WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2018/710 E.  ,  2023/4854 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/710
Karar No : 2023/4854

DAVACI : … Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR : 1- … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
2- … A.Ş. (…) Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
30/12/2017 tarih ve 30286 sayılı 1. Mükerrer Resmî Gazete'de yayımlanan, 01/01/2018 tarihinden itibaren uygulanacak iletim sistem kullanım ve sistem işletim tarifelerinin belirlenmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının davacı şirketin Trabzon ilinde üretim tesisinin bulunduğu 13. tarife bölgesi yönünden iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu Kurul kararı ile hukuki güvenlik ilkesinin ihlâl edildiği, ticari kazanç amacıyla devlet alım garantisi ile kurulmuş olan şirketin kârlılığının önemli ölçüde ortadan kaldırıldığı, mülkiyet hakkının ihlâl edildiği, iletim tarifeleri ile enflasyon oranının çok üzerinde fahiş miktarda artış gerçekleştirildiği, bölgeler arasındaki kullanım bedelleri arasında ciddi farklılıklar bulunduğu, iletim bedelleri içerisinde hangi kalemlerin ne oranda olduğunun, hangi yöntem ile tarifelerin tespit edildiğinin belli olmadığı, belirlenen tarife ile sebep olunmayan ya da faydalanılmayan maliyetlere katlanmak zorunda bırakıldıkları, tarife içerisinde bulunan yan hizmet bedelleri, iletim kaybı, sıfır bakiye bedeli gibi tahmini olarak belirlenerek tarifeye konulan maliyetlere ilişkin düzeltme bileşeni kapsamında devam eden yıla yansıtma işleminin yapılmamasının Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'ne ve Gelir Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'e aykırı olduğu, TEİAŞ’ın tarifeler yoluyla aşırı kâr elde ettiği ileri sürülerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi ve 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendinin son cümlesinde yer alan "TEİAŞ'ın yapacağı şebeke yatırımları ve iletim ücretleri iletim tarifesinde yer alır" düzenlemesi ile aynı fıkranın (ç) bendinde yer alan "Dağıtım tarifeleri: Dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifeleri, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Dağıtım tarifeleri; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur." düzenlemesinin Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması istenilmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMALARI :
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından, öncelikle, usule ilişkin olarak, dava konusu Kurul kararlarının iptalinin talep edilmesinde davacının hukukî menfaat yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiği; davanın süresinde açılmadığının tespiti hâlinde süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, Anayasa'ya aykırılık iddiasının yerinde olmadığı, iletim tarifesi içerisinde yer alan bedellerin TEİAŞ'ın ilgili faaliyetleri yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlendiği, iletim tarifelerinin Kurul'un maliyet esaslı tarife belirleme yetkisi kapsamında belirlendiği, enflasyon oranının tarife hesaplamalarında dikkate alınan unsurlardan yalnızca biri olduğu, gelir tavanı bileşenleri ve nitelikleri dikkate alındığında fiyat artışının doğrudan enflasyon oranları ile karşılaştırılmasının doğru olmadığı, 6446 sayılı Kanun'un amacı gözetilerek iletim tarifesi içerisinde dikkate alınan unsurların üreticilere ve tüketicilere yansıtılması hususunda mâkul bir dengenin sağlandığı, tarifelerin 14 bölge bazında birbirinden farklı şekilde belirlenmesinin kamu yararına uygun olduğu, iletim sisteminde bir noktada (TM) üretimin yüksek olması sonucunda üretim için kapasite artış ihtiyacı, yani yatırım gerekliliği daha fazla olacağından, bu noktada üretim için yüksek iletim tarifeleri, bir noktada üretimin düşük olması sonucunda üretim için kapasite artış ihtiyacı daha az olacağından bu noktada üretim için düşük iletim tarifeleri