Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/3678 E. , 2023/6219 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3678
Karar No : 2023/6219
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLAR :
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...Enstitüsü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türk Standartları Enstitüsü Bursa Belgelendirme Müdürlüğünün hizmet belgelendirme biriminde veri giriş operatörü olarak görev yapmakta olan davacının, meslekten çıkarılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin, üç yıl süreyle kademe ilerlemesi durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin ve aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı TSE Genel Sekreterliği işleminin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük hakların ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 23/11/2022 tarih ve E:2019/6149, K:2022/5723 sayılı bozma kararına uyularak; davacının, meslekten çıkarılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlem yönünden yapılan değerlendirmede; davacının, dava konusu işleme sebebiyet veren fiillerinden dolayı yargılandığı davada, ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile "özel belgede sahtecilik" ve "TSE'ye ait bilișim sistemine veri yerleștirme ve veriyi değiştirme" suçlarından hapis cezasıyla cezalandırıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu durumda; adli yargı yeri kararıyla işleme konu filleri işlediği saptanan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" şeklindeki disiplin suçunu işlemiş olduğu anlaşıldığından, bu eylemlerinin karşılığı olan "Devlet memuruluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu ...tarih ve ...sayılı işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; davacının üç yıl süreyle kademe ilerlemesi durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlem yönünden yapılan değerlendirmede; davacının, dava konusu işleme sebebiyet veren fiillerinden dolayı yargılandığı davada, ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile "rüşvet" suçundan beraatine karar verildiği, bu durumda; adli yargı yeri kararıyla davacının, "rüşvet suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı herhangi bir delilin bulunmadığı"nın saptanmış olması, bu saptamanın aksini, yani davacının, "görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun menfaat temin etmek" fiilini işlediğini ortaya koyabilecek nitelik ve yeterlilikte bir bilgi ve belgeye ise dosya kapsamında rastlanılamamış olması karşısında, davacıya isnat edilen ve 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (c) alt bendinde düzenlenmiş olan "Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak" fiilinin sübuta ermediği görüldüğünden, bu isnat nedeniyle davacının üç yıl süreyle kademe ilerlemesi durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu ...tarih ve ...sayılı işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesi gereğince, yargı kararı ile hukuka aykırılığı saptanan bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı ve fakat yine davacı hakkındaki Mahkeme tarafından hukuka uygun bulunmuş olan "meslekten çıkarma cezası"nın (12/12/2013 tarih ve 133 sayılı işlemin) uygulanarak davacının memuriyetine son verildiği tarihe kadar oluşan parasal ve özlük haklarına yönelik kayıplarının tazmininin gerektiği; davacının 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlem yönünden yapılan değerlendirmede; uyuşmazlıkta; davacıya 1/30 oranında aylıktan kesme cezası verilmesine ilişkin işlem ile davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin ve hukuka uygun bulunan kademe ilerlemesinin durdurulmasına ilişkin dava konusu işleme dayanak isnatlar ve maddi sebepler bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu bu her iki disiplin cezasına konu olan eylemlerin büyük oranda birbiri ile çakışan, iç içe geçmiş, aynı süreç ve zaman diliminde gerçekleşmiş nitelikte eylemler olduğu anlaşılmakta olup, bu haliyle söz konusu eylemleri nedeniyle davacıya daha ağır olan disiplin cezasının (meslekten çıkarma) verilmiş olması karşısında, birbiriyle iç içe geçmiş, aynı süreç ve zaman diliminde gerçekleşmiş olan eylemlerin ayrıca davalı idarenin Hizmet Belgelendirme Yönergesi'nin muhtelif hükümlerine aykırılık da teşkil ettiğinden bahisle, bir de 1/30 oranında aylıktan kesme cezası verilmesine ilişkin dava konusu ...tarih ve ...sayılı işlemde bu sebeple hukuka uygunluk bulunmadığı; dava konusu aylıktan kesme cezası belirtilen gerekçe ile hukuka aykırı bulunduğundan, 657 sayılı Kanun'un 132. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca, verildiği tarihi izleyen ay başında (01/12/2013 tarihinde) uygulanmak durumunda olan söz konusu ceza nedeniyle davacının aylığından yapılan kesintinin, Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca davalı idarece davacıya iadesinin gerektiği, öte yandan; her ne kadar davacı tarafından, "alt ceza uygulamasının meslekten çıkarma cezasının verilmesinde kullanılması gerektiği" ileri sürülmekteyse de, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinde yer alan "Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir" hükmü uyarınca idareye tanınan takdir yetkisinin somut olayda hukuka uygun kullanıldığı görüldüğünden, davacıya meslekten çıkarılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle uğranıldığı öne sürülen parasal ve özlük hak kayıplarının tazmini istemi yönünden davanın reddine; davacının üç yıl süreyle kademe ilerlemesi durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı ve fakat yine davacı hakkındaki Mahkeme tarafından hukuka uygun bulunmuş olan "meslekten çıkarma cezası"nın (...tarih ve ...sayılı işlemin) uygulanarak davacının memuriyetine son verildiği tarihe kadar oluşan parasal ve özlük haklarına yönelik kayıplarının davalı idarece davacıya iadesine; davacının 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle davacının aylığından yapılan kesintinin davalı idarece davacıya iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; disiplin soruşturmasının etkin yapılmadığı, lehine olabilecek tanıkların ifadelerine başvurulmadığı, kararın esasına etkili iddia ve itiraz niteliğinde olan disiplin soruşturmasının usule aykırı yürütüldüğü, Mahkeme tarafından eksik araştırma sonrasında karar verildiği ve bu durumun gerekçeli karar hakkının ihlali niteliğinde olduğu, karara dayanak alınan Ceza Mahkemesi kararında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilerek, kararın, meslekten çıkarmaya ilişkin davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında Mahkeme tarafından beraat kararına yer verilerek işlemin iptaline karar verilmişse de, Ceza Mahkemesi kararında; davacının beraat nedeni delil yetersizliği olarak belirtilmiş olup, davacının; her türlü şüpheden uzak, suçu işlemediği, masum olduğu yönünde bir karar olmadığı, bu nedenle İdare Mahkemesince konunun araştırılmadan incelenmeden sadece Ceza Mahkemesinin beraat kararına dayanılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, davaya konu idari işlemler incelendiğinde, aralarında herhangi bir maddi ya da hukuki ilişki bulunmadığı gibi, sebep sonuç ilişkisi de bulunmadığının görüleceği, verilen her bir disiplin cezasına neden olan olayların tamamen birbirinden farklı eylemlere dayandığı, farklı sonuçlar doğurduğu ve 3 ayrı disiplin cezasının tesis edildiği, 1/30 oranında aylıktan kesme cezası yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken cezanın iptali yönünden verilen kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kararın dava konusu kademe ilerlemesinin durdurulması ve aylıktan kesme cezalarının iptali, işlemler nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesi talebinin kabulüne ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, Mahkeme kararında yer verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kesinleştiği, davacı, hakkında yapılan soruşturmayı yetersiz bulsa da, soruşturmada yer alan tespitlerin Ceza Mahkemesi kararıyla da ortaya konulduğu, davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin cezanın hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş; davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu kararın; meslekten çıkarmaya ilişkin davanın reddine kısmının bozulması, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile dava konusu kademe ilerlemesinin durdurulmasına ilişkin işlemin açıklama eklenmek suretiyle onanması, aylıktan kesme ve kabul hükümlerinin ise onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Türk Standartları Enstitüsü Bursa Belgelendirme Müdürlüğünün hizmet belgelendirme biriminde veri giriş operatörü olarak görev yapmakta olan davacının, kendisine isnat edilen eylemler nedeniyle meslekten çıkarılmasına ilişkin ...tarihli ve ...sayılı işlemin, üç yıl süreyle kademe ilerlemesi durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...tarihli ve ...sayılı işlemin ve aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...tarihli ve ...sayılı TSE Genel Sekreterliği işleminin iptali ve işlemler nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
132 sayılı Türk Standardları Enstitüsü İle İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle "Personel" başlıklı 10/A maddesinin yedinci fıkrasında, "Enstitü personelinin izin, disiplin, intibak işleri ile diğer hususlar yönetmelikle belirlenir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan fıkra, 09/07/2018 tarih ve 30473 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 96. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum Ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Türk Standardları Enstitüsünü düzenleyen 39. bölümünde yer alan "Personel" başlıklı 561. maddenin beşinci fıkrasında aynı haliyle yeniden düzenlenmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilinin, bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere devlet memurluğundan çıkarılmayı gerektiren bir fiil olduğu kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanun' un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (c) alt bendinde; "Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak" fiili, (n) alt bendinde ise, "Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak" fiili kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
14/07/2002 tarih ve 24815 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Standardları Enstitüsü Personel Yönetmeliği'nin 109. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinde de, "TSE personelliği sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, personelin Enstitü'ye bir daha atanmamak üzere görevden çıkarma cezasını gerektiren bir fiil olarak düzenlenmiştir.
Yönetmeliği'nin 109. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (n) alt bendinde, "Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun menfaat temin etmek" fiili, (l) maddesinde ise, "Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak" fiili 1 ila 3 yıl arasında kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren bir fiil olarak düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının "üç yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı ve fakat yine davacı hakkındaki Mahkeme tarafından hukuka uygun bulunmuş olan "meslekten çıkarma cezası"nın (...tarih ve ...sayılı işlemin) uygulanarak davacının memuriyetine son verildiği tarihe kadar oluşan parasal ve özlük haklarına yönelik kayıplarının davalı idarece davacıya iadesine; davacının 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle davacının aylığından yapılan kesintinin davalı idarece davacıya iadesine" ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, davalı idarenin kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Temyize konu kararın, "davacının üç yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin iptaline" ilişkin kısmı incelendiğinde;
İdare Mahkemesince, davacının, ceza mahkemesi kararıyla "rüşvet suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı herhangi bir delilin bulunmadığı"nın saptanmış olması, bu saptamanın aksini, yani davacının, "görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun menfaat temin etmek" fiilini işlediğini ortaya koyabilecek nitelik ve yeterlilikte bir bilgi ve belgeye ise dosya kapsamında rastlanılamamış olması karşısında, davacıya isnat edilen ve 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (c) alt bendinde düzenlenmiş olan "Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak" fiilinin sübuta ermediği görüldüğünden dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş olup, kararda yer verilen ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunda, ...Bölge Adiye Mahkemesi ...Ceza Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; "....5237 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen kamu görevlisi sıfatını taşımaması sebebiyle, rüşvet alma suçunun faili olamayacağı dikkate alınarak sanık hakkında unsurları oluşmayan suçtan CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken delil yetersizliğinden CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de bu husus sonuca etkili olmadığından" istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İdare Mahkemesince, Ceza Mahkemesi kararı dayanak alınarak karar verilmiş olmakla birlikte, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda, anılan kararın sonucunun değişmediği, sadece beraat kararının dayanağı olan mevzuat hükmünün değiştiği görülmüştür.
Kararın "davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin iptali istemi ile bu işlem nedeniyle uğranıldığı öne sürülen parasal ve özlük hak kayıplarının tazmini istemi yönünden davanın reddine" ilişkin kısmı incelendiğinde;
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Disiplin cezalarının sağlıklı ve objektif olması cezayı veren disiplin amirlerinin olayı objektif değerlendirebilmeleriyle mümkündür.
Yukarıda yer verilen kurallara göre, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra belli yasal süreler içinde ilgili memur hakkında tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilerek disiplin soruşturması açılması, söz konusu soruşturmada memurun lehine ve aleyhine olan tüm delillerin toplanarak ekleriyle birlikte bir soruşturma raporunun oluşturulması ve bu şekilde memurun hangi fiili, nerede, ne zaman, nasıl, ne şekilde işlediğinin somut, hukuken kabul edilebilir ve kesin delillerle, şüpheye yer vermeyecek açıklıkta ortaya konularak yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından bir disiplin cezası verilmesi gerekmektedir.
Suçun sübut bulup bulmadığının Mahkemece tespiti aşamasında ise; öncelikle disiplin cezasına konu edilen eylemde kamu görevlisine atfedilebilir bir kusurun olup olmadığının, kesin ve kabul edilebilir gerekçelerle ortaya konulması gerekmektedir.
İdare Mahkemesince maddi olayın açıklığa kavuşturulması için yapılacak hukuki denetimin, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, dava dosyasında bulunan ve dava konusu işlemin dayanağını oluşturan soruşturma raporu ile soruşturma raporuna ekli bilgi, belgeler ve alınan ifadeler doğrultusunda yapılması gerekmekle birlikte, re'sen araştırma yetkisi kapsamında, ceza yargılaması sırasında alınan sanık ve tanık ifadeleri, bilirkişi raporları gibi maddi delillerin ve yargılama sonucunda verilen ceza mahkemesi kararı ile bu karardaki tespitlerin kullanılması ve disiplin soruşturma raporu ile ilgili yapılan inceleme neticesinde disiplin suçuna konu fiil ya da fiillerin sübuta erip ermediğinin tespitine yönelik olarak ilave gerekçe olacak şekilde hükme esas alınması gerektiği de açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesi tarafından dava konusu işlemin hukuki değerlendirmesi yapılırken, bozma kararına uygun bir şekilde davacının fiilleri 657 sayılı Kanun'un 125. maddesine göre nitelendirilmiş, dava konusu işleme dayanak alınan soruşturma raporunda yer verilen fiiller belirtildikten sonra Ceza Mahkemesi kararında yer alan tespitlere yer verilmiş ve bu tespitlere göre davacının devlet memurluğundan çıkarılmasının hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir.
Bu durumda; disiplin cezasına konu eylemin değerlendirilmesinde, davacının işlemiş olduğu fiillerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında "özel belgede sahtecilik" ve "TSE'ye ait bilișim sistemine veri yerleștirme ve veriyi değiştirme" suçlarını teşkil ettiğinden bahisle, davacının kusurunun ortaya konulması açısından yapılan yargılamaya yer verilmekle birlikte, İdare Mahkemesi kararına sadece Ceza Mahkemesi kararı dayanak alınmış, dosyada mevcut olan bilgi ve belgelere göre disiplin hukuku ilkeleri bakımından herhangi bir değerlendirme yapılmadan, eksik inceleme sonucunda karar verildiği görülmüştür.
Bu itibarla, eksik inceleme sonucunda verilen davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, Mahkeme kararının, üç yıl süreyle kademe ilerlemesi durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı ve fakat yine davacı hakkındaki Mahkeme tarafından hukuka uygun bulunmuş olan "meslekten çıkarma cezası"nın (...tarih ve ...sayılı işlemin) uygulanarak davacının memuriyetine son verildiği tarihe kadar oluşan parasal ve özlük haklarına yönelik kayıplarının davalı idarece davacıya iadesine; davacının 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle davacının aylığından yapılan kesintinin davalı idarece davacıya iadesine ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. Davacının üç yıl süreyle kademe ilerlemesi durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Davacının temyiz isteminin kabulüne, Mahkeme kararının, davacıya meslekten çıkarılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle uğranıldığı öne sürülen parasal ve özlük hak kayıplarının tazmini istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 30/11/2023 tarihinde, bozma kararı yönünden oyçokluğu, diğer kısımlar yönünden oybirliğiyle karar verildi.
(X)KARŞI OY :
Davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle uğranıldığı öne sürülen parasal ve özlük hak kayıplarının tazmini istemi yönünden davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, kararın bu kısmının da onanması gerektiği görüşüyle, karara katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!