Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/3210 E. , 2025/2743 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3210
Karar No : 2025/2743
DAVACI : ... Sendikası (...)
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ...
Hukuk Müşaviri V. ...
DAVANIN KONUSU : 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla
13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan "İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik"in;
1. ''Tanımlar ve kısaltmalar'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) ile (g) bendinde geçen ''ardışık beş yılın ortalaması olan'' ibaresinin,
2. ''Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkralarının,
3. Anılan Yönetmeliğin ekinde yer alan "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu"nun,
iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Genel olarak dava konusu Yönetmelik incelendiğinde;
Yönetmeliğin amacı olan sağlık hizmet sunumu kapsamında tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji hizmetlerinin planlanması, sınıflandırılması ile bu hizmetlerin sunulduğu sağlık kurum ve kuruluşların faaliyetlerine, standartlarına ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda eksiklikler bulunduğu, bu eksiklikler sebebiyle radyoloji hizmetlerinin tamamı ele alınmayarak yapılan düzenlemelerde hukuki boşlukların ortaya çıktığı ve radyasyon kaynağı ile çalışan personeller bakımından hak kayıplarına mahal verecek durumların önünü açtığı,
Yönetmeliğin ''Tanımlar ve kısaltmalar'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile (g) bendinde geçen ''ardışık beş yılın ortalaması olan'' ibaresi yönünden; 6331 sayılı Kanun’un “Kapsam” başlıklı 2. maddesi ile bu Kanun’a dayanak gösterilerek yürürlüğe konulan "Tehlikeli ve Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan İşlerde Çalıştırılacakların Mesleki Eğitimlerine Dair Yönetmeliğe ekli 1 sayılı çizelgenin “Çeşitli İşler” başlıklı bölümünün 94. sırasında radyoloji işleri ile radyo ve radyoaktif maddelerle ve radyasyon yayan her türlü cihazlarla (çeşitli röntgen, manyetik rezonans ve benzeri elektronik cihazlar) çalışılan işlerin tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer aldığı, öte yandan, Radyasyon
Güvenliği Yönetmeliği'nin 15. maddesinde denetimli ve gözetimli alanların tanımlarının yapıldığı, Yönetmelik’te belirlenen yıllık doz limitlerinin esas alınmasının insan sağlığı bakımından zorunlu olduğu, ancak buna rağmen iptali istenen 4. maddenin birinci fıkrasının (d) ve (g) alt bentlerinde yer alan "ardışık beş yılın ortalaması"nın esas alındığının belirtilmesinin, 5 yıl boyunca ani doz limiti artışı olmaz ise herhangi bir önlem alınmayacağı anlamını taşıdığı, insan sağlığı, yaşam hakkının ikame edilemeyen haklardan olduğu, Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından çıkarılan Yönetmelikteki tanımlamalara ve doz limitlerine aykırı düzenleme yapılmasının bu anlamda hukuka açıkça aykırılık teşkil ettiği, geçmişten beri, radyoaktif yöntemler kullanmak suretiyle sağlık hizmeti sunan sağlık personelinin, kullanılan yöntemlerden kaynaklı olarak ve bu yöntemlerin sağlığı bozucu etkileri nedeniyle, öteki sağlık personelinden farklı çalışma koşullarına tabi kılındığı, radyasyona maruz kalan personel için farklı çalışma koşulları belirlenmesindeki temel amacın, bu kişilerin maruz kaldığı radyasyon etkisinin minimum düzeye düşürülmesi suretiyle sağlıklarının korunması olduğu, getirilen yasal düzenlemelere göre, iyonlaştırıcı teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş ve işlemlerde çalışan personele; diğer çalışanlara göre daha az çalışma süresi, çalışma süresi için de doz limitlerinin aşılması halinde izin hakkı, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni hakkı tanındığı, radyasyon görevlisi tanımının da bu hususlar dikkate alınarak yapıldığı, gerek denetimli gerekse gözetimli alanlarda bilfiil çalışan personellerin çalıştıkları yer itibarıyla toplum için belirlenen radyasyon miktarından daha fazla radyasyona maruz kalma ihtimali olan kişiler olarak öngörüldüğü,
“Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları yönünden;
Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) tarafından yapılan tanımlamaya göre “radyasyon görevlisi”nin; görevi gereği radyasyon alanında (denetimli ve gözetimli alanlarda) çalışan, normal çalışma koşullarında halk için verilen yıllık doz sınırı üzerinde (1 mSv/yıl) radyasyon dozuna maruz kalma olasılığı bulunan ve düzenli olarak aldıkları radyasyon dozu seviyesinin belirlenmesi gereken kişi olarak değerlendirildiği, yıllık doz sınırları sağlığa zarar vermeyecek şekilde uluslararası standartlara uygun olarak, Kurum tarafından radyasyon görevlileri ve toplum üyesi kişiler için ayrı ayrı belirlendiği, öte yandan radyoloji ünitelerinin bir bütün olduğu, ünitenin içerisinde röntgen, tomografi, kemik mineral dansitometre çekim odası, mamografi, anjiyo çekim odası, mr ve ultrason gibi cihazların bulunduğu, bu alanlarda görevli radyasyon görevlisi personelin sağlık kurum ve kuruluşlarında çoğunlukla rotasyon şeklinde çalıştığı, bu rotasyonların kimi sağlık kurum ve kuruluşlarında saatlik olurken, kimi hastanelerde günlük, bazen haftalık, bazı hastanelerde de aylık çalışma şeklinde olduğu, radyasyon ortamında yapılan çalışmalarda radyasyonun zararlarının yıllar sonra da çıkabildiği, 657 sayılı Kanun’un 103. maddesi dikkate alındığında sağlık izni kullanımında fiilen çalışılan süre hesabına göre bir sınırlama olmadığı, anılan hüküm ile sağlık izninin, radyasyona maruz kalma dışında maruz kalınan süre gibi daha ağır şartlara tabi tutulduğu ve Ek-2 sayılı tablo esas alınarak bir takım sınırlamalar ile bu iznin muntazaman 1 ay olarak kullanılabilmesi olanağının ortadan kaldırıldığı, bu nedenle aktif çalışma, fiilen çalışma gibi şartlara bağlı olarak süre hesabı yapılması ve bu hesabı yaparken diğer izin sürelerinin de doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin gibi sürelerin dahil edilmemesi hususunun, sağlık izni kullanımına sınırlama getirdiğinden 8. maddenin ilgili fıkralarının iptaline karar verilmesi gerektiği, davalı idarenin, ilgili hükmü düzenlerken, fiilen çalışılan sürelerin nasıl ve ne şekilde hesaplanacağını ortaya koymadığı, bu şartlara bakıldığında ise, ortalama her 50 saate 1 gün izin verilmesinin, gerek insan sağlığı, gerekse çalışan güvenliği açısından hangi tıbbi gerekçelerle sağlandığı hususunda da bir açıklama yapmadığı, böyle bir düzenlemenin ortaya koyulabilmesi için, dayanılan tıbbi veri ve geçerliliklerin çalışan sağlığı açısından ortaya konularak düzenleme yapılması gerektiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sağlık izni gibi büyük önem arz eden bir iznin, birden çok şarta bağlı olarak sınırlandırılmasının ve 1 aydan az olacak şekilde kullanımına olanak sağlanmasının ilgili hükümlerin kanuna aykırılığını açıkça ortaya koyduğu, bu bakımdan, İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinin anılan fıkralarında radyasyon görevlisi olarak sayılan personelin gözetimli alanlardaki çalışmalarından kaynaklı olarak şua izni hakkından faydalandırılmasının önüne geçildiği, anılan hükümle düzenleme altına alınan mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazların kontrollü alan içerisinde kullanımının sınırlandırılması ile sağlık izni kullanacak olan personel açısından hak kayıplarına neden olunacağı, yine fiilen çalışılan sürelerin tespitine ilişkin belirlilik ilkesine aykırı olarak nasıl ve ne şekilde bu sürelerin tespit edileceğinin belirtilmemesi sonucunu doğuracağı, sonuç olarak, iptali istenilen 8. maddenin ilgili fıkralarında şua izninin hak edilmesi ve kullanımı bakımından kontrollü alanlarla birlikte gözetimli alanlara yer verilmemesi, gözetimli alanların da toplum için belirlenen doz limitlerinin üzerinde radyasyona maruz kalınan yerler olması nedeniyle bu alanda çalışanlar bakımından hak kaybına neden olduğu, sağlık izninin kullanımı açısından sadece kontrollü alanlarda fiilen yapılan çalışmaların belirli cihaz kullanımı ve belirli sürelerle sınırlandırılması ve bu süreler hesaplanırken doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin gibi sürelerin çalışma süresine dahil edilmemesinin, sağlık izni düzenlemesinin ruhu ile bağdaşmadığından, yine sağlık izni tablosu esas alınarak belirlenen süreler kadar izin kullandırılmasının “Sağlık izni bölünemez” hükmü ile çelişmesi ve neticesinde 1 ay olarak kullanımının önüne geçilmesi nedenleriyle söz konusu fıkraların iptal edilmesi gerektiği,
Anılan Yönetmelik'in eki EK-2'de yer alan ''Sağlık İzni Tablosu'' yönünden; Yönetmeliğin ekinde yer alan ve 8. madde uyarınca ortaya konulan tablo ile genel anlamda her 50 saatlik çalışma neticesi radyasyona maruz kalınmasının 1 gün sağlık izni süresi olarak kullandırılmasının öngörüldüğü, bu belirleme ile 657 sayılı Kanun’un 103. maddesindeki düzenleme ile dava konusu Yönetmelik’in 8. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Sağlık izni bölünemez." ibaresi ile çeliştiği, 657 sayılı Kanuna göre her yıl yıllık izinlere ilaveten 1 ay şeklinde kullandırılmasının öngörülen sağlık izninin bölünemeyeceği hüküm altına alınmış olsa da, iptali istenen tablo ile 1 aylık sağlık izninin bölünebilir bir nitelik kazandığı, 657 sayılı Kanun’un 103. maddesi dikkate alındığında sağlık izni kullanımında fiilen çalışılan süre
hesabına göre bir sınırlama olmadığı, ilgili hüküm ile sağlık izni, radyasyona maruz kalma dışında maruz kalınan süre gibi daha ağır şartlara tabi tutulduğu ve bir takım sınırlamalar ile bu iznin muntazaman 1 ay olarak kullanılabilmesi olanağının ortadan kaldırıldığı, sağlık izninin bölünmesine, 30 günden az süre ile kullandırılmasına ve radyasyona maruz kalınan alanlarda sınırlama getirilmesine sebebiyet veren, dayanağı olan Kanun’da hüküm altına alınan amaca aykırılık teşkil eden Ek-2 "Sağlık İzni Tablosu"nun iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI : Anayasa hükmü ile sağlık alanında Devlete yüklenen ödevlerin, I sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve diğer Kanun hükümleri uyarınca Bakanlık eliyle yürütüldüğü, aynı Kararname’nin 508. maddesi ile düzenleme yapma yetkisinin tanındığı, 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un 3. maddesine istinaden, 27/04/1939 tarih ve 2/10857 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname'nin yayımlandığı ve anılan Nizamname ile 3153 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile düzenlenmesi öngörülen konulara yer verildiği, 30/01/2010 tarih ve 27478 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5947 sayılı Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 9. maddesiyle 3153 sayılı Kanun'a ilave olunan Ek 1. madde ile iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresinin 35 saat olarak düzenlendiği, böylece Nizamname ile iyonlaştırıcı radyasyonla çalışan personel için öngörülen 25 saatlik haftalık çalışma süresinin, 35 saate çıkartılarak üst sınır belirlendiği, idareye iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personele mevzuata yönelik belirtilen doz sınırlarının üzerinde radyasyona maruz kalma olasılığı gözetilerek öngörülen azami çalışma süresinden daha kısa çalışma süreleri belirlemesi ve doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirlerin yönetmelikle belirlenmesi konusunda yetki verildiği, akabinde anılan Nizamname’nin 25/06/2021 tarih ve 31522 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 24/06/2021 tarih ve 4144 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda yürürlükten kaldırıldığı,
Sağlık hizmet sunumu kapsamında tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji hizmetlerinin planlanması, sınıflandırılması ile bu hizmetlerin sunulduğu sağlık kurum ve kuruluşların faaliyetlerine, standartlarına ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan “Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği”nin 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulduğu ve 21. maddesi ile de 05/07/2012 tarih ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon Kaynakları ile Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı, ayrıca sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji hizmetleri, nükleer tıp hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıflarını, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı maruziyetine karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usul ve esasları ile iyonlaştırıcı radyasyon ve radyoaktif maddeyle çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemek amacıyla da 3153 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 2. ve 103. maddelerine dayanılarak hazırlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklid Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulduğu,
Yönetmeliğin ''Tanımlar ve kısaltmalar'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile (g) bendinde geçen ''ardışık beş yılın ortalaması olan'' ibaresi yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin hazırlık çalışmalarının her aşamasında iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarına ilişkin düzenleme, değerlendirme, yetkilendirme ve denetleme görevlerini yürüten Nükleer Düzenleme Kurumu ile ortak çalışma yürütüldüğü, keza mülga Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan ve 24/03/2000 tarih ve 23999 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği’nde denetimli ve gözetimli alanlar tanımlanarak yıllık doz sınırlarının düzenlendiği, iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarının kullanıldığı kurum ve kuruluşlarda radyasyon güvenliğinin sağlanması yönündeki hususlar, Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği ve Radyasyon Güvenliği Tüzüğü başta olmak üzere Nükleer Düzenleme Kurumu mevzuatında düzenlenmiş olmakla birlikte, dava konusu Yönetmelik’te de 3153 sayılı Kanun uyarınca, sağlık kurum ve kuruluşlarında tıbbi radyasyon uygulamalarına ve tıbbi ışınlamalara ilişkin güvenlik tedbirlerine yer verildiği, dolayısıyla radyasyon alanlarında esas olan radyasyon güvenliğine ilişkin tedbir almak olduğundan, Yönetmelik’te de idare tarafından bu alanlarda çalışan personelin sağlığını korumak için alınması gereken tedbirlerin açıkça belirtildiği, bu nedenle ilgili mevzuat kapsamında radyasyon güvenliğine ilişkin radyasyon alanlarında idarenin her türlü tedbiri alma yükümlülüğü göz önüne alındığında dava dilekçesinde belirtilen 5 yıl boyunca ani doz limiti artışı olmaz ise herhangi bir önlem alınmayacağına ilişkin iddianın gerçeği yansıtmadığı,
“Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile EK-2 Sağlık İzni Tablosu yönünden;
Dava konusu Yönetmelik ile herhangi bir değişiklik yapılmadığı, sağlık izni kullanımının yeniden düzenlendiği 26/04/2022 tarihli mülga İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik yürürlüğe girmeden önce ülkemizde radyasyon görevlileri tarafından kullanılan sağlık izninin, öncelikle 06/05/1939 tarihli “Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkındaki Nizamname"de düzenlendiği, Nizamname’de kullanılan mevzuat dilinin anlaşılırlığı, koruyucu tedbirler, genel esaslar, teşhis için kullanılan teçhizatın kullanım esaslarının geçerliliği, çalışma esaslarındaki uygulama birliği eksiklikleri dikkate alınarak 25/06/2021 tarihli ve 31522 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/06/2021 tarihli ve 4144 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlükten kaldırıldığı, radyasyon kaynağı ile çalışan personelin sağlık (şua) izninin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 103. maddesi ile hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla görev yapan personelin kullanacağı sağlık izni şeklinde anılan Kanun kapsamında hüküm altına alındığı, bununla birlikte 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un Ek 1. maddesi doğrultusunda 05/07/2012 tarih ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 26/04/2022 tarihinde 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği ile yapılan düzenlemeler çerçevesinde mezkur Yönetmeliğin 21. maddesi doğrultusunda yürürlükten kaldırılan “Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon Kaynakları İle Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik”in radyasyon kaynağı ile teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı kamu ve özel tüm sağlık kurum ve kuruluşları ile radyasyon kaynaklarıyla çalışan personeli kapsadığı, anılan Yönetmeliğin “Personel çalışma esasları ve tedbirler” başlıklı 8. maddesinin onbirinci fıkrasında hem kamu hem özel tüm sağlık kurum ve kuruluşlarında radyasyon kaynağı ile çalışan personelin sağlık izninin “yılı içerisinde” kullandırılacağı açıkça ifade edildiği, buna göre sağlık kuruluşlarında personel planlaması kapsamında yılın ilk aylarından itibaren bu personel hizmetlerini ifa ederken iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı cihaz kullanarak çalışıp çalışmadıklarına ve yıl içerisinde çalıştıkları süreye bakılmaksızın 30 gün sağlık izni kullandıkları, ayrıca dava konusu Yönetmelik’ten önceki uygulamalarda personelin iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı cihaz ile çalıştığı sürenin 1 ila 365 gün aralığında kaç gün olduğuna bakılmaksızın 30 gün sağlık izni uygulandığı,
Radyoloji hizmetleri dışında iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile hizmet sunulan Sabit/mobil röntgen cihazı, Anjiografi cihazı, Sabit/mobil skopi, Floroskopi. Extracorporeal Shack Wave Lithotripsy (ESWL) C-kollu töntgen/Mloroskopi, Endoscopic Retrograde Cholangio-Panercatography (ERCP) gibi cihazları kullanarak görevini ifa eden kardiyoloji, üroloji, gastroenteroloji, ortopedi ve travmatoloji uzman hekimleri ile bu işlemlerin yapıldığı esnada hazır bulunan diğer personelin ise, sağlık izni ve fiili hizmet süresi zammı noktasında mağduriyetler yaşandığı, bu alanlar ve sağlık izninin kullanım şekli ile ilgili mevzuatta kanun maddeleri dışında düzenleyici ikincil mevzuat bulunmaması nedeniyle gerek kamuda, gerekse özel sektörde sağlık izni ile ilgili birbirinden farklı ve hem mağduriyete hem de suistimale neden olan uygulamalar bulunduğu, ayrıca Bakanlığa, bu personele sağlık izninin kullandırılıp kullandırılamayacağı veya yıl içerisinde belirli zaman dilimlerinde iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile hizmet sunmaları nedeniyle radyoloji birimlerinde görev yapan personelde olduğu gibi bu personele de 30 gün sağlık izni verilip verilemeyeceği ve fiili hizmet süresi zammından faydalanıp faydalanamayacağı hususlarında tereddütler yaşandığı,
26/04/2023 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren “Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği” ile, Kanun’un lafzına uygun olarak iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı tanımlamasının getirildiği, 657 sayılı Kanun’un 103. maddesinin son fıkrasında, radyoaktif ışınlarla çalışan personele bir aylık sağlık izni verileceğinin düzenlendiği, Yönetmelik’te ise, 3153 sayılı Kanun’un Ek 1. ve 657 sayılı Kanun’un 103. maddelerine uygun olarak iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyoaktif madde ile çalışan ve böylece zararlı radyasyona maruz kalan personele yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verileceğinin daha açık ifade edildiği, özellikle ERCP, Anjiografi cihazları ile çalışan personelin de kapsama alınmasının amaçlandığı, dolayısıyla iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olarak kabul edilemeyen manyetik rezonans, ultrason ve doppler cihazları ile yapılan çalışma sürelerinin karşılığında radyasyona maruziyet olmadığından, bu süreler için sağlık izni verilemeyeceği,
Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı denetimli alanlarda çalışanlara ibaresi ile radyasyon kaynağı ile fiilen çalışması olan ve olmayan arasında radyasyona maruz kalma açısından bir ayrım yapılması zorunluluğunun ortaya konulması gerektiğinden, bu ibarede üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı, aynı fıkranın ikinci cümlesi yönünden ise, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile ibaresinin, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olmayan cihazlarla çalışanların radyasyona maruziyetleri olmadığı için bu haktan yararlanmalarına imkan bulunmadığını vurgulamak adına Kanun’a uygun olarak düzenlendiği, sağlık izninin, iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile denetimli alanlarda fiilen çalışılan süreler dikkate alınarak, sağlık izni tablosunda belirtilen çalışma süresine göre belirlendiği, mülga Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan Radyasyon Alanlarının Sınıflandırılmasına İlişkin Kılavuz’da denetimli ve gözetimli alan tanımlanarak, genel özellikleri ile radyasyon alanlarının ve çalışanların sınıflandırılmasına ilişkin örneklere tablolar halinde yer verildiği, radyasyon alanlarının denetimli ve gözetimli olarak ikiye ayrılmasında, esas olarak radyasyon kaynaklarının özellikleri ile kaynağın ve kullanıldıkları alanın zırhlama özelliklerinin göz önüne alındığı, uygulamaya ve radyasyon kaynağının türüne göre değişmekle birlikte, genellikle radyasyon kaynaklarının bulunduğu yerler denetimli, bu yerlere bitişik alanların da gözetimli alan olarak sınıflandırılabileceği, radyasyon dozu alma olasılığı açısından, denetimli alanlarda çalışmanın gözetimli alanlarda çalışmaktan daha riskli olduğu, aynı şekilde gözetimli alanlarda çalışanların radyasyon dozu alma olasılığının, radyasyon alanı olmayan alanlarda çalışanlardan daha yüksek olduğu, radyasyon alanlarının belirlenmesi ve sınıflandırılmasında, kişiler tarafından alınan radyasyon dozlarının değil de, bu dozların alınma olasılığının esas alındığı, bu nedenle sınıflandırma yapılırken, potansiyel ışınlama durumlarının da dikkate alınmasının gerektiği, dolayısıyla iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresinin, bu çalışanların iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarının bulunduğu ve doğrudan radyasyona maruz kalınan denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak belirlenmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı,
Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki ‘’Bu Yönetmeliğin eki Ek-2’de yer alan "Sağlık İzni Tablosu'nda belirtilen çalışma süresine göre’’ ibaresine bakıldığında, radyasyona maruz kalan personel için farklı çalışma koşulları belirlenmesindeki temel amacın, bu kişilerin maruz kaldığı radyasyon etkisinin minimum düzeye düşürülmesi suretiyle sağlıklarının korunması olduğu, bunun için de bazı yasalarda birçok düzenleme getirildiği,
657 sayılı Kanun’un 103. maddesindeki bir aylık sağlık izni yanında, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 40. maddesinde de radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle yapılan işler için fiili hizmet süresi zammına esas 90 gün sürenin eklendiği, 3153 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinde belirtilen haftalık 35 saatlik çalışma süresi ve takvim yılı 52 hafta olarak dikkate alındığında, 35 saat x 52 hafta = 1840 saat olarak hesaplanması gerekirken personelin 30 günlük yıllık izin hakkı ve maksimum 30 günlük sağlık izni hakkı düşülerek, 1840 saat yerine 1500 saat üzerinden hesaplama yapıldığı ve sağlık izni tablosunun düzenlendiği, 1500 saat iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personelin, 42 haftalık fiili çalışma süresi ile 657 sayılı Kanun kapsamında 30 günlük sağlık iznini kullanabildiği,
Dava konusu Yönetmelik’te yer verilen sağlık izninin, iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak oluşabilecek maruziyetler nedeniyle kullanıldığından sağlık iznine esas süre hesaplanırken ilgili personelin iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kaynaklara maruz kaldığı sürelerin dikkate alındığı, tıbbi görüntüleme hizmetlerinde çalışan personelin takvim yılı içerisinde iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları içeren ve içermeyen birimlerde rotasyon yaparak da çalışabildiğinden, dava konusu Yönetmelik’te sağlık izni hesaplanırken iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışılmayan süreler (yıllık izin, doğum, ölüm izni, resmi tatiller vb.) dışarıda bırakılarak iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalınmayan süreler nedeniyle oluşabilecek iş gücü kayıplarının önüne geçilmesi amaçlandığı, dava konusu düzenlemelerin üst hukuk normları ile hizmetin gereklerine uygun olduğu, hukuka aykırı ve iptalini gerektirir bir durum bulunmadığından haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla
13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in iptali istenilen düzenlemelerin üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla
13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (g) alt bentlerinde yer alan "ardışık beş yılın ortalaması olan" ibarelerinin, "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin 1,2,3,5. fıkralarının, Ek-2 "sağlık izin tablosunun" iptali istenilmektedir.
Sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji hizmetleri, nükleer tıp hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıfları, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı maruziyetine karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usûl ve esaslar ile iyonlaştırıcı radyasyon ve radyoaktif madde ile çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemek üzere 5530 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 26/04/2022 tarihinde 31821 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik” yürürlüğe girmiştir.
3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun Ek 1 inci maddesinde “İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” hükmü yer almaktadır. Bu hüküm doğrultusunda 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 26/04/2022 tarihinde 31821 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği” ile yapılan düzenlemeler çerçevesinde mezkur Yönetmeliğin 21 inci maddesi doğrultusunda yürürlükten kaldırılan “Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon Kaynakları İle Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik” radyasyon kaynağı ile teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı kamu ve özel tüm sağlık kurum ve kuruluşları ile radyasyon kaynaklarıyla çalışan personeli kapsamaktaydı. Mezkûr Yönetmeliğin “Personel çalışma esasları ve tedbirler” başlıklı 8 inci maddesinin 11 inci fıkrasında yer alan “Radyasyon kaynağı ile çalışan personelin sağlık izni yılı içerisinde kullandırılır.” hükmü doğrultusunda hem kamu hem özel tüm sağlık kurum ve kuruluşlarında radyasyon kaynağı ile çalışan personelin sağlık izninin "yılı içerisinde" kullandırılacağı açıkça ifade edilmişken,19/04/1937 tarihli ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi ile 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 2 nci ve 103 üncü maddelerine dayanılarak 5530 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 26/04/2022 tarihinde 31821 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik” in “Sağlık izni” başlıklı 8 inci maddesinde yer alan “(1) Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı denetimli alanlarda çalışanlara, yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verilir. İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (2) Mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazları kullanan iyonlaştırıcı radyasyon içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir.” hükümleri doğrultusunda sağlık izni yeniden düzenlenmiştir.
Buna göre 26/04/2022 tarihli “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik” in yukarıda belirtilen 8 inci maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izinleri; bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenecek olup çalışma süresinin hesaplandığı yıl sona erdikten sonra personel ardışık yıl içerisinde sağlık izni kullanacaktır.
Yönetmelik, 19/4/1937 tarihli ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 2 nci ve 103 üncü maddeleri ile 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 11 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Yönetmeliğin amacı; sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıflarını, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı nedeni ile ışınlanmalara karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usul ve esasları ve iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemektir.
657 sayılı Kanunun 103. maddesindeki ‘Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir’ şeklinde emredici hüküm bulunmaktadır. Yeni yönetmelik bu hükmü yok saymaktadır. Buna göre sağlık izni süresinin, bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan ‘Sağlık İzni Tablosu’nda belirtilen çalışma süresine göre belirleneceği belirtilmiştir.
Düzenleme ile Yasanın emredici hükmüne aykırı olarak sağlık izninin 30 günün altına düşmesine sebebiyet veren hükümlerinde 657 sayılı Kanundaki düzenlemede uyarlık bulunmamaktadır.
Diğer maddeler yönünden ise dayanağı mevzuata ve amaçlarına aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemenin 8. maddesinin 1, 2, 3, 5. fıkralarının, EK-2 sağlık izin tablosunun iptaline,diğer maddeler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci ve Onuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun' un 10. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca yapılan müşterek toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in; ''Tanımlar ve kısaltmalar'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) ile (g) bendinde geçen ''ardışık beş yılın ortalaması olan'' ibaresinin, ''Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkralarının, anılan Yönetmeliğin ekinde yer alan "EK-2 Sağlık İzni Tablosu''nun iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
23/07/1965 tarih ve 12056 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun “Yıllık İzinlerin Kullanılışı” başlıklı 103. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir." hükmü yer almıştır.
28/4/1937 tarih ve 3591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un 3. maddesinde, ''Birinci maddede yazılı müesseselerin bina vasıfları ve hastalarla mütehassısları ve orada çalışan veya bulunan başkalarının elektrik cereyanı ve röntgen şuaı ve radiyom arızalarından korunacak tertiplerle bunlara ait levazımın şartları ve radiyom için bir müessesede bulunması lazımgelen en az miktar ve elektrikle tedaviye mahsus aletlere ait vasıf ve şartlar hakkında Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.'' kuralına; Ek-1. maddesinde ise, ''İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.'' kuralına yer verilmiştir.
12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğin amacı; sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıflarını, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı nedeni ile ışınlanmalara karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usul ve esasları ve iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemektir.", "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik, iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak sağlık hizmeti sunan sağlık kurum ve kuruluşları ile buralardan sağlık hizmeti alan kişileri ve buralarda görev yapan personeli kapsar.", "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik, 19/4/1937 tarihli ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 2 nci ve 103 üncü maddeleri ile 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 11 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.", "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelikte geçen;... d) Gözetimli alan: Kontrollü alan olarak değerlendirilmeyen ve kişisel doz ölçümü gerektirmeyen, ancak radyasyonla çalışanların radyasyona maruz kalma potansiyelinin bulunması nedeniyle, alandaki radyasyon seviyelerinin düzenli olarak izlenmesini gerektiren ve radyasyonla çalışanlar için ardışık beş yılın ortalaması olan yıllık doz sınırlarının 1/20’ sinin aşılma olasılığı olup 3/10’unun aşılması beklenmeyen alanları, e) İyonlaştırıcı radyasyon: Maddesel ortamdan geçerken onunla etkileşerek iyon çiftleri oluşturabilen X ışını, gama ışını gibi elektromanyetik ışınlarla, kinetik enerjileri olan yüklü parçacıklar, ağır iyonlar ve serbest nötronlar gibi tanecik karakterli ışınımları, f) İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı: İyonlaştırıcı radyasyon üreten veya yayan cihazlar ile radyoaktif kaynakları, g) Kontrollü (denetimli) alan: Radyasyondan korunmayı sağlamak veya radyoaktif kirliliğin yayılmasını önlemek amacı ile özel kuralların uygulandığı, radyasyonla çalışanların kişisel doz izlemelerinin yapıldığı, giriş çıkışların kontrole tabi olduğu ve görevi gereği radyasyonla çalışanlar için ardışık beş yılın ortalaması olan yıllık doz sınırlarının 3/10’undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanları,... ş) Sağlık izni: 3153 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi ile 657 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışanlara verilecek izni, ifade eder.", "İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklit ile çalışanların çalışma esasları" başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrasında, "(3) Radyasyonla çalışanların çalışma şekli, birinci fıkrada belirtilen çalışma süresini aşmamak kaydıyla, hizmetin etkinlik ve sürekliliğinin sağlanması bakımından vardiya veya nöbet şeklinde düzenlenebilir.", "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinde, "(1) Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışanlara yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verilir. Radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (2) Mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazları kullanan radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (3) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanların maruz kaldıkları dozların, doz sınırlarını aşması hâlinde bu çalışanlar için sağlık kurum ve kuruluşu tarafından sağlık izni hemen kullandırılır. (4) Sağlık izni bölünemez, yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz. (5) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi hesaplanırken doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin ile geçirilen süreler, çalışma süresine dahil edilmez." kuralına, Yönetmeliğin ekinde EK-2’de “Sağlık İzni Tablosu”na yer verilmiştir.
(Mülga) Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan ve 24/03/2000 tarih ve 23999 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği’nin "Yıllık doz sınırları" başlıklı 10. maddesinde; "Yıllık doz sınırlan sağlığa zarar vermeyecek şekilde uluslararası standartlara uygun olarak, Kurum tarafından radyasyon görevlileri ve toplum üyesi kişiler için ayrı ayrı belirlenmiştir. Yıllık toplam doz aynı yıl içindeki dış ışınlama ile iç ışınlamadan alınan dozların toplamıdır. Kişilerin, denetim altındaki kaynaklar ve uygulamalardan dolayı bu sınırların üzerinde radyasyon dozuna maruz kalmalarına izin verilemez ve bu sınırlara tıbbi ışınlamalar ve doğal radyasyon nedeniyle maruz kalınacak dozlar dahil edilemez
a) Radyasyon görevlileri için etkin doz herhangi bir yılda 50 mSv'i, ardışık beş yılın ortalaması ise 20 mSv'i geçemez El ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz sınırı 500 mSv, göz merceği için 150 mSv'dir
b)Toplum üyesi kişiler için etkin doz herhangi bir yılda 5 mSv'i, ardışık beş yılın ortalaması ise 1 mSv'i geçemez El, ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz sınırı 50 mSv, göz merceği için 15 mSv'dir.
c) 18 yaşından küçükler Tüzüğün 6ncı maddesine göre radyasyon uygulaması işinde çalıştırılamazlar. Bu Yönetmeliğin 15inci maddesinin (b) bendinde belirtilen alanlarda, eğitim amaçlı olmak koşuluyla, eğitimleri radyasyon kaynaklarının kullanılmasını gerektiren 16-18 yaş arasındaki stajyerler ve öğrenciler için etkin doz, herhangi bir yılda 6 mSv'i geçemez. Ancak el, ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz sınırı 150 mSv, goz merceği için 50 mSv'dir." hükmüne yer verilmiş, “Radyasyon alanlarının sınıflandırılması” başlıklı 15. maddesinde denetimli alanlar, “Radyasyon görevlilerinin giriş ve çıkışlarının özel denetime, çalışmalarının radyasyondan korunma bakımından özel kurallara bağlı okluğu ve görevi gereği radyasyon ile çalışan kışilerin ardışık beş yılın ortalama yıllık doz sınırlarının 3/10'undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanlardır."; gözetimli alanlar, “Radyasyon görevlileri için yıllık doz sınırlarının 120'sının aşılma olasılığı olup, 3/L0'unun aşılması beklenmeyen, kişisel doz ölçümünü gerektirmeyen fakat çevresel radyasyonun izlenmesini gerektiren alanlardır.” olarak tanımlanmıştır.
Ayrıca Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan “Radyasyon Alanlarının Sınıflandırılmasına İlişkin Kılavuz RSGD-KLV-005 (Rev.1)”un “Radyasyon Alanları” başlıklı bölümün “2.1. Denetimli Alanlar ve Özellikleri” alt başlıklı bölümünde; "Denetimli alanlar, giriş ve çıkışların özel denetime, çalışmaların radyasyondan korunma bakımından özel kurallara bağlı olduğu ve radyasyonla çalışanların maruz kalabilecekleri radyasyon dozlarının, yıllık doz sınırlarının 3/10’unu aşma olasılığı olan alanlardır. Bu tanıma göre denetimli alanlar, bu alanlarda çalışan kişilerin, potansiyel ışınlanmalar da göz önüne alındığında, yıllık olarak 6 mSv’in üzerinde etkin doz alma olasılığı bulunan alanlardır." şeklinde, "2.2. Gözetimli Alanlar ve Özellikleri" alt başlıklı bölümünde, "Gözetimli alanlar, radyasyonla çalışanların maruz kalabilecekleri radyasyon dozlarının, yıllık doz sınırlarının 1/20’sini aşma olasılığı olan ancak 3/10’unu aşması beklenmeyen alanlardır. Bu alanlar, kişisel doz ölçümü gerektirmeyen fakat ortamdaki radyasyon seviyelerinin izlenmesini gerektiren alanlardır. Diğer bir deyişle, bu alanlarda çalışan kişilerin, potansiyel ışınlamalar da göz önüne alındığında, yıllık olarak 1 mSv’in üzerinde etkin doz alma olasılığı bulunan ancak 6 mSv’i aşma olasılığı olmayan alanlardır." şeklinde tanımlanmış, Kılavuz'un ekinde yer alan "Ek-1 Denetimli ve Gözetimli Alanların Genel Özellikleri” başlıklı tabloda ve “Ek-2.1. Tıbbi Radyoloji Uygulamalarına İlişkin Örnekler” başlıklı tabloda hem denetimli, hem de gözetimli alanın özellikleri belirtilmiş ve bu alanlara ilişkin örneklere yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu Yönetmeliğin ''Tanımlar ve kısaltmalar'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile (g) bendinde geçen ''ardışık beş yılın ortalaması olan'' ibaresinin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
İyonlaştırıcı radyasyon ışınlamalarına karşı kişilerin ve çevrenin radyasyon güvenliğini sağlamak amacıyla mülga Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan ve 24/03/2000 tarih ve 23999 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği’nde denetimli ve gözetimli alanlar tanımlanmış olup, söz konusu düzenlemeler doğrultusunda radyasyon görevlileri için etkin dozun ardışık beş yılın ortalamasının 20 mSv'i, herhangi bir yılda ise, 50 mSv'i geçemeyeceği açıkça belirtilmiş olup, ardışık beş yılın ortalama yıllık doz sınırlarının 3/10'undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alan olarak tanımlanan denetimli alanlarda hesaplama neticesinde (20 mSv x 3/10 = 6 mSv) 6 mSv değerine ulaşıldığı, “Gözetimli alan” tanımında ise yıllık doz sınırlarının 1/20'sinin aşılma olasılığı olup, 3/10'unun aşılması beklenmeyen alan ifadesi yer almakta olup yapılan hesaplama neticesinde (20mSv x 1/20= 1mSv) 1mSv değerine ulaşıldığı, bu nedenle; radyasyon alanlarının doz değerlerinin hesaplanmasında Nükleer Düzenleme Kurumu mevzuatı ve görüşleri doğrultusunda “ardışık beş yıl” ibaresi kullanılmakta denetimli alan doz değeri 6 mSv < ; gözelimli alan doz değeri 1 mSv < ,..
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!