kuruma ulaşan bilgi, duyum, ihbar ve şikâyetlerden; a) Petrolün temin ve/veya satışı ile petrole ilişkin hizmete ıfalarının sürekli ve düzenli yapılmadığı, yapılmasının engellendiği veya engellenmeye teşebbüs edildiği, b) Haksız rekabete veya rekabetin korunmasına ilişkin mevzuatın ihlâline sebebiyet verildiği, hususlarında, belirgin emarelerin oluştuğu veya bunların ulusal güvenliği veya kamu düzenini tehdit eder boyuta ulaştığına kanaat getirilmesi hâlinde gerekli girişimler Kurul kararıyla Kurum tarafindan başlatılır. Bu kapsamda, Kurum talimatlarının yerine getirilmediğinin anlaşılması hâlinde, yetkili merciler nezdinde gerekli işlemlerin başlatılmasıyla birlikte, soruşturma da açılır." kuralına yer verilmiştir .
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Kanunîlik ilkesi" başlıklı 4. maddesinde, "Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir. Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5326 sayılı Kanun'un aktarılan kuralı uyarınca, kanunda veya idarenin genel ve düzenleyici işlemlerinde tanımlanabilen kabahatin karşılığı olan idarî yaptırımın ve miktarının mutlaka ilgili kanununda belirtilmiş olması, ilgilisine de bu kabahatinin karşılığı olan idarî yaptırımın uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla, idarî yaptırım uygulamaya yetkili idareler tarafından, yaptırım kararı alınmadan önce mevzuata aykırı fiilin ne olduğu ve kanunun hangi maddesinin ihlâl edildiği tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmeli ve bundan sonra fiilin karşılığı olan kanunda belirtilen idarî yaptırımın uygulanmasına karar verilmelidir. Başka bir anlatımla, fiil ile uygulanan idarî yaptırım örtüşmeli ve ilgilisine kanunda karşılığı olmayan veya fiil ile örtüşmeyen bir idarî yaptırım uygulanmamalıdır.
5015 sayılı Kanun'un 4. maddesindeki düzenlemenin, lisans sahiplerinin genel nitelikli hak, kısıtlama ve yükümlülüklerine ilişkin olduğu; anılan maddenin birinci ve ikinci fıkralarında, lisans sahiplerine, lisans hangi faaliyete (rafinerici, dağıtıcı, işleme, bayilik vb.) ilişkin olarak verilmişse, sadece buna ilişkin alanda piyasa faaliyetinde bulunabilecekleri ve lisans ile tanınan hakların 5015 sayılı Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılacağının belirtildiği görülmektedir.
Kanunîlik ilkesi, ortaya çıkan sonuca ceza uygulanabilmesini, fiilin kanunlarda açık bir şekilde kabahat veya suç olarak tanımlanması şartına bağlamaktadır. Tipiklik unsuru olarak da ifade edilen kanunî unsur, somut fiilin kanunda belirlenmiş soyut hukuk normuna uygun olmasını ifade etmektedir.
Bu itibarla, dava konusu idari para cezasının tesis edilmesine sebep olan, darbe girişimi nedeniyle olağanüstü bir durumun yaşandığı 16 Temmuz 2016 tarihinde 1.06 - 02.10 ve 02.14 - 03.01 saatleri arasında davacı şirketin sahibi olduğu akaryakıt istasyonunda akaryakıt satışı yapılmaması fiilinin karşılığında "sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi" fiili için öngörülen idari para cezası tesis edilmiş ise de, anılan fiilin Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, lisansın verdiği haklar dışında faaliyet yürütüldüğünden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca verilen idari para cezasında hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının ve davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Davalı idare harçtan muaf olduğundan, temyiz aşamasında yatırılan toplam …-TL harcın istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya ve davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu gerekçeli onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 28/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!