Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/1743 E. , 2023/4310 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/1743
Karar No:2023/4310
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı yayın kuruluşunca, Danıştay tarafından iptal edilen ve uygulama hükmü kalmayan Uydu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği ile Kablo Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliğinin ilgili maddeleri gereğince 2002-2007 yılları arasında ödemiş olduğu 17.566,00-TL yayın izni ücretinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte geri ödenmesine ilişkin 11/11/2014 tarihli başvurusunun reddine dair … tarih ve … sayılı yazı ile bildirilen … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali ile tahsil edilen toplam 17.566,00-TL yayın izni ücretinin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; düzenleyici işlemlerin genel ve soyut nitelikte kurallar içermesi nedeniyle bu işlemlere karşı açılan davalar sonucunda verilen iptal hükümlerinin, yalnızca o davanın tarafları hakkında değil, dava açmamış üçüncü kişiler hakkında da ve düzenleyici işlemin tesis edildiği tarihe kadar geriye yürüyerek sonuç doğuracağı, dolayısıyla, düzenleyici işlemin iptali üzerine, bu düzenlemeye karşı dava açmayan üçüncü kişilerin, iptal hükmünün kendilerine uygulanması istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca ve genel zamanaşımı süresi olan 10 yıl içerisinde ilgili idareye başvurabilecekleri ve reddi üzerine dava açarak, hukuka aykırılığı ortaya çıkmış olan düzenleyici işlem nedeniyle haksız olarak kendilerinden alınmış olan tutarların iadesini isteyebileceği, bu durumda, Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından anılan yönetmelikler iptal edildiğinden ''yayın izni'' ve ''lisansa'' ayrı ayrı ücretler almak, yürütülen tek hizmete karşılık mükerrer ücret alınması sonucunu doğuracağından haksız tahsil edilen yayın izin ücretlerinin iadesi isteminin reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davaya konu işlem hukuka aykırı görüldüğünden, davacıdan iptal edilen Yönetmelik hükümlerine göre haksız olarak tahsil edilmiş bulunan toplam 17.566,00-TL tutarındaki uydu yayın izin ücretinin davalı idareye başvuru tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline, tazmin isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı medya hizmet sağlayıcı kuruluşun, Yönetmeliğin iptal edildiği hususunu iptal kararının verildiği tarihten (24/01/2006) sonra veya en geç bu yönetmeliğin kendilerine uygulanmadığı anda, dolayısıyla talep ettiği ücretleri ödememeye başladığı anda öğrenmiş olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda, idari istikrar prensibi gereğince dava açma süresi içinde talepte bulunmayan kuruluş talebinin hukuka uygun olmadığı, dava zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılan davanın reddi gerektiği, emsal nitelikteki 26/05/2017 tarih ve E:2016/3705, K:2017/1651 sayılı Danıştay Onüçüncü Dairesi kararının dikkate alınmadığı, işbu davada husumetin Maliye Bakanlığı'na da yöneltilmesi gerektiği, her ne kadar davaya konu yayın izni ücretlerinin dayanağı olan mevzuat düzenlemeleri (ilgili Yönetmelikler) Danıştay'ca iptal edilmiş ise de, iptalden önce Üst Kurul'a ödenmiş olan uydu ve kablo yayın izin ücretlerinin, ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile iadesi talebinin hukuki olmadığı, söz konusu talep zamanaşımına uğradığından davacının talebinin reddine ilişkin Üst Kurul kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davanın dava zamanaşımı süresinden sonra açıldığı iddiasının hukuki dayanağı olmadığı, davanın süresinde açıldığı, davalı idarenin davanın alacak zamanaşımı yönünden reddi gerektiği yönündeki itirazının haksız, husumet itirazının mesnetsiz olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
29/03/2001 tarih ve 24357 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Uydu Yayını Lisans ve İzin Yönetmeliği ile 28/03/2002 tarih ve 24709 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği uyarınca Radyo Televizyon Üst Kurulu tarafından söz konusu yönetmeliklerin yürürlükten kaldırıldığı tarihe kadar ''yayın ücreti'' ve ''lisans ücreti'' adı altında iki farklı ücret tahsil edilmiştir.
