Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/788 E. , 2023/4542 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/788
Karar No:2023/4542
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Turizm Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Fonu (…)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin mülkiyetinde olan ve Bodrum ilçesi, ... Mevkiinde bulunan, tapunun … pafta …parselinde kayıtlı inşaat hâlindeki "…" isimli otelin satışının iptali ile zararlarının giderilmesi ve haklarının eski hâle iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mülkiyeti davacı şirkete ait Bodrum ilçesi, ... Mevki, … pafta, … parselde bulunan inşaat hâlindeki "…" isimli otelin dava dışı …İnş. Taah. Ltd. Şti.'nin …A.Ş.'ye olan kredi borcu için ipotek edildiği, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile … A.Ş.'nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin davalı Fon'a devredildiği, devir üzerine … A.Ş.'nin tüm alacaklarının 28/12/2011 tarihli ''Alacak Temliki Sözleşmesi'' ile davalı Fon tarafından devralındığı, dava dışı …İnş. Taah. Ltd. Şti.'den olan kredi alacağının da bu kapsamda Fon'a devredildiği, bu alacak için ipotek edilen davacı şirkete ait inşaat hâlindeki otelin … İcra Müdürlüğü'nün … Talimat sayılı dosyası üzerinden satışa çıkarıldığı ve 11/07/2001 tarihinde Fon tarafından alacağa mahsuben satın alındığı, bu satışa karşı açılan ihalenin feshi davasının reddedilmesi sonrası taşınmazın 24/01/2006 tarihinde Fon adına tapuda tescil edildiği, bu esnada … A.Ş.'nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin davalı Fon'a devrine ilişkin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının Danıştay Onuncu Dairesi'nin 21/06/2004 tarih ve E:2004/7935 K:2004/5575 sayılı kararı ile iptal edildiği, ancak Fon adına tescil edilen taşınmazın 18/05/2007 tarihinde 3. kişilere satışının yapılarak tapuda devrin gerçekleştiği, davacının bu satış işleminin iptali istemiyle … İdare Mahkemesi'nin … esasına kayden dava açtığı, anılan Mahkemenin … tarih E:… K:… sayılı kararı ile davanın ehliyet yönünden reddine karar verildiği, bu kararın onanarak kesinleştiği, daha sonra davacının 25/05/2016 tarihinde idareye başvurarak tekrar taşınmazın satış işleminin iptali ile buna ilişkin zararlarının giderilmesi ve haklarının eski hâle iadesi talebinde bulunduğu, davalı idarenin bu talebinin … tarih ve … sayılı işlem ile reddedilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı;
Davacının, taşınmazın satışının iptali talebinin reddine yönelik kısmı yönünden yapılan incelemede; davacının, taşınmazın satışına ilişkin işlemin iptali istemiyle … İdare Mahkemesi'nin … esasına kayden dava açtığı, anılan Mahkemenin … tarih E:… K:… sayılı kararı ile davanın ehliyet yönünden reddedildiği ve anılan kararın onanarak kesinleştiği, söz konusu kararın, davacının, satış işleminin iptali talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle Mahkemelerinde bakılan dava için kesin hüküm niteliğinde olduğu ve işlemin bu kısmı açısından davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği,
Davacının zararlarının giderilmesi ve haklarının eski hâle iadesi talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede ise; … A.Ş.'nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin davalı Fon'a devrine ilişkin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının Danıştay Onuncu Dairesi'nin 21/06/2004 tarih ve E:2004/7935, K:2004/5575 sayılı kararı ile iptal edildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 17/02/2005 tarih ve E:2004/2177, K:2005/31 sayılı kararı ile onandığı, mülkiyeti davacıya ait taşınmazın bu kararlardan önce … İcra Müdürlüğü'nün … Talimat sayılı dosyası üzerinden satışa çıkarıldığı ve 11/07/2001 tarihinde davalı Fon tarafından alacağa mahsuben satın alındığı, ancak taşınmazın tapuda davalı adına tescilinin 24/01/2006 tarihinde gerçekleştiği, 18/05/2007 tarihinde …A.Ş.'nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin davalı Fon'a devrine ilişkin işlemin yargı kararı ile iptal edildiği bilinmesine rağmen taşınmazın davalı Fon tarafından üçüncü kişilere satıldığı, davalı idarenin mülkiyeti davacıya ait taşınmazla güvence altına alınmış olan kredi alacağını temlik almasının dayanağı olan BDDK kararının yargı kararı ile iptal edildiği açık olmasına rağmen, işlemlere devam ederek taşınmazı önce kendi adına akabinde ihale yoluyla satışını gerçekleştirmek suretiyle üçüncü kişiler adına tescil ederek davacıyı zarara uğrattığı ve bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, bu nedenle dava konusu işlemin davacının zararlarının giderilmesi ve haklarının eski hâle iadesi talebinin reddine yönelik kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davacının, taşınmazın satışının iptali talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden davanın kesin hüküm nedeniyle reddine; davacının, zararlarının giderilmesi ve haklarının eski hâle iadesi talebinin reddine dair kısmı yönünden ise dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdarî Dava Dairesi'nce; …A.Ş.'nin alacağının davalı idareye devrine sebep olan ve bu Bankanın temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin davalı Fon'a devrine ilişkin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararının yargı yerince iptal edildiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin "… ve …Holding A.