WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2018/225 E.  ,  2023/4732 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/225
Karar No:2023/4732

TEMYİZ EDEN (DAVAC) : … Değerler A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Seri:V, No:125 sayılı Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'in 20. maddesine aykırı davranıldığından bahisle davacı şirkete 49.344,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacı şirketin internet sitesinde "SPK Lisanslı Yatırım Güvencesi, Sadece Türk mevzuatının sağlayabileceği güvence ve koruma ile işlem yapın" ifadesinin yer aldığının tespit edilmesi üzerine gönderilen 27/02/2015 tarihli yazı ile, internet sitesinde Kurul ile Borsa İstanbul A.Ş., İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş. ve Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. gibi sermaye piyasası kurumlarının unvan ve logolarına yer verildiği belirtilerek, söz konusu uygulamaların sonlandırılması ve mevzuata uygun davranılmasının davacı şirketten istenildiği, davacı şirket tarafından internet sitesinde yer alan ibarenin "Lisanslı Yatırım Güvencesi, Sadece Türk mevzuatının sağlayabileceği güvence ve koruma ile işlem yapın" şeklinde düzeltilerek önceki ibareden sadece "SPK" ifadesinin çıkarıldığı, davacı şirketten istenilen savunmanın da değerlendirilmesi sonucunda davacı şirket tarafından, "SPK" ifadesine yer verilmeden Kurulca verilen lisansın anlamı genişletilerek kaldıraçlı alım ve satım işlemlerinin tamamen mevzuata uygun bulunduğunu ima eden ifadelerin, yatırım güvencesi sağladığı anlamında kullanılmasının yanıltıcı nitelik taşıdığı, daha önce 27/02/2015 ve 23/10/2015 tarihli yazılar ile mevzuata uygun davranılmasının davacı şirketten istenildiği, ancak hâlen söz konusu ifadenin internet sitesinde yayınlanmaya devam edildiği, dolayısıyla Seri:V, No:125 sayılı Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'in 20. maddesine aykırı davranıldığından bahisle idari para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı;
Her kadar davacı şirket tarafından, esas alınan Tebliğ yürürlükten kaldırıldığından idari para cezası verilemeyeceği ileri sürülmüş ise de, Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'e (No:III-37.1) göre, yatırım kuruluşlarının, kendilerine bu Tebliğ uyarınca faaliyet izni verilene kadar mevcut faaliyet esasları çerçevesinde faaliyetlerini yürütmeleri gerekliliği karşısında, davacı şirketin kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin olarak gerçek dışı, yanlış, yanıltıcı veya abartılmış bilgilere dayalı yayın, ilan duyuru ve reklamlar hazırlamaması gerektiğinin açık olduğu;
Yatırım kuruluşlarının kaldıraçlı alım ve satım faaliyetlerini ancak Kurul'dan izin alarak yapabilecekleri, ancak Kurul'un denetimi altında olmaların rağmen, yaptıkları tüm işlemlerin Kurul'un güvencesi altında olmadığı, dolayısıyla mevzuta aykırı işlemlerinden dolayı Kurul'un sorumluluğunun olamayacağı, davacı şirket tarafından kullanılan söz konusu ibarenin Kurul'un kaldıraçlı alım ve satım faaliyetlerine güvence verdiği şekilde anlaşılabileceği, "SPK" ifadesinin kaldırılmış olmasının da bu hususu değiştirmeyeceği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yaptırıma konu ibarenin tamamı internet sitesinden kaldırılmış olmasına rağmen bu husus dikkate alınmadan karar verildiği, herhangi bir şekilde reklam yapılmadığı, internet sitesinde yer alan ifadenin bilgilendirme amaçlı olduğu, Kurul'un yazı ve uyarılarının gereğinin yerine getirildiği, yaptırıma konu ibarenin kamuoyunu yanıltıcı ve haksız rekabete yol açacak nitelikte olmadığı, 27 yıldır piyasada faaliyet gösterildiği, bu sure zarfında müşterileri yanıltma anlamında hiçbir eylemlerinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Davacı şirketin internet sitesinde yer alan kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin reklam, ilan ve duyurularda, Kurul'un anılan işlemlere onay veya güvence verdiğine dair "SPK Lisanslı Yatırım Güvencesi, sadece Türk mevzuatının sağlayabileceği güvence ve koruma ile işlem yapın" ifadesinin kullanıldığının tespit edilmesi üzerine 27/02/2015 tarihli Kurul kararıyla, internet sitesi ile çeşitli reklam ve ilanlarında Kurul, Borsa İstanbul A.Ş., İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş. ve Merkezi Kayıt Kuruluşu gibi sermaye piyasası kurumlarının unvan ve logolarına yer verildiğinin tespit edildiği, söz konusu uygulamaların ivedilikle sonlandırılması ve mevzuat hükümlerine uygun hareket edilmesi gerektiği, aksi takdirde cezai hükümlerin uygulanacağı yönünde karar alınmıştır.