29/03/2001 tarih ve 24357 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Uydu Yayını Lisans ve İzin Yönetmeliği, 10/10/2007 tarih ve 26669 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Uydu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin 24. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
28/03/2002 tarih ve 24709 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 24/01/2006 tarih ve E:2005/75, K:2006/474 sayılı kararıyla ''... 3984 sayılı Kanun'un 8/g maddesinde münhasıran 'yayın izni ve lisans ücretlerini ilgili yönetmeliklerle belirlemek' yetkisi Üst Kurula tanınmış olmakla birlikte, 33. maddesinin sondan 3. ve 4. fıkralarında yer alan '4. maddenin ikinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerindeki ilkelere aykırı yayın yapılması hâlinde uyarı yapılmayacağı ve yayın kuruluşunun yayınının bir ay durdurulacağı, ihlâlin tekrarı hâlinde yayının süresiz olarak durdurulacağı ve yayın lisans izninin iptal edileceği, yayın izninin verilmesi için gerekli şartlardan birini kaybeden veya şartların uygunluğunu hile ile elde eden kuruluşların yayın lisans izninin iptal edileceği' hükmünden, yayın lisans izninin bir bütün olduğu, lisansın Fransızca kökenli 'licence' sözcüğü olduğu, bunun da Türkçe karşılığının 'izin' anlamına gelmesi itibarıyla, Kanunun bazı maddelerinde yer alan 'yayın izni ve lisans' ifadelerinin bu çerçevede bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, yapay bir ayrım yaparak 'yayın izni' ve 'lisansa' ayrı ayrı ücretler almanın, yürütülen tek hizmete karşılık mükerrer ücret alınması sonucunu doğurduğu, bunun da idarenin kamu hizmetini yürütürken, hizmetten yararlananlara getirilen adil olmayan bir yükümlülük niteliği taşıması nedeniyle hukuksal dayanağının bulunmadığı...'' gerekçesiyle yönetmeliğin tümünün iptaline karar verilmiştir.
29/03/2001 tarih ve 24357 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Uydu Yayını Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin ve bu yönetmeliğe dayanarak yayın izni ücreti ve lisans ücretinin tahsili yolunda tesis edilen bireysel işlemlerin iptali istemiyle açılan davada ise, Dairemizin 26/05/2009 tarih ve E:2007/1033, K:2009/5772 sayılı kararıyla, aynı gerekçeyle, uydu lisans ücreti ve yayın ücreti alınmasına ilişkin bireysel işlemlerin iptaline, yürürlükten kaldırılan yönetmelik hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacı şirket tarafından, anılan Yönetmeliğin iptal edildiğinden bahisle ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca 2002-2007 yılları arasında ödemiş olduğu 17.566,00-TL yayın izin ücretinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte geri ödenmesi istemiyle 11/11/2014 tarihinde davalı idareye başvuru yapılmıştır.
Başvurunun … tarih ve … sayılı yazı ile bildirilen … tarih ve … sayılı Üst Kurul kararı ile reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ''Gelirlerin tahsili'' başlıklı 42. maddesinin sekizinci fıkrasında, "Süresinde ödenmeyen Üst Kurul gelirleri genel hükümlere göre tahsil edilir. Bu madde hükümlerine göre Üst Kurulca yapılacak icra takiplerinde Ankara icra daireleri yetkilidir.'' kuralına yer verilmiştir.
Mülga 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un ''Görev ve Yetkiler'' başlıklı 8. maddesinde, ''... g)Kanal ve frekans bandı tahsisinde gerekli şartları ve tahsis hakkı alanların yayına geçme süresini ve radyo ve televizyon istasyonu kuranların ödeyecekleri yayın izni ve lisans ücretlerini ilgili yönetmeliklerle belirlemek...'' Üst Kurul'un görevleri arasında sayılmış; ''Mali Kaynaklar ve Bütçe'' başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrasında, özel radyo ve televizyon kuruluşlarından alınacak yayın izin ve lisans ücretlerinin Hazineye gelir kaydedileceği belirtilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan hâlîyle 10. maddesinde, ''İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.
Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hâllerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.'' kuralı yer almıştır.
Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde, ''Haklı bir sebep olmaksızın aharın zararına mal iktisab eden kimse, onu iadeye mecburdur. Hususiyle muteber olmayan veya tahakkuk etmemiş bulunan bir sebebe yahut vücudu nihayet bulmuş olan bir sebebe müsteniden ahzolunan şeyin, iadesi lazımdır.''; ''Müruru zaman'' başlıklı 66. maddesinde, ''Haksız surette mal iktisabından dolayı ikame olunacak dava, mutazarrır olan tarafın verdiğini istirdada hakkı olduğuna ıttılaı tarihinden itibaren bir sene müruriyle ve her hâlde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren on senenin müruriyle sakıt olur. ...'' kuralına yer verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77. maddesinde, "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.