Ş. - Türkiye" kararıyla mülkiyet hakkının ihlâlinin ortaya konulduğu, diğer yandan, inşaat hâlindeki otel yapısı için davacının 30/03/2005 ve 18/06/2005 tarihli başvurularıyla kredi borcunun ödenmesi için getirdiği tekliflerin davalı idare tarafından dikkate alınmadığı, bu başvurular yanıtlanmadan taşınmazın üçüncü kişiye satışı yoluna gidildiği, böylece zararının oluştuğundan bahisle, bu zararının karşılanması ve hakkının eski hâle iadesi için davacı tarafından davalı idareye başvuruda bulunulduğu, alacaklı Bankanın Fon'a devrine ait kararın iptal edilmiş olmasının, iptal kararı öncesinde Fon tarafından gerçekleştirilen işlemleri hukuka aykırı kılmadığı ve taşınmazın iadesinin olanaklı olmadığı gerekçesiyle başvurunun reddedildiği, alacaklı Bankanın Fon'a devrine dayanak sağlayan idari işlemin yargı yerince iptali, idareyi, bu Banka devredilmemiş olsa ne durumda olacak ise o hukuki ve fiili duruma getirmek için gereken önlemleri almakla yükümlü kıldığından, bu durumun davacının Bankaya ait borcununu sona erdirmeyeceği ve davacıya, çekişme konusu olmayan borcuna karşılık tahsil edilmiş tutarı veya malı geri talep etme olanağı tanımayacağı, bu nedenle, davacının, hakkının iadesini, esasen taşınmazın kendisine iadesini isteyen başvurusunun reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin bu kısmının iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının kaldırılmasına ve bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, otelin geri alınması için iki defa yaptıkları teklife bir yanıt alamadıkları, …'a olan borç miktarının kendilerine bildirilmediği, tesisin çok düşük bir miktara satıldığı, davalı idarenin yanlış ve olumsuz tasarrufları nedeniyle tesisin 10 yıldır bakımsız ve metruk hâlde olduğu, davalı idarenin bir tacir gibi hareket edemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, …'ın Fon'a devrine ilişkin BDDK kararının iptal edilmesinin, iptal kararı verilinceye kadar Fon tarafından temlik alınan alacakların tahsili amacıyla yapılan işlemleri hukuka aykırı hâle getirmeyeceği, tüm bu aşamalar boyunca yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, işlem yapılan 3. kişiler bakımından kazanılmış hakların doğduğu, ayrıca davacı tarafından kredi ilişkisinin sonlandığına, kredi borcunun kapatıldığına ve ipotekli taşınmazın satılmasına gerek kalmadığına dair bir açıklama yapılmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın ehliyet yönünden reddi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçelerinin ehliyet yönünden ilk incelemeye tabi tutulacağı belirtilmiş, (6) numaralı fıkrasında ise maddede sayılan hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi hâlinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde ise 14. maddenin (3) numaralı fıkrasının (c) bendinde yazılı hususta kanuna aykırılık görülürse davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır. Anılan maddede sözü edilen ''ehliyet'' kavramının, iptal davası açılabilmesinin idari yargılama usulü bakımından özel bir koşulu olan ''subjektif ehliyeti'' kapsadığı gibi, genel dava açma ehliyetini, diğer bir anlatımla ''fiil ehliyeti''ni ya da ''objektif ehliyeti'' de kapsadığında duraksama bulunmamaktadır.
2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin 1. fıkrasında, ehliyetle ilgili olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili düzenlemelerine göndermede bulunulmuş; 6100 sayılı Kanun'un 50. maddesinde, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın, davada taraf ehliyetine de sahip olacağı; 51. maddesinde, dava ehliyetinin, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği kuralı yer almıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 47. maddesinde, başlı başına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi topluluklarının ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal topluluklarının kendileriyle ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanacağı; 48. maddesinde, tüzel kişilerin, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insanlara özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehil olacağı; 49. maddesinde, tüzel kişilerin, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla fiil ehliyetini kazanacağı; 50. maddesinde, tüzel kişilerin iradesinin organları aracılığıyla açıklanacağı, organların hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokabileceği; 55. maddesinde ise, kamu tüzel kişileri ile ticaret şirketleri hakkındaki kanun hükümlerinin saklı olduğu kurala bağlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 124. maddesinde, ticaret şirketlerinin; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibaret olduğu; 125. maddesinde, ticaret şirketlerinin tüzel kişiliği haiz olduğu, Türk Medeni Kanunu'nun 48. maddesi çerçevesinde bütün haklardan yararlanabileceği ve borçları üstlenebileceği; 126. maddesinde, her şirket türüne özgü hükümler saklı kalmak kaydıyla Türk Medeni Kanunu'nun tüzel kişilere ilişkin genel hükümlerinin ticaret şirketleri hakkında da uygulanacağı; 355. maddesinde, anonim şirketin, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanacağı; 31. maddesinin 1. fıkrasında ise, tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğin de tescil olunacağı kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 28/01/2014 tarih ve 8495 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi nüshasında davacı şirketin 23/01/2014 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi uyarınca re'sen ticaret sicilinden terkin edildiği hususunun ilan edildiği, dava konusu işlemin 24/06/2016 tarihinde tesis edildiği, davanın ise davacı vekili tarafından 05/09/2016 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre anonim şirketler, ticaret sicilinde tescil ile tüzel kişilik kazanmakta, ana sözleşmesinde yazılı işletme konularında haklara ve borçlara sahip olmakta ve organları tarafından temsil edilmektedir. Diğer taraftan, şirketin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde ticaret sicil kaydının terkin edilmesi ile birlikte tüzel kişilik son bulmaktadır.
Tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle hak ve fiil ehliyetini yitiren şirketlerin, sona erme tarihinden sonra bu şirketlerin yargı mercileri önünde temsil edilebilmelerine de olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda, tüzel kişiliği sona eren şirket tarafından açılan davanın ehliyet yönünden reddedilmesi gerekirken, davanın esası incelenmek suretiyle verilen davanın kısmen reddine, kısmen dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmına yönelik olarak davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile bu kısım yönünden de davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmına yönelik olarak davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile bu kısım yönünden de davanın reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 07/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!