Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/326 E. , 2023/4541 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/326
Karar No:2023/4541
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Fonu (…)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının yönetim kurulu üyesi olduğu … Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş'nin Fon'a devredilen … Bankası A.Ş.'den kullandığı ve geri ödemediği kredilerinden dolayı, … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararı ile kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulması üzerine, adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ... Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.'nin ödenmeyen borçlarının tahsiline yönelik olarak davacı adına 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesine göre tanzim ve tebliğ edilen dava konusu ödeme emrinin dayanağı … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada, Mahkemelerinin … tarih ve E…., K…. sayılı kararıyla anılan ödemeye çağrı mektubunun iptaline karar verildiği, dolayısıyla dayanağı kalmayan dava konusu ödeme emrinde de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf incelemesine konu kararın dayanağı olan aynı Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Onüçüncü Dairesince gerçekleştirilen temyiz edilmesi neticesinde; "mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 319. maddesinde, anonim şirketlerde, esas mukavelede idare ve temsil işlerinin idare meclisi azaları arasında taksim edilip edilmeyeceğinin ve taksim edilecekse bunun nasıl yapılacağının tespit olunacağı, esas mukavele ile temsil salahiyetinin ve idare işlerinin hepsini veya bazılarını idare meclisi azası olan murahhaslara veya pay sahibi olmaları zaruri bulunmayan müdürlere bırakabilmek için umumi heyete veya idare meclisine salahiyet verilebileceği ve bu gibi kayıtlar bulunmadığı takdirde Kanun'un 317. maddesi hükmünün uygulanacağı belirtildiğinden, ... Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.'nin esas sözleşmesinde idare ve temsil işlerinin taksim edilip edilmeyeceğine, taksim edilecekse bunun nasıl tespit edileceğine ilişkin bir düzenlemeye yer verilip verilmediği, temsil yetkisi ve idare işlerinin devri için yönetim kuruluna bir yetki verilip verilmediği hususları araştırılarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar araştırılmadan, eksik incelemeye dayalı olarak verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği" gerekçesiyle bozulduğu görüldüğünden, İdare Mahkemesi'nce davanın reddi yolunda verilen kararın kaldırılması ve dava dosyasının, ortaya çıkan bu yeni hukuki duruma göre yeniden bir karar verebilmesi için Mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın kaldırılmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ... şirketinin hiçbir zaman kanuni temsilcisi ve sorumlusu konumunda olmadığı, ... Holding A.Ş.'yi temsilen yönetim kurulu üyesi seçildiği, hiçbir zaman imza yetkilisi olmadığı, özel hukuktan kaynaklanan bir alacağın 6183 sayılı Kanun'a göre takibinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının ... şirketinin kanuni temsilcisi olduğu, dava konusu işlemin hukuksal dayanağının 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi olduğu, kanuni temsilcinin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. tarafından Fon'a devredilen ... Bankası T.A.Ş.’den, 04/12/1995 tarihinde 12.500.000 DEM kredi kullanılmış, kullanılan kredinin geri ödenmemesi üzerine kredi alacağının tahsili için Müflis . ... Bankası T.A.Ş. iflas masası tarafından 2004 sayılı İcra İflas Kanunu uyarınca takibe başlanmış, ancak takipten bir sonuç elde edilememesi ve aynı Kanun'un 245. maddesi uyarınca takip hakkının iflas masası alacaklısı olarak Fon tarafından devralınması üzerine ... Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.'den tahsil edilemeyen alacağın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 26. maddesi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca ... Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.'de kredi kullandırım tarihinden itibaren görev yapan kanuni temsilcilerden tahsiline karar verilmiş, davacının da şirkette 04/12/1996-11/10/1999 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı gerekçesiyle, aciz vesikası tarihi olan 25/05/2010 tarihinden 09/04/2015 tarihine kadar yapılan borç hesaplamasında 51.965.225,62-TL ana para, 43.988.823,31-TL gecikme faizi olmak üzere toplam 95.954.048,93-TL borç için davacı adına … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubu, akabinde de … tarih ve … sayılı ödeme emri düzenlenmiştir.
Ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir."; 4. fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.”; 5. fıkrasında ise, “Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.” kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanun'un 45. maddesini değiştiren 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 19. maddesinin gerekçesinde, "...Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verecektir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yapacak ve yine istinaf başvurusunun reddine karar verecektir. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verecektir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esasına girecek ve esas hakkında yeniden bir karar verecektir. İşin esasına girilerek yapılacak inceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilecektir. Bu durumda, istinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. Yukarıda belirtildiği gibi istinaf incelemesinde kural, ilk derece mahkemesince verilen kararda tespit edilen maddi veya hukuki eksikliklerin istinaf mercii tarafından tamamlanarak nihai kararın da istinaf mercii tarafından verilmesidir. Ancak bu kuralın bir istisnası söz konusudur. Şayet ilk derece mahkemesinin 2577 sayılı Kanun'un 14 ve 15'inci maddeleri uyarınca ilk inceleme üzerine vermiş olduğu bir karara karşı istinaf başvurusu yapılmış ve istinaf mercii bu başvuruyu haklı görmüş ise, istinaf mercii bu kararı bozacak ve dosyayı kararı veren mahkemeye geri gönderecektir. Bunun gibi, ilk derece mahkemesindeki davaya görevsiz ya da yetkisiz mahkeme tarafından yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması hâlinde de, istinaf mercii kararı bozmak suretiyle dosyayı geri gönderecektir. Bölge idare mahkemesinin bu kararları kesindir..." açıklamalarına yer verilmiştir.
