WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

DANIŞTAY 12. DAIRE

A- A A+

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2023/4460 E.  ,  2023/5357 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/4460
Karar No : 2023/5357

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLAR
1- DAVACI: …
VEKİLİ: Av. …

2- DAVALI: … Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi (Çapa Tıp Hastanesi) … Enstitüsünde uzman tabip kadrosunda "Genel Cerrahi Uzmanı” olarak görev yapmakta iken 06/01/2017 tarihinde 679 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmakla birlikte, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı gereğince görevine iade edilen davacı tarafından; kamu görevinden çıkarılması nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlarının giderilmesi için davalı idareye yaptığı 17/02/2022 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile açıkta kaldığı 06/01/2017 - 15/02/2022 tarihleri arasındaki dönemde ödenmeyen maaşları ve hak ediş tarihlerinden itibaren faizlerinin, sabit ve performansa dayalı döner sermaye ek ödemeleri ve hak ediş tarihlerinden itibaren faizlerinin ödenmesi ve bu süreçte yaşadığı elem ve ıstırap nedeniyle 500.000,00-TL manevi tazminatın, görevine son verildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu zımnen ret işleminin, davacının açıkta kaldığı 06/01/2017-15/02/2022 tarihleri arasındaki ödenmeyen maaşları ve sabit ek ödemeye (denge tazminatı) ilişkin kısmı yönünden; davacının 06/01/2017-15/02/2022 tarihleri arasında açıkta geçirdiği sürede hak ettiği 407.106,90-TL geriye dönük maaş ödemesi ile 140.714,85-TL sabit ek ödemenin, ödeme emri belgesi düzenlenerek davacıya ödendiğinin anlaşılması nedeniyle, kamu görevinden çıkarıldığı döneme ilişkin maaşları ve sabit ek ödemeye ilişkin tazmin talebinin konusu kalmadığından davanın bu kısmının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı,
Dava konusu zımnen ret işleminin, davacının açıkta kaldığı 06/01/2017 - 15/02/2022 tarihleri arasındaki geriye dönük ödenen maaşları ve sabit ek ödemelerinin (denge tazminatı) yasal faizi yönünden; davacının açıkta geçirdiği süre boyunca ödenmeyen maaşı ve sabit ek ödemesinden bir süre mahrum kaldığı ve parasal haklarının değer kaybına uğratılarak ödendiği açık olduğundan, hukuk devleti ilkesinin doğal bir sonucu olarak davacının açıkta geçirdiği dönemde yoksun kaldığı maaş ve sabit ek ödemenin yasal faizinin, anılan alacakların ödenmesi gereken tarihten fiilen ödemenin yapıldığı tarihe kadar işleyecek şekilde hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiğinden aksi yöndeki işlemin hukuka aykırı olduğu,
Dava konusu zımnen ret işleminin, davacının açıkta kaldığı 06/01/2017 - 15/02/2022 tarihleri arasındaki ödenmeyen döner sermaye ek ödemesi ve hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesi istemi yönünden; kamu görevinden ihraç edilen ve yargı kararı ile değil de Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile görevine iade edilen davacıya fiilen çalışmadığı dönem için döner sermaye ek ödemesi yapılmamasına dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, bu talebinin reddi gerektiği,
Davanın; 500.000,00- TL manevi tazminat ödenmesi istemi yönünden incelenmesinden; her ne kadar davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin karara karşı yaptığı başvuru üzerine Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunca göreve iadesine karar verilmiş ise de, uyuşmazlıkta art niyetli bir uygulama gibi ağır hizmet kusuru oluşturabilecek bir durumun bulunmaması, söz konusu işlemin davacının zarara uğratılması amacını gütmemesi, işlemin tesis edilmesinin, davalı idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin gereklerini gözetmedeki hassasiyetinden kaynaklanması nedeniyle, idarenin işleminden kaynaklı tazminata mahkum edilmesi idari istikrar ilkesini zedeleyeceğinden, davacının manevi tazminat isteminin reddi gerektiği belirtilerek,
Dava konusu zımnen ret işleminin; davacının açıkta kaldığı tarihler arasındaki dönemde ödenmeyen maaşları ve sabit ek ödemeye (denge tazminatı) ilişkin kısmı yönünden ve bu hususla ilgili parasal hak talebi açısından konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına; davacının açıkta kaldığı tarihler arasındaki dönem için geriye dönük olarak ödenen maaşları ve sabit ek ödemelerinin (denge tazminatı) yasal faizi yönünden iptaline, yoksun kaldığı faiz alacağının, her bir alacağın hak ediş tarihinden itibaren hesaplanarak davacıya ödenmesine; davacının açıkta kaldığı tarihler arasındaki dönem için ödenmeyen döner sermaye ek ödemesi ve hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesi istemi ve bu hususla ilgili parasal hak talebi yönünden ve ayrıca 500.000,00-TL manevi tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusu yönünden; dayandığı gerekçeler karşısında, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının "kısmen iptal, kısmen kabule" ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar söz konusu kararın ilgili kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine,
Davacının istinaf başvurusu yönünden; 06/01/2017 - 15/02/2022 tarihleri arasında ödenmeyen döner sermaye ek ödemesinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi dışında kalan kısımlarının usul ve yasaya uygun olduğu sonucuna varılmakla, bu kısımlara yönelik davacı istinaf başvurusunun reddi gerektiği, dava konusu zımni ret işleminin, davacının statü dışında kaldığı 06/01/2017 - 15/02/2022 tarihleri arasında ödenmeyen döner sermaye ek ödemesinin hak ediş tarihlerinden itibaren işleyen yasal faiziyle ödenmesi istemi yönünden; kendisine atfedilebilecek bir kusurdan söz edilemeyeceğinden, görevde kalsa idi alabileceği (uğranılan menfi zararın) döner sermaye ek ödemesinin tahakkuk tarihleri itibarıyla işletilecek yasal faizleriyle birlikte davalı idare tarafından hesaplanarak davacıya ödenmesi gerekmekte olup, dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararında ise hukuka isabet bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, Mahkeme kararının, davacının 06/01/2017 - 15/02/2022 tarihleri arasında ödenmeyen döner sermaye ek ödemesinin hak ediş tarihlerinden itibaren işleyen yasal faiziyle ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin bu kısmının iptali ile 06/01/2017 - 15/02/2022 tarihleri arasındaki dönem itibarıyla statü dışında kalmasa idi alabileceği (uğranılan menfi zararın) döner sermaye ek ödemesinin, tahakkuk tarihleri itibariyle işletilecek yasal faizleriyle birlikte davalı idare tarafından hesaplanarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Davacı tarafından; davanın açılmasından sonra 06/04/2022 tarihinde hesabına davalı idare tarafından "sabit ek ödeme ve maaş ödemesi" açıklaması ile kısmi olarak iki ayrı ödeme yapıldığı, herhangi bir ayrıntılı döküman verilmemesi, ödemenin hangi unsurlardan oluştuğuna dair yazılı bilgilendirme yapılmaması nedeniyle idareden ilgili belgelerin gönderilmesinin talep edildiği; ancak, davalı idarece ilgili belgelerin ilk savunmaya cevap dilekçesi ekinde sunulduğu, döner sermaye ve faizi ile, manevi tazminat ve faizinin hiç ödenmediği, sabit ek ödeme (denge tazminatı) ve maaş ödemesinin ise eksik ödendiği, bu alacak kalemlerine ait faizin de ödenmediği, Mahkemenin maaş ve sabit ek ödemeye ilişkin tazmin talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kararı ile Bölge İdare Mahkemesinin bu karara ilişkin istinaf talebinin reddi yönünde verdiği kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (b) bendi uyarınca sözleşmeli personel statüsünde olduğu, Mahkeme kararında bu hususa dikkat edilmeden davacının memur kadrosunda asli ve sürekli kamu hizmetini ifa ile görevliymiş gibi değerlendirildiği, bu değerlendirme nedeniyle de davacının kadro ile ilişiğinin kesildiği tarihten kadroya iade edildiği tarihe kadar sözleşmesinin sürekli yenilendiğinin kabulü ile mahrum kalınan maaş ve sabit ek ödeme ödenmesine karar verildiği, oysa davacının bulunduğu statüde mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırıldığı, bu nedenle davacının açıkta kaldığı tüm yıllara ilişkin maaş ve sabit ek ödeme yapılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, mali haklar yorum yolu ile genişletilemeyeceğinden, davacının görevde olmadığı süreye yönelik talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğu, döner sermaye geliri performansa dayalı ödendiğinden fiili çalışma ile hak edilebilecek olup, davacı tarafından gerçekleştirilmeyen çalışmanın karşılığının tarafına verilmesinin mümkün olmadığı ileri sürülerek, kararın bu kısmının bozulması istenilmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI:
Davacı tarafından; davalı idarenin, sözleşmeli personel olduğuna ilişkin iddiasının, Mahkeme aşamasında ileri sürülmediği için savunmayı genişletme yasağına tabi olduğu ve öncelikle bu nedenle dikkate alınmaması gerektiği belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyize konu kararın; Mahkeme kararının, davacının açıkta kaldığı 06/01/2017- 15/02/2022 tarihleri arasındaki geriye dönük ödenen maaşları ve sabit ek ödemelerinin (denge tazminatı) yasal faizi yönünden "davacının yoksun kaldığı faiz alacağının her bir alacağın hak ediş tarihinden itibaren hesaplanarak davacıya ödenmesine" ilişkin hüküm fıkrasına karşı yapılan "davalı idare istinaf başvurusunun reddine" ilişkin kısmı ile davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilerek, "Mahkeme kararının davacının statü dışında kaldığı 06/01/2017 - 15/02/2022 tarihleri arasında ödenmeyen döner sermaye ek ödemesinin hak ediş tarihlerinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin bu kısmının iptali ile davacının statü dışında kaldığı 06/01/2017 - 15/02/2022 dönem itibarıyla statü dışında kalmasa idi alabileceği (uğranılan menfi zararın) döner sermaye ek ödemesinin tahakkuk tarihleri itibarıyla işletilecek yasal faizleriyle birlikte davalı idare tarafından hesaplanarak davacıya ödenmesine" ilişkin kısmı incelendiğinde;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Madde gerekçesinde ise; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıkların da düzeltilerek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır.
Temyize konu karardaki yasal faizin başlangıç tarihine yönelik yanlışlık, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının "davalı idare istinaf başvurusunun reddi"ne ilişkin hüküm fıkrasının, davacının açıkta kaldığı tarihler arasındaki geriye dönük ödenen maaşları ve sabit ek ödemelerinin (denge tazminatı) yasal faizine ilişkin İdare Mahkemesi kararındaki "davacının yoksun kaldığı faiz alacağının her bir alacağın hak ediş tarihinden itibaren hesaplanarak davacıya ödenmesine" şeklindeki hüküm fıkrasının, "davacının yoksun kaldığı faiz alacağının, idareye başvuru tarihi olan 17/02/2022 tarihinden itibaren hesaplanarak davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmek suretiyle "davalı idare istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine" şeklinde, "davacının statü dışında kaldığı 06/01/2017 - 15/02/2022 dönem itibarıyla statü dışında kalmasa idi alabileceği (uğranılan menfi zararın) döner sermaye ek ödemesinin tahakkuk tarihleri itibarıyla işletilecek yasal faizleriyle birlikte davalı idare tarafından hesaplanarak davacıya ödenmesine" şeklindeki hüküm fıkrasının ise, "davacının statü dışında kaldığı 06/01/2017 - 15/02/2022 dönem itibarıyla statü dışında kalmasa idi alabileceği (uğranılan menfi zararın) döner sermaye ek ödemesinin idareye başvuru tarihi olan 17/02/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmına yönelik temyiz istemi incelendiğinde;
12/01/2023 tarih ve 32071 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararında; "Olağanüstü hal tedbirleri kapsamında terör örgütlerine veya devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı oldukları değerlendirilen kişiler liste usulüyle kamu görevinden çıkarılmışlardır. Komisyonca tedbire ilişkin şartların oluşmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulüne karar verilerek kişilerin göreve iade edilmesi, tedbirin sebep unsurunun gerçekleşmediği, başka bir deyişle bu kişilerin herhangi bir örgüt ya da yapıya aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatlarının belirlenemediği ve hukuka aykırı olarak kamu görevinden çıkarıldıklarının idare tarafından tespit edildiği anlamına gelmektedir." ibarelerine yer verilmiştir.
Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminatın olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlayan bir tazmin aracı niteliğinde olması nedeniyle, Mahkemece takdir edilecek manevi tazminatın, ilgilinin zenginleşmesine yol açmayacak ve aynı zamanda idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak miktarda belirlenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda; davacının İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi (Çapa Tıp Hastanesi) … Enstitüsünde uzman tabip kadrosunda "Genel Cerrahi Uzmanı” olarak görev yapmakta iken 06/01/2017 tarihinde 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmakla birlikte, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı gereğince görevine iade edildiği açık olup, adı geçenin bu süre boyunca yaşamış olduğu manevi zorlukların ve sıkıntıların kısmen de olsa giderilmesi amacıyla, Mahkemece takdir edilecek manevi tazminatın, manevi tatmin aracı olmasından dolayı zenginleşmeye yol açmayacak miktarda, fakat aynı zamanda, hakkında hukuka aykırı olarak tesis edilen işlemden dolayı davacının duyduğu elem ve üzüntüsünü kısmen de olsa giderecek oranda saptanarak davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, manevi tazminat isteminin reddi yolunda verilen Mahkeme kararının bu kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddi ile … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu zımnen ret işleminin; davacının açıkta kaldığı tarihler arasında ödenmeyen maaşları ve sabit ek ödemeye (denge tazminatı) ilişkin kısmı yönünden ve bu hususla ilgili parasal hak talebi açısından konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan davacı istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile dava konusu zımnen ret işleminin, davacının açıkta kaldığı tarihler arasındaki geriye dönük ödenen maaşları ve sabit ek ödemelerinin (denge tazminatı) yasal faizi yönünden iptaline, davacının yoksun kaldığı faiz alacağının her bir alacağın hak ediş tarihinden itibaren hesaplanarak davacıya ödenmesine, davacının açıkta kaldığı tarihler arasındaki ödenmeyen döner sermaye ek ödemesi ve hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi (bu hususla ilgili parasal hak talebi açısından) istemi yönünden davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, Mahkeme kararının, davacının statü dışında kaldığı 06/01/2017 - 15/02/2022 tarihleri arasında ödenmeyen döner sermaye ek ödemesinin hak ediş tarihlerinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısmının kaldırılması, dava konusu işlemin bu kısmının iptali ile davacının statü dışında kaldığı 06/01/2017 - 15/02/2022 dönem itibarıyla statü dışında kalmasa idi alabileceği (uğranılan menfi zararın) döner sermaye ek ödemesinin tahakkuk tarihleri itibarıyla işletilecek yasal faizleriyle birlikte davalı idare tarafından hesaplanarak davacıya ödenmesi, davalı idare istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu kararın; davacının açıkta kaldığı tarihler arasındaki geriye dönük ödenen maaşları ve sabit ek ödemelerinin (denge tazminatı) yasal faizine ilişkin "davalı idare istinaf başvurusunun reddi" yolundaki hüküm fıkrasının, "davacının yoksun kaldığı faiz alacağının, idareye başvuru tarihi olan 17/02/2022 tarihinden itibaren ödenmesine" şeklinde, "...davacının statü dışında kaldığı 06/01/2017 - 15/02/2022 dönem itibarıyla statü dışında kalmasa idi alabileceği (uğranılan menfi zararın) döner sermaye ek ödemesinin tahakkuk tarihleri itibarıyla işletilecek yasal faizleriyle birlikte davalı idare tarafından hesaplanarak davacıya ödenmesine" ilişkin hüküm fıkrasının ise, "davacının statü dışında kaldığı 06/01/2017-15/02/2022 dönem itibarıyla statü dışında kalmasa idi alabileceği (uğranılan menfi zararın) döner sermaye ek ödemesinin, idareye başvuru tarihi olan 17/02/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesine" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile kararın; yukarıda özetlenen gerekçeyle …-TL manevi tazminat istemi yönünden davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/10/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.