Öte yandan, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği'nce … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı Genel Mektupları ile, yapılan reklamlarda Kurul ve TSPB düzenlemelerinde yer alan hususlara riayet edilmesi, kamuoyunu yanıltıcı ve haksız rekabete yol açacak ifadelere yer verilmemesi gerektiği aracı kurumlara bildirilmiştir.
Aktarılan Kurul kararı ile duyurular akabinde davacı şirket tarafından internet sitesinde yer alan reklam, ilan ve duyurulardan "SPK" ibaresinin çıkarılması, ancak "Lisanslı Yatırım Güvencesi, Sadece Türk mevzuatının sağlayabileceği güvence ve koruma ile işlem yapın" ibaresinin kullanılmaya devam edilmesi üzerine … tarih ve … sayılı Kurul yazısıyla davacı şirketten savunma istenilmiştir.
Devamında … tarihli ve … sayılı Kurul kararı ile, uygulamanın sonradan düzeltilmiş olmasının tespit edilen aykırılığa ilişkin sorumluluğu ortadan kaldırmadığı, daha önce bilgilendirmesine rağmen aykırılığın ısrarla sürdürüldüğü, mecra olarak reklamın sınırlı erişim sağlanan elektronik ortam aracılığıyla yapıldığı, Kurul itibarından haksız yararlanıldığı belirtilerek davacı şirket tarafından Seri:V, No:125 sayılı Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'in 20. maddesine aykırı olarak internet sitesinde "Lisanslı Yatırım Güvencesi, Sadece Türk mevzuatının sağlayabileceği güvence ve koruma ile işlem yapın" ibaresinin kullanıldığından bahisle 49.344,00-TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından söz konusu Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun "Faaliyet İzni" başlıklı 31. maddesinde, "Sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunacak kurumların, Kuruldan izin almaları zorunludur. Faaliyet ve aracılık türleri itibariyle başvuru ve izin esasları Kurulca düzenlenir. Sermaye piyasası kurumlarına bir veya birden fazla faaliyet ve aracılık türü için Kurulca izin verilebilir. 30. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde sayılan sermaye piyasası faaliyetleri münhasıran aracı kuruluşlarca yürütülür. İzin verilen kuruluşlara, icra edecekleri sermaye piyasası faaliyetlerini gösteren Yetki Belgesi verilir. Yapılabilecek sermaye piyasası faaliyetleri ve aracılık türleri itibariyle yüklenilebilecek sorumluluğun azami sınırına ilişkin esaslar Kurulca düzenlenir. Yetki Belgesi olmayanlar veya belgeleri iptal olunanlar, sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunamayacakları gibi ticaret unvanlarında veya ilan ve reklamlarında bu faaliyetlerde bulundukları intibaını yaratacak hiçbir kelime veya ibare kullanamazlar.
Sermaye piyasası kurumlarında, sermaye piyasası faaliyetlerini yürütmekle görevlendirilecek personelde aranacak asgari şartlar Kurulca belirlenir." kuralı yer almıştır.