6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle yapılan değişiklikle, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinde "itiraz usulü" kaldırılarak, "istinaf" kanun yolu getirilmiş olup, ilk derece mahkemelerinin kesinleşmemiş nihai kararlarının maddî ve hukukî yönlerden denetlenerek, hukuka aykırılıklarını ortadan kaldırmak amacıyla istinaf kanun yolu düzenlenmiştir.
İstinaf mercii tarafından, ilk derece mahkemesi kararı hukuka uygun bulunursa istinaf başvurusunun reddine, aksi hâlde ise kararın kaldırılmasına karar verilmesi, istinaf mercii tarafından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği durumlarda ise kural olarak, mahkeme kararında tespit edilen maddî veya hukukî eksiklikler tamamlanarak nihaî karar verilmesi gerekmektedir.
Bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun bulmayarak, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verdiği hâllerde, kural olarak, davanın esası hakkında yeniden bir karar vermesi, istisnaî olarak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde ise dosyayı ilgili mahkemeye göndermesi gerekmektedir. Başka bir anlatımla, istinaf merciinin, istinaf başvurusunu kabul edip, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırdıktan sonra, dava dosyasını yeniden karar verilmek üzere ilgili mahkemeye gönderebileceği hâller, bunlarla sınırlıdır.
Nitekim Anayasa Mahkemesi; "uyuşmazlığın bir kısmı hakkında inceleme yapılmadan hüküm kurulması, dava hakkında eksik hüküm kurulması, dava dosyasının tekemmül ettirilmeden uyuşmazlık hakkında karar verilmesi, davanın konusunun hatalı nitelendirilmesi suretiyle yargılama yapılması, duruşma yapılmadan karar verilmesi, dava dilekçesinin reddini veya merciine tevdiini gerektiren sebeplerin bulunmasına rağmen esas hakkında karar verilmiş olması, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına veya davanın incelenmeksizin reddine dair kararların hukuka aykırı bulunması, eksik veya yanlış hasımla davanın görülmesi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında uyumsuzluk bulunması, görüşme tutanağı ile kararın çelişkili olması ve benzeri usule ilişkin durumlarda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının bu mahkemeye gönderilmesi gerektiği, bu eksikliklerin istinaf merciince giderilerek işin esası hakkında bir karar verilmesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesine, adil yargılanma hakkına, gerekçeli karar hakkına, kanuni hâkim ve iki dereceli yargılama ilkelerine aykırılık teşkil ettiği" iddialarıyla yapılan ve 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasının birinci cümlesinin "...İlk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde,..." bölümünün iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itirazın, temyize tâbi kararlar yönünden reddine karar vermiştir (AYM, E:2022/89, K:2022/129, Karar Tarihi: 26/10/2022, 29/12/2022 tarih ve 32058 sayılı Resmî Gazete). Anılan kararda, Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasında yer alan hâllerin dışındaki usul hatalarının bulunması durumunda bölge idare mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine gönderemeyeceği ve davanın esasını da kendisinin karara bağlayacağı gerekçesine yer verilmiş (§ 20), Kanun'da belirtilen hâller dışında istinafın gerekli incelemeyi yaparak nihaî karar vereceğinin açık olarak düzenlendiği vurgulanmıştır (§ 37).
Dosyanın incelenmesinden, ... Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.'nin ... Bankası'ndan kullandığı ve geri ödemediği kredi borcu nedeniyle davacının anılan şirketin kanuni temsilci olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle düzenlenen 30/06/2015 tarih ve 5382 sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; İdare Mahkemesi'nce, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ödemeye çağrı mektubunun iptaline karar verildiği gerekçesiyle dayanağı kalmayan dava konusu ödeme emrinin de iptaline karar verildiği; Bölge İdare Mahkemesi'nin temyize konu kararında ise, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ödemeye çağrı mektubuna karşı açılan davada verilen ve temyiz incelemesi sonunda bozulan karar üzerine Mahkemesince bozma kararına uyularak yeniden bir karar verilmesi veya önceki kararda direnilmesinin olanaklı olduğu ve Danıştay'ın bozma ilamında öngörülen hususlar ışığında yapılacak değerlendirmenin bu davanın da sonucunu belirleyeceği gerekçesiyle "davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemeye gönderilmesine" karar verildiği görülmektedir.
Anılan davada, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun haklı bulunması, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinin gerçekleşmediği; bu bakımdan Bölge İdare Mahkemesi'nce, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmekle birlikte, davanın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği; başka bir anlatımla, ileri sürülen iddialar dikkate alınmak suretiyle uyuşmazlığın esasının incelenmesi görevinin istinaf mercii olan İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdarî Dava Dairesi'ne ait olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu ödeme emrinin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının yeniden bir karar verilmek üzere İdare Mahkemesine gönderilmesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usûl kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin dayanağı olan … tarih ve .. sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı Dairemizin 04/03/2020 tarih ve E:2019/4322, K:2020/730 sayılı kararı ile onanmış, anılan karara karşı davalı idarece yapılan karar düzeltme başvurusu ise 07/10/2020 tarih ve E:2020/1724, K:2020/2451 sayılı karar ile reddedilmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. İstinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava dosyasının yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 07/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!