WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

DANIŞTAY 12. DAIRE

A- A A+

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/6159 E.  ,  2023/5113 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6159
Karar No : 2023/5113

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : 1- …
VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü …
2- … Bakanlığı
3- … Genel Komutanlığı
VEKİLLERİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Jandarma Genel Komutanlığında tuğgeneral rütbesinde Manisa İl Jandarma Komutanı olarak görev yapan davacının, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca 30/08/2019 tarihinden geçerli olmak üzere emekliye sevk edilmesine ilişkin 29/08/2019 tarih ve 30873 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2019/297 karar sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın kendisine ilişkin kısmının iptali ile anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi ve 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "İlgili personel, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilebilir." cümlesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, davacının resen emekliye sevk edilmesinin, hizmetin en iyi şekilde yürütülmesi amacıyla kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda yapıldığı, idarenin resen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde kamu yararı amacına aykırı ve hizmet gerekleri dışında subjektif sebeplerle hareket ettiğine dair herhangi bir verinin de bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idarelere tanınan takdir yetkisi doğrultusunda Jandarma Genel Komutanlığında tuğgeneral olarak görev yapan davacının personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre bekleme süresi dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanlığı Kararı ile emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca; davacı tarafından, hakkında verilen "dört ay kısa süreli durdurma cezası"na karşı açılan davada işlemin iptaline karar verilmiş olduğu ve yine hakkında şikayette bulunan personelin FETÖ/PDY kapsamında tutuklanarak kamu görevinden çıkarılmış olduğu ileri sürülmekte ise de, belirtilen hususların davacının re'sen emekliye sevk edilmesinde esas alınan kriterlerden sadece ikisi olduğu, bu durumun da dava konusu işlemi kusurlandırmayacağı, öte yandan, davacı tarafın iddiasının aksine dava konusu işlemin dayanağı 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 54. maddesinin üçüncü fıkrası olmamakla birlikte, öğretide niteliği ve kapsamı açıkça tanımlanmamış olan kazanılmış hak deyiminin, Anayasa Mahkemesince de kabul edildiği üzere, "statü hukuku" esasına dayalı nesnel ve düzenleyici kuralların egemen olduğu idare hukuku alanında genellikle uygulama alanı bulunmayıp; ancak statü hukukunun olanak verdiği oranlarda ve koşullarda, genel durumun kişisel duruma dönüşmesinden sonra ortaya çıkabildiği, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesinin üçüncü fıkrası ile kanun koyucunun amacının personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak olduğu dikkate alındığında, davacının söz konusu iddiasına itibar edilmediği belirtilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından re'sen emekliye sevkinde, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun herhangi bir maddesinin dayanak alınamayacağı, hakkındaki dört ay kısa süreli durdurma cezasının iptalinin dava konusu işlemi sakatlamasına rağmen, Mahkeme kararında bu durumun dikkate alınmadığı, daha öncesinde lehine sonuçlanmış olan soruşturmaların, yeni bir soruşturma açılmak suretiyle tekrar gündeme getirildiği, hem kadro yetersizliğinden iki generalin emekliye sevki hem de boşalan kadrolara dört albayın atanmasının işlemi kendi içinde çelişkiye düşürdüğü, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesi gereğince albay ve üstü rütbelerde personel kaynağı planlaması gerekçesiyle, bekleme süreleri dolmadan emekliye sevk kararı verebilme imkanı söz konusuysa da, idarenin yetkisinin bu alanda iki sınırının bulunduğu, bunların kadrosuzluk ve takdir hakkı olduğu, dava konusu işlem yönünden kadrosuzluk ileri sürülemeyeceği gibi, idarenin takdir hakkını da kamu yararına uygun olarak kullanmadığı, 33 yıldan bu yana görev yapmakta olup, en zor bölge ve şartlarda mücadele ettiği, görev yaptığı süre içerisinde çok sayıda takdir ve teşekkür belgesinin bulunduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN (DAVALILARIN) SAVUNMASI :
… tarafından; davanın reddine ilişkin kararın haklı ve hukuka uygun olduğu, davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddinin gerektiği,
İçişleri Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından; dava konusu işlemle ilgili yasal düzenleme 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesinin üçüncü fıkrası olup, davacı personelin emekliye sevkinde 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun herhangi bir maddesinin dayanak olmadığı, 24/11/2016 tarih ve 29898 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6755 sayılı Kanun ile Jandarma Genel Komutanlığının Türk Silahlı Kuvvetleri ile olan bağlantısının ortadan kalkarak, İçişleri Bakanlığına bağlandığı, yeni sisteme uygun suretle kamu/kişi yararı dengesi gözetilerek personel planlamasına gidilmesinin gerektiği, ayrıca 15/07/2016 tarihinden sonraki süreçte Jandarma Genel Komutanlığında görevli personelin bir kısmının kamu görevinden çıkarılması ve Jandarma Genel Komutanlığının İçişleri Bakanlığına bağlanması sonrasında oluşan yapısal değişiklikler doğrultusunda, albay ve üstü rütbelerde görev alan personel miktarının toplam miktar içindeki yüzdesinin, yönetici kademelendirmesini teşkil eden rütbe dağılımına uygun olarak branş bazında ele alındığı, insan kaynakları planlamasında hizmetine ihtiyaç duyulmayan kimi personel hakkında emeklilik işleminin tesis edildiği, sistem değişikliğinin henüz başında tuğgeneralliğe terfi ettirilen davacı personelin, bu rütbede görev aldığı 2 yıllık sürede çok sayıda başvuru, suç duyurusu ve disiplin soruşturmasının muhatabı olduğu, ilgili atama döneminde de personelin geçmişte yaptığı görevler, bu görevlerdeki performansı, sicil notları, aldığı cezalar, amirleri, astları ve hizmet götürülen vatandaşlarla ilişkileri, temsil kabiliyeti, rütbesine ve kıdemine göre atanabileceği yeni görevler, bu görevleri arzu edilen seviyede yerine getirebilme kabiliyetinin emsalleri ile karşılaştırılarak seviyesinin tespiti ve amiri olarak çalışacak personelin durumunun bir bütün içerisinde ele alındığı, davacı hakkındaki işlem hakkında bir yargı muafiyetinin öngörülmediği, dava konusu işlemin hizmetin en iyi şekilde yürütülmesi maksadıyla kamu yararı doğrultusunda hukuka uygun bir şekilde tesis edildiği belirtilerek, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.