hesaplandığı, tüketim için de, yüksek tüketimin bulunmasının tüketim için yüksek iletim tarifesini, düşük tüketimin bulunmasının tüketim için düşük iletim tarifesini getirdiği, üretimin az tüketimin fazla olduğu bölgelerde üretimin, üretimin fazla tüketimin az olduğu bölgelerde tüketimin teşvik edildiği, bu şekilde iletim sisteminin yatırım ihtiyacı azaltılarak toplumsal faydanın yükseltilmeye çalışıldığı, aynı iletim tarifesi bölgesi içinde yer alan üreticilere kendi aralarında farklı bedel uygulanmadığı, bir şirketin bir pazarda oluşan maliyetlerini başka bir alandaki faaliyetlerine yüklemesi veya elde ettiği geliri aynı şekilde başka bir pazardaki faaliyetlerini finanse etmek için kullanması hâlinde çapraz sübvansiyondan bahsedilebileceği, 2017 yılında iletim sistemi kullanıcılarına yansıtılan bedellerde yaşanan değişimin sebebinin sıfır bakiye düzeltme tutarının 01/01/2016'dan itibaren TEİAŞ'ın tarife unsuru olarak kabul edilmesinden kaynaklandığı, 2018 yılı tarifelerindeki artışın ise primer frekans kontrolü, sekonder frekans kontrolü gibi yan hizmetler için öngörülen maliyetlerin dikkate alınması ve kapasite mekanizmasının tarife hesaplamalarına dahil edilmesinden kaynaklandığı savunulmuştur.
TEİAŞ Genel Müdürlüğü tarafından, öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığının tespiti hâlinde süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, gelir tavanı düzenlenirken, gelir tablosu değerlerinin (gelir ve giderler) dikkate alındığı, yatırım ve işletme bütçesi harcamalarının finansmanının sistem kullanım ve sistem işletim bedeli tahsilatı ile ancak mümkün olduğu, bu nedenle nakit ihtiyacının karşılanmasının önemli olduğu, aksi hâlde üretim tesislerinin sisteme irtibatının sağlanmasında güçlükler yaşanacağı, gelir gereksinimi belirlenirken sadece yatırım ve işletme bütçelerinin finansmanının esas alındığı, tarifelerin enflasyon oranına endeksli olmadığı, tarife bileşenlerinin mevzuat uyarınca belirlendiği, uygulanacak bölgesel tarifelerin tespit edilmesi sürecinde EPDK tarafından onaylanmış olan gelir tavanı esas alınarak Yöntem Bildirimi'nde açıklanan Yatırım Maliyetine Dayalı Fiyatlandırma (YMDF) Nakil Modeli adlı matematiksel bir bilgisayar modeli çalıştırıldığı veya bir önceki uygulama döneminde YMDF ile tespit edilen tarife bölgelerinin kullanılmaya devam edildiği, TEİAŞ'ın doğrudan kontrolü altında olan maliyetler ile TEİAŞ'ın doğrudan kontrolü altında olmayıp elektrik iletim sisteminin tüm iletim sistemi kullanıcılarına hizmet verebilir hâlde tutmak için ve sistem işletim gereksinimleri doğrultusunda kullanıcılarla yapılan anlaşmalara göre oluşan maliyetler bulunduğu, MW veya kW/h ile ölçülen enerjinin üretim miktarını gösterdiği ve tarifenin bir bileşeni olduğu, tarife belirlenirken ana hizmet ilkesi olan eşit taraflar arasında ayrım yapılmamasının esas alındığı savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'NİN DÜŞÜNCESİ :
Dava, 30/12/2017 tarih ve 30286 sayılı 1. Mükerrer Resmî Gazete'de yayımlanan 28/12/2017 tarih ve 7612-2 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararıyla düzenlenen davacı şirketin Trabzon İlinde üretim tesisinin bulunduğu 13. bölgeye ilişkin iletim tarifesinin iptali istemine ilişkindir.
Davalı idarelerin usule yönelik itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Tarifeler ve tüketicilerin desteklenmesi" başlıklı 17. maddesinin 1. ve 6. fıkrasında, "Bu Kanun kapsamında düzenlenen ve bir sonraki dönem uygulanması önerilen tarifeler, ilgili tüzel kişi tarafından Kurulca belirlenen usul ve esaslara göre, tarife konusu faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içerecek şekilde hazırlanır ve onaylanmak üzere Kuruma sunulur. Kurul, mevzuat çerçevesinde uygun bulmadığı tarife tekliflerinin revize edilmesini ister veya gerekmesi hâlinde resen revize ederek onaylar. İlgili tüzel kişiler Kurul tarafından onaylanan tarifeleri uygulamakla yükümlüdür.
