Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/3702 E. , 2023/4335 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/3702
Karar No:2023/4335
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Sigorta Fonu (Fon)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının … Grubu şirketlerinden … Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de kanuni temsilci olarak görev yaptığından bahisle hakkında 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi gereğince toplam 141.493.772,40-TL'nin tahsiline ilişkin olarak düzenlenen … tarih ve E…. sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının … Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de 14/05/1999-04/05/2001 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, görev yaptığı dönem ve öncesinde söz konusu şirkete … Bank A.Ş. tarafından kullandırılan ve ödenmeyerek görev süresi içerisinde kanuni takip hesaplarına aktarılan kredilerin ayrıştırıldığı, söz konusu alacakların ihtarname tarihinden alacağın temlik tarihi olan 27/11/2001 tarihine kadar temerrüt faizi oranlarında faiz uygulandığı, 27/11/2001 tarihi itibarıyla hesaplanan toplam borç tutarına, 27/11/2001 tarihinden 30/06/2016 tarihine kadar yapılan tahsilatlar düşülerek, 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca gecikme zammı uygulandığı ve sonuçta toplam 141.493.772,40-TL rakamına ulaşıldığı;
Uyuşmazlık konusu kredilerin davacının sorumlu tutulduğu şirketler tarafından kullanıldığı ve davacının yönetim kurulu üyesi olmakla bu şirketlerin kanunî temsilcisi olduğu, 5411 sayılı Kanun'un Geçici 26. maddesinde yer alan hükümler dikkate alındığında da davacının takibe konu borçlardan sorumluluğunun bulunduğu, dolayısıyla davacının yönetim kurulu üyesi olduğu şirketlerce … Bank A.Ş.'den kullanılan ve tahsil edilemeyen Fon alacaklarından sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacının, sorumluluk tutarının mevzuata uygun olarak hesaplanıp hesaplanmadığı yönünden yapılan incelemede ise, Yönerge'de yer alan faiz ve gecikme zammı hesabıyla hesaplanması suretiyle ödemeye çağrı mektubuna konu miktara ulaşıldığı, bu durumda, gecikme zammı ve faiz hesabının hukuka aykırı yapıldığı göz önüne alındığında, davacının sorumluluk tutarının mevzuata uygun olarak hesaplanmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; alacakların takibine devralındığı gün itibarıyla banka defter, kayıt ve belgelerine göre anapara, her türlü faiz, komisyon ve sair giderlerin toplamından oluşan birikmiş tutar üzerinden başlanacağı, bunların Fon tarafından devralındığı tarihten itibaren amme alacağı niteliğini kazanacağı ve birikmiş alacak tutarına 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanacağı, Fona devrinden önce İcra ve İflas Kanunu'na göre takibe geçilmiş alacaklara, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takibe geçildiği tarihe kadar değil, borçlunun temerrüde düştüğü tarihten, alacağın Fona devir edildiği tarihe kadar kredi sözleşmesinde belirtilen oranda temerrüt faizi uygulanması, bu tarihten sonra ise 6183 sayılı Kanuna göre gecikme zammı uygulanması gerektiği,
Nitekim dava konusu işleme konu Fon alacağının, ihtarname tarihinden bu alacağın Fona devir ve temlik tarihi olan 27/11/2001 tarihine kadar, Türk Lirası alacak için %187,50, yabanca para cinsinden alacak için %43,50 oranında temerrüd faizi uygulanıp, temlik tarihinden 30/06/2016 tarihine kadar yapılmış tahsilatlar düşülüp, 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca gecikme zammı uygulanarak belirlendiği görüldüğünden, dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi bakımından geçerli olan ve geçici 26. maddeye rağmen aranması gereken asıl borçludan tahsil edilememe şartının somut olayda oluşmadığı, borçlu şirketlerin kefili durumundaki … Gayrimenkul A.Ş.'nin hâlihazırda ticari hayatına devam ettiği için amme alacağının tahsil edilebileceğinin kabulü ile bu şirket açısından mükerrer 35. maddenin uygulanamayacağı, salt kredilerin alınmış olmasından dolayı kendilerinin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığı, bu hususta geçici 26. maddeye ilişkin olarak Anayasaya aykırılık yolunun işletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmamıştır.
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 26/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!