Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/3514 E. , 2023/4312 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/3514
Karar No:2023/4312
TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVACI) : … Meyda TV Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
2. (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali ile ödenen 89.160,00-TL tutarındaki yayın izni ücretinin tahsil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; …. İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı iptal kararı uyarınca davalı idarece, davacı yayın kuruluşunun 2004-2007 yılları arasında mükerrer olarak ödemiş olduğu "yayın izni" ve "lisans" ücretlerinin geri ödemesinin yapılması gerekirken, bu gerekliliğin yerine getirilmeyip, mahkeme kararında belirtilmeyen ve yer verilmeyen zaman aşımı sebep olarak gösterilerek ödenmesi gereken alacağın ödenmemesi suretiyle yargı kararının uygulanmaması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptanan dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan 89.160,00-TL'nin,14/07/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan 89.160,00-TL'nin 14/07/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf incelemesine konu Mahkeme kararının kabule ilişkin 89.160,00-TL'ye uygulanan yasal faizin başlangıcı ve nisbi harcın hesaplanmasına ilişkin kısımları yönünden davacının istinaf isteminin reddi gerektiği; davalı idarenin istinaf başvurusuna gelince; davacı şirketin 2004-2007 yıllarında mükerrer ödediğini ileri sürdüğü 89.160,00-TL yıllık yayın izin ücretinin, başvuru tarihinden (14/07/2015) itibaren10 yıldan önceki döneme (2004 yılına) isabet eden 19.200,00-TL'lik kısmı zamanaşımına uğradığından, bu döneme ilişkin ödenen miktarın iadesine imkân bulunmadığı, bu itibarla dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık görülmediği; 14/07/2005 ile 14/07/2015 tarihleri arasında idare tarafından mükerrer olarak tahsil edilen 69.960,00-TL yayın izni ücretinin ise, davalı idarece, idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacı yayın kuruluşuna geri ödenmesi gerektiğinden, dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun reddine; davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ... İdare Mahkemesi'nce verilen .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, davacı tarafından 2004 yılı için yatırılan 19.200,00-TL yayın izni ücretinin iadesine yönelik kısmının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, davanın bu kısmının reddine; 2005-2007 yılları arası dönem için ödenen 69.960,00-TL'nin iadesine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, zamanaşımı süresi iade borcunun doğduğu andan itibaren işlemeye başlayacağından, başvuru tarihinden itibaren geriye doğru işletilerek 2004 yılının zamanaşımına uğradığına karar verilmesinin haksız olduğu, faizin başlangıç tarihinin, haksız tahsil edilen paradan mahrum kalınan süre esas alınarak hesaplanması gerekirken, başvuru tarihine göre belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu, davada, 69.960,00-TL’ye ilişkin kısmının kabulüne karar verildiğine göre, bu kısım için karar ve ilam harcının taraflarına tamamlattırılmasının haksız olduğu, oysa ki karar ve ilam harcını ödeme mükellefiyetinin davayı kaybeden tarafa yüklenmesi gerektiği,
Davalı idare tarafından, bir kamu kurumu olan idarelerinin zamanaşımına uğramış bir borcu ödemesi “kamusal sorumluluk" ile bağdaşmayacağından ve anılan mahkeme kararında da sadece işlem iptali hükmü kurulmuş olduğundan, ödemeye dair hiçbir hüküm içermediğinden, işbu davaya konu işlemin tesis edilmek durumunda kalındığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından, faiz başlangıcının başvuru tarihi olarak belirlenmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, nispi karar harcının davacı şirkete tamamlattırılması hususuna ilişkin olarak ilgili harcın davacı yanca ödenmesi ve gerekirse eksik olan kısmının da yine davacı yana yüklenmesinin işin tabiatı gereği olduğu, kaldı ki davada verilen iptal kararının 01/11/2017 tarihli düzeltme şerhinde de, nispi karar harcı tutarının düzeltilerek toplam yargılama giderine eklendiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının ve davalının temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun, davacının istinaf başvurusunun reddi; davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava, davacı yayın kuruluşu tarafından, Danıştay tarafından iptal edilen ve uygulama hükmü kalmayan Uydu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği ile Kablo Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliğinin ilgili maddeleri gereğince 2004-2007 yılları arasında ödemiş olduğu yayın izin ücretlerinin geri ödenmesine dair 14/07/2015 tarihinde davalı idare kayıtlarına giren başvurusunun zımnen reddine dair kurum işleminin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nce dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar uyarınca davalı idareye yapılan iptal kararı uyarınca işlem yapılması talebinin reddine dair … tarih ve … sayılı Üst Kurul kararının iptali ile haksız tahsil edilen 89.160,00-TL'nin tahsil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın ''Temel hak ve hürriyetlerin niteliği'' başlıklı 12. maddesinde, ''Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.'' hükmüne; ''Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması'' başlıklı 13. maddesinde, ''Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.'' hükmüne; ''Mülkiyet hakkı'' başlıklı 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.'' hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 28/03/2002 tarih ve 24709 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği ve 29/03/2001 tarih ve 24357 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Uydu Yayını Lisans ve İzin Yönetmeliği uyarınca Üst Kurul tarafından yayıncı kuruluştan söz konusu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı tarihe kadar ''yayın ücreti'' ve ''lisans ücreti'' adı altında iki farklı ücretin tahsil edildiği, Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin Dairemizin 24/01/2006 tarih ve E:2005/75, K:2006/474 sayılı kararıyla, Uydu Yayını Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin ise Dairemizin 26/05/2009 tarih ve E:2007/1033, K:2009/5772 sayılı kararı ile iptal edildiği, davacı yayın kuruluşu tarafından yürütülen tek hizmete karşılık bahsi geçen Yönetmelik uyarınca yayın izin ücreti ve lisans ücreti adı altında mükerrer ücretlendirme yapıldığının yargı kararıyla ortaya çıktığından bahisle haksız yere tahsil edildiği belirtilerek 14/07/2015 tarihinde kayda giren dilekçe ile 2004-2007 yılları arasında ödemiş olduğu yayın izin ücretlerinin tahsil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iadesi istemiyle Kurul'a başvurulduğu, başvurunun zımnen reddi üzerine, zımni ret işleminin iptali istemiyle açılan davada dava konusu işlemin iptali yolunda verilen karar uyarınca davalı idareye yapılan iptal kararı uyarınca işlem yapılması talebinin reddine dair Üst Kurul kararının iptali ile haksız tahsil edilen 89.160,00-TL'nin tahsil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasa’nın 35. maddesinde temel hak olarak güvence altına alınmış olan "mülkiyet hakkı", kişiye, başkasının hakkına zarar vermemek ve yasaların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla, sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma, ürünlerinden yararlanma ve tasarruf etme olanağı veren bir haktır. Anayasa’ya göre bu hakka ancak kamu yararı nedeniyle ve kanunla sınırlama getirilebilir.
Mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü malvarlığı haklarını kapsamaktadır. Bir ekonomik değer veya icrası mümkün bir “alacak” iddiasını elde etmeye yönelik meşru bir beklenti, Anayasa’nın mülkiyet hakkı güvencesinden yararlanabilir. Ülkemiz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne taraf olup bu sözleşme gereğince imzalanan ek protokolleri de imzalayarak bu protokollerdeki hakları da güvence altına alacağını taahhüt etmiştir. Ek 1 Nolu protokolde mülkiyet hakkı ile ilgili düzenlemeler getirilmiş olup AİHM'in yerleşik içtihatlarında da "alacak hakkı" mülkiyet hakkı olarak değerlendirilmektedir (Luca/İtalya, 24/09/2013 tarihli karar).
Bu durumda, yargı kararıyla iptaline karar verilen Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği uyarınca Radyo Televizyon Üst Kurulu tarafından haksız yere tahsil edilen ücretler nedeniyle davacı yayın kuruluşu lehine bir alacak hakkının doğduğu, Anayasa'nın anılan hükümleri gereği alacak hakkının bir mülkiyet hakkı olarak değerlendirilmesi ve mülkiyet hakkının sınırlanabilmesi için öncelikle bu hususa ilişkin düzenlemelerin Kanunlarda yer alması gerektiği, özünde mülkiyet hakkını sınırlayan zamanaşımı müessesesine ilişkin dava konusu uyuşmazlıkta uygulanması mümkün Kanunla getirilmiş bir düzenlemenin hukuk sistemimizde bulunmadığı, bu nedenle herhangi bir süreye bağlı olmaksızın Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından haksız yere tahsil edildiği anlaşılan ücretlerin tamamının idareye başvuru tarihi olan 14/07/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle geri ödenmesi gerektiği, öte yandan, özel hukuktan kaynaklanan borç ilişkilerini genel olarak düzenleyen Borçlar Kanunu'nun zamanaşımına ilişkin hükümlerinin ise, kamu kurum ve kuruluşları ile kişiler arasındaki ilişkilerden doğan ihtilaflarda kıyas yoluyla uygulanmasının hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın kısmen reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!