...(6) Kurulca düzenlemeye tâbi tarife türleri şunlardır:...
b) İletim tarifesi: TEİAŞ tarafından hazırlanacak olan iletim tarifesi; üretilen, ithal veya ihraç edilen elektrik enerjisinin iletim sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm kullanıcılara eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. TEİAŞ’ın yapacağı şebeke yatırımları ve iletim ek ücretleri iletim tarifesinde yer alır." hükmü öngörülmüştür.
Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin 4/1 maddesinde, "İletim sistemi işletim bedeli: TEİAŞ bünyesindeki Milli Yük Tevzi Merkezi tarafından sunulan hizmet maliyetleri, yatırım maliyetleri, yan hizmetlere ilişkin maliyetler dikkate alınarak hesaplanan bedeli,
o) İletim sistemi kullanım bedeli: İletim hizmetinin sunulması sırasında oluşan maliyetlerden mevzuat kapsamında uygun görülenler dikkate alınarak hesaplanan bedeli,", ifade eder hükmü; "İletim tarifesi" başlıklı 7. maddesinde, "(1) İletim tarifesi; iletim sistemi kullanım bedeli, iletim sistemi işletim bedeli ile tarifenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslardan oluşur. İletim tarifesi içerisinde yer alan bedeller iletim şirketinin ilgili faaliyetleri yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlenir. İletim ek ücreti iletim tarifesinde yer alır.
(2) İletim sistemi kullanım bedeli ve iletim sistemi işletim bedeli, 11/8/2002 tarihli ve 24843 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İletim Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ hükümleri esas alınarak hesaplanır." hükmü "Tarife önerisi fiyat yapısı" başlıklı 22. maddesinde, (1) Tarife önerisindeki fiyat yapısı sabit ve/veya değişken bileşenlerden oluşabilir.
(2) Fiyat yapısı içerisinde değişken bileşenler olarak enerji (aktif-reaktif), kilovat (kW) cinsinden güç veya bağlantı kapasitesi gibi unsurlar yer alır.
(3) Tarife önerisi kapsamındaki fiyatlar;
a) Bölgesel özellikler,
b) Gerilim ve güç seviyeleri,
c) Gün içi ve yıl içi dönemler dikkate alınarak düzenlenebilir.
(4) Tarife önerisindeki fiyat yapısı içerisinde, tarifeleri düzenlemeye tabi tüzel kişilerin piyasa faaliyetleri ile doğrudan ilişkili olmayan hiçbir unsur yer alamaz." hükmü yer almıştır.
