WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2016/4806 E.  ,  2022/5436 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/4806
Karar No:2022/5436

TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Döviz Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı (… Müsteşarlığı)
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (2006-32/32 sayılı Tebliğ)'in 8. maddesine istinaden verilmiş olan yetkili müessese faaliyet izni ve yetkili müessese izin belgesinin, söz konusu Tebliğ'in 18. maddesinin birinci fıkrası uyarınca iptaline ilişkin … tarih ve … sayılı Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; 2006-32/32 sayılı Tebliğ kapsamında "Nevşehir Kapadokya Havalimanı … Numaralı Mahal …/…" adresinde döviz alım satım faaliyetinde bulunan davacı şirketin şirket merkezi adresinin "… Mahallesi, … Caddesi, No:… …/…" adresine nakil edildiğinden bahisle yetkili müessese faaliyet izni ve yetkili müessese izin belgesinin iptal edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı,
Türkiye'nin her yerinde faaliyet göstermekte olan yetkili müessese ve şubelerinin sektördeki ihtiyacı fazlasıyla karşılayacak ölçüde olması, bu müesseselerden beklenen kamu yararının azami ölçüde sağlanması gerekliliği ve bunların daha etkin ve süreklilik arz edecek bir şekilde denetlenmesi zorunluluğu gibi hususlar da göz önünde bulundurularak, mali piyasaların geliştirilmesi ve kontrolü yönünde izlenen ekonomi ve maliye politikaları çerçevesinde, 11/11/1998 tarihi itibarıyla Hazine Müsteşarlığı'nca yetkili müessese kuruluşu ve şube açılışı işlemlerinin durdurulduğu, yeni yetkili müessese kurulmasına izin verilmemesi yönündeki uygulama devam etmekle birlikte, 22/05/2000 tarihli Hazine Müsteşarlığı onayına binaen yoğun yolcu giriş ve çıkış işlemlerinin yapıldığı gümrük kapılarında, uluslararası hava yolu trafiğine açık uluslararası hava terminallerinde, duyulan ihtiyaca binaen, sadece bu yerlerde faaliyet göstermek üzere yetkili müessese kuruluş izni verilebildiği, bu çerçevede, davacı şirkete … tarih ve … sayılı Hazine Müsteşarlığı yazısı ile sadece söz konusu adreste faaliyet gösterilmesi ve başka bir adreste şube açılmaması kaydıyla faaliyet izni verildiği, 2006-32/32 sayılı Tebliğ'in 18. maddesindeki, Müsteşarlığın bu Tebliğ'in tatbikatını temin etmek amacıyla gerekli göreceği her türlü tedbiri almaya ve Tebliğ'de öngörülen hâller dışında kalan özel durumları inceleyip sonuçlandırmaya yetkili kılınmasına ilişkin düzenleme kapsamında, döviz alım satım faaliyetinde bulunan davacı şirketin şirket merkezi adresinin nakil edildiğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, faaliyet izni verilirken sadece havaalanında faaliyette bulunması gerektiğine ilişkin bir bildirimde bulunulmadığı, yasal düzenlemelere aykırı herhangi bir uygulaması olmadığı, Tebliğ'de öngörülen tüm şartları yerine getirerek faaliyet izni aldığı ve faaliyete geçtiği, ancak yüksek kira bedeli ve düşük işlem hacmi gibi ekonomik nedenler dikkate alınarak şirket adresinin başka bir adrese nakledildiği, nakil işleminde Türk Ticaret Kanunu ile Tebliğ'in adres değişikliğini düzenleyen 12. maddesine uyulduğu, Tebliğ'in önceki hâlinde yetkili müesseselerin adres değişikliği Hazine Müsteşarlığı'nın iznine tabi iken 2012 yılında yapılan değişiklikle adres değişikliği için izin alma şartı kaldırılarak bilgi verme esasının getirildiği, kaldı ki mevzuata aykırılık hâlinde Tebliğ'in 17. maddesi uyarınca 1567 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasına istinaden yasal kovuşturmaya geçilmesi gerekmekte iken, kanun ile düzenlenmemiş bir yaptırıma maruz kaldığı, faaliyet izninin doğrudan iptali nedeniyle tüm faaliyetinin durmasına ve buna bağlı olarak yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin engellenmesine yol açıldığı, idareye mevzuatta açıkça düzenlenmiş konularda farklı bir değerlendirme veya işlem yapma yetkisi verilmediği, faaliyet iznine ilişkin yazıda yer alan ibarenin sadece izin verilen adreste faaliyet gösterilmesi gerektiği anlamında olmayıp aynı anda başka bir adreste de faaliyet göstermemesi ve izinsiz şube açmaması gerektiği anlamını taşıdığı, yapılan işlemin adres değişikliği olduğu, şube açmak gibi bir düşünceleri olmadığı, Tebliğ değişikliğinden önce diğer şirketlere gönderilen faaliyet izin yazılarında şirketin adresinde değişiklik olması ve şirkete ait şube açılması söz konusu olduğunda önceden Müsteşarlıktan izin alınması gerektiğinin belirtildiği, diğer şirketlerin hiçbirinin izinli veya izinsiz adres değişikliğinden dolayı bir yaptırımla karşılaşmadığı, Tebliğ'in 18. maddesinin birinci fıkrasıyla Tebliğdeki düzenlemelere dayanarak Tebliğin öngörmediği veya ilgili kanunda yer almayan cezai yaptırımlar uygulanmasına yetkili kılınmadığı, nitekim hangi hâllerde faaliyet izninin iptal edileceği ve hangi hâllerde 1567 sayılı Kanuna muhalefetten kovuşturmaya geçileceğinin Tebliğ'in ilgili hükümlerinde açıkça düzenlendiği, açıkça düzenlenen bir konuda faaliyet izninin herhangi bir uyarı dahi yapılmaksızın veya varsa bir aykırılığın giderilmesi hususunda uyarma veya kınama ve mühlet tanınması gibi idare hukukunun temel denetim ögeleri bile hiçe sayılarak doğrudan iptal edilmesinin, ekonomik suça ekonomik ceza uygulanması gerekliliği prensibine ve mevzuatın lafzına ve ruhuna aykırılık teşkil ettiği, kanunda açıkça suç bile sayılmayan bir fiilden dolayı faaliyet izninin doğrudan iptal edildiği, benzer istemlerle açılmış olan dava dosyalarının birleştirilmesinin talep edildiği ancak Mahkemece talebinin reddedildiği, karardaki azlık oyu gerekçesinde beyan edilen hususlar da dikkate alındığında hukuka aykırı bir işlemi olmadığının açıkça ortada olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, faaliyette bulunan yetkili müessese ve şubelerinin sektördeki ihtiyacı fazlasıyla karşılayacak ölçüde olması, bu müesseselerden beklenen kamu yararının azami ölçüde sağlanması gerekliliği ve bunların daha etkin ve süreklilik arz edecek bir şekilde denetlenmesi zorunluluğu gibi hususlar da göz önünde bulundurularak mali piyasaların geliştirilmesi ve kontrolü yönünde izlenen ekonomi ve maliye politikaları çerçevesinde ilgili mevzuatla Müsteşarlığa verilen yetkiye istinaden 11/11/1998 tarihi itibarıyla yeni yetkili müessese kuruluşu ve şube açılışı işlemlerinin durdurulduğu, diğer taraftan yeni yetkili müessese kurulmasına izin verilmemesi yönündeki uygulama devam etmekle birlikte 22/05/2000 tarih ve 2000/999 sayılı Müsteşarlık Onayına istinaden yoğun yolcu giriş ve çıkış işlemlerinin yapıldığı gümrük kapılarında, uluslararası hava yolu trafiğine açık uluslararası hava terminallerinde duyulan ihtiyaca binaen sadece bu yerlerde faaliyet göstermek üzere yetkili müessese kuruluş izni verilebildiği, davacıya sadece belirtilen adreste faaliyet gösterilmesi ve başka bir adreste şube açmaması kaydıyla faaliyet izni verildiği, davacının kendi gerekçeleriyle adresini değiştirdiği, bu nevi bir yola başvurarak işlem hacmi dolayısıyla şirket kârı daha düşük olan bir yerden işlem hacmi ve kârı çok çok daha yüksek bir yere geçtiği, İstanbul gibi bir yerde yetkili müessese açmak için başvuru yaptığında alacağı ret cevabını bildiğinden bütün talep sahiplerine uygulanan bu sınırlayıcı kuralı aşmak için hileli bir yola başvurarak kötü niyetini gösterdiği, ilgili mevzuatta yer alan düzenlemeleri kendisi lehine bir hak olarak ileri sürüp Müsteşarlığın sınırlamasını kaldırma yönünde kullanmaya çalışmasının aynı zamanda eğer var ise hakkın kötüye kullanılması olup hukuk düzeninin buna müsaade etmesinin kötü iradenin korunması anlamına geldiği, adres değişikliği için izin alınmasına gerek olmayıp sadece bildirimde bulunulmasının yeterli olduğu ileri sürülmüş ise de, söz konusu düzenlemenin yetkili müessese faaliyet izninin durdurulduğu 1998 öncesi kurulan şirketler için geçerli bulunduğu, özellik arz eden bir statüyle sadece havalimanlarında faaliyet göstermek kaydıyla izin verilen yetkili müesseselerin adres değişikliğine izin verilmediği, davacıya verilen faaliyet izin yazısında da belirtildiği üzere iznin başka bir yerde faaliyet gösterilmemesi şartına bağlı olarak sınırlı şekilde verildiğinin aşikâr olduğu, faaliyet izninin Tebliğ'in 18. maddesinin verdiği yetki uyarınca iptal edildiği, davacının yaptırımın yasal dayanaktan yoksun olduğu iddiasının geçersiz olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 29/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.