WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

DANIŞTAY 12. DAIRE

A- A A+

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2023/425 E.  ,  2023/5610 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/425
Karar No : 2023/5610

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tokat T-Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapmakta iken Hatay Açık Ceza İnfaz Kurumuna atanan ve burada görev yapmakta iken emekliye ayrılan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. Maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda, aralarında davacının da bulunduğu sanıklar hakkında "edimin ifasına fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik ve zimmet" suçu nedeniyle açılan ceza davasında, …. Ağır Ceza Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "edimin ifasına fesat karıştırma" suçundan davacının 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, diğer suçlardan ayrı ayrı beraatına karar verildiği, kararın istinaf edildiği ve halen devam ettiği, dava konusu işlemin; kurum bilgisayarında sahte kantar fişi tanzim etmek, sahte fatura ve belgelerle şartnameye ve EPDK kurallarına aykırı yakıt teslim almak, kayıtlarda yer alan tutardan daha az tutarda kalorifer yakıtı teslim almaları hem de ihale şartlarına ve EPDK kriterlerine aykırı olarak merdiven altı diye tabir edilen yakıt teslimini kabul etmek, ürün teslim ve muayene kabul tutanaklarını sahte oluşturmak, kamera kayıtlarına göre yakıt gelmediği halde gelmiş gibi işlem tesis etmek fiilleri yönünden incelenmesinde; ara kararına istinaden davalı idarece gönderilen belgelerden, davacının en son 14/11/2014 tarihinde muayene kabul komisyonunda yer aldığı, fiilin bu tarihte işlendiğinin kabulü gerektiği, haliyle en son 14/11/2014 tarihinde işlenen fiille yönelik 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi hükmü gereği 2 yıl içinde ceza verilmesi gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 28/09/2017 tarihinde dava konusu işlem ile cezanın tesis edildiğinden, bu fiiller yönünden ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğradığı; dava konusu işlemin, kendisine haksız menfaat sağlamak, olayı ihbar eden kişileri tehdit etmek, sahte olduğu açıkça anlaşılan Tüpraş fişlerine itibar ederek ödeme yapmak yönlerinden incelenmesinde ise; davacının kendisine haksız menfaat sağladığı yönündeki kabulün tamamen davacının 2015 yılında kullandığı mobil hat üzerinden yüklenici firmanın sahibinin kardeşi ile şirket yönetici olan H.Y. adlı kişi ile görüşmeleri ile ihbarcıların yakıt alımında usulsüzlük yapanların bu işten menfaat sağladığı yönündeki ifadelerine göre karar verildiği, dosya içeriği bütünüyle davacının sadece muayene kabul komisyonunda yer aldığı, ödeme yapan birimde görevli olduğuna yönelik bir belge ve bilginin bulunmadığı, usulsüz alınan yakıta yönelik ödeme yaptığına veya ödeme yapılmasını sağlamak için baskı yaptığına ilişkin tespitin yer almadığı, yine ihbar eden kişileri tehdit ettiğine yönelik davacıya ilişkin bir ifadenin yer almadığı, adli soruşturmada dava açılması için makul şüphe yeterli iken, kişilerin ekonomik ve sosyal hayatı üzerinde önemli etkisi olacak ve sonucu itibariyle mesleği ile ilişkisini kesecek disiplin soruşturmasında makul şüphenin en azından somut birkaç veri ile desteklenmesi gerektiği, bu fiillerin tümü yönünden gerek disiplin soruşturmasında gerekse de adli soruşturmada somut bir tespitin yer almadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı İdare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında, edimin ifasına fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik ve zimmet suçlarından kamu davası açıldığı, yargılamanın devam ettiği, suça konu eylemlerin memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında olduğu ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Tokat T-Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak görev yapmakta iken Hatay Açık Ceza İnfaz Kurumuna atanan ve bilahare emekliye ayrılan davacının, yakıt alımlarında usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla başlatılan soruşturma sonucunda, üzerine atılı bulunan "edimin ifasına fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik ve zimmet" suçlarından dolayı hakkında açılan davada ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "edimin ifasına fesat karıştırma" suçundan 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, diğer suçlardan ise ayrı ayrı beraatına karar verildiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede, istinaf başvurusu üzerine davanın … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … esas sayılı dosyasında derdest olduğunun görüldüğü, ceza davasına konu eylemleri nedeniyle hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, davacının üzerine atılı fiillerin sübut bulduğu ve memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğundan bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Aynı Kanunun 131. maddesinde, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
657 sayılı Kanunun anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.
Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden fiil, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de disiplin hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır.
Bir memura isnat olunan disiplin cezasına konu fiillerin, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılmasının gerekli olması durumunda, disiplin cezası hakkında karar verilmesi için mevcut deliller yeterli görülmeyerek ceza mahkemesi kararına ihtiyaç duyulduğu kanaati hasıl olmuş ise, disiplin cezasına konu fiilin hukuki denetiminden önce ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda; disiplin cezasına konu fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç olması nedeniyle, "edimin ifasına fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik ve zimmet" suçlarından dolayı davacı hakkında açılan davada ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "edimin ifasına fesat karıştırma" suçundan 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, diğer suçlardan ise ayrı ayrı beraatına karar verildiği, karara karşı davacı ve davalı idare tarafından karşılıklı olarak istinaf başvurusunda bulunulduğu, UYAP üzerinden yapılan incelemede de halen … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … esas sayılı dosyasında derdest olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda; davacının disiplin cezasına konu eylemlerinin karşılığında verilen disiplin cezası irdelenirken, ceza hukuku yönüyle suç tipinin hukuki nitelendirmesini yapacak olan Ağır Ceza Mahkemesinin kararının göz önünde bulundurulması önem arz ettiğinden, ceza yargılaması sonucu beklenilmeksizin karara bağlanmış olan uyuşmazlık hakkında, sözü edilen mahkumiyet ve beraat kararları da değerlendirilmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış olup, Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 06/11/2023 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.