WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2018/2534 E.  ,  2023/4540 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/2534
Karar No:2023/4540

TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) … Kurumu
VEKİLLERİ : Av. …., Av. …

2. (DAVACI) … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca belirlenen 2014 yılına ait idari ücret tutarına ilişkin … tarih ve … sayılı tahakkuk fişinin düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımmen reddine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine idarece iade edilen fazla tahsilatın ödeme tarihinden itibaren faizinin ödenmesi ve Mahkeme kararıyla hüküm altına alınan yargılama gideri ve vekâlet ücreti alacaklarının da karar tarihinden itibaren faizlerinin ödenmesi yönünde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; iptal edilen işlemlerden doğan zararın idarece tazmin edilmesi gerektiği idare hukukunun bilinen ilkelerinden olduğu, ekonomilerde değişim vasıtası olan paranın, çeşitli ticari, sınai, zirai vs. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine, kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi yararlar sağlayan ekonomik bir değer olduğu, faizin ise, ekonomik açıdan paranın fiyatı olduğu, herhangi bir kişinin kendisine ait olmayan parayı belirli süre kullanmasının asıl para sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu doğuracağı gibi, enflasyona maruz kalan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünü enflasyon oranında yitirmesine de neden olacağından, parası uhdesi dışında kalan ve mülkiyet hakkı ihlâl edilen bu kişiye haksız kullanım karşılığında faiz ödenmesinin gerektiği, bu durum çerçevesinde, yersiz ve fazladan alındığı ortaya konulan meblağ için davacının ekonomik durumunda meydan gelen eksilme nedeniyle faiz ödenmesinin gerektiği; bu itibarla, 30/06/2015 tarihinde davacı şirketten tahsil edilen 842.704,03-TL idari ücret tutarına ilişkin işlemin, … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine anılan tutarın 17/08/2016 tarihinde davacı şirkete iade edildiği görülmekte ise de, hukuka aykırılığı yargı kararı ile saptanmış olan idari işlemden kaynaklanan zararın idarece tazmin edilmesi ve mülkiyet hakkı ihlâl edilen davacıya haksız kullanımın karşılığında faiz ödenmesi gerektiği dikkate alındığında, yargı kararı dolayısıyla idarece iade edilen fazla tahsilata ilişkin tutara, idareye ödeme yapıldığı tarihten itibaren faiz ödenmesi gerektiği; Mahkeme kararıyla hüküm altına alınan yargılama gideri ile vekâlet ücreti alacaklarına karar tarihinden itibaren faiz ödenmesi istemine gelince, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin yargılama görevinin bir parçası olduğu, davacının mülkiyetindeki paranın idarece kullanılması anlamına gelmediğinden 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine Dair Kanun uyarınca faiz işletilemeyeceği ve faize ilişkin hususların genel hükümler dairesince infazı ve icrası sırasında ileri sürülmesi gerektiğinden bu istemin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemin, idarece iade edilen fazla tahsilatın idareye ödemenin yapıldığı tarihten itibaren faizinin ödenmesi isteminin zımnen reddine ilişkin kısmının iptaline, Mahkeme kararıyla hüküm altına alınan yargılama gideri ve vekâlet ücreti alacaklarına karar tarihinden itibaren faiz ödenmesi isteminin zımnen reddine ilişkin kısım yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; dava konusu işlemin, idarece iade edilen fazla tahsilatın idareye ödemenin yapıldığı tarihten itibaren faizinin ödenmesi isteminin zımnen reddine ilişkin kısmının iptaline dair kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından, bu kısım yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi gerektiği; dava konusu işlemin, Mahkeme kararıyla hüküm altına alınan yargılama gideri ve vekâlet ücreti alacaklarına karar tarihinden itibaren faiz ödenmesi isteminin zımnen reddine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair davacı tarafından yapılan istinaf başvurusuna gelince, idare hukuku kuralları içinde, kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla, kamu gücü kullanılarak tesis edilen tek yanlı idari işlemler ile aynı amaçla gerçekleştirilen idari eylemler ve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların görüm ve çözümü idari yargının görev alanına girdiği, bu durumda, idarece kamu gücü kullanılarak tesis edilmiş bir işlem veya eylemden kaynaklanmayan alacağın ödenmesine ilişkin dava konusu uyuşmazlığın, genel hükümler çerçevesinde adli yargı yerince incelenmesi gerektiği, diğer taraftan, davacının ödemiş olduğu vekâlet ücretinin ve yargılama giderlerinin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle idareye başvurmuş olması ve idare tarafından da bu başvuruya olumsuz yanıt verilmesi, ortada idari işlemden kaynaklanan bir tam yargı davası bulunduğu anlamına da gelmediği, davacının ödediği vekâlet ücretinin ve yargılama giderlerinin yasal faizi ile birlikte iadesi isteminin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi uyarınca adli yargının görev alanında olduğu sonucuna varıldığından, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılmasına ve davanın bu kısmının görev yönünden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idari işlem nedeniyle zarara uğrayan öncelikle iptal davası açtıysa, iptal davası kararının kesinleşmesinden itibaren 60 gün içinde tam yargı davası açmasının gerektiği, ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyiz incelemesinin devam ettiği, iptal kararının uygulanmasına ilişkin işlemlerin ivedilikle yerine getirildiği ve iptal kararıyla iade edilmesi gereken idari ücret ve yargılama giderinin 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi gereğince davacının talebinden itibaren kanunda belirtilen süre içerisinde iade edildiği, Anayasa gereği mali yükümlülüklerin Kanunlarda açıkça düzenlendiği, kıyas uygulanamayacağı, idari ücretin geri ödenirken faizi ile birlikte ödeneceğine dair bir kanun hükmünün bulunmadığı, temyize konu kararın 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesine aykırı olduğu, İdare Mahkemesince dava konusu işlemin yargılama gideri ve vekâlet ücretine faiz ödenmesi isteminin zımnen reddine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından, 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinde Mahkeme kararlarıyla hükmedilen alacaklar ve yargılama gideri ile ilgili özel düzenlemelerin yer aldığı, buna göre öncelikle idari başvuru yapılmasının zorunlu olduğu, dava konusu işlemin vekâlet ücreti ve yargılama giderinin ödenmesine yönelik kısmının tam yargı davasının koşullarına göre değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, yargılama giderlerinin genel hükümlere göre tahsil edilebiliyor olmasının dava konusu işlemi hukuka uygun hâle getirmediği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, idari ücretin faizine yönelik talebinin reddedilmesinin mülkiyet hakkı ihlâli niteliğinde olduğu, dava konusu bedelin ödenmiş olmasının faiz talebinin haklılığını değiştirmediği, davalı idarenin iade ettiği tutar için avans faizi uygulanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı idare tarafından, davacının temyiz dilekçesinde belirtilen iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Bakılan davada, İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin, idarece iade edilen fazla tahsilatın idareye ödemenin yapıldığı tarihten itibaren faizinin ödenmesi isteminin zımnen reddine ilişkin kısmı yönünden fazla tahsilata ilişkin tutara, idareye ödeme yapıldığı tarihten itibaren faiz ödenmesi gerektiği gerekçesiyle iptaline karar verilmiş olup, her ne kadar İdare Mahkemesince ödenecek faizin türüne ilişkin bir değerlendirme yapılmamış ise de, dava konusu olayda ticari nitelikte bir iş ve temerrüt faizinden bahsedilemeyeceğinden, avans faizi işletilemeyeceği, idarece iade edilen fazla tahsilatın idareye ödemenin yapıldığı tarihten itibaren uygulanacak faiz türünün 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesi uyarınca kanuni faiz oranı olduğu, dolayısıyla İdare Mahkemesi kararında yer verilen faiz türünün kanuni faiz oranı olarak anlaşılması gerektiği açıktır.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının ve davacının temyiz istemlerinin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin, idarece iade edilen fazla tahsilatın idareye ödemenin yapıldığı tarihten itibaren faizinin ödenmesi isteminin zımnen reddine dair kısmının iptaline, Mahkeme kararıyla hüküm altına alınan yargılama gideri ve vekâlet ücreti alacaklarına karar tarihinden itibaren faiz ödenmesi isteminin zımnen reddine ilişkin kısım yönünden ise davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısım yönünden reddi, davanın reddine ilişkin kısım yönünden kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılmasına ve davanın bu kısmının görev yönünden reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…., K:…. sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesi'ne, 07/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.