Olayda, 13/12/2017 tarihli ve 7510 sayılı Kurul Kararı ile, diğer davalı idareye ait gelir ve tarife düzenlemelerine yönelik uygulama süresinin 01/01/2018-31/12/2020 olarak belirlenmesine yönelik 5. uygulama dönemi sistem kullanım ve sistim işletim gelir kaynaklarının onandığı, 28/12/2017 tarihli ve 7612-1 sayılı EPDK kararı ile bu kez 6446 sayılı Kanun'a dayanılarak sistem kullanım ve sistem işletim gelir tavanlarının yine EPDK tarafından onandığı, TEİAŞ'ın onaylanan gelir tavan kapsamında 01/01/2018 tarihinden itibaren uygulanacak iletim sistem kullanım ve sistem işletim tarifelerinin, üreticiler ve tüketiciler için kabul edilen İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama ve Uygulama Yönetim bildirimi çerçevesinde 13. bölge bazında davaya konu kararın alındığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, 2003 yılından beri metodoliye göre düşük fiyat avantajından yararlanan tüm ilgililerin, iletim sistemi üzerinde oluşturdukları yatırım ihtiyacı dikkate alınarak sistem kullanım bedellerinin uygulanmaya başlanması, yan hizmet ve kapasite mekanizması maliyetlerinin gelir tavanına ilave edilmesi, iletim sistem kullanım ve sistem işletim tarifelerinin 13. bölge bazında farklı şekilde belirlenmesi, coğrafi olarak üretimin ve tüketimin az ve fazlalık halinin teşviki ile kamu yararı ve toplumsal fayda durumunun dikkate alınması amacıyla işlem tesisinde yukarıda açıklanan mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Sistem kullanım ve sistem işletim gelir tavanlarının ve bu gelir tavanlarına göre sistem kullanıcılarına uygulanacak sistem kullanım ve sistem işletim tarifelerinin belirlenmesi amacıyla, 2018-2020 5. Uygulama Dönemi kapsamında TEİAŞ tarafından gönderilen tarife teklifi EPDK Tarifeler Dairesi Başkanlığı'nca değerlendirilmiş ve Kurul'un 28/12/2017 tarih ve 7612-1 sayılı Kurul kararı ile, TEİAŞ'ın 2018 yılı sistem kullanım ve sistem işletim gelir tavanları onaylanmıştır. Aynı tarihli ve 7612-2 sayılı Kurul kararı ile de, TEİAŞ tarafından 01/01/2018 tarihinden itibaren uygulanacak iletim sistem kullanım ve sistem işletim tarifeleri, İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama ve Uygulama Yöntem Bildirimi çerçevesinde üreticiler ve tüketiciler için (14 bölge bazında) onaylanmıştır.
Bunun üzerine, 7612-2 sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarelerin usule yönelik itirazları geçerli görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
ANAYASA'YA AYKIRILIK İDDİASININ İNCELENMESİ:
Davacı tarafından, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendi ile (ç) bendinin ilgili kısımlarının Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrasında, elektrik enerjisi iletim faaliyetinin, lisansı kapsamında münhasıran TEİAŞ tarafından yürütüleceği, TEİAŞ'ın, bu Kanunla belirlenen faaliyetler dışında bir faaliyetle iştigal edemeyeceği, iletim faaliyetiyle birlikte yürütülmesi verimlilik artışı sağlayacak nitelikteki piyasa dışı bir faaliyetin yürütülmesinin Kurumun iznine tâbi olduğu, iletim sistemi teknik ve teknik olmayan kayıplarını karşılamak amacıyla ve yan hizmetler piyasası kapsamında elektrik enerjisi veya kapasitesi satın alınması veya kiralanması ile iletim sistemi teknik ve teknik olmayan kayıplarını karşılamak için sözleşmeye bağlanan enerjinin, gerçekleşmeler nedeniyle fazlasının satışının bu hükmün istisnası olduğu; ikinci fıkrasında, TEİAŞ'ın, şebeke, dengeleme ve uzlaştırma ve yan hizmetler hakkındaki yönetmeliklerin uygulanmasını gözetmekle, piyasa işletim lisansı kapsamında yan hizmetler piyasasını ve dengeleme güç piyasasını işletmekle, gerçek zamanlı sistem güvenilirliğini izlemekle, sistem güvenilirliğini ve elektrik enerjisinin öngörülen kalite koşullarında sunulmasını sağlamak üzere gerekli yan hizmetleri belirlemek ve bu hizmetleri ilgili yönetmelik hükümleri doğrultusunda sağlamakla görevli ve yükümlü olduğu; 17. maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendinde, TEİAŞ tarafından hazırlanacak olan iletim tarifesinin; üretilen, ithal veya ihraç edilen elektrik enerjisinin iletim sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm kullanıcılara eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerdiği, TEİAŞ’ın yapacağı şebeke yatırımlarının ve iletim ek ücretlerinin iletim tarifesinde yer aldığı kurala bağlanmıştır.