27/08/2011 tarih ve 28038 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ (Seri:V, No:125)'in "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Tebliğ'in amacı, 6111 sayılı Kanun’la değişik 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 30. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca, döviz, mal, kıymetli maden ve Kurulca belirlenecek diğer varlıkların ticari amaçla kaldıraçlı alım satımı, alım satımına aracılık ve bu işlemlerin gerçekleştirilmesine yönelik hizmetlere ilişkin esasları düzenlemektir."; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin olarak; a) Müşterilerden gelen emirlerin doğrudan kabul edilmesi ve/veya gerçekleştirilmesi, b) Müşterilerden gelen emirlerin temsilci sıfatıyla kabul edilmesi ve bu emirlerin gerçekleştirilmek üzere başka kuruluşlara yönlendirilmesi, c) Başka bir kuruluşun kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin olarak sunduğu hizmetlerin yatırımcılara tanıtımı, sözleşme akdedilmesine aracı olunması veya sözleşme yapmak isteyen tarafların komisyon karşılığında bir araya getirilmesi, bu Tebliğ hükümlerine tabi olur. ..."; "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "Bu Tebliğ, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 30. maddesinin (g) bendine dayanılarak hazırlanmıştır.";
"Reklam, ilan ve duyurular" başlıklı 20. maddesinde, "(1) Kaldıraçlı alım satım işlemlerine yönelik olarak her türlü iletişim araçları ile yapılan yayın, ilan, duyuru ve reklamlarda objektif olunması esastır. Yetkili kuruluşlar, gerçek dışı, yanlış, yanıltıcı veya abartılmış bilgilere dayalı yayın, ilan duyuru ve reklamlar hazırlayamaz ve kamuoyu ile paylaşamaz. (2) Yetkili kuruluşlar yayın, ilan, duyuru ve reklamlarında kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin olarak mutlak getiri ve/veya zarara karşı garanti taahhüdünde bulunamaz. (3) Kaldıraçlı alım satım işlemlerinde bulunmak isteyen yatırımcılara yönelik bireysel tanıtım ve bilgilendirmelerde bu maddede yer alan esaslar geçerlidir." kuralına yer verilmiştir.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun "Yatırım hizmetleri ve faaliyetleri" başlıklı 37. maddesinde, "(1) Bu Kanun kapsamına giren yatırım hizmetleri ve faaliyetleri şunlardır: a) Sermaye piyasası araçlarıyla ilgili emirlerin alınması ve iletilmesi b) Sermaye piyasası araçlarıyla ilgili emirlerin müşteri adına ve hesabına veya kendi adına ve müşteri hesabına gerçekleştirilmesi c) Sermaye piyasası araçlarının kendi hesabından alım ve satımı ç) Portföy yöneticiliği d) Yatırım danışmanlığı e) Sermaye piyasası araçlarının halka arzında yüklenimde bulunularak satışa aracılık edilmesi f) Sermaye piyasası araçlarının halka arzında yüklenimde bulunmaksızın satışa aracılık edilmesi g) Çok taraflı alım satım sistemlerinin ve borsa dışı diğer teşkilatlanmış pazar yerlerinin işletilmesi ğ) Sermaye piyasası araçlarının müşteri namına saklanması ve yönetimi ile portföy saklanması h) Kurulca belirlenecek diğer hizmet ve faaliyetlerde bulunulması
";
"Faaliyet izni alma zorunluluğu" başlıklı 39. maddesinde, "(1) Yatırım hizmetlerinin ve faaliyetlerinin düzenli uğraşı, ticari veya mesleki faaliyet olarak icra edilebilmesi için Kuruldan izin alınması zorunludur. Yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ancak yatırım kuruluşları tarafından yerine getirilebilir. Yatırım ortaklıkları ile portföy yönetim şirketlerine ve borsalara ilişkin hükümler saklıdır. Kurul, her bir yatırım hizmet ve faaliyetinin, sermaye piyasası aracı veya yatırım hizmet ve faaliyeti bazında ayrı kuruluşlar tarafından yapılmasına ilişkin düzenlemeler yapmaya yetkilidir. ... (8) Yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile yan hizmetlerin sunulmasına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir. ..." kuralı yer almaktadır.
11/07/2013 tarih ve 28704 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ (Seri:V, No:125)'i yürürlükten kaldıran Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri İle Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ (III-37.1)'in "Mevcut faaliyet izinlerine ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 2. maddesinde, "(1) Yatırım kuruluşları sunmak istedikleri yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile yan hizmetler için bu Tebliğ ile öngörülen asgari özsermaye dahil olmak üzere özel şartları yerine getirdiklerini tevsik edici belgeler ile bu Tebliğ'in yürürlük tarihinden itibaren en geç 1 yıl içinde Kurul'a başvuruda bulunurlar. Bu süre içinde Kurul'a başvuruda bulunmayan yatırım kuruluşlarının mevcut yetki belgeleri ve faaliyet izinleri iptal edilir. (2) Yatırım kuruluşları, kendilerine bu Tebliğ uyarınca faaliyet izni verilene kadar mevcut faaliyet esasları çerçevesinde faaliyetlerini yürütür."; "Yürürlük" başlıklı 82. maddesinde, "(1) Bu Tebliğ 01/07/2014 tarihinde yürürlüğe girer." kuralına yer verilmiştir.
17/12/2013 tarih ve 28854 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ'in (III-39.1) "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Tebliğ'in amacı, yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile yan hizmetleri sunacak yatırım kuruluşlarının kuruluşuna, kurucu, ortak ve personeline, faaliyete geçmesine, yükümlülüklerine, merkez dışı örgütlerine, dışarıdan hizmet alımına, faaliyetlerine, faaliyetlerinin durdurulmasına ve teminatlarına ilişkin ilke ve esasları düzenlemektir."; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Tebliğ, yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile yan hizmetleri sunacak yatırım kuruluşlarının kuruluşuna, faaliyete geçmesine, faaliyetlerine ve faaliyetlerinin durdurulmasına ilişkin ilke ve esasları düzenler."; "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "Bu Tebliğ, 06/12/2012 tarih ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 96, 97 ve 98. maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.";
"Reklam, ilan ve duyurular" başlıklı 41. maddesinde, "(1) Yatırım kuruluşlarının yatırım hizmet ve faaliyetlerine yönelik olarak her türlü iletişim araçları ile yaptığı yayın, ilan, duyuru ve reklamlarda objektif olması gerekir. Yatırım kuruluşları, yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgilere dayalı ve müşterilerin tecrübe veya bilgi noksanlıklarını istismar edici yayın, ilan, duyuru ve reklam yapamaz, diğer yazılı ve sözlü açıklamalarda bulunamaz.
(2) Yatırım kuruluşları yayın, ilan, duyuru ve reklamlarında mevzuatın imkân verdiği haller hariç olmak üzere mutlak getiri ve/veya zarara karşı garanti taahhüdünde bulunamaz.
(3) Reklam ve ilanlarda, yatırım kuruluşunun mali durumuna ilişkin sayısal veriler ile yönetilen “portföy büyüklüğüne”, “müşteri sayısına”, “işlem hacmine” ilişkin veya buna benzer resmi verilerle kanıtlanması mümkün olan ifadeler, ancak bu yargılara ulaşmayı sağlayabilecek kaynaklar referans gösterilmek suretiyle kullanılabilir. Bu tür bilgiler için sadece kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili yayınları ile mali alanda meslek örgütü niteliğindeki kuruluşların kaynakları referans olarak gösterilir.
(4) Müşterilere yönelik bire bir tanıtım ve bilgilendirmelerde de bu maddede yer alan esaslara uyulur.
(5) Yatırım kuruluşları yatırım hizmet ve faaliyetlerine ilişkin tüm yayın, ilan, duyuru ve reklamların bir örneğini Kurulun belge kayıt düzenlemelerinde belirtilen süreyle saklamak zorundadır." kuralı yer almaktadır.

HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından dava konusu idari para cezasının 01/07/2014 tarihinde yürürlüğe giren III.37-1 sayılı Tebliğ ile yürürlükten kaldırılan Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ (Seri: V, No:125)'e göre tesis edildiği, yürürlükten kaldırılan Tebliğe dayanılarak idari para cezası verilemeyeceği iddia edilmiş; davalı idare tarafından III.37-1 sayılı Tebliğ'in Geçici 2. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yatırım kuruluşlarının yeni faaliyet izni alana kadar Seri:V, No:125 sayılı Tebliğ hükümlerine, yeni faaliyet izni aldıklarında ise III.37-1 sayılı Tebliğ hükümlerine tâbi oldukları, davacı şirket tarafından Kurul'a yazılan yazıyla faaliyet izninin 01/01/2016 tarihi itibarıyla geçerli olmasının talep edildiği ve şirket hakkında 02/02/2016 tarih ve K-017 (069) sayılı yetki belgesinin düzenlendiği, idari para cezasına konu fiilin ilk olarak 27/02/2015 tarihinde tespit edilerek davacı şirkete bildirim yapıldığı ve devamında … tarih ve … sayılı yazıyla savunma istenildiği, dolayısıyla davacının faaliyet izninin yenilendiği 01/01/2016 tarihinden önceki fiillere ilişkin olarak Seri:V, No:125 sayılı Tebliğ hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş; İdare Mahkemesince de "... Her kadar davacı şirket tarafından, esas alınan Tebliğ yürürlükten kaldırıldığından idari para cezası verilemeyeceği ileri sürülmüş ise de, Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'e (No:III-37.1) göre, yatırım kuruluşlarının, kendilerine bu Tebliğ uyarınca faaliyet izni verilene kadar mevcut faaliyet esasları çerçevesinde faaliyetlerini yürütmeleri gerekliliği karşısında, davacı şirketin kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin olarak gerçek dışı, yanlış, yanıltıcı veya abartılmış bilgilere dayalı yayın, ilan duyuru ve reklamlar hazırlamaması gerektiğinin açık olduğu ..." şeklindeki gerekçeyle idari para cezasının dayanağı olarak söz konusu Tebliğ'in uygulanabileceği yönünde karar verilmiştir.
11/07/2013 tarih ve 28704 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri İle Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ (III-37.1) ile (01/07/2014 yürürlük tarihi) Seri:V, No:125 sayılı Tebliğ'in yürürlükten kaldırılması sonrasında 17/12/2013 tarih ve 28854 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ'in (III-39.1) (01/07/2014 yürürlük tarihi) "Reklam, ilan ve duyurular" başlıklı 41. maddesinin birinci fıkrasında "Yatırım kuruluşlarının yatırım hizmet ve faaliyetlerine yönelik olarak her türlü iletişim araçları ile yaptığı yayın, ilan, duyuru ve reklamlarda objektif olması gerekir. Yatırım kuruluşları, yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgilere dayalı ve müşterilerin tecrübe veya bilgi noksanlıklarını istismar edici yayın, ilan, duyuru ve reklam yapamaz, diğer yazılı ve sözlü açıklamalarda bulunamaz." şeklinde yapılan düzenlemeyle, dava konusu idari para cezasına dayanak Seri:V, No:125 sayılı Tebliğ'in 20. maddesine paralel düzenlemeler yapılarak yatırım kuruluşlarının yatırım hizmet ve faaliyetlerine yönelik olarak her türlü iletişim araçları ile yaptığı yayın, ilan, duyuru ve reklamlarda objektif olması gerektiği; yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgilere dayalı ve müşterilerin tecrübe veya bilgi noksanlıklarını istismar edici yayın, ilan, duyuru ve reklam yapamayacağı kurala bağlanmış olup, söz konusu düzenleme dava konusu idari para cezasına konu fiil tarihi ile dava konusu Kurul karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunmaktadır.
Bu itibarla, davacı şirket tarafından internet sitesinde "Lisanslı Yatırım Güvencesi, Sadece Türk mevzuatının sağlayabileceği güvence ve koruma ile işlem yapın" ibaresinin kullanılmasının idari para cezasına konu fiil tarihi ile dava konusu Kurul kararı tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Tebliğ'e aykırılık oluşturduğundan, idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık, davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 13/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.