WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2018/2524 E.  ,  2023/5355 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/2524
Karar No:2023/5355

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetim sırasında görevli personele inceleme yapabilmesi için gerekli gördüğü her türlü bilgi ve belgenin sunulmadığından bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 70.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; idarî para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin hukuken haklı bilgi ve belgelerle gerekçelendirilemediği, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da getirilmediği göz önünde bulundurulduğunda, herhangi bir kriter gözetmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle 5015 sayılı Kanunun 19. maddesinin 7. fıkrasında öngörülen üst sınırdan idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve hakkaniyete uygunluk görülmediği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; idari para cezalarının Kanun'da alt ve üst sınır belirtilmek suretiyle belirlendiği durumlarda, idari para cezası vermeye yetkili makamın, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrasında belirtilen idari para cezası yaptırımı konusundaki takdir yetkisinin kullanırken, Kabahatler Kanun'un 17. maddesinde yer alan kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusur ve ekonomik durumunu göz önünde bulundurması ve hangi nedenle idari para cezasını üst sınırdan verdiğinin yargısal denetime imkan verecek şekilde somut olarak ortaya koyması gerektiği, davacının üzerine atılı bulunan eylemin sabit olduğu sonucuna ulaşılmakla beraber, davalı idare tarafından idari para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da getirilmediği, herhangi bir kriter gözetmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle Kanun'da öngörülen üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve hakkaniyete uygunluk görülmediği sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren bir neden bulunmadığından, davalı idarenin istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Kurumun harçtan muaf olduğu, petrol piyasasını düzenlemeye yönelik olan söz konusu idari para cezasının uyarı fonksiyonu gözetilerek tesis edildiği, 5015 sayılı Kanun'da zararın giderilmesine ilişkin bir düzenleme yer almadığından kusuru tayin etme enstrümanının bulunmadığı, kamu düzenini korumayı amaçlayan Kurumun yaptığı idari işlemlerin fonksiyonlarını icra edebilmeleri için caydırıcı özellik taşımaları gerektiği, anılan fiilin somut belgelerle sabit olduğu ve mevzuata aykırı bir durumun bulunmadığı, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetim sırasında görevli personele inceleme yapabilmesi için gerekli gördüğü her türlü bilgi ve belgenin sunulmadığından bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 70.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarihli ve … sayılı Kurul kararının belirtilen kısmının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; "Akaryakıt dağıtımı, taşıması ve bayilik faaliyetlerinin yapılması için lisans alınması zorunludur."; üçüncü fıkrasında, "Lisansların verilmesi, güncelleştirilmesi, geçici olarak durdurulması veya iptaline ilişkin işlemler Kurumca yapılır..."; onuncu fıkrasının (ı) bendinde, "Lisans kapsamında olsun veya olmasın piyasa ile ilgili faaliyetlerin yönlendirilmesi, gözetimi, denetimi ve benzeri konulara ait usul ve esaslar Kurumca çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir"; 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, "(1) Lisans, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verir. (2) Lisans ile tanınan haklar; bu Kanunun, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılır"; aynı Kanun'un fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan hâliyle "İdari para cezaları" başlıklı 19. maddesinin yedinci fıkrasında; "Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanunun getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir." kurallarına yer verilmiştir.
Kanun'un "Bilgilerin toplanması, kayıt düzeni, denetim ve tebligat" başlığını taşıyan 14. maddesinde Kurum'un, bu Kanunun kendisine verdiği görevleri yerine getirirken, gerekli gördüğü her türlü bilgiyi kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerden isteyebileceği belirtilmiş; 4. maddenin 4. fıkrasının (g) bendinde ise bu Kanun kapsamında faaliyette bulunanlar kişilerin yükümlükleri arasında "14. maddenin üçüncü fıkrasına göre istenen, bilgi, belge ve numuneleri vermek, tutanakları imzalamak ile görevlilerin tesislerde inceleme yapmasına müsaade etmek" sayılmıştır.

HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık konusu idarî para cezasına ilişkin düzenlemenin yer aldığı kanun maddesinde idarî para cezası için alt ve üst sınır belirlenmiş olup, idare takdir yetkisini kullanarak üst sınırdan idarî para cezası vermiştir.
Davalı idare tarafından, Amasya il Jandarma Komutanlığı'na bağlı görevlilerce istasyona ait sigorta poliçesinin tesis yetkilisinden istendiği halde söz konusu belgenin sunulmadığı hususunun tespit edilmesi üzerine davacı şirkete 70.000,00-TL idarî para cezası verildiği anlaşılmaktadır.
Petrol piyasasına ilişkin düzenlemeler yapmak Kurul'un görevleri arasındadır. Kurul görevini yerine getirirken, tüketicileri ve diğer piyasa aktörlerini korumak ve piyasa faaliyetlerinin yapılan düzenlemelere uygun bir şekilde devamının sağlanması için gerektiğinde yaptırım uygulayabilmektedir. Bayilik lisansı sahibi davacının, sektörde faaliyet gösteren tüm bayilik lisansı sahiplerinin uymakla yükümlü oldukları ve ilgili mevzuat ile belirlenen usul ve esaslara göre faaliyet göstermesi gerektiği açıktır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi'nce davacıya isnat edilen fiil ile ilgili değerlendirme yapıldıktan sonra cezanın üst sınırdan verilmesine ilişkin açıklama getirilmediği gerekçesiyle anılan Kurul kararının davaya konu kısmının iptaline karar verilmiş ise de, yürütülen faaliyetin ve denetim tarihindeki tespitlerin niteliği göz önüne alınarak Kanun'da öngörülen üst sınırdan idarî para cezası uygulanması yönünde idarece takdir yetkisinin kullanılmasında ölçülülük ilkesine aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu idarî para cezasının iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun, gerekçeli olarak reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan …-TL harcın istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 06/12/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY:
Petrol piyasasına ilişkin düzenlemeler yapmak Kurul'un görevleri arasındadır. Kurul görevini yerine getirirken, tüketicileri ve diğer piyasa aktörlerini korumak ve piyasa faaliyetlerinin yapılan düzenlemelere uygun bir şekilde devamının sağlanması için gerektiğinde yaptırım uygulayabilmektedir.
Bayilik lisansı sahibi davacının, sektörde faaliyet gösteren tüm bayilik lisansı sahiplerinin uymakla yükümlü oldukları ve ilgili mevzuat ile belirlenen usul ve esaslara göre faaliyet göstermesi gerektiği kuşkusuz olmakla beraber bir fiilin işlenmesi sonucunda ilgililere ceza uygulanabilmesi için söz konusu fiilin kanunda açıkça kabahat veya suç olarak tanımlanması, somut olarak tarif edilen fiilin de kanunda belirtilen soyut karşılığına uygun olması yani tipiklik şartını sağlaması gerekmekte olup, isnat edilen fiil kanunda belirtilen kuralın kapsamında değilse yani söz konusu kuralın ihlâli dolayısıyla ceza uygulanması mümkün değildir.
Olayda, davacıya ait istasyonda 24/06/2013 tarihinde yapılan denetim sırasında düzenlenen tutanakta yer alan; "Tesisin 19/03/2012-19/03/2013 tarihleri arasında sigorta poliçesinin bulunduğu görülmüş olup, süresinin dolduğu yetkiliye bildirilerek, yeni yapılan sigorta poliçesi varsa, tarafımıza ibraz etmesi istenmiş ancak yetkili tarafımıza ibraz etmemiştir." ibaresinden hareketle, davacının "istenilen bilgi ve belgeleri görevlilere vermemek" fiilini gerçekleştirdiği sonucuna varılmış ve buna göre dava konusu işlem tesis edilmiştir. Ancak davacının istenilen belgeyi ibraz edememiş olmasının sebebi mevcutta sigorta poliçesinin bulunmaması olduğu, bu durumda davacının denetim sırasında mevcut olan bilgi ve belgeleri saklamak ve denetimi engellemek kastı ile hareket etmediği ve Kanun'un 4. maddesinin dördüncü fıkrası (g) bendinde yer verilen "istenilen bilgi ve belgeleri görevlilere vermemek" eylemini gerçekleştirmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacının söz konusu bilgi ve belgeleri denetim elemanlarından kaçırmak amacı ve kastı ile hareket etmediği, denetim günü tutulan tutanakta yer alan ifade ile sabit olup, aksi durumu gösteren başkaca bir bilgi ve belgenin de sunulmadığı, davacıya idari para cezası verilmesine gerekçe teşkil eden eylemin sübut bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığından, temyiz talebinin reddi ile dava konusu Kurul kararının iptali yolundaki Mahkeme kararının bu gerekçe ile onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.