Dava konusu Kurul kararının alındığı tarihte yürürlükte olan mülga Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (n) bendinde, iletim sistemi işletim bedelinin, TEİAŞ bünyesindeki Milli Yük Tevzi Merkezi tarafından sunulan hizmet maliyetleri, yatırım maliyetleri, yan hizmetlere ilişkin maliyetler dikkate alınarak hesaplanan bedeli; (o) bendinde, iletim sistemi kullanım bedelinin, iletim hizmetinin sunulması sırasında oluşan maliyetlerden mevzuat kapsamında uygun görülenler dikkate alınarak hesaplanan bedeli; (ö) bendinde, ilgili mevzuatın, elektrik piyasasına ilişkin kanun, yönetmelik, lisans, tebliğ, genelge ve Kurul kararlarını ifade ettiği; 7. maddesinde, iletim tarifesinin, iletim sistemi kullanım bedeli, iletim sistemi işletim bedeli ile tarifenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslardan oluştuğu, iletim tarifesi içerisinde yer alan bedellerin iletim şirketinin ilgili faaliyetleri yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirleneceği, iletim ek ücretinin iletim tarifesinde yer aldığı, iletim sistemi kullanım bedeli ve iletim sistemi işletim bedelinin, 11/08/2002 tarihli ve 24843 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İletim Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ hükümleri esas alınarak hesaplandığı; 16. maddesinde, her bir tarife türüne ilişkin parametreler ile bu parametrelerin tespitinde dikkate alınacak ve alınmayacak harcamalar, gelirler ve diğer unsurların, bu Yönetmeliğe dayanılarak çıkarılan Tebliğler ile ilgili mevzuattaki diğer hükümlere uygun olarak belirlendiği; 22. maddesinin birinci fıkrasında, tarife önerisindeki fiyat yapısının sabit ve/veya değişken bileşenlerden oluşabileceği; üçüncü fıkrasında, tarife önerisi kapsamındaki fiyatların;
a) Bölgesel özellikler,
b) Gerilim ve güç seviyeleri,
c) Gün içi ve yıl içi dönemler, dikkate alınarak düzenlenebileceği kuralları yer almıştır.
İletim Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 5. maddesinin birinci fıkrasında, "İletim bedelleri, TEİAŞ’ın iletim sistem kullanım faaliyetini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlenir."; ikinci fıkrasında, "İletim bedelleri; iletim sistem kullanım bedelleri, sistem işletim bedelleri ve ilgili mevzuat çerçevesinde oluşabilecek diğer bedellerden oluşur. Bu kalemlerin kapsamı ve her bir kullanıcı grubuna bu kalemlerden hangisi/hangilerinin uygulanacağı yöntem bildiriminde belirlenir. Yöntem bildirimi, TEİAŞ tarafından hazırlanarak Kuruma sunulur. Kurul yöntem bildirimini aynen veya değiştirerek onaylar."; 12. maddesinin birinci fıkrasında, "İletim sistemi kayıplarının TEİAŞ tarafından karşılanacak şekilde satın alınması ve/veya 14/04/2009 tarihli ve 27200 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği ve diğer ilgili mevzuat kapsamında yürütülen faaliyetler sonucu doğan giderlerin, mevzuatta farklı bir düzenleme bulunmadığı durumda, gelir düzenlemeleri yoluyla karşılanması esastır."; ikinci fıkrasında, "Birinci fıkra kapsamındaki giderlerden Kurumca uygun bulunanlar işletme giderleri içerisinde dikkate alınır. Bu giderlerden işletme giderlerine dâhil edilmeyenler gelirleri maliyetlerini karşılayacak şekilde gelir tavanına ilave edilerek iletim bedelleri yoluyla karşılanabilir veya usul ve esasları yöntem bildiriminde düzenlenmek şartıyla ilgililere ayrıca yansıtılabilir. Bu giderlerden gelir tavanına dâhil edilenlerin öngörülen değerleri ile gerçekleşmeleri arasında oluşacak farklar, gelir farkı düzeltme bileşeni yoluyla tarifelerde dikkate alınır." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan kurallardan, iletim bedelinin, TEİAŞ'ın iletim sistem kullanım faaliyetini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetler göz önünde bulundurularak belirlendiği, iletim sistemi kullanım bedelinin ve iletim sistemi işletim bedelinin, İletim Gelirlerinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ hükümleri esas alınarak Kurul tarafından belirlendiği, tarife hesaplamalarında enflasyon oranı olarak Tüketici Fiyat Endeksi değişim oranının dikkate alındığı anlaşılmaktadır.
YMDF ile iletim sistemi sistem kullanım tarifeleri 22 bölge bazında ilk kez 2003 yılında hesaplanmıştır. Bu yöntemde, verilen hizmetler, bu hizmetlerin verilmesine ilişkin artan maliyetleri yansıtacak şekilde fiyatlandırıldığında, kullanıcılara etkin ekonomik sinyaller sağlanabilmektedir. Sistem kullanım fiyatları, iletim sisteminin farklı yerlerindeki kullanıcılarının sistemi kullanım miktarlarını marjinal olarak artırmaları ya da azaltmalarının TEİAŞ’ın maliyetlerine olan etkilerini yansıtacak şekilde tasarlanmıştır. 2004 ve 2005 yıllarında 22 bölge bazında tarifeler artırılmıştır.
2006-2008 birinci uygulama döneminde, 2006 yılında TEİAŞ'ın hazırlayıp EPDK'nın onayladığı herhangi bir tarife bulunmamaktadır. 2007 ve 2008 yıllarında da 22 bölge bazında tarifeler artırılmıştır. 2003-2008 dönemindeki tarifelerin ortak özelliği, 22 bölge bazında uygulanması ve üretimin fazla ya da az, benzer şekilde tüketimin fazla ya da az olduğu bölgelerde tarifenin değişiklik göstermesidir. Dolayısıyla, YMDF'nın hem üreticilere hem de tüketicilere yatırım ve tüketim tercihlerini yapabilmelerine yönelik sinyal etkisi verdiği açıktır.
2009-2011 ikinci uygulama döneminde, 2009 yılında mevcut tarife bölge sayısı 14'e indirilmiş, 4628 sayılı Kanun'un Geçici 14. maddesi uyarınca üreticilerin ilgili üretim bağlantılarına %50 indirim uygulanacağı belirtilmiştir. 2010 ve 2011 yıllarında da 2009 yılındaki bölge sayısı korunmuş ve tarifeler üretim veya tüketim yoğunluğuna göre artırılmıştır.
2012-2014 üçüncü uygulama döneminde, tarife bölgeleri ve bu bölgelere ait üretici ve tüketici tarifeleri belirlenmesi çalışmaları, TÜBİTAK Uzay Enstitüsü Güç Sistemleri Analiz Grubu tarafından gerçekleştirilmiştir.
2015-2017 dördüncü uygulama döneminde, Yönetmelik değişikliğiyle birlikte iletim kayıpları ve Sıfır Bakiye Düzeltme Tutarı (SBDT) kalemleri TEİAŞ'ın iletim tarifesinin birer unsuru olarak yer almıştır. Her iki kalem, 14 tarife bölgesinde üreticilere ve tüketicilere tahsis edilen kapasite miktarı üzerinden sabit bileşenli olarak belirlenmiştir. Ancak, 01/05/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 21/04/2016 tarih ve 6234 sayılı Kurul kararıyla, iletim tarifesinin tahsis edilen kapasite miktarı üzerinden sabit ve sisteme verilen veya sistemden çekilen enerji miktarı uyarınca değişken bileşenli olarak uygulanmasına karar verilmiştir.
Dava konusu tarifenin de yer aldığı 2018-2020 yılları ise beşinci uygulama dönemidir. Bu dönemde 26/11/2017 tarih ve 30252 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 01/02/2018 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Yan Hizmetler Yönetmeliği kapsamında TEİAŞ tarafından sunulan primer frekans kontrolü, sekonder frekans kontrolü gibi yan hizmetler için ihale sistemine geçilmiştir. Ayrıca 20/01/2018 tarih ve 30307 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Kapasite Mekanizması Yönetmeliği uyarınca kapasite mekanizması bütçesi önerisi sunulmuştur. Daha önce kullanıcılara ayrıca fatura edilmekte olan yan hizmetler ve kapasite mekanizması harcamaları 2018 yılından itibaren TEİAŞ gelir tavanı hesabına dâhil edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden TEİAŞ'ın 2017 yılına ilişkin toplam gelir tavanının 6.525.380.000,00-TL, 2018 yılına ilişkin toplam gelir tavanının 8.337.169.123,00-TL olduğu, 2016 yılı toplam gelir tavanı 5.527.600.000,00-TL olarak belirlenmişken, toplam harcamanın 6.241.652.732,00-TL olarak gerçekleştiği, nitekim 2017 yılı toplam gelir tavanı 6.525.380.000,00-TL olarak belirlenmişken toplam harcamanın 7.294.435.232,75-TL olarak gerçekleştiği, dolayısıyla önceki iki senede sırasıyla 714.152.732,00-TL ve 769.055.232,75-TL olmak üzere öngörülen gelir tavanından fazla harcama gerçekleştiği, 7612-1 sayılı Kurul kararı uyarınca onaylanan TEİAŞ'ın 2018 yılına ilişkin sistem kullanım gelir tavanının 7.057.204.654,00-TL ve sistem işletim gelir tavanının 1.279.964.469,00-TL olduğu, dava konusu Kurul kararıyla ise, mezkûr gelir tavanları kullanılarak Yöntem Bildirimi çerçevesinde hesaplanan ve 01/01/2018 tarihinden itibaren uygulanacak iletim sistem kullanım ve sistem işletim tarifeleri onaylandığı anlaşılmıştır.
TEİAŞ'ın 2018 yılı sistem kullanım ve sistem işletim gelir tavanları (sırasıyla 4.557.204.654,00-TL ve -20.035.531,00-TL), ilgili mevzuat gereğince yürütülen faaliyetlerden iletim kayıplarının karşılanması (1.2 milyar TL), sıfır bakiye düzeltme tutarına ilişkin yükümlülükler (600 milyon TL), yan hizmetler için öngörülen maliyetler (700 milyon TL), kapasite mekanizması bütçesinden (1.3 milyar TL) oluşmaktadır.
Dava konusu Kurul kararı öncesinde mevzuatta yapılan değişiklikler uyarınca primer frekans kontrolü, sekonder frekans kontrolü gibi yan hizmetler ile kapasite mekanizmasının TEİAŞ'ın gelir tavanına dahil edilmesine karar verilmiş, bu kapsamda 2018 yılı gelir tavanına toplam 2 milyar TL'lik ekleme yapılmıştır.
Sistem kullanım ve sistem işletim tarifelerinin hesaplanmasına esas olan TEİAŞ'ın gelir tavanına esas gelir gereksinimi, işletme giderleri ve yatırım harcamalarına karşılık elde etmesi gereken yatırım bileşeninden oluşmaktadır. Bunlar, iletim sistemi verileri (iletim hatları, trafo kapasiteleri, trafo sayıları, personel sayıları) ve geçmiş yıllara ilişkin giderler dikkate alınmak suretiyle onaylanmaktadır. Sonuç olarak, gelir tavanında yer alan maliyet unsurları açısından, önceki yıl gerçekleşmelerine bakılarak mâkul görülen tutarlar 2018 yılı gelir tavanı hesabına dâhil edilmiştir. Nitekim gelir tavanına haricen belirlenen kapasite mekanizması, sıfır bakiye düzeltme tutarı, yan hizmetler, iletim kayıpları gibi tutarlar bir sonraki belirlemede yalnızca gerçekleşme değerleri karşılanacak şekilde düzeltilmektedir.
Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nde, tarife önerisindeki fiyat yapısının sabit ve/veya değişken bileşenlerden oluşabileceği, değişken bileşenler olarak enerji (aktif-reaktif), kilovat (kW) cinsinden güç veya bağlantı kapasitesi gibi unsurların bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca fiyatların, bölgesel özellikler, gerilim ve güç seviyeleri ile gün içi ve yıl içi dönemler dikkate alınarak düzenlenebileceği öngörülmüştür. Sabit ve/veya değişken bileşenler sayma yoluyla belirlenmemiş ise de, tarifede yer alan veya alacak maliyet unsurlarının yapısının zaman içerisinde değişkenlik göstermesi böyle bir belirlemenin zorluğunu ortaya koymaktadır. Ancak mevcut durumda, yatırım kaynaklı olarak öngörülen maliyetlerin (yatırım bileşeni, yatırım farkı düzeltme bileşeni ve kapasite mekanizması) sabit, kısa vadede geri dönüşü beklenen maliyetlerin ise (işletme giderleri, iletim kayıpları, sistem işletimine ilişkin sıfır bakiye düzeltme tutarı ve yan hizmetler) değişken karakterli bileşen olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır.
Sistem kullanım faaliyetinin yatırıma dayalı olan sabit bileşeninin bölgesel olarak dağıtılması için kullanılan YMDF modeli uyarınca, üretimin/tüketimin yoğun olduğu bölgelerde üretim/tüketim fiyatları yüksek olarak belirlenerek üreticilerin/tüketicilerin yatırımlarını fiyatların daha düşük olduğu farklı bölgelere kaydırmaları teşvik edilmekte ve iletim sisteminin optimum kullanımı ile TEİAŞ tarafından yapılacak yatırımların optimum olarak dağıtılması sağlanmaya çalışılmaktadır. Her üç yılda bir bölgeler ve fiyatlar tekrar hesaplanmış olmakla birlikte, 2018-2020 beşinci uygulama dönemi için dördüncü uygulama dönemi şebeke modelinin kullanılmasına devam edilmiştir. Sonuç olarak üretim tesislerinin belli bir bölgeye yoğunlaşmasının iletim maliyetlerinde ve buna bağlı olarak sistem kullanım bedellerinde artışa yol açtığı, uygulanan yöntemle ise bu durumun önlenmesi amacıyla, üretimin az tüketimin fazla olduğu bölgelerde üretim; üretimin fazla tüketimin az olduğu bölgelerde tüketim teşvik edilecek şekilde tarifelerin belirlendiği, bölgesel tarife farklılığının bu nedenle oluştuğu, ancak aynı iletim tarife bölgesi içinde yer alan kullanıcılara farklı ücret uygulamasının mevcut olmadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca, davacı tarafından iletim tarifelerinde mevzuatta belirtilen enflasyon oranında artış kuralına uyulmadan fahiş oranda artış gerçekleştirildiği ve iletim tarifelerindeki artışın TEİAŞ'ın maliyetlerindeki artıştan kaynaklanmadığı ileri sürülmüş ise de, tarifedeki artışın TEİAŞ'ın gelir tavanındaki artıştan kaynaklandığı, dolayısıyla tarifenin Kurul'un maliyet esaslı tarife belirleme yetkisi kapsamında belirlendiği, enflasyon oranının tarife hesaplamalarında dikkate alınan unsurlardan yalnızca birisi olduğu, buna göre, tarife hesaplamalarında enflasyon oranı olarak Tüketici Fiyat Endeksi değişim oranının dikkate alındığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde, davalı EPDK'nın TEİAŞ'ın gelir tavanı ve buna bağlı olarak iletim sistemi kullanım ve işletim tarifelerini belirleme yetkisini kullanırken, tüketicilere kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli elektriğin ulaştırılmasını sağlamayı ve TEİAŞ'ın faaliyetini sürdürebilmesi için gereken gelir ihtiyacını mevzuat çerçevesinde belirlemeyi esas aldığı, 6446 sayılı Kanun'un amacı gözetilerek iletim tarifesi içerisinde dikkate alınan sabit ve değişken bileşenli maliyet unsurlarının, üreticilere ve tüketicilere yansıtılması hususunda mâkul bir dengenin gözetildiği, üretimin az, tüketimin fazla olduğu bölgelerde üretim; üretimin fazla, tüketimin az olduğu bölgelerde tüketim teşvik edilecek şekilde tarifelerin belirlendiği, iletim tarifesi kapsamında aynı bölgede yer alan kullanıcılara farklı ücret uygulamasının mevcut olmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 16/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.