"; ''Zamanaşımı'' başlıklı 82. maddesinde, "Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, yürütülen tek hizmete karşılık 29/03/2001 tarihli ve 24357 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Uydu Yayını Lisans ve İzin Yönetmeliği ile 28/03/2002 tarihli ve 24709 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği uyarınca "yayın izin ücreti" ve "lisans ücreti" adı altında mükerrer ücretlendirme yapıldığının yargı kararlarıyla ortaya konulduğu, davacı şirket tarafından, 2002-2007 yılları arasında ödenen 17.566,00-TL yayın izin ücretinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte geri ödenmesi istemiyle 11/11/2014 tarihinde Kurul'a başvurulduğu, anılan başvurunun … tarih ve … sayılı Üst Kurul kararı ile reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi tesis edildiği tarih itibarıyla ortadan kaldırarak, o işlemin tesisinden önceki hukukî durumun geri gelmesini sağlar. Genel düzenleyici işlemin iptal edilmesi durumunda, verilen yargı kararının, sadece o davayı açanı değil, bu genel düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği kuşkusuzdur. Bu nedenle iptal edilen bir düzenleyici işlemden dolayı menfaati veya hakkı ihlâl edilen kişinin, iptal kararının doğurduğu sonuçlardan yararlanmak amacıyla idareye başvurabileceği tabiidir.
Bu bağlamda, davacı şirketin 11/11/2014 tarihinde davalı idareye yapmış olduğu başvurunun, genel düzenleyici nitelikteki bir işlemin iptali yolundaki kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği hukuksal gerçeğinden hareketle kararın sonuçlarından kendisinin de yararlanması, geçmiş yıllarda mükerrer ödenen ücretlerin tarafına iadesi istemiyle yapıldığı ve başvurunun 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında olduğu açıktır.
Bu nedenle, uyuşmazlığın çözümü için bir düzenleyici işlemin yargı kararıyla iptal edilmesinin öncesinde düzenleyici işleme karşı dava açmamış olan, fakat iptal kararından yararlanmak üzere daha sonra 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında idareye başvuran kişiler yönünden geçmişe yönelik bir hak doğurup doğurmayacağının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
6112 sayılı Kanun'un ''Gelirlerin tahsili'' başlıklı 42. maddesinde, yayın lisans ücreti, ticari iletişim gelirleri veya Kurum tarafından verilen idari para cezaları gibi muhtelif ücretlerin süresinde ödenmemesi hâlinde bu Üst Kurul gelirlerinin genel hükümler uyarınca tahsil edileceği ve Üst Kurul'ca yapılacak icra takiplerinde Ankara İcra Daireleri'nin yetkili olduğu yönünde düzenlemelerin yer alması nedeniyle Üst Kurul tarafından anılan gelirlerin tahsili amacıyla genel kanun niteliği taşıyan Borçlar Kanunu uyarınca yetkili mahkemelerde dava açılabildiği ve İcra İflas Kanunu uyarınca icra takibi yapılabildiği gözetilerek taraflar arasındaki usulî eşitliğin sağlanmasını teminen Üst Kurul tarafından haksız yere tahsil edildiği yargı kararıyla ortaya çıkan ücretlerin iadesi ve iadenin kapsamına ilişkin uyuşmazlığın çözümünde aynı hükümlerin kıyasen uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Konuya ilişkin olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09/04/2014 tarih ve E:2013/13-1018, K:2014/508 sayılı kararında, ''Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı B.K.'nun konuya dair 61 vd.) maddelerindeki (Benzer hüküm 6098 sayılı TBK'nun m.77 vd. yer almıştır.) düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir.
Bu genel açıklamadan sonra sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmesi için aranan şartların açıklanmasında yarar görülmüştür.
Birinci şart, taraflardan birisinin malvarlığında bir eksilmenin vukubulmasına karşı, diğerinin malvarlığında bir çoğalmanın gerçekleşmiş olmasıdır. Bir malvarlığındaki eksilme, aktifin azalması ya da pasifin çoğalması şeklinde olabileceği gibi, aktifin çoğalmasına ya da pasifin azalmasına engel olma yoluyla da gerçekleşebilir.
İkinci şart, sözü edilen eksilmeyle çoğalma arasında bir illiyet bağının bulunmasıdır.
Üçüncü şart, yine sözü edilen azalmayla çoğalmanın haklı bir sebebe dayanmamasıdır. Taraflardan biri, diğerine hükümsüz bir sözleşme gereğince misli mahiyette bir şey vermişse muteber olmayan sebebe dayanan bir iktisap söz konusudur. Sözleşmedeki şekil noksanlığı, fiil ehliyetsizliği, imkânsızlık, hukuka veya ahlaka aykırılık, muvazaa gibi sebepler, butlan sebebiyle kazandırmayı geçersiz kılan sebepler olduğundan bu durumlarda kazandırma geçerli hukuki sebebe dayanmamaktadır.
Dördüncü şart, vukubulan iktisabın (çoğalmanın) sebepsiz iktisap kuralları dışında, özel bir hukuk kuralına dayanılarak iadesi mümkün olmamalıdır. Zira böyle bir imkân varsa artık sebepsiz iktisap kuralları değil, sözü edilen özel kurallar uygulanır. İadenin; istihkak davası, haksız inşaat sebebiyle tazminat davası, sözleşmenin ifası davası, sözleşmeden dönme sebebiyle iade davası, vekaletsiz iş görmeye dayanan iade davası gibi yollarla gerçekleştirilmesi mümkünse, artık sebepsiz iktisap kurallarına başvurulamaz. (Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7. Baskı, İstanbul 1993, s. 734-738 )
Bu tür işlemlerde amaç; davalının edindiği çoğalma sonucu, tüm malvarlığında meydana gelen artışın iadesinden ibarettir.” açıklamaları yer almaktadır.
Bu açıklamalar kapsamında, Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin Dairemizin 24/01/2006 tarih ve E:2005/75, K:2006/474 sayılı kararı ile iptal edildiği; Uydu Yayını Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin ise 10/10/2007 tarih ve 26669 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Uydu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin 24. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı dikkate alındığında, Kurul tarafından "yayın izni ücreti" ve "lisans ücreti" adı altında tahsil edilen ücretlerin dayanağının yargı kararıyla ortadan kaldırıldığı, diğer bir anlatımla bahsi geçen ücretlerin tahsiline ilişkin sebebin sona erdiği, bir tarafın malvarlığında azalma, diğer tarafın malvarlığında ise artmanın söz konusu olduğu, yayıncı kuruluşun malvarlığındaki azalmanın ise Üst Kurul'un malvarlığındaki artıştan kaynaklandığı görüldüğünden, uyuşmazlıkta Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümlerinin kıyasen uygulanması gerekmektedir.
Öte yandan, 2002-2007 yılları arasında mükerrer ödenen ücretlerin iadesi istemiyle 11/11/2014 tarihinde davalı idareye başvurulduğu dikkate alındığında sebepsiz zenginleşme kapsamında zamanaşımı noktasında da bir değerlendirmenin yapılması gerekmektedir.
Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Borçlar Kanunu'nun 82. maddesi uyarınca, iade alacaklısının geri alma hakkının varlığını öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl (Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda bu süre 1 yıl) herhalde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren 10 yıl sonra sebepsiz zenginleşmeden doğan iade istemi zamanaşımına uğrar. İki yıllık süre, zarar görenin malvarlığındaki eksilmeye yol açan eylem ve işlemin haksız olduğuna kesin olarak kânî bulunduğu ve malvarlığındaki eksilmenin miktarıyla haksız edinenin şahsını tam olarak öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır. 10 yıllık süre ise iade borcunun doğduğu andan itibaren işlemeye başlayacaktır. Bu süre geçtikten sonra alacak iddiasında bulunulduğu takdirde borçlu zamanaşımı def'ini ileri sürerek borcunu ifa etmekten kaçınabilecektir.
Olayda, Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin Dairemizin E:2005/75, K:2006/474 sayılı kararıyla 24/01/2006 tarihinde iptal edildiği, Uydu Yayını Lisans ve İzin Yönetmeliği"nin 10/10/2007 tarih ve 26669 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Uydu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin 24. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı dikkate alındığında, yayıncı kuruluşun mükerrer olarak ödediği ücretlerin iadesi istemiyle idareye başvurduğu 11/11/2014 tarihinden geriye doğru 10 yıldan daha önceki döneme isabet eden ödemelerin zamanaşımına uğradığı, başka bir anlatımla, 11/11/2004 ile 11/11/2014 tarihleri arasında idare tarafından mükerrer olarak tahsil edilen ücretlerin, tahsil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte geri ödenmesi gerektiği, 11/11/2004 tarihinden önce yapılan mükerrer ödemelerin ise yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca zamanaşımına uğradığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu itibarla, aktarılan değerlendirmeler dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava, davacı yayın kuruluşu tarafından, Danıştay tarafından iptal edilen ve uygulama hükmü kalmayan Uydu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği ile Kablo Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliğinin ilgili maddeleri gereğince 2002-2007 yılları arasında ödemiş olduğu 17.566,00-TL yayın izin ücretinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte geri ödenmesine ilişkin 11/11/2014 tarihli başvurusunun reddine dair … tarih ve … sayılı Üst Kurul kararının iptali ile haksız olarak tahsil edilen toplam 17.566,00-TL yayın izin ücretinin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın ''Temel hak ve hürriyetlerin niteliği'' başlıklı 12. maddesinde, ''Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.'' hükmüne; ''Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması'' başlıklı 13. maddesinde, ''Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.'' hükmüne; ''Mülkiyet hakkı'' başlıklı 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.'' hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 28/03/2002 tarih ve 24709 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği ve 29/03/2001 tarih ve 24357 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Uydu Yayını Lisans ve İzin Yönetmeliği uyarınca Üst Kurul tarafından yayıncı kuruluştan söz konusu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı tarihe kadar ''yayın ücreti'' ve ''lisans ücreti'' adı altında iki farklı ücretin tahsil edildiği, Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin Dairemizin 24/01/2006 tarih ve E:2005/75, K:2006/474 sayılı kararıyla, Uydu Yayını Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin ise Dairemizin 26/05/2009 tarih ve E:2007/1033, K:2009/5772 sayılı kararı ile iptal edildiği, davacı yayın kuruluşu tarafından yürütülen tek hizmete karşılık bahsi geçen Yönetmelik uyarınca yayın izin ücreti ve lisans ücreti adı altında mükerrer ücretlendirme yapıldığının yargı kararıyla ortaya çıktığından bahisle haksız yere tahsil edildiği belirtilerek 11/11/2014 tarihinde kayda giren dilekçe ile 2002-2007 yılları arasında ödemiş olduğu 17.566,00-TL yayın izin ücretinin tahsil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iadesi istemiyle Kurul'a başvurulduğu, başvurunun … tarih ve … sayılı Üst Kurul kararı ile reddi üzerine söz konusu Üst Kurul kararının iptali ile haksız olarak tahsil edilen toplam 17.566,00-TL yayın izin ücretinin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasa’nın 35. maddesinde temel hak olarak güvence altına alınmış olan "mülkiyet hakkı", kişiye, başkasının hakkına zarar vermemek ve yasaların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla, sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma, ürünlerinden yararlanma ve tasarruf etme olanağı veren bir haktır. Anayasa’ya göre bu hakka ancak kamu yararı nedeniyle ve kanunla sınırlama getirilebilir.
Mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü malvarlığı haklarını kapsamaktadır. Bir ekonomik değer veya icrası mümkün bir “alacak” iddiasını elde etmeye yönelik meşru bir beklenti, Anayasa’nın mülkiyet hakkı güvencesinden yararlanabilir. Ülkemiz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne taraf olup bu sözleşme gereğince imzalanan ek protokolleri de imzalayarak bu protokollerdeki hakları da güvence altına alacağını taahhüt etmiştir. Ek 1 Nolu protokolde mülkiyet hakkı ile ilgili düzenlemeler getirilmiş olup AİHM'in yerleşik içtihatlarında da "alacak hakkı" mülkiyet hakkı olarak değerlendirilmektedir (Luca/İtalya, 24/09/2013 tarihli karar).
Bu durumda, yargı kararıyla iptaline karar verilen Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği uyarınca Radyo Televizyon Üst Kurulu tarafından haksız yere tahsil edilen ücretler nedeniyle davacı yayın kuruluşu lehine bir alacak hakkının doğduğu, Anayasa'nın anılan hükümleri gereği alacak hakkının bir mülkiyet hakkı olarak değerlendirilmesi ve mülkiyet hakkının sınırlanabilmesi için öncelikle bu hususa ilişkin düzenlemelerin Kanunlarda yer alması gerektiği, özünde mülkiyet hakkını sınırlayan zamanaşımı müessesesine ilişkin dava konusu uyuşmazlıkta uygulanması mümkün Kanunla getirilmiş bir düzenlemenin hukuk sistemimizde bulunmadığı, bu nedenle herhangi bir süreye bağlı olmaksızın Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından haksız yere tahsil edildiği anlaşılan ücretlerin tamamının idareye başvuru tarihi olan 11/11/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle geri ödenmesi gerektiği, öte yandan, özel hukuktan kaynaklanan borç ilişkilerini genel olarak düzenleyen Borçlar Kanunu'nun zamanaşımına ilişkin hükümlerinin ise, kamu kurum ve kuruluşları ile kişiler arasındaki ilişkilerden doğan ihtilaflarda kıyas yoluyla uygulanmasının hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptali ile tazmin isteminin kabulüne dair idare mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!