Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/2305 E. , 2023/4570 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/2305
Karar No:2023/4570
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Telekomünikasyon A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. ..
Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, … tarih ve … sayılı ile …. tarih ve … sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararlarının ihlâl edildiğinden bahisle 2011 yılı net satış tutarının %0,009 (yüzbinde dokuz)'u oranında idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile bu kararın 2. maddesi uyarınca düzenlenerek … tarih ve … sayılı yazı ekinde tebliğ edilen idari para cezası karar tutanağının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ihlâl edilen …sayılı Kurul kararının tarihinin Eylül 2010 olması, yine … sayılı kararla davacı şirkete eksikliklerin giderilmesi için üç aylık bir süre daha verilmesi karşısında, kararın uygulanması için davacı şirketin yaklaşık 18 aylık bir süreye sahip olduğu, tüketici haklarına ilişkin Kurum düzenlemeleri ve yetki belgesinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, tüketiciye yanlış veya yanıltıcı bilgi verilmesi eylemleriyle ilgili olarak genel düzenleyici işlemle objektif olarak belirlenen oranda ceza uygulamasında eşitlik ilkesine aykırılıktan bahsedilemeyeceği, aynı şekilde, ihlâlin niteliği, tüketicilerin uğradığı zararın ve ihlâl neticesinde davacının elde ettiği kazancın büyüklüğü gibi ölçütlere göre verilen cezada ölçülülük ve orantılılık ilkelerine aykırılık bulunmadığı, tüketici haklarına ilişkin Kurum düzenlemelerine uymadığı ve yükümlülüklerini yerine getirmediği tespit edilen davacı şirket hakkında yönetmelikle belirlenen oranda idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu kararın gerekçesini oluşturan kararların 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na ve idari faaliyetlerin belirliliği ilkesine aykırı olduğu, Mahkemenin verilen süreye ilişkin saptamasının hatalı olduğu, idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, kullanım miktarı sınırlı hizmetlere yönelik işletmeci uygulamalarının yeknesaklığının sağlanması ve tüketicileri bilgilendirmenin kolay ve etkin şekilde yapılabilmesini teminen oluşturulan … sayılı Kurul kararında getirilen sistemde sınırları belli bir süreç öngörülmediği, uygulamanın hangi süreler içerisinde tamamlanması gerektiğine dair bir açıklık olmadığı, … sayılı Kurul kararında ise … sayılı kararın uygulanmasına ilişkin üç ay süre verilerek Kuruma bilgi verilmesine karar verildiği, … sayılı Kurul kararının gereğinin yerine getirildiğinin inceleme sorgusunda açıkça tespit edildiği, 01/05/2012 tarihi itibarıyla uyulmayan kurallar yönünden abonelerin uğradığı zarar miktarları belirtilerek dava konusu kararı oluşturan eksikliklerin bir kez daha sayıldığı, en geç 16/08/2012 tarihi itibarıyla hem faturalı hem de ön ödemeli paketlerde söz konusu kuralların uygulanır hâle geldiği, çalışmalarda gelinen aşamaların, çalışmalar sırasında yaşanan güçlüklerin ve ihtiyaç duyulan süreye dair bilgilerin Kuruma düzenli olarak sözlü ve yazılı iletildiği, Ekim 2012'ye kadar süre talep edilmesine rağmen bunun reddedildiği, çalışmaların kapsamı genişletildiğinden mevcut sistem üzerinde genel bir altyapı değişikliğine gidilmesi gerektiği, ön ödemeli ve faturalı aboneler için ayrı çalışmalar yürütüldüğü ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 2010/DK-10/564 sayılı Kurul kararına tam uyum sağlanması için davacıya verilen sürenin son tarihinin 01/05/2012 olduğu, davacının … sayılı Kurul kararında süre bulunmamasını karara uymada gecikme eylemine gerekçe olarak gösterdiği, kararın Ekim 2010 döneminde tebliğ edildiği, …. sayılı Kurul kararı ile … sayılı karar yükümlülüklerinin geç devreye alınması ve kararın uygulanmasına ilişkin eksiklikleri nedeniyle ihtar edildiği ve mevcut eksikliklerinin giderilmesi amacıyla işletmeciye 3 ay ek süre tanındığı, bu sürede …. sayılı Kurul kararında herhangi bir değişiklik yapılmadığı, dolayısıyla davacının 18 aylık bir süre sonunda dahi şartları sağlayamadığı, denetim sürecinde tespit edildiği üzere paketlerin tamamı bakımından Kurul kararına 01/05/2012 tarihinden sonra uyum sağlandığından mevzuata aykırı hareket edildiğinin açık olduğu, ihtar süresinin devamında davacı şirketin kullanım miktarına ait sms sorgulaması kurallarına uymadığının 01/05/2012 tarihi itibarıyla tespit edildiği, davacının beyanı ile 01/05/2012 tarihi ile 16/08/2012 tarihleri arasındaki ihlâlin varlığını kabul ettiği, 20/02/2013 tarihli inceleme sorgusunda yükümlülüğün gerektirdiği işlemlerin yapıldığının ifade edilmesi ile ihlâlin gerçekleştiği sürecin anlaşıldığı, ihlâlin niteliği, davacının elde ettiği kazancın büyüklüğü ve tüketicilerin uğradığı zarar dikkate alındığında ölçülülük ilkesine uygun davranıldığı, üst sınırın çok altında ceza uygulandığı, ceza uygulanırken “paket aşım ücretlerine” ilişkin yapılan geliştirmenin de gözetildiği, cezanın fahiş olